Hastaneler Arası Slalom

 Gece uyuyamıyorum, düşünceler başımda uçuşuyor, saplantı yapıyorum diyen dayıcığımı " Siz bir de beyin cerrahına görünseniz iyi olur" falan demeden uyku ilaçlarıyla eve yollayan sevgili psikoloğa ne desem bilmiyorum.

Bugünümüzün özeti ise şöyle:

Yalova Devlet Hastanesi'den biyopsi yapılmak üzere Haydarpaşa Numune'ye sevk edilme, Haydarpaşa'daki birşey anlamayan stajyer, seni dinlemeyen doktor, nereye sevk edileceğini bilmeyen asistandan Göztepe Hastanesi'ne MR için sevk. Ama direk sevk olmadığından tekrar randevu almak falan gerekince madem Gata'ya bakalım önce çabası. Tabii ki oradaki doktorların da kendi hastanelerinde hangi MR çekilip çekilmediğini bilmemeleri üzerine gidip radyolojiye sorma. Çekildiği ögrenilince doktordan randevu. Ama yine doktoru bulamama. Bu sefer asistanı tarafından göze ışık tutma suretiyle muayene olabilme. Gidip MR randevusu alma. Ama bu hastanede 10 gün sonra sıra geleceğinden Maltepe Hastanesi'ne sevk.

A ha ha , gülmek istiyorum sayın seyirciler.

Pazartesi günü bunu çektirebilirsek, biyopsi işini de Kartal mı dersin Cerrahpaşa mı seç beğen dayıcığım diyorum artık.


Ortaya Karışık...

Kalkıp mutfağa gitmem gerek. Evden çıkmadan akşam yemeği işini halletmeliyim. Sonra gezmekten yorgun halimle hiçbir şey yapamam daha:-) (Bol fotoğraflı bir gün olacak:-)

Bir an evvel bitirirsem işlerimi kitabıma devam edebilirim. Bugün bitirmek istiyorum onu. "Beyoğlu'nun En Güzel Abisi" bakalım neler yapacak?

Yarın üç günlük bir kaçamak yapacağız. Babamızın boş günleri aralarda sayılı olunca tatil yapacağız diye harcadığım beyin eforunu başka bir şeye harcasam profösör falan olurdum:-)

Çanta hazırlamam gerek. Eskiden hiç üşenmezdim çanta hazırlamaya ben, şimdi gözümde büyüyor. Kalın kıyafetimiz hemen hiç yok, iki gün için alasım da yok, eldeki mevcutlarla neler yapabileceğiz bakalım.

Kafamda uçuşan bir çok düşünce var. Ara ara kovalamak zorunda kalıyorum. Herşey çok güzel olsun diye dua ediyorum.

İşte böyle bir sabah. Hava kapalı ama dün kadar soğuk değil. Oğluşlar bilgisayarda. İki saat sınırı bayağı aşılıyor yine bu günlerde. Sürekli onları oradan kopartacak bir etkinlik düşünmek durumundayım.

Şimdi kalkmalıyım.

Herkese günaydın.  Günaydın diyenlerinizin bol olduğu bir güne açılsın sabahınız dersem mesajı vermiş olur muyum:-)

Nostaljik Gün

Dün mp3 e çevirdiğim bir kasetimde o kadar güzel şarkılar vardı ki sizinle paylaşmadan yapamayacağım.

İnsan neredeyse otuz yıllık kaseti dinlerken aynı şekilde keyif alabilir mi? Daha da çok alıyor.

Tam 10 tane şarkı koydum bloğa. Şimdi 10 a kadar bir sayı tutun bakalım. O şarkıyı kendinize hediye edin :)

Şarkılar yarım saatte bir çıkacak.

Keyifli dinlemeler :)

Herkese günaydın.

İçimizdeki şarkının hiç susmadığı, harika bir haftaya açılsın sabahımız :)




Bu da benden size olsun :)

Not: Yazı üste gelsin diye buraya aldım, aşağıda şarkılar yavaş yavaş çıkıyor. ( En alttakinden başlayın saymaya:-)

Daisy'ye Not:  Bak hatun, biz buluşacağız diye İstanbul yine havaya girdi, keşke daha önce planlasaydık, su sorunu falan olmazdı hiç:-)

Bugün Yaşasın Cuma :)


Hemi de tatil başlıyor.

Acilen boğaz ağrıma çözüm bulmam gerekiyor. Çok işim var yapacak bu tatilde benim, hasta olacak vaktim yok. Mesaj alındı mı ? :)

Herkese günaydın.

Sağlıklı, huzurlu, keyifli, cıvıl cıvıl, rengârenk, enerjik, harika bir güne açılsın sabahımız :)

Not: Yukarıdaki fotoğraf Can'dan. Yok anacım, çiçekler değil, fotoğrafı :) Bir yerde görmüş çekmiş benim için :)

Altını Çizmiyorum :-)

Kitap okurken satır altlarını çizmeyi hiç sevmem.

Çünkü aynı kitabı - altını çizmek isteyecek kadar sevdiğim bir kitabı- defalarca okuyabilirim. Her okuduğumda yeni yerler keşfetmemi engelleyebilir bu altını çizme olayı, dikkatımi hep çizdiğim yerlere vermeme neden olabilir.

Kitaplarımde sadece tarih ve ismim olur.

Eğer çok etkilendiğim cümleler varsa başka bir yere yazarım onları:-)

Ne İzliyorum ?

Spor kanallarını izlemeyi seviyorum.

Şu sıralarda tenis turnuvası var, sabahları oradayım:-)

Sonra kış sporları kar özlemimi geçiriyor biraz.

Geçen hafta buz pateni ile büyülü akşamlar yaşadım.

Pozitif enerji alıyorum seyrederken.

İnsanlığın yaptığı en güzel şeylerden biri spor:-)


  • Çarşamba, Ocak 22, 2014
  • 7 Yorum

On Dört Yıl Olmuş

İşten ayrılalı hâlâ sıkılmayı bekliyorum:-)

Öyle dediydiler, evde sıkılırsın, yapamazsın. Oysa bebeğim vardı benim. Peşinden ikincisini de istedim. Voltranı oluşturdu sonra onlar.

Arada komplekse kapıldım, egom bazen sarsıldı, zaman zaman ne olacak benim bu halim konulu felsefik düşüncelere daldım ama sıkılmak? Hiç vaktim olmadı :-)

Sabah Keyfi :-)


Yataktan yeni kalkmış hamur kıvamındaki küçük oğluş kucağa alınıp yoğurulur bir güzel:-)

Herkese günaydın ...

Şubat Tatilinde Ne Yapalım ? (2)


Mozaik Atölyesi
Kategori: Atölye Kurs
Tarihler : 30 Ocak 2014 Perşembe ~ 31 Ocak 2014 Cuma ~ 30, 31 Ocak 2Saat:16:00
Ücret: 5.00 TL

Yer: Akbank Sanat
Adres: İstiklal Cad. No:8,Beyoglu Beyoğlu İstanbul
Mail: akbanksanat@akbank.com
Faks: 0212 245 12 28
Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

+ ETKİNLİK DETAYI
Ufak parçaların yan yana gelmesiyle oluşan mozaik resimler! Bu sefer parçaları polimer killeri kullanarak "Millefiori" tekniği ile yapacak ve sonrasında bu parçaları hayallerimizdeki resimleri oluşturmak için yan yana getireceğiz! Bolca yoğurma, hayal gücü, eğlence ve yaratıcılık!

Katılımcı sayısı 15 kişi ile sınırlıdır.

- Etkinlik 7 - 14 yaş için uygundur.
- Etkinlik 16.00 - 17.30 saatleri arasındadır.

Şubat Tatilinde Ne Yapalım?


Oyuncak Heykel Atölyesi
Kategori: Atölye Kurs
Tarihler : 30 Ocak 2014 Perşembe ~ 31 Ocak 2014 Cuma ~ 30, 31 Ocak Saat:14:00
Ücret: 5.00 TL

Yer: Akbank Sanat
Adres: İstiklal Cad. No:8,Beyoglu Beyoğlu İstanbul
Mail: akbanksanat@akbank.com
Faks: 0212 245 12 28
Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

+ ETKİNLİK DETAYI
Hiç "heykelle oynanmaz" deme! Artık heykellerde hayatımızın bir parçası ve hatta oyuncaklarımız olabiliyor. Kendi hayallerimizdeki oyuncak heykellerimizi yapabilir ve bu heykellerimizle daha sonra oynayabiliriz. Yapacağın oyuncak heykelin ismini şimdiden düşünmeye başla!

- 7 - 14 yaş arası için uygundur.

Tatil Öncesi Son Hafta

Şimdiden tatilde neler yapacağımızı düşünmeye başladık. Boyayacak maketlerimiz, pişirecek yemeklerimiz,oynanacak kutu oyunlarımız , gidilecek yerlerimiz var. Yakında listemizi oluştururuz.

Bu hafta her sene olduğu gibi gördüğüm etkinlikleri paylaşacağım.

Herkese günaydın, dolu dolu geçecek harika bir haftaya açılsın sabahınız:-)

Beni Mutlu Eden Sesler:-)

Sabahları gelen kuş sesleri, minik cıvıltısından guguk kuşuna:-)

Rüzgâr ve yağmur sesi. Evimde pencereden seyrederken:-)

Taze ekmeği keserken gelen çıtırtı:-)

Çay karıştırma sesi:-)

Uzaktan gelen vapur sesi, herşey yolunda merak etme der gibi..

Yaz gecelerinde ağustos böceği sesi, büyülü bir yere götürür sanki.

Ve kar yağarken etrafı kaplayan huzurlu sessizlik.

Hemen sizin hatırlattıklarınızı da ekliyorum:-) 

Kuru yaprakların üzerinde yürürken çıkan ses.

Kıyıya vuran dalga sesi. ( Şuraya alayım özleyenleri:-)

Çocuk kahkahası.

Annesinin altında uyuyan civciv sesi. ( Bunu hiç duymadım, merak ettim gerçekten.)

Kedi mırıltısı.

Bak bir de şimdi aklıma geldi, bebeklerin mama emerken çıkarttıkları o ses:-)

Kışın akşam sessizliğinde sobada yanan odun çıtırtıları.

Eee bunun üzerine neden hemen mangalda cızırdayan sucuk sesi düştü fikrime bilmem:-)

Bu Sabah Geç Kalktım

Önce ezan okundu, gözlerimi açtım. Bu sabah da altı buçukta kalkmama gerek yok diyerek yattım yeniden.

Sonra Bilgiç kalktı, hımmm yürüyüşe de gitmek istemiyorum diyerek yedide de kalkmadım.

Sağa döndüm, sola döndüm. Kuş seslerini dinledim. Hâlâ pencerem açık uyuduğumdan cıvıltılar odamın içinde gibiydi. Kedi bağırışları. Sağa döndüm yeniden. Işık geçirmeyen perdenin açık bıraktığım kısmından gelen aydınlığı gördüm.

Yedi kırk olmuş. Kalkayım ben artık. Bir çay demleyeyim. Yumurta haşlayayım.

Baktım Bilgiç puzzle başında. Pazar bugün oğlum ne işin var ayakta demedim. Niye diyorsam, bu çocuklar erkenci işte:-)

Çay demlendi. Gidip çıtır ekmek alayım şimdi. Domates, peynir ve taze ekmek. Haşlanmış yumurta da var. Daha ne olsun.

Herkese günaydın.

Kuş cıvıltılarını duyup çıtır ekmeğin keyfini yapabildiğiniz harika bir güne açılsın sabahınız.

Bizim Handan'ın Cesur Halleri :-)


Bundan yıllar önce manikür yaptırırken tırnaklarımın hepsini farklı bir renge boyatmıştım. Evde ben kalan ojelerle öyle birşey yapmıştım, manikür yapan kızın da hoşuna gittiğinden öyle boyamaya karar vermiştik.

Bunu gören yanımdaki koltukta oturan hanım "Çok cesursunuz." demişti bana.

Cesur???

Bilemiyorum o cesur nereden çıkmıştı, deli misin be kadın yerine mi dediydi yoksa cidden mi öyle düşünmüştü:-)

Neyse, sonradan moda oldu böyle şeyler de herkes cesurca sürmeye başladı abuk subuk ojeleri:-)

Bu arada tırnaklarım mucizevi bir biçimde kırılmadılar hâlâ - pek iş yapmıyor muyum ne?- ben de kesmeden bir oje keyfi daha yapayım dedim. Yaz havası getirdim kendime:-) Cesurca:-)

Renklensinler Biraz :-)


Bu blüz çok griydi. Yakasındaki kelebek ve eteğindeki çicekler çok hoş oldu bence:-)


Bu blüzle aynı renkte bir de pijamam var, hep karıştırıyordum, artık farklı:-)  Belki sonra bir şeyler daha eklerim belli olmaz benim işime:-)

Taze Fırından Çıktı :-)


Bu tabağın içindeki resim silinmişti yıkandıkça, ben de yeni porselen kalemlerimle üzerinden geçtim. Ama uçları kalın geldi biraz, daha incesi ile daha güzel yapılabilir.

Ortadaki boyadıktan sonra, en alttaki de fırından çıkmış hali:-)

Reklâm :)

http://puntoloji.blogspot.com/

O bir çılgın anacım :) Fazla söze gerek yok, resme tıklayıp kendi gözlerinizle görün :)

Beni Bu Blog Alemi Bu Hale Getirdi Anacım

Zaten kırtasiye delisiydim, kendimi zor tutuyorum fazla birşey almamak için, bir de buralarda gördükçe... Tamam iradem kuvvetlidir de bir yere kadar.

Sevgili Banu porselen kalemlerinden bahsettiğinde daha önceden de görüp hoşuma giden bu kalemi yeniden aklıma düşürdü. Bugün oğlana tenis raketi vermeye giderken porselen kalemini unutma diye diye yollara düştüm. Güven Kırtasiye zaten benim için baş döndürücü bir yer. Eh, içeri girince çıkılıyor mu hemen?


O arada sevgili Nihal'in bloğunda ütüyle pvc kaplama yaptığı geldi aklıma, pvc de aldım mı? Aldım. Gerçi incesinden aldım, umarım becerebilirim o işi.

Peçeteler, kolay baskılar gözümün önünde uçuşurken sadece birer tane çantama atmam tam anlamıyla mucize.

Bir de gri renginden bıktığım bir blüzüm vardı, üzerine kelebek yapayım bak bunlar çok güzel diyerek şablono da el koydum. Hem arkasında harfler var, belki porselen kalemiyle yazarken işime yarar değil mi?

Ah ah, hep bu blog aleminin işleri:-)

Bugün Günlerden Tembellik:-)

Dün ütüler yapılıp yerleştirildi ( Tamam nevresim yıkadım ama onunla ilgilenmeyi düşünmüyorum şimdi), ev süpürüldü, toz alındı, yemekler yapıldı. Sabah Bilgiç'le ingilizce çalıştıktan sonra ver elini tembellik. Tenis maçlarım da var seyredilecek.

Gel keyfim gel :-)


Diyordum ama Metehan tenis raketlerini götürmeyi unutmuş, bana Kadıköy yolları gözüktü...

Neyse Murphy sağ olsun.

Herkese günaydın, işlerin pıt diye hallolduğu harika bir güne açılsın sabahınız:-)

Ormana Gittim Bilerek Yaşamak İçin

Evi derleyip toplayıp süpürmüştüm ki Can haydi hava çok güzel koruya yürüyüşe gidelim mi dedi. Yok, Can daha önce dedi onu da ben evi süpürmeden şuradan şuraya adım atmam diyerek o işi erteledim :)
 
Fotoğraf makinasını yanına alınca o pek sportif yürüyüş olmuyor tabi ama boş veeer :)
 
 Biraz kuru yapraklara basmak keyfimi yerine getirdi.
 Tam yirmi dakikanın ardından bir molayı hakketmiştik tabi :)
 Doğa her mevsim harika gözüküyor, yeter ki bakalım :)
  • Çarşamba, Ocak 15, 2014
  • 6 Yorum

Bir Sıkıntı Var Üzerimde

Tamam ben şimdi kalkıp şu evin her yanına dağılmış işlerimi yapmaya gidiyorum. Ondan sonra da oturup kitabımı okuyacağım.
  • Çarşamba, Ocak 15, 2014
  • 6 Yorum

Kar Yağsın Artık Ya....



Şimdi buraya kırk defa kar yağsın dersek kar yağar mı ki acaba?

Denemeye ne dersin?

Sonradan Eklenen Not: Huuuu, kime diyorum, yorumlara "Kar yağsın " dileklerini bekliyorum canlarım. Ya, hava bahar gibi, balkonda çay içmekteyim şu an, hiç normal değil :(

Kendim için değil valla, su kalmadı anacım su...
  • Çarşamba, Ocak 15, 2014
  • 9 Yorum

Kardeşim Diye Demiyorum

Yine döktürmüş yorumlarda:-) Orada kalmasına müsade edemezdim, hemen buraya taşıyorum:-)

Öncelikle çok teşekkür ederim bütün iyi dilekleriniz için:)

Ayrıca ablacım bu yeni cetvel hediyemden sonra, benim için güzel bir kutlama sayfası hazırlayacağını tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum doğrusu:) Resmen gönyenin, iletkinin, üstüne bir de pergelin coşkusu yansıdı üzerimize. Mutluluğun ölçüsü olur mu derler, buyrun işte, bu cetvel takımı, mutluluğu da ölçtü:) 

Ben de küçük bir konuşma hazırladım izninizle onu buradan okumak istiyorum.

Normal insan vücudu sıcaklığı, rubidium'un atom numarası, william shakespeare'in tüm oyunlarının toplamı ne derseniz deyin, tam 37 yıldır kardeşlik yapıyorum. Dile bile zor.

Bu 37 asal bir sayıdır, bölünemez tıpkı kardeşliğimiz gibi ancak çarpılabilir katlanabilir, bakınız burada iyi dileklerini belirten bütün insanların mutluluğumuzu katlandırdıkları gibi.

Ben doğduğumdan beri dünya güneş etrafında tam 37 defa dönmüş. 35 milyar kilometre meseafe kat etmişiz, ilerliyoruz diyeceğiz ama dönmüşüz kendi etrafımızda bu olmadı şimdi konuşmanın gidişatında. O zaman bunu niye yazdım diyeceksiniz... Olsun fena mı oldu, bilgi olmadı mı bu?

"alkışlarla sözlerim kesilir"

İşte bu gün, yazdığım bu saçmalıklar bile yetmiyor hislerimi anlatmaya, o yüzden küçükken ablama yazdığım akrostiş şiirimin ilk satırı ile konuşmama son vermek istiyorum... (Diğer satırlarında benim bile anlayamadığım bazı detaylar var:)

"Handan seni çok seviyorum"

Çok öptüm.

Kürşad

Koşa Koşa Okula Gidiyorum:-)

Küçükken koşa koşa okula gidicem derken kırkımdan sonra hâlâ aynı ilkokulun kapısında bekleyeceğim aklıma gelmemişti herhalde. Beş sene ben gittim, beş sene Kürşad'ı aldım. Dört senedir oğluşları bırakıp alacağım derken bazen günde üç tur attım. Ufukta iki yıl daha gözüküyor:-)

Kaç sene etti:-)

Bilgiç'in Yap Boz Halleri

Neyse küçük oğluşumun hiç susmadan şarkı söylemesi dışında annesine benzeyen bir yönü daha var.

İnsan bu kadar da babasının burnundan düşmez ki canım. Gerçi ben alışkınım da Can pek zorlanıyor kendisi gibi bir tiple başa çıkmaya, ha ha ha :)

Konuyu pek dağıttım hemen topluyorum.


Yılbaşında almış olduğum yapbozu büyük bir keyifle bitirdi küçük bey, şimdi heyecanla gece olmasını bekliyoruz ki fosforlu resmi görebilelim.

İyi ki Doğdun Kürşad


Ya ben seni bacaklarımın üzerine oturtup zıplatabiliyordum bi zamanlar, ha ha ha :-)
Ne zaman büyüdün bu kadar bakiim :-)

Hem bana yine cetvel aldın bak, bu sorumluluğun altından nasıl kalkarım bilmem artık. Bir ara bisküvi maması yapsam mı acaba:-)

Nice güzel yıllara Ömel Kiltat.



Seni çoook seviyoruz. Biliyorsun değil mi :-)

İnanılır Gibi Değil

Digitürk'te seyredecek dizi bulamaz hale geldim. Yenilerden bir tane bile ilgimi çeken yok, eskiler de bitti.

Işık ve Gölge ve Romantizm :)


Evimin bu köşesini çok seviyorum. Dün akşam baktım bir de ışık vurmuş, gölgeler oluşmuş, hiç üşenmeden uyuklamakta olduğum koltuktan kalkıp bu fotoğrafı çektim :)

Çok romantik gözükmüyor mu sizce de?

Herkese günaydın, zarif, romantik, ışıl ışıl bir güne açılsın sabahınız :)

Ne Tuhaf Değil mi?

Çocuklum başka bir bin yılda kalmış benim.

Bakma hiç, seninki de öyle :-)

Sığırcıklar

Aslında sabırla oturup bekleyecektim fotoğraf çekmek için ama camı açmaya çalışırken pencerenin önündeki kaktüsü düşürüp, düşmesi bir şey değil o sırada istem dışı olarak yakalamaya çalıştığım için- ne yazık ki reflekslerim kuvvetlidir anacım- kaktüs yere düşmedi ama sol avucumun içi diken doldu :(

Yine de elimle ilgilenmeden önce bu pozları çekmeye çalıştım.

Biraz makine mı problemli ben mi ayarlayamıyorum anlamadım, hiçbiri net çıkmamış.

Neyse süsleyip püsleyip koydum yine de :)






Ha ha ha bilin bakalım kaç sığırcık var burada :)

Yok yok, saymaya çalışmayın :D

Herkese günaydın.

Bugün yaşasın cuma :)

İyi ki Doğdun Anneciğim :)

Yine her zamanki gibi
yazmayı düşündüğüm şeyler
duygularımın yanında pek sönük kaldılar.
 
 
Ben de kardeşlerinden yardım aldım biraz :)
 
Ve bu her baktığımda tıpkı bana benzediğini düşündüğüm fotoğrafından :)
Arkadaşlarından :)
Senden yardım aldım bol bol :)
Babamdan :)
 Bizim maceramızın başladığı yerden :)


 

 

Sen "Kızım şiirdi" demiştin ya, ben de annem bir şiir diyorum, üzerine bir söz söyleyemiyorum :)


Hayatımıza kattığın renk, sıcaklık, mutluluk, huzur daim olsun.

Bu güzel fotoğraflara daha niceleri eklensin.

Seni çok seviyoruz bebek :)