Dünkü yağmurlardan sonra bu sabah etraf daha ışıl ışıldı. Balkonda otururken hayran hayran izledim.
26 Temmuz 2026 Pazar
Günaydın
Dünkü yağmurlardan sonra bu sabah etraf daha ışıl ışıldı. Balkonda otururken hayran hayran izledim.
12 Temmuz 2026 Pazar
İyi ki Doğdun Bilgehan
10 Temmuz 2026 Cuma
Bunu da Gördük :D
Dün sabah hazırlanıp her şeyi karavana yükledik. Arkadaşlarımız geldi. Onları da alıp yola çıktık. Evden henüz on beş dakika kadar uzaklaşmıştık ki tam tünelden geçerken bomba gibi bir patlama sesi ile yerimizden zıpladık.
Karavanın lastiği patlamış.
Kağnı hızında tüneli geçip kenarda durduk.
Can daha karavanı aldığında stepnesiz olmaz diyerek ona uygun yedek lastik bulmuştu. Tabi onu karavandan çıkarttığını düşünüp de eve dönmeye karar vermeseydi yarım saatimiz boş yere geçmezdi :D
Yoldan sağa saptığımız anda lastiği karavana geri koyduğunu hatırladı ama bizim o beş metrelik mesafeyi geri dönmemiz yarım saat sürdü.
Neyse , hidrolik krikodan tekerlek şişirme zamazingosuna her türlü zamazingosu da olduğu için Sabri ile yarım saatte değiştirdiler lastiği.
Yeniden yola koyulduk.
Kamp yerine varıp kurulduktan ve Can'a zorla karavanın tentesini de açtırdıktan sonra yağmur başladı. Nasılsa meteoroloji tam bilmiş. Dörtte başladı yedi buçuğa kadar yağdı. O saatte kesildi. Ama her yer çamur deryası olmuştu bile. Umarım bugün kurur biraz da çıkarken yine çekici çağırmak zorunda kalmayız.
Şu an ışıl ışıl güneşin altında sabah keyfi yapıyorum. Deniz gel bana diye çağırıyor. Belki gireriz. Can Efendi muhalefet yapmazsa. Paso her şeye muhalefet. Onu yapamayız , bu olmaz :D Neyse ki sonra bana kıyamıyor .
Dün gece çocuklar olmayınca arkadaki yatakta yattık. Çok rahatmış. Bizim yattak yaptığımız yemek kısmındaki minderler o kadar yüksek değil, üzerine ne koyarsak koyalım bir yerden sonra omzum kalçam ağrıyor. Arkada mis gibi yattım. Can da yatağa yatınca , evet ya , burası rahatmış, dediğin karavanla Türkiye turunu yapabiliriz dedi :D Sözü aldım bakalım :)
İşte böyle. Hemen yazdım ki sonra biriktikçe üşeniyorum :D
Şimdi şu sandalyede keyfime devam edeyim. Öptüm sizi.
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Ortaya Karışık Bir Hafta
Geçen çarşamba zorla konsere gittim. Daha önce dinlediğim bir grup değildi. Sadece oğlanlar bilet alıyor diye almıştım. O sırada diğer konserler de duyurulmamışlardı. Peşinden on konsere daha gideceğimi bilsem almazdım bilet.
Bir ara gerçekten vazgeçmiştim. Öyle gözümde büyüdü. Sonra kendime evde duracağına hit. Spor olsun dedim.
Sağdaki üçlü bizimle headbang yapan iki Türk bir Koreli :D Koreli çektirdi fotoğrafı herkes evine dağılmadan önce :D
Bir saat zıpladık, kafa salladık. Kolum açıldı biraz o sırada :D
İşte böyle .
Şimdi balkonda çay keyfimi yapayım, sonra buzdolabına dalacağım. Yine karman çorman.
2 Temmuz 2026 Perşembe
Bir Handan'ın Bıkmış Halleri
Bir gün bizimkilere şunu yapmak istiyorum:
Kıymayı güzelce yoğurup yemekte önlerine koyacağım.
Hani bu pişmemiş derlerse.
Bayağı yaptım işte, siz de çok nankörsünüz diye çemkireceğim.
1 Temmuz 2026 Çarşamba
Capitol'e Gitmek İnsanı Hüzünlendirir mi ?
Dün göz doktoruna randevu aldım. Gözlük camlarımı yenilemem gerekiyordu, o arada bir baktırayım da öyle yenileyeyim dedim. İyi ki öyle demişim.
Çok komik. Şu anda ben yakını gözlükle görememeye başladım. Gözlüksüz görüyorum. Doktor sizin göz numaranıza özgü bu, büyük ihtimal gerekmeyecek yakın gözlük demişti. İlk başladığında çok can sıkıcıydı zira masanın üzerini gözlüklü de gözlüksüz de göremiyordum. O kör nokta yüzünden yapboz yapamaz hale gelmiştim. Neyse zaman içinde hipermetrop ilerledi. Bu bağlamda benim miyopumu geriletti. Ve şu an masanın üzerini rahat görüyorum. Mutfakta iş yaparken tezgâhı da gözlüksüz güzel görüyorum. Dolayısıyla gözlük genelde sağda solda beni bekliyor. Evdeki televizyon kocaman. Zaten çok izlediğim de yok. Sadece geçen aylarda sinemaya gittiğimde hafif rahatsızlık hissettim. Sanki gözlüğümü biraz öne alınca daha rahat görebiliyorum da almazsam beni rahatsız ediyor gibiydi.
Neyse doktor şu mu iyi, bu daha mı net gibi insanı deli eden soruları sorarak numaramı ölçtü. Sizin şimdiki numarayı açayım bir de dedi. Anaaaa. E ben körmüşüm ya :D bir anda bütün yazılar yok oldu.
Hahaha. Şüphelendiğim gibi gözlük numaram küçülmüş. Ama benim tahminimden çok daha fazla küçülmüş. Bir ara gidip yeni numarayla camları yaptıracağım.
Uzun zamandır kitap almamıştım, Nezih'den bunları aldım. İkinci kitaba yüzde elli indirim kampanyası vardı.
Bütün tişörtlerimi bir şekilde siyah beyaza çevirmeyi başarmışım. Renkli birşeyler baktım. Pembe bir atlet gördüm. Bildiğin atlet gibi yani. Gömleklerin içinde güzel olur diye elime aldım. İki yüz bir şey lira, iyiymiş dedim. Bir daha baktım basamaklar biraz fazla gibi geldi. İki bin küsürmüş. Anacım atlet yaaa, ne koydunuz içine ,altın iplikle mi diktiniz ?
Neyse pek renkli olamasa da uçuk sarı ve lila nispeten normal fiyatlı ve incecik iki tişört buldum.
Orada kahvaltımızı yapıp. Öğlenin sıcağında eve kadar yürüdük. En son yokuşu nasıl çıktım bilmiyorum:)
Bu sabah omzum biraz daha iyi. En azından başıma kadar kolumu kaldırabiliyorum.
Akşam konsere gideceğiz. Yine Life Park'da. Yani şu yerde bu kadar konser olması beni deli ediyor. Git git, dön dön bitmiyor. Bir de hafta içi. Metro kapanmadan yetişelim, yok marmaray kapanmadan binelim derken hepten sinir bozucu.
Neyse. Gidip giyineyim de yürüyüşe erken çıkayım.
Evim de öyle berbat halde ki. Temizlemem lâzım. Bilmiyorum yapar mıyım.
Güzel bir gün olsun hepimize.
29 Haziran 2026 Pazartesi
Üç Saat Dans Videosu Çekeceğim Diye Uğraşıp Omzunu Sakatlayana Handan Deyorlar
Ya dans ederken sesi çıkmıyor , sonradan bir naz bir tafra. Madem sakatlanacaksın dans sırasında ağrı falan , ben de anlayayım derdini. Yok. Zaten dans da bir şeye benzeyemedi.
Neyse, geçer elbet. Daha önce yaşamadığım bir şey değil.
Sabah heyecanla belimi , kalçamı ölçtüm. Bir santim incelmişim. Bir kilo da vermiş gözüküyorım ama o sürekli değiştiği, her saat başı farklı bir sonuç verdiği için bir haftanın sonunda ölçüleceğim demiştim. Yağlar gitmiş biraz. Kramplar da geçti çok şükür.
Bir hafta boyunca sadece iki kaşık siyaz unundan makarna ile, iki kaşık şu ünlü mantıdan yemiştim. Başka pilav, makarna, ekmek ve hatta simit yemedim. İki üç tane karabuğday patlağı bana yetti.
Hehehe böyle deyince de sanki bir şey yememişim izlenimi verdim. Yok öyle bir şey. Tatlı, pestil, canga, dondurma , arada sağlıklı çiyalı meyveli yoğurt falan götürdüm. Kızartmalar yedim. Kalori hesabı falan yapmadım. En çok istediğim her şeyi yedim. Sadece yemesem de olur dediklerimi bıraktım.
Ve tüm hafta dans çalışıp video çekmekle geçtiği için bol kalori harcadım.
Şansıma sevdiğim gruplar yeni şarkı çıkarttılar o hevesle yerimde duramadım.
Geçen hafta Aynur'un doğum günü için çıktığımız gün sayılmazsa evde ve tembel geçti. Nasıl iyi geldi anlatamam. Hormonlarım normaldi. Ve ben kendimi hatırladım. İnsanın kendisine ulaşamaması ne kötü bir şey. Göğsümdeki öküz kalkmış, sakin, huzurlu bir hafta oldu. Çok şükür.
Bu da instagramda tanıştığım birisinden aldığım gelincik tablosu. Dizi sakatlanıp evde kalınca buna merak salmış. Gerçekten çok yetenekli. Yalnız ertesi gün duvardan düşüp çerçevesi kırıldı. Nazar attım diyelim.
Yarın göz doktoruna gideceğim. Gözlüklerimin camları berbat. Onları değiştirmeden bir kontrol ettireyim dedim. Film izlerken sanki net değil gibi geliyor. Gerçi yakını görmek için çıkarttığım gözlüğü takmayı o kadar unutuyorum ki böyle yarım görerek dolaşmaya da alıştım :D
Oradan çıkışta da Capitol'e gidip dolanırız biraz diye düşünüyorum.
Şimdi gidip maç izleyeyim. Dünya Kupası bitince ne yapacağız akşamalrı bilmem.
26 Haziran 2026 Cuma
İnsan Bütün Hafta Boyunca Sadece Normal ve Sıradan Olduğu İçin Şükreder mi ?
25 Haziran 2026 Perşembe
Komik Bir Mantı Hikâyesi
Can'ın midesinin kötü olduğu günlerde mantı pişiriyorum. Yoğurtlu falan iyi geliyor ona. Tabi ben mantı açmadığım için piyasadaki bilimum mantıyı deniyoruz.
Geçenlerde kocaman bir pakette Çorum mantısı diye bir şey almıştım. Kurutulmuş paket gibi. Bugün onu yapayım dedim.
Ama bu arada da kendim hamur yemek istemiyorum. Sabah pazardan istridye mantarı almıştım. Evde de geçen gün pişirdiğim karnıyarıktan kalan iç kıyma var. Bir an kavrulmuş mantar üzerine o kıyma ve sarımsaklı yoğurt falan harika bir fikir olarak gözüktü gözüme, hevesle onu hayal ettim.
Akşam mantıyı pişireceğim. Kaynamış suya attım. O sırada dur bir pakete bakayım da bu kuru mantı belki haşlama süresi değişiktir dedim. Hahaha. Hazırlama tarifinde kıyma kavur diyor. Nasıl yani ? Yanlış mı okuyorum dedim. Yooo.
Ay o aldığım hamurmuş sadece. Kıymayı kavurup içine atıp pişiriyormuşuz.
Mucize gibi evde hazır kavrulmuş kıyma var.
Onun dediği gibi yapamasam da makarna gibi haşlayıp üzerine kıymamı dökerek hazırladım.
Yani bu kadar denk düşer.
Kıymam olmasa sadece yoğurtlu makarna olarak yiyecektik artık :D
Evet mantar üzerine de harika oldu bu arada.
24 Haziran 2026 Çarşamba
Bu Yaşımda Hamile Kalmış Olamam Di mi ? Menopoza Girmişimdir Diye Umud Ediyorum
Allahım, dilimi ısırayım bu hafta göğsümdeki öküz kalkmış, bana biraz nefes bırakmış. Yapacak işim, plânım falan da yok. Cennette gibiyim.
İki gündür söylediğim gibi yediklerime dikkat ediyorum. Az yemiyorum kesinlikle. Doyana kadar keyifle yiyorum. Sadece sağlıklı sevdiğim şeyleri seçmeye çalışıyorum. Kahvaltıda ekmek yemiyorum. İlk gün devasa bir kâseye iki yumurta, domates, salatalık, peynir, ceviz, zeytin doldurdum yedim. Dün kırmızı pancarın yeşilliğini kavurmuştum. Ona iki yumurta kırdım. Evde patates salatası vardı. Yanına onu aldım. Peynir. Zeytin. Bu saydıklarımın sayısı falan yok. Doyana kadar. Aslında peynir de yememek iyi geliyor ama onu yapasım yok.
Pazartesi akşamı dışarıda yedik. Tavuklu bir salata aldım. Ama yanına annemin patates kızartmaları, Can'ın haşlanmış mısırından da yedim.
Dün de bir tabağa beş altı köfte, haşlanmış börülce (üzerine nar ekşisi) ve patates salatasının dibini aldım.
Bu arada hafta sonu arkadaşım nefis sütlü tatlı yapmıştı, bol bademli kayısılı. İki gündür onu yiyorum her öğün :D
Cips atıştırıyorum bir kaç tane. İstediğim kadar.
Yediklerimi sonsuz yeme iznimi kendime verdiğimden beri doyuyorum ben. Cips paketlerini de dört beş günde bitirir oldum. Zira yetince bırakıyorum. Sırf bu güzel duygu geçmesin diye katı rejime yeniden dönmek istemiyorum asla.
Tartı bir kilo eksik gösteriyor. Ama o pek bir şey sayılmaz. Zaten ilk gün çok şişmiştim. Haftaya belimin ve bacaklarımın ölçüsüne bakacağız.
Akşam sekizden sonra öğlen on ikiye kadar bir şey yemiyorum.
Karnım acıkırsa derin bir nefes alıp kendime soruyorum. Yiyeceğin şey çektiğin ağrılara , kramplara değer mi ?
Şu an saat on bir buçuk.
Yumurta haşladım. Üzerine yoğurt ve sos döküp cılbırımsı bir şey yapacağım. Peynir. Domates. Güzel lavaşlarım var. Arasına peynir koyabilirim. Ama bakıyorum çok da istemiyorum, istediğim zaman yerim diye bırakıyorum. Karabuğday patlaklarım var. Doymazsam onlardan yiyorum. Dün kahvaltıda bir tane yedim.
Dans çalışmaya başladım. Pazartesi ve bugün pilates yaptım. Dün akşam maç izlerken de aldım ağırlıkları elime. Çok bir şey yapmadım ama (tenisçi dirseği oldu olacak gibi kolum, ağrıyor, o yüzden zorlamıyorum) yine de boş oturmaktan iyidir elimde tutmak. Mutfakta müzik açıp dans ederek iş yapıyorum. Aklıma geldikçe hareket etmeye çalışıyorum işte.
Bu arada, hamile değilimdir di mi :D Burnum sızlardı hamile olsaydım. Ay hadi nur topu gibi menopoza geçeyim artık ben. Perisi beni delirtti.

































