9 Haziran 2026 Salı
7 Haziran 2026 Pazar
O Son Kazandibini Yemeyeydim İyiydi :D
Bugün yemek dışında bir şey yapmadık diyebilirim.
Sabah yumurta almayacağım hamur işi yiyecek yerim kalmıyor sonra diyerek güne başladıydım.
Biraz yüzüp yeniden odaya dönüp yattık. Akşam üzeri Bilgehan kumru yesek mi dedi. Yani o kadar aç değildim ki. Neyse hadi hep beraber gidip yiyelim akşam yemeğine geç gideriz dedik.
O kumruyu inatla bitirdim. Üzerine denize girdik. Akşam denizi videodan da göreceğiniz üzere dalga havuzu kıvamında oluyor. Bir saat atlayıp zıplamışız dalgalarla.
Sonrasında güneş batana kadar sahilde kaldık Metehan'la.
Odaya döndüğümde hâlâ acıkmamıştım. Duş, giyin falan saat dokuz buçuk oldu. Izgara yerine gideriz diyorduk. Canlı müzik vardı. Nasıl bağırıyor. Valla yaşlandığımı canlı müzik çekememekten anlıyorum diyeceğim ama yirmi yıl önce de çekemiyordum :D Çorba ve tavuk da kalmamış. Hadi kampın diğer ucundaki yemek yerlerine bakalım dedik. Çoğu yer ya kapanmış ya pazar günü olduğu için bir şey kalmamış. Sonunda çalışanlar kapanmak üzereyiz yapamayız deseler de sahibi gelince sipariş verebilirsiniz deyince mantı ve makarna bulduk. Mantı Can'ın da midesine iyi geldiğinden evde sürekli yapıyorum zaten.
İşte oraya kadar iyiydi. Güzeldi. Üzerine kazandibini yemeyeydim.
Allah'tan saçlarım beyaz da salopet pantolon ve koca göbeğimle gezerken kimse beni hamile sanamıyor :D
Şu anda da bir yerlerden canlı müzik sesi geliyor. Benim gibi bangır bangır konser seven birinin şu müziklere dayanamaması da çok ilginç :D
Saat 23.20. Yarın sabah sekizde pilatese kalkacağım. Sonrasında arkadaşlarımız gelecek yanımıza.
Az yiyeceğim bak. Bu ne azaptır :D
6 Haziran 2026 Cumartesi
Scrabble Gecesi
Bütün oyun boyunca elime sadece altı tane sesli harf geçmesine rağmen son anda Metehan'ı geçmeyi başardım. Bir scrabble gecesi daha bol kelime uydurma çalışmalarıyla geçti. Hahaha. Yalnız Can'la benim kıran kırana mücadelemiz oğlanlara da geçmiş, ne yer açıyorlar ne puan veriyorlar.
Oyunun ortasında günbatımı dikkatimi çekince tabii ki Can'a zorla fotoğrafımı çektirtmiş de olabilirim.
Buranın denizi sabah sakin, öğleden sonra dalgalı. Sabah güzelce yüzüp akşam dalgalar ile çarpışma keyfi yapıyoruz. Arada muhakkak odada sızıyoruz. Hâlâ ağrılarımdan doğru düzgün uyuyamıyorum, iyice şiştiğim için genzimden tuhaf sesler gelip kendimi uyandırmam da cabası ama neyse.
Denizime Kavuştum
Sanırım ayın muayyen zamanları yaklaştı, benim normalde ağrıyan her yerim iyice arttırdı ağrımasını. Yatak da değişik olunca iki gecedir uyuyor muyum debeleniyor muyum belli değil.
Dün sabah zor kalkıp spor yapmıştım. Bu sabah da güya erken kalkıp yürürüm diyordum ama ancak balkona attım kendimi, o kadar. Uyanamama halim de ayın muayyen günlerinden olmalı . Ama ne zaman regl olurum bilemiyorum tabi :D
Neyse, dün denizime kavuştum. Çok şükür. Denizde olmak bana çok iyi geliyor.
Tabi sahilde tembel tembel oturmak, ne yemek pişireceğimi düşünmemek, hiç susmayan kuş ve dalga sesleri de iyi geliyor.
Dün akşam sahilde dans videosu çekmeyi başardım. Metehan kameramanlığımı yaptı. En üstteki gife tıklarsanız hangi şarkının dansını yaptığımı da görebilirsiniz. Çok güzel bir şarkı. En sevdiğim ikinci kpop grubu Ateez ve ağıştosta verecekleri konser kadar beni heyecanlandıran bir şey yok şu sıralar :)
Balık restoranında yemek yedik. Bizimkiler balık sevmiyorlar ama diğer deniz börtü böceklerini keyifle yiyorlar. Ben de normalde börtü böcek severim ama bu sefer balık da aldım.
Yemekten sonra sinema alanına koşturduk. Buz Devri 1'i geçenlerde sinemada yeniden gösterime soktuklarında izlemiştik ama dün de patlamış mısırla tekrar izleme keyfini kaçırmadık. (İkinci fotoğrafta fragmanı var , üçüncü fotoğrafta da şarkısı)
Hepimiz yorgun olduğumuz için akşam başka yerde oyalanmadsn odamıza döndük. Gerçi sonra yorgun oğlanlar saatlerce oyun oynadılar ama neyse :D
Bugün akşam pastanede scrabble oynayıp ne bulsak yemeyi plânlıyoruz :)
Şimdi üşenmeyeyim de gidip bir yürüyüş yapayım. Uzun bir sahili var kampın.
Günaydın hepinize.
Haa, son fotoğrafta da nostaljik bir yaz şarkısı var. Dinlemeyi unutmayın
5 Haziran 2026 Cuma
Tatilin İlk Günü
Sabah biz kahvaltıya gidiyoruz diyerek çıktık odadan. Biri uyumayı tercih etti, biri sonradan buldu bizi. İsteyen istediği gibi takılsın, keyfine baksın. Akşam Buz Devri varmış sinemada, ona gideriz hep beraber.
Bunca karmaşanın ortasında bizim için sakin bir liman olsun. Çocuklarımız daha ne kadar bizimle takılacak vakit bulurlar kim bilir ? (Hoş bana göre çoktan bulmuyor olmaları gerekiyordu, bunları anaları bana katmış :D)
Dün beş saat araba yolculuğu, üzerine akşam yemeği falan derken bir kavga edip bir kahkahalarla gülerek ilk günü geçirdik. Çok gerilim artarsa zaten içimizden biri sert ve kızgın bir sesle "DURUN! BİZ SEVGİ DOLU BİR AİLEYİZ!" diye bağırır hemen. Hahaha. Hep işe yarar.
Dün akşam güneşi böyle yolcu ettik. Bugün kendimi denize bırakmak için can atıyorum. Şu yazıyı bitireyim de gideyim :)
Buraya en son sekiz sene önce gelmişiz. Bana sorsan en fazla üç sene derdim. Dalgalar hiç değişmemiş. Bazı şeylerin aynı kalması ne güzel. Bizim birlikte olmamız gibi.
4 Haziran 2026 Perşembe
Başlık da Bulamıyorum Ha Ha Ha :D
Çayımı içeyim, mutfağı toplayıp evi süpüreceğim. Sanırım regl olacağım. Ama bunu sanmam iki saat ile iki hafta içinde olacağımı gösterdiği için bir şey ifade etmiyor :D
Aa vitamin içeyim, gideyim de. Belki işe yarar.
Ya şu çok sağlıklı bitkisel vitaminler bende hiç işe yaramıyor, sizde yarıyor mu ? Kendim dandik bir magnezyum içiyordum, ağrılarım azalmıştı. Doktor yazdı bir tane, hiç işe yaramıyor sanki. Hahaha.
Biri beni balkondan içeri alsın, yoksa hiçbir şey yapmadan manzara izlemeye devam edeceğim.
Öptüm sizi.
3 Haziran 2026 Çarşamba
Maneskin Dinlediniz mi Hiç ?
Üç hüzünlü şarkısını buraya bırakıyorum.
Bir de bonus ekledim :D
İyi geceler hepinize.
Ben hâlâ çantaları hazırlamayı bitirmedim. Ev de dandini. Ne zaman yapacağım bilmem. Mutfağı da toparlamam lâzım. Neyse 12 saat var yola çıkmamıza . Sabah bi enerji gelir herhalde :D
Ben Bile Yazı Özlemişim (Yazar burada kelimeyi iki anlamıyla kullanarak çok mutlu olmuştur :D)
Balkonda sabah kahvemi içiyorum. Kargalar, martılar, serçeler, kırlangıçlar, saksağanlar, baştankaralar gevezelik yapıyorlar. Şu iki metre kare balkon nefes oluyor bana. Yaz kış, sabah akşam... Şükür sebebim. Zaten ev ilânlarında buraya vurulup da istemiştim . Can'a demiştim ki ev çok bakımsız, buradaki fotoğraflardan bile belli. Ama içini yaparız biz. Önemli olan dışı. Onu yapamıyoruz. Sonra evi görmeye geldiğimizde Can koşarak kaçma modundaydı, bu eve arkadaş nasıl çağırırız (yalnız adam nasıl otururuz demiyor heee, hahaha, mesele millet ne diyecek, babababa) olduydu ilk lâfı. İçerisi gecekondu gibiydi. Yerler muşamba, duvarların üzerinde su boruları, elektrik kabloları geçiyor, yapıldığından beri çivi çakılmamış. Bize aracılık eden emlâkçı taşındıktan sonra merakla geldiğinde siz ne yapmışsınız böyle diye şaşırmıştı.
Begonvil biraz kendine gelmeye başladı. İkisenedir böcek midir, bit midir bir şey sarıp iliğini emmekteydi. Budaya, temizleye yaşatmaya çalışıyorum. Yüz çeşit ilaç aldım, öldürmedi. Kolonya eritiyor. Hâlâ var gerçi . Dalları sık olduğu için yetişemiyorum her yerine. Neyse bu kadar yeşillenip açtı. Yere düşen yaprakları da yeşil ve böceksiz.
Dün çamaşır yıkadım iki posta. Güya ütü de yapacaktım , gelmedi ütü yapasım. Metehan'ın arkadaşı geldi akşam, yemek yedik birlikte.
Bugün çanta hazırlamam gerekiyor. Aynur'a annemin ilaçlarını bırakacağım. Yürüyüşe çıktığımda annemle kahvaltı da yapayım .
Bu kadar basit işler bile gözümde büyüyor. Derin nefes alıyorum.
Ne tuhaf , değil mi ? İnsan bu yaşlarda artık özgür olacağını zannediyor. Çocuklar da büyür o zamana kadar artık işim gücüm kalmaz sanıyor.
Bir bakıyorsun çocuklar evde, eşin hasta, anneni bırakıp bir yere gidemez hale gelmişsin. Ve hormonların seni dövüyor :D
Bir yerde gördüm geçende. Ellili yaşlarda gençlere göre yaşlı, yaşlılara göre genç oluyorsun diyordu. Ve bütün iş hep sana kalıyor. Hahaha.
Bak üçüncü gün, hâlâ yazıyorum.
Aferim bana.
Şimdi gidip pilates zamanına kadar bir kaç sayfa kitap okuyayım.
2 Haziran 2026 Salı
Karga Yavrusu Gördüm İlk Defa
Kargalarla martıların kavgası hiç bitmiyor. Geçen gün yürüyüşten dönerken baktım karga yavrusu yerde yürüyor. Uzaktan videosunu çektim. Hiç yaklaşmadım yanına. Sonrasında eve girene kadar iki kere pike yapıp başımı gagaladı anası. Hey ya Rabbim, çocuğum git de kedileri gözle bana ne saldırıyorsun :D Allahtan atkuyruğuma geldi, valla aksi halde ne olurdu bilmiyorum.
Galiba bir kaç gün sonra tatile gideceğiz. Biz plânı yaparken Can geçen hafta ilaç almış olacağından kendini toparlar o zamana kadar diye yapmıştık ama araya bayram girince ertelemdi bir hafta. Piyasadaki tüm bulantı ilaçlarını topladık dün, işe yararlar umarım.
Dün güne iyi başlamıştım bugün yine o patlama hissi içimde sanırım. Ne zaman kurtulacağım ben bu halden, çok sıkıldım artık.
Gidip biraz dans çalışayım en iyisi.
Size de dün çektiğim fotoğrafları hediye edeyim. İçine şarkı da sakladım, bakmayı unutmayın.













































