Trafik ters aktığından adada araba kiralamak istemedik. Belki bir yere taksiyle gideriz derken oradaki arkadaşımızın sabahı boş olunca bizi gezdirmeyi teklif etmesiyle pek mutlu oldum.
Can o kadar mutlu oldu mu bilmem 480 küsür basamakla kalenin zirvesine tırmanırken ikimizin de pili bitmek üzereydi :D
Önce St Hilarion Kalesi'ne gittik. Oradan da Bellapais Manastırı'nı görmeye geçtik. Bellapais'te arkadaşımız bizi bıraktı. Şehre yakın döneriz kolay dedik ama minibüs kalmamış, taksi gelmemiş, en sonunda tabanvay ile ilerlerken otostop çektiğimiz araba durdu da öyle dönebildik.
Gittiğim yerlerle ilgili bir çok açıklama yazısı var, o yüzden uzun uzun yazmıyorum.
Ama Girne'ye giderseniz ikisini de görün diyorum.
Akşam döndüğümüzde hava kararmıştı ama bir gün önce bu pozu verirken suyun sıcak olmasına bayıldığımdan havluları kapıp denize attık kendimizi. Gün batımızı kızıllığından gece gelirken orada geçen anlar çok güzeldi.
İşte az yazılı bol fotolu bir tatil yazısı daha burada bitti. Eğer yarına kadar kaportayı toparlarsak yine yollardayız. Kürşad bize tarihi yerler gezdirecek. Eczaneden vitaminler, burun spreyleri, pastiller aldım. Haydi bakalım.























































