Keyif


Zehracım böyle birşey mi geçmişti aklından dün :)

Herkese günaydın, keyifli bir güne açılsın sabahımız.

...

Mutluluk iki eliyle dikkatle tutarken süt bardağını dudaklardan dökülen "Teşekkür ederim" sözündedir bazen. Bazen ağrılı bir gecenin ardından huzurla uyuyan oğluşun yüzündedir.

Mutluluk , kendini yapayalnız hissettiğin bir anda kapıdan içeri giren sevgilinin elindeki bir çift dondurmadadır bazen. Başbaşa geçirilen sessiz bir anın sihrindedir.
  • Çarşamba, Mayıs 31, 2006
  • 2 Yorum

Gece




-Işığınız yok mu sizin?
-Yok
-Ama gece, karanlık...
-Tabi ki karanlık olacak, yıldızları nasıl görebilirdik yoksa?
(Düşler-Akira Kurosawa)

Bahçede

Rokalar, ağaçlaşmış domates fideleri, biberler, patlıcanlar, kabak... İşte küçük bahçemin görüntüsü.


Biberler çiçek açmak üzere.

Her ne kadar milimetrik ölçüde olsa da ilk salatalık görüldü :) (Bu arada dün sorduğum çiçeği Firefly doğru bilmişti )

Günaydın

Cıvıl cıvıl bir güne açılsın sabahımız.

Arizona Dream

Başımın çatlarcasına ağrıdığı bir akşam Günsu'nun ısrarıyla (Israrı demek biraz hafifletilmiş oluyor ama neyse) gittiğim bu filmin film kısmı mı yoksa müzikleri mi daha çok etkilemişti beni bilemiyorum.

Bu şarkı ise Foça ile bütünleşmiş aklımda. Kim bilir hangi tarihte oraya giderken albümdeki şarkıların içinden en çok bunu beğenmiştik. İnsan dinlerken keyifli bir ritme kaptırıyor kendisini.

(Albümdeki diğer şarkılar da burada )
  • Pazartesi, Mayıs 29, 2006
  • 2 Yorum

Günaydın



Tamam, kabak çiçeğini herkes biliyormuş :)

Peki bu ne?
  • Pazartesi, Mayıs 29, 2006
  • 4 Yorum

Davetsiz Misafir


Evet evet düpedüz rokalarımı yiyordu bu yaramaz, şirin şey... Pencereden fark etmemizle birlikte, hepimiz bahçeye koşturduk. Ama sanırım bir daha yakınlarımıza uğramaz, çocukların elinden zor kurtuldu çünkü :)

Gelincik Tarlası


Bu fotoğrafın altına en iyi Burcu'nun sözleri gider...

"Hala kıpkırmızı gelinciklerin arasından, güneşe karşı yürüyen o küçük kızım ben. İleriyi görmeden, yalnızca güneşin sıcaklığını hissedip, gelinciklere dokunarak ilerliyorum. Ve ben burada çok mutluyum..."
  • Perşembe, Mayıs 25, 2006
  • 7 Yorum

Dün

Aslında ne yazacağımı bile planlamıştım. Beriş'le yaptığımız sinema kaçamağından bahsedecektim. İki hatun, Da Vinci Şifresi'ne gitmeyi başarmıştık.
Amma velâkin, Bilgehan'ın demesiyle "pasta" olunca , değil bilgisayar başına geçmek yattığım yerden kalkamadım. Neyse ki Can bana iyi baktı da toparlandım hemen :)

Herkese günaydın... Sağlıklı ve keyifli bir güne açılsın sabahımız...
  • Perşembe, Mayıs 25, 2006
  • 6 Yorum

Yaz

Gece sıcaktan uyuyamamış bir aile olarak klima mevsimini açmış bulunuyoruz. Yaz geldi arkadaşlar :)

Derin bir nefes al, aç gözlerini.. Huu, sana diyorum, sabah oldu.

Herkese günaydın...

Hadi Kalk!

Bir akşam üzeri hikâye kahramanları sohbet ederek yemek yemektedirler.

C-Ablam en son ne zaman gelmişti bize?
H- Bilgehan'ın yaşgününde gelmişti.
C- Bir sene geçmiş neredeyse.
H-Bir sene değil, iki.
C-İki sene mi? Hayat ne kadar çabuk geçiyor. Bırak sofrayı, kalk hadi kalk, birşeyler yapmamız lâzım !
  • Pazartesi, Mayıs 22, 2006
  • 2 Yorum

Umut



Yaşamak o kadar güzel ki, sen umudunu yitirme yeter .

Küçük Bir Tatil

Cumartesi günü Çandarlı'ya gidelim dedik, hiç gitmemiştik daha önce...

Çandarlı sahildeki cafe bar bizi müzikleriyle cezbetti önce. Sonra da porsiyonunun büyüklüğüyle :) Cafenin sahibi porsiyonlar bana göre yapılıyor dediğinde gülümsedik. Ama yukardaki fotoğraf bizim kafenin masaları değil, yolda gördüğüm başka biryere ait.


Çandarlı Kalesi.

Sahilden manzaralar eşliğinde Dikili'ye gitmeye karar verdik karnımızı doyurduktan sonra. Fotoğraf çekebilmek için iki ileri bir geri şeklinde, uzun ve keyifli bir yolculuk oldu bu.


Aşağıda Denizköy'ü görünce hiç tereddütsüz oraya yöneldik.


Denizköy'de ağaçların altındaki küçük çay bahçesine bayıldım. Sahibi o kadar güleryüzlü birisiydi ki hemen ısındık. Çay da çok güzeldi, deniz mevsiminde umarım buraya yine gelebiliriz. (Gerçi ben deniz mevsimi diyorum ama insanlar denize girmeye başlamışlardı zaten.)





Biz çay keyfi yaparken çocuklar da kumların keyfini çıkarttılar. (Tabi eve döndüğümüzde heryerden kum çıktığını söylemeye gerek yok:)



Bademli Köyü'nde pek biryer göremedik ama bu yol işareti bizi çok güldürdü :)


Çocuklara balık tutma sözü vermiştik. Dikili'deki İskele Kafe bizim imdadımıza yetişti. Hem akşam yemeğimizi yedik hem de iskelede balık tuttuk. Pardon biz doğal hayatı koruyan bir aile olduğumuz için balık tutmuyor , besliyoruz :)

Eve döndüğümüzde uzuun bir tatilden dönmüş gibi hissediyorduk.

Daha çookk fotoğraf var sonra paylaşırım sizlerle. Şimdi hâlâ çıkartamadığım şu yazlıkları çıkartmaya gitmem gerek.

Hava Şimşekler

Evet , küçük bir tatilden sonra geldim . Evimizdeydik aslında ama gezip tozduk biraz.

Bostanlı sahilinde bayram etkinlikleri varmış, onlara rastladık. Çok hoşuma gidiyor böyle kutlamalar. Bayramların normal günlerden farklı olması gerektiğine inanıyorum. Cıvıl cıvıl bir sahil, çeşitli konserler, etkinlikler. En keyiflisi de havai fişek - Bilgehan'ın değişiyle hava şimşek- gösterileriydi.





Cumartesi günü ise yollarda geçti, akşam eve döndüğümüzde uzuun bir tatilden dönmüşçesine yorgunduk :)Onu da biraz sonra yazacağım.

Herkese günaydın. Huzurlu bir haftaya açılsın sabahımız...
  • Pazartesi, Mayıs 22, 2006
  • 3 Yorum


Bayramımız kutlu olsun.

Reklâm

Bir ara Bilgehan sadece reklâm seyrederek durduğu için onunla bütün reklâmları seyrediyordum. Üstelik, o koşuşturmanın arasında yegâne oturabildiğim zaman olduğu için mi yoksa gerçekten mi öyleydiler bilmiyorum ama çok dinlendirici ve hoş geliyordu bana. Bu sıralar pek o kadar izlemesem de (biliyorsunuz tv seyretmem digiturkün film kanallarıyla sınırlı olduğu için) yine de arada hoşuma gidenler oluyor.

Aman bağlayamadım yazıyı bir türlü. Kısacası bugün herkes beğendiği reklâmları yazsın, günün oyunu bu...

Benim favorilerim:

Omo'nun "Çamaşırdır kirlenir, Omo ile temizlenir" sloganı. Çok hoşuma gitmişti onu duyduğumda. Deterjanların beyaz, en beyaz, daha beyaz gibi klişe sloganlarından sonra çok doğal gelmişti.

Eskimonun kardaki izleri küçük çocuğa öğrettiği Audi quadro reklâmı .

Ajda hanımın yine gergin olduğu Telsim reklâmı :)

Honda Accord'un domino taşlarını andıran keyifli reklâmı.


Herkese günaydın...
  • Perşembe, Mayıs 18, 2006
  • 7 Yorum

Sıkıldım...

Sağdaki uzuun listeye baktım da, çoğu kimse gitmiş, ya tamamıyla kapatmış bloğunu ya da blog duruyor kendisi yok. İçim sıkıldı birden. Yazın kalabalık cıvıl cıvıl olan yerlere kışın gidince hüzünlenir ya insan öyle oldu sanki.

Eeee, ne bekliyorsunuz, hadi, gelen bişiler yazsın da, kalabalıklaşıp keyiflenelim biraz. Küser giderim bak ben de sonra . (Ay, hep tehdit, hep tehdit :)

Saat ona geliyor, günaydınıma bile cevap alamadım daha...

Huuu, size diyorum...
  • Çarşamba, Mayıs 17, 2006
  • 8 Yorum

Yeni Adres

Yok yok, yeni blog mlog açmıyorum.


Bir süre şurada olacağımı söylemek istedim sadece :)

Şenlik


Bloğun birinci yaşı bütün ülkede ve KKTC de kutlanacak diyordum ya hep, oldu :) Dün Metehan'ın okulunda şenlik yaptılar...


Tatlı oğluşum çok mutlu ve gururluydu. Ne güzel birşey anne olup bu güzellikleri yaşamak.

BİR yaşında


Benim gibi yaşgününü kutlayan bir çok blog vardır bugün .

Nice yıllara :)

Şirince


Haftasonu "Şirince"deydik. Şirince'nin öyküsü burada...

Elimizde fotoğraf makinası , bu adı gibi şirin olan köyü gezerken sizi de unutmadık :)

Bir taraftan da acaba bloğumuzda reklamınızı yaparız deseydik ucuza şarap alabilir miydik diye düşündük fotoğraflara bakarken.

Tatile çıkarken bu yöntemi kullanarak indirim yaptırabilir miyiz acaba? Ne güzel olurdu valla :)



  • Pazartesi, Mayıs 15, 2006
  • 3 Yorum