12 Mayıs 2021 Çarşamba

Ramazanın Son Günü Gelmiş

Ne yaptım, nasıl geçti hiçbir fikrim yok. Eskiden sokağa çıkıp gezip tozmayı özlediğimden bayramı heyecanla beklerdim ama şu anda akşam yemek saatimizin altıya dönmesi dışında değişecek bir şey olmayacak.

Bir ay boyunca ne bulsam yedim,  şimdi yeniden yemek düzeni oturtmam gerekecek. Bu arada görümcemin de aklını çeldim, birlikte rejime başlayacağız. Aldığım 2 kiloyu + 3 kilo daha verirsem benden mutlusu yok. Bu kilo verme işini eklemlerimdeki ağrılarımı azaltmak için istiyorum. Taaa bundan 15 kilo zayıfken ortopedistim kilo almasan iyi olur dediydi :D Adam haklıymış.

Bugün evi temizlerim diye düşünüyorum.  Yani toparlarım. Bayramdan sonra yatak odası ve banyonun kıyı köşe temizliğini yapmam lâzım, bahar temizliğimden onlar kalmıştı.

Ramazanda duolingodan fransızca çalışmak iyi oldu. Bugün 24. günüymüş. Yarım saat bir saat, ara ara oturduğum yerden baktım. Nasıl o kadar unutmuşum inanamadım. 


Bu arada Fransızca-Türkçe olmadığı için İngilizceye de çalışmış oluyorum.  En güzel özelliği kulak dolgunluğu yaratması. Şu pandemiden sonra ilk Fransa'ya gitmeli.  Gerçi Can euro aldı başını gidiyor ben seni Kongo'ya Togo'ya felan götüriim diyor ama şimdi baktım Şeyşeller de olurmuş :D

Saat dokuz. Jonathan mutfak camımı rezil etmekle meşgul. Gagasından damlayan sularla mahvediyor camı. Hayır kocaman ve silemediğim bir cam zaten. Kuşa da kıyamıyorum ama bu duruma ne çözüm bulacağım bilmem.


Şu anda bu vaziyette,  benden peynir,  et falan bekliyor. Pencereyi açıp uzattığımda elimden alıp gidiyor :)


Camın hali de böyle.

Güneşli pırıl pırıl bir sabah. Üç gündür oldukça serin gerçi, akşamları polarla oturuyorum. Rüzgâr durmuş en azından, balkondaki fidanlarım zarar görecek diye korktum, elime ne geçerse onunla demire bağladım dün.


Şu şalap şulup halimle yanlarında diz çöküp çektim ki boyları belli olsun. Üstteki kayısı alttaki kiraz.


Çam ve limon mu portakal mı  bilmediğim bir ağacım daha var. Hatta onlar dışında elma ve şeftali olduğunı düşündüğüm iki tane daha var. Yediğim meyvaların çekirdeklerini saksılara sokuşturuyorum,  oradan çıkıyorlar. 

Ne tuhaf, değil mi?  Bir avuç toprak bile yeterken bir insana dünyalara sığamamamız...

Bu sabah da böyle.

Sosyal deneyimin son halini de paylaşıp gidiyorum. Şu anda oda bu durumda.



Fotoğraflara Haluk Levent'in son albümünden türküler koyuyorum,  ben çok sevdim bakalım sizin de hoşunuza gidecek mi? 


Son Dakikaaa..

İnanılmaz ama gerçek.Kupaların bir kısmı makinaya girdi.  

Kalan tabakları da kaldırmasını ve çöpleri atmasını söyledim artık.

11 Mayıs 2021 Salı

Bu Ev Neden Böyle Dağınık, Küçük Diye Herhalde

Dediğinde uçan tekme atarak bi dağıtmak istedim yalan yok.

Hayır canım dedim, ben pazar günü iş yapmadan yattım, eh ben yatarken bi Allah'ın kulu bişeyini kaldırmadığı için her şey ortalıkta. Daha büyük ev olsa daha dağınık olacak. 

Sonra gün boyunca üç gün önce ne diye aldıysa salonda bıraktığı tişörtünü, bir ay önce konserde çıkartıp kolonun üzerinden bir daha almadığı el fenerini felan başına kaktım. (Sosyal deney kapsamında ellemediydim o ikisini,  yoksa daha çok şey vardır da) 

Dün biz spor yaparken çöp almaya geldi kapıcı, Metos jet hızla verdi döndü. Tabi çöp kutusuna torba geçirmedi o sırada. Akşam Çöpe kül tablasını boşaltmaya giden Can  'dan bir söylenme geldi. Çünkü çöp kutularına torba geçirme yetisi sadece bende var, diğerleri bakmadan atar içine. Torbası yoktur onun diye seslendim. 

Başka bir şey konuşmadık. Doğal olarak torbası takılmış iş hallolmuştur diye düşünüyorum. 

Bu sabah buzdolabına bakarken yerde tozlar gördüm. Patatesin torbası yerdeydi, çamuru mu dökülmüş diye onu kaldırdım, içinde izmaritler. Silkeledim, her yer kül oldu.


Çöp kutusuna torba da takmamış. Ben taktım. Tam yeri de temizleyecektim ki bıraktım. Uyansın başına ekşiyeceğim. Sinirden başıma ağrı girdi.

Nedir bu yaaa? 

Haaa, diğer sosyal deneyimde henüz tık yok. Sanırım dün şu divanda duran  iki tabağı getirdi. 


Çocuklarıma elleri oyuncak tutmaya başladığından itibaren oyuncaklarını toplattım, ilkokuldan itibaren yataklarını yaptılar,  onlara göre askılar ayarladım okuldan geldiklerinde kıyafetlerini oraya asmalarını öğrettim falan. Kocama yaptığı her abuk dağınıklığı gösterdim. Çağırdım toplattım kimi zaman. 

Ama bir hiç elde ettim arkadaşlar. Devasa bir hiç. Çekip girmek istiyorum böyle zamanlarda. 

Etkinlik yapıyoruz, biter bitmez herkes ayrılıyor, bir çöp toplamıyor.

Mutfakta tabağını bulaşık makinasına koy dersem sadece tabak konuluyor çatal bardak falan için yeni bir komut lâzım. Yerde gördükleri tek bir şey kaldırılmıyor. Geçerken totolarıyla düşürdüklerine de dönüp bakmıyorlar.

Bir de utanmadan demez mi bu ev neden böyle dağınıkmış.

Ölür müsün öldürür müsün? 

9 Mayıs 2021 Pazar

İki Çocuğun Eline Ayakkabının Birer Tekini Verip Kutlattığından Beri En Yaratıcı Hediye Fikriyle Gelmiş Can


Can ipleri sipariş etmiş, senin için hep birlikte bileklik yapacağız dedi. Beni de oturtturular başına. "Sizin yapıp bana sürpriz hediye etmeniz gerekmiyor muydu?" dedim. "Sen ailece aktivite yapmamızı sevmez misin, bu aktivite de sana hediyemiz"  dediler.  Oturup hep birlikte ördük bilekliği.  Can'a "Akıllıca bir hareketle altın hasır bilezik felan yerine ucuza kapattın olayı sanki ama beni tavladın hadi yine"  dedim :D 



Sonra anneme kart hazırladık. 

Sitenin kapısında ayrılıp hepimiz farklı bir yöne dağılarak,  çok gizli operasyonla anneme gittik :D


O içeride biz dışarıda,  yine son günlerin en soğuk havasında oturduk. Hahaha. Neyse, en azından dünkü gibi yağmur yağmıyordu :D


Bunları ben mi doğurdum yav :D

Çokça şükrettiğim bir gün oldu. 

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun. Yaşayanlara Allah uzun ömür versin. Artık aramızda olmayanlar nur içinde yatsınlar.

Canım Annem


 Diyorum ki havalar güzelleşsin bir gün bizim balkona gelirsin. Değişiklik olur, hayatına bir renk gelir. 


Diyor ki her sabah seninle yaptığım yürüyüş hayatıma renk katıyor. 


Annem,  her konuştuğunda bana şiir yazıyor.


İlk anneler günü hediyemi alacak kadar ince düşünceli.


Sırtımı yaslayacak kadar güçlü duruşlu.


Tüm sorularımı cevaplayacak kadar bilgili, kültürlü.


Baktıkça hayran olunacak kadar zarif.


Küçük dokunuşlarıyla hayatımı kolaylaştıran, zenginleştiren, gülümseten güzel kadın.


İyi ki benim annemsin.