Flam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Flam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2020 Perşembe

Deli ve Dahi

Metehan'la akşamları benim sevdiğim filmleri izliyoruz ne zamandır.  Sandra Bullock'tan Two Weeks Notice  ile güldü, Lake House'daki zamansal paradokslara gıcık kaptı,  Blind Side yüreğinin yağını eritti . Robert de Niro ile Ann Hathaway'in Stajyer'ine bayıldı. Patrick Swayze'ın Dirty Dancing ve Ghost gibi iki klasiği izlemiş oldu. 


Dün ilk defa benim de seyretmediğim Deli ve Dahi 'yi seçtik. Çeviribilim öğrencisi için konusu tam ona göreydi tabi. İkimiz de filmi sevdik. Sean Penn'in oyunculuğu inanılmaz. O adamın böyle rol yapacağını söyleseler inanmazdım seneler önce. Yaşlandıkça yüzü daha manalı bir hal aldı. 

Filmle ilgili tek sıkıntı onu iki saate sığdırma çabalarıydı bence. Herşey çok hızlı ilerledi. Hele son kısım öyle derdest yapılıp bitti ki hani film boyunca gıcık olduğun birisine bir ohh çektiğin sahne vardır onu bile hissedemedim. 

Bu film dört bölümlük mini dizi olmalıymış. Biraz daha ağır ilerleyip son bölümlerdeki değişimler sindirerek geçilmeliymiş.

28 Temmuz 2018 Cumartesi

İnterrail 3. Gün 3. Bölüm : Flam Myrdal Tren Yolu

Sanırım bununla üçüncü günü bitirmiş oluyoruz :)

Daha önce de dediğim gibi bu hat dünyanın en ünlü hatlarından birisiymiş. Denizden yukarı şelalelerin arasından ve bol bol tünel içinden geçerek çıkıyorsunuz.

Yaklaşık bir saat sürüyor ve  ücreti 390 NOK (yaklaşık 230 TL ) . İnterrail bileti olana 270 NOK. ( %30 indirimli)

Bir yerde karşıdan gelen treni beklemek için durduk bir yerde de şelale izlemek için.

Trenin yukarı çıkarken sağına oturun yazısı okumuştum, tabii ki oturamadık. Ama bulunduğum yer de harikaydı. Zaten yolun bir sağı bir solu manzaralıydı.

Haydi herkes bindi mi, yola çıkalım.
















Bu çok keyifli yolculuğun ardından artık Oslo'ya dönebiliriz.





Bu yol da hiç fena değil, ha ?

Gelecek sefere tembellik yaparak geçirdiğimiz dördüncü günümüzden bahsedeceğim.

27 Temmuz 2018 Cuma

İnterrail 3. Gün 2. bölüm : Flam

Öğlen saatlerinde Flam'a ulaştık. 



Gezinin yegâne yağmuruna da burada yemek yerken yakalandık.

Trenin kalkmasına iki saat kadar vakit vardı. Yemek yedik, alış veriş yaptık, minik Flam Müzesi'ni gezdik.





Yemek yediğimiz yerden manzaralar bunlar.

Sonra güneş açtığında fark ettik ki iyi ki yağmur yağmış yoksa çok sıcak olacakmış :)


Flam Müzesi demiryolunun yapımı ile bilgi veren küçük bir müze. Bedavaya gezebiliyorsunuz.

Denizden dağ tepesine yükselen bu demiryolunun yapımı pek de kolay olmamış tabi. İnsanoğlunun azmi inanılmaz.


Yapımı 20 yıl sürmüş. 20 tünel açılmış. (Metehan saydı hepsini  ,tam yirmi tane gerçekten de :), 20 km uzunluğundaki bu hatta Twenty Line (yirmi hattı) diyorlarmış :)








Eveet sonunda tren saati geldi ve biz yukarı çıkarken sağa oturmayı tavsiyelerini okumuş olmamıza rağmen sol tarafta yer bulabildik.

Ve kim neye göre sağ sol demiş anlamadım ben harika manzaralar gördüm sol tarafta :)


Ama onlar gelecek yazıya kalsın.


Hoş okuyan kimse de yok ya, ben kendi kendime yazıyorum bööle . Napalım , uzun olunca okunmuyor tabe : }