Dalmak gibi bir hayalim yok ama maske şnorkelle gezmeyi seviyorum. Hele bunun gibi bir ortamsa akvaryumda gezmek gibi oluyor :)
Bu karagöz sürüsü tatil boyunca bizim yanımızdaydılar. (Bizimkilerin balık tutmaya çalıştıkları sabah saatleri hariç :)
Onların peşinden yüzmek o kadar keyifliydi ki..
Doğanın güzelliklerini gördükçe şükretmemek elde değil. Dünyayla bütün olmak, o anı yaşamak...
Suda en sevdiğim iki şey, balık takip etmek bir de kabarcık yapıp onları izlemek :)
İnsan balıklara bakarken hayatı sorguluyor biraz da.
Ol mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler demiş şair... Bilmek gerekir mi ki acaba,sadece hissedip yaşanamaz mı ?
Neyse derin konuları bırakalım, tatildeyiz, yapacak çok daha eğlenceli şeyler var :)
On yüz bin baloncuk yuttum :D
Siz de seçin bakalım fotoğrafınızı şarkınız gelsin efendim :)
Son olarak da çok sevdiğim şiirin son bölümünü paylaşayım, yazım tamamlansın :)
Heeey
Ne duruyorsun be, at kendini denize:
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere...
Orhan Veli KANIK
Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bodrum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Haziran 2017 Perşembe
12 Haziran 2017 Pazartesi
Bizimkiler Tatilde Volüm 1
Aslında yıllık iznimiz Temmuz'da ama Can baktı benim onunla ilgili bol yürümeli, çok yorulmalı plânlarım var acilen kendisine yeni izin ayarladı. Geçen senelerden kullanamadığı izinler bol olunca başardı da üstelik.
Biz sahilde patates çuvalı gibi yatacağımız iznimize geldik.
Bir de bir kere olsun otelin bize ayırdığı odayı beğenseydik. Biz mi müşkülpesentiz bir ton para verdiğimiz otellerin mi seviyesi düşük anlayabilmiş değilim.
Neyse, hoşumuza giden bir yer buluruz elbet. Buluruz da Sarıkamış'taki gibi beş saat sürmez bulmak inşallah :D
18 Ağustos 2015 Salı
Tatil, Bölüm 2: Bodrum
Bu sene oğluşlar Bodrum'a çok gitmek istiyorlardı. Eskiden hemen her sene gittiğimizden nostaljik oluyor bizim için.
Haziran ayı içinde Can izin alınca gidecektik ama izin iptal olunca bu plân da suya düştü.
Sevgili Hülya bana çocukları alıp Bodrum'a gidelim mi dediğinde durum buydu. Çocuklar hemen üzerine atladılar :) Zaten bu, teog anneleri ve çocukları moral tatili gibi bir şey olacaktı zira daha önce anlatmıştım biz peşpeşe doğuran dört hatunduk :)
Hiç kız kıza tatile gitmemiştim. Çok eğlenceli geçti. Herkes kafa dengi, birbirini seven, samimi ve içten olunca pıt diye bitti beş gün :)
Anne ördekler ve yavruları şeklinde dolaştığımız anlar :) Neyse ki çocuklar genelde kendi keyiflerine göre yemek yediler de on kişilik masada sipariş almak telaşesini herkese yaşatmadık :)
Bodrum manzarası çekilmeden olmaz.
Hele bir de gece vakti... Dilek balonu uçuyor bakın, herkes dilesin güzel bir şeyler :)
Ben dört defa tırmanınca pilim bitti, bu çocuklar yedi saat hiç oturmadan kaydılar neredeyse :) Yalnız sevgili Dedeman Aquapark yetkilileri, ağaç altlarındaki şezlong bölgelerinde çakıl taşları ne arıyordu? Burası su parkı ve insanlar çıplak ayakla dolaşıyorlar etrafta..
Ve son gün otel çıkışı kaleye gidelim dedik. Ama sanırım en sıcak gün oydu.
Bu kaleyi üçüncü ya da dördüncü gezişimdi ama kapalı alanlarını hiç şimdiye kadar fark etmemişim. Sıcak başa vurdukça kendimizi attığımız müze kısımları kurtarıcı oldu :)
Yarısını bile bitiremeden pes ettik ama o kadar bile çok güzeldi :)
Kızlar, tadı damağımızda kaldı, seneye yine yapalım :) ( Şşt kimse duymasın:-)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















