18 Şubat 2026 Çarşamba

Eskişehir












































 

Hep gitmek istediğim bir türlü gidemediğim şehirdi Eskişehir. Şansımıza baharfan kalma bir hava vardı iki gün. Orada beş sene yaşamış arkadaşlarımızla gidip hızlandırılmış bir tur yaptık.

Tam tahmin ettiğim gibi Porsuk kıyılarına ve Odunpazarı 'na bayuldım.

Fazla zamanımız olmadığından pek müze gezmedik. Ama Can Balmumu Müzesi'ni merak edince ona girdik. Hahaha. Hiç sevmedik. Kendine benzeyen bir kişi bile yoktu. Duruşlar kötü. Tipler kötü. Beni oraya koysalar kaldırın derdim. 

Hamam Müzesi'ne girdik önünden geçerken. Bu arkadaşınız hiç hamama da gitmedi hayatında. Onu sevdim. Zaten böyle küçük müzeleri çok severim.

Bir de Kırım Tatar Evi'ne girdik ama içeride işleri vardı iki odasına bakıp çıktık.

Çi Börek de pek favorim olmadı. Hamuru harikaydı, çıtır çıtır, nefis. Ama içi çiğden konulunca sulanıp yerken hamuru da ıslatıyordu kısmını sevemdim. Mis gibi kıymayı kavurup koysalarmış ya diye aklımdan geçti :D 

Kırmızı şemsiye benimle her yere geldik. İlk gün kısa bir yağmur dışında hiç kullanmama herek kalmadı ama  şemsiyeyi arabada bırkaıp boza almaya gittiğim sırada yağmur yağdı, hahaha, çok güldüm. 

Özetle tam beklediğim gibi çok sevdiğim bir şehir oldu. İnsanları da kendisi de çok güzeldi. 

15 Şubat 2026 Pazar

Sevgili Gün

 











Fotoğraflar yine tersten yüklenmiş...

Yağmurlu bir sabahtan güneşli bahardan kalma güne dönüştü dün.

Annemle yürüyüş sonrası Nautilus 'a üniversite arkadaşımla buluşmaya gittim. Uzun zamandır görüşememiştik keyifle muhabbet ettik.

Ondan ayrıldığımda belki Can'a bir hediye bulurum diye, ama pek de umudum olmadan dolaşırken hafif,ince , zarif, çorba kâsesi çukur tabak yayvanlığında ya da bir lazımlık görüntüsünde olmayan, abuk subuk asimetrik kesimi ile makinaya koyarken sorun çıkartmayan, hafif desenli, baktığımda mutlu olduğum bir gündelik yemek takımı almayı başardım. İki senedir benimkilerin her yeri çıtlak çutlak diye yeni takım arıyordum. 

Akşam arkadaşlarımız orduevinin gazinosunda yer ayırmayı başarmışlar bizi de çağırmışlardı. Onlarla birlikte akşam yemeği yedik. Can yıllar önce aldığı takım elbisesine sığmanın mutluluğu içindeydi. Ne zaman almışız ki bir bunu derken cebinden fişi çıktı. Hahaha. 2014 te almışız. 

Gece eve döndüğümde bugün sinemada takipçilerime dağıtacağım çekiliş hediyelerini ayarladım. Hediyeler hazırdı da kime gideceğini listeledim. Beynim döndü. Zaten üç hediye varken dört kişiye çekiliş yapmışım, bazen salaklığıma inanamıyorum. Neyse ki kazananları yayımlarken birinin ismini yanlış yazmışım. Hahaha. Allah koruyor beni. Rezil olmadan hallettim işi.

Şimdi iki gündür uğramadığım mutfağımı toparlayıp karnımı doyuracağım. Sonra sinemaya.. Sanırım yüz kişi falan olacağız. Gençlerin enerjilerini kapıp geleceğim.

Döndüğümde de çanta hazırlamam gerek. Zira dün akşamki arkadaşlarımızla iki gecelik Eskişehir kaçamağı yapmaya gideceğiz. Allahın Ulan Batır'unu gördüm ama Eskişehir 'e ilk defa gideceğim. Hahaha. 

Hepinize keyifli sabahlar.

Sizi seviyorum .