One More Cup Of Coffee Before I Go

Karar verirken herşey çok kolay gibiydi de veda yazısı yazması da ne zormuş. Bakıp duruyorum ekrana doğru.

Geçen sene blog yazmaya başladığımda elimde kalem kâğıt dolaşmaya başlamıştım sürekli. Nereye gitsem aklımda buraya ne yazacağım sorusu dolaşıyordu. Ama sonra fark ettim ki hayatın içinden çıkıyorum öyle düşünüp durdukça. Hayat sanki akıyor önümden ben seyredip not tutuyorum sadece. Defterle kalemi bıraktım ben de. Ama bu sefer buraya yazacak birşeyleri toparlayamıyorum. Boşver aklıma geldikçe yazarım dedim. O da olmadı düşünmeyince aklına da birşey gelmiyor insanın.

Velhasıl bitirmemin zamanı geldi artık.

Ben yokken derin nefes almayı unutmayın. Terli terli soğuk su içmeyin. Karşıdan karşıya geçerken önce sola sonra sağa sonra yine sola bakın. Yol tek yönlü bile olsa yapın bunu, arabaların nereden geleceği belli olmaz bu ülkede netekim :)

Biliyorsunuz:

"Şu anda kendi seçiminizde, kendi yarattığınız dünyadasınız. Yüreğinizden geçen doğru çıkacak, en çok neyi beğeniyorsanız öyle olacaksınız.

Evrende kaç hayat mı var?

BİR"
R.Bach


Hoşçakalın.

Of Of

O minicik kolda o kadar yük nasıl taşınır üç hafta?

Biz aylık hastane yolculuğumuzu yaptık, küçük oğluşun kolu alçıda. Hani yaramazlık yapsa da başına gelse bunlar neyse diyeceğim, bir de hiç yoktan olmuyor mu daha çok üzüyor beni.

Neyse ki oğluşum takmaz kafasına böyle şeyleri, tek kolu alçılı, çok güçlü bir transformers oldu şimdi. Umarım hayatta hep böyle olursun bebeğim, başına gelenlerin seni yıkmasına izin vermezsin.

Nefes

Derin bir nefes al...

Oh...

Hayat güzel.

Gülümsemenizi giymeyi unutmayınız.

Herkese günaydın....
  • Perşembe, Temmuz 20, 2006
  • 5 Yorum

Ortaya Karışık Salata

Ya, biz mangal keyfi yaptık yapmasına da, bittiğinde geldi aklımıza fotoğraf çekmek. O sırada da yayıldığımız yerlerimizden kalkıp fotoğraf makinasına uzanmaya üşendik o ağırlıkla :) N'apalım artık.

Bugün Emel'le Jack Sparrow'u görmeye,


pardon pardon, Karayip Korsanları'nı seyretmeye gittik.



Beriş de gelseydi çok güzel olacaktı, belki onun için bir kere daha giderim. (Ya Can valla kendim için değil arkadaşım da gitsin, yalnız kalmasın diye.)

Geçen hafta nasıl Aslı ile buluşamadıysam bu haftasonu da Daisy ile buluşamadım. Telefonu çantada unutmanın azizliğini yaşadık. Bir gün öncesinden haber veresene şeklindeki azarlarıma buradan da devam ediyorum.

Biraz karman çorman oldu ama idare ediverin artık. Emel mutfakta kızarma yaparken kaçıp bilgisayar başına alelacele yazıyorum bunları. Karnım da aç zaten. Kokular da mis gibi geliyor.

Afiyet olsuunn, yok onu demeyecektim, hah, iyi akşamlar....

  • Pazartesi, Temmuz 17, 2006
  • 4 Yorum

Güle Güle


Canım anneciğim, iyi ki benim annemsin.

Güle güle git, çok özletmeden yine gel.
  • Cumartesi, Temmuz 15, 2006
  • 4 Yorum

Bir Kahvenin










Ülkenin ters köşelerine dağılmış olunabilir. İki senedir görüşülememiş de. Ama kaldığı yerden devam eder insan yeniden yanyana geldiğinde. Arkadaş olmak böyle birşey işte.

Hoşgeldin Emel. (Tamam tamam Sabri sen de hoşgeldin, cinsiyet ayrımcılığı yapmayayım şimdi :)

(Mangal da yapacağız fotoğraflarımızı bekleyin anacım :)

Ah Ah



Şimdi orada olmak vardı ... Neyse canım haftasonu geldi sayılır :) İzmir'de yaşamanın güzellikleri de yok değil... (Ben sörf falan yapamam ama seyretmesi de keyifli oluyor )

Hey, bugün yaşasın Cuma.. Gülümse biraz...

Şöhret


Yıllar sonra hâlâ aynı keyifle seyredilebiliyor ...

(Kanaltürk'te her akşam saat 7 de.)
  • Çarşamba, Temmuz 12, 2006
  • 4 Yorum

Hamburger


"Ben bir hamburgerim" diye bağırıyordu içerden bir ses... Yanına gittiğimde bu manzarayla karşılaştım.

Yerim seni ben :)
  • Çarşamba, Temmuz 12, 2006
  • 4 Yorum

Çocuk


Şimdi sen koca adam oldun ya. Bir de evleniyorsun ya.

Olsun.

Ben seni düşününce, bulutlu pijamasının içinde kaşlarını çatmış "Siz gene bizim gacocumuzu bitirdiniz..." diye söylenen bir minik çocuk geliyor gözümün önüne.

İyi ki Doğdun Bilgehan

"Ben Örümcek Adam Partisi istiyorum" dedi oğluş, ağabeyinden gördü ya,isteyecek tabi çocuğum. Tek sorun yazın göbeğinde doğmuş birisi olarak onun doğumgününe çocuk bulmak zor. Olsun biz de büyüklerle birlikte kutladık :)




Ne zaman geçmiş dört sene. Benim küçük bebeğim kocaman olmuş. Seni seviyorum Bilgehan.

Hişşt

Bugün yaşasın cuma arkadaşlar, farkında olmayanlara belirteyim dedim.

Burasının sessizliği de sıkmaya başladı artık. Bir yoklama yapmaya karar verdim, gelen sağdan saysın.

Herkese günaydın. Pırıl pırıl bir güne açılsın sabahımız...

Garantili


Bu gömlek kaç senelik bilmiyorum doğrusu. Neredeyse benimle yaşıt olsa gerek. Babamındı, ben giyiyorum şimdi. Ütülerken gözüme takıldı etiketi: Garantili lüks. Sonuna kadar hakkediyor bunu :)
  • Perşembe, Temmuz 06, 2006
  • 1 Yorum

Karışık

"Otobüste hanımlara ve özürlülere yer veriniz "yazısını okuyunca hüzünlendim birden, eskiden "İstiklâl Savaşı gazilerine yer veriniz" diye yazardı, otobüse binen bir gaziye hiç rastlamadım ama savaş ve gaziler unutulmamışlardı henüz. Sanki o yazı hep kalmalıymış gibi geliyor.

Yaşlılara yer veriniz de yazmıyordu bu arada, o da ilginç, "Onlar binmesinler, otursunlar oturdukları yerde kardeşim" mi demek istiyorlar ne.

Neyse, sabah sabah evden çıkıp halka karıştım dengem bozuldu, pazardan gözüm dönmüşçesine aldığım meyvalara yumulmaya gidiyorum ben. Zaten Metehan da başıma gelmiş "Kış kış " diyor.

Özel Not : Sevgicim sen beni izlemeye devam et canım, yakında Akifin fotoğraflarıyla geleceğim :) Gacocunuz var mı?

(Özel not dedim değil mi, okumayın tı tı tı, okursanız birşey anlamadan bakarsınız böyle işte )
  • Çarşamba, Temmuz 05, 2006
  • 2 Yorum



...Yazısız...

  • Çarşamba, Temmuz 05, 2006
  • 3 Yorum

Tatillll...

Kale manzarası...

Gece manzarası...

Keyif fotoğrafı...

Oğluş fotoğrafı...

Oğluş fotoğrafı ...

En güzel çıktığım tatil fotoğrafı...


Bir varmış bir yokmuş hayatta herşey... Fotoğraflar da olmasa .

Lay Lom Traylom

Teknik bir arıza yüzünden yayınımıza elimizde olmayan nedenlerden ötürü ara verdik özür dileriz. (Fotoğraflar da gittiği için bi necefli maşrapa bile koyamadık bloğa) (Gerçi kimsenin arayıp sorduğu yoktu ya ben yine de açıklama gereği hissettim) (Gece, Daisy, Cim sözüm sizden dışarı)

Yani bilgisayar göçtü. Aslında tam göçmediydi kalan kısmı da biz göçürdük. Neyse şimdi oldu gibi.

Bunun yanısıra iki gündür önemli misafirime hazırlık yapmakla uğraşıyordum. Yok yemek pasta börek falan değil kıyı bucak toparlamaya verdim kendimi. Eee, annem gelecekti, kolay değil. Gerçi en toparlanmış halim bile dağınık kalır ya olsun. Anneciğim yanımda şu anda :)

Ne güzel bir sabah :) Herkese keyifli bir hafta diliyorum.

GÜNAYDIN...

Not: Cim, Daisy, neredesiniz bakiim? Biraz başı boş bıraktık diye dağıtmışsınız bloğunuzu, gelip toparlamayayım şimdi sizi .
Not2: Aman yok başka not mot , canım not2 yazmak istedi.
  • Pazartesi, Temmuz 03, 2006
  • 6 Yorum