Ne yaparsan yap, bir şeyler hep eksik kalacak...
  • Pazartesi, Haziran 29, 2009
  • 2 Yorum

Aslında değişmez bence. Özü aynı kalır. Tıpkı su gibi. Buzdur, sudur, buhardır ama hep H2O temelde. Biz de değişik ortamlarda değişik hallere bürünebiliyoruz, değişik etkilerle değişik tepkiler verebiliyoruz. Zamanla öğreniyoruz, buluyoruz, anlıyoruz . Maddenin 3 hali varsa bizim 103 halimiz var . Ama yine de hep H2O yuz. Veya neysek o :)
  • Perşembe, Haziran 25, 2009
  • 0 Yorum


Yok aslında birbirimizden farkımız :D
  • Pazartesi, Haziran 22, 2009
  • 3 Yorum


Baba , elinden tutup okula götürendir. (O okul üniversite bile olsa fark etmez) 22 yaşına da gelsen küçük kızını hiçbiryerlere gönderemeyendir. Başını kaldırdığında sevgi dolu bakışlarıyla karşılaştığındır. Hasta olduğun için sana darılandır.

Baba, kollarının arasında seni tüm kötülüklerden koruyandır. Odada çınlayan ud sesidir. Kokusu sana ulaşan hanımelidir.

Baba, giderken öpücük verilendir. Ve son gidişinde, uzakta da olsan, yanına gelip veda edendir.

Ne kadar zaman geçerse geçsin, daima özlenendir.

Bu onuncu babalar günü sensiz...

"BABACIĞIM" demeyi çok özledim....

Falan Filan...

Yaşamak
Öylesine yalın
Öylesine sakin
Öylesine huzurlu
Senden geçer
Yalandan değil gerçekten geçer
Bazen sözden bazen sükûttan geçer
Yaşamak
Öylesine coşkulu
Öylesine mutlu
Öylesine ışıltılı
Senden geçer
Korkulardan değil cesaretten geçer
Kendini kaybetsen de bulmaktan geçer
Yaşamak
Öylesine sonsuz
Öylesine sınırsız
Öylesine dolu dolu
Senden geçer
Gecenin ardından doğan güneşten geçer
Ucunu sıkı sıkı tutmaktan geçer

(Ay bazen galyana gelip yazarken büyük bir mutluluk alıyorum da sonradan okuyunca ıyk geliyor...)

Bahçemdeki otların hepsini düşünüp sıkılmıyorum. Önümdekileri birer birer söküp atıyorum sadece ve toprak kokusunun tadını çıkartıyorum...
  • Perşembe, Haziran 18, 2009
  • 4 Yorum

"Yaşam kısa ya da uzun sürebilir; bu onu nasıl yaşadığımıza bağlı."

Şeytan ve Genç Kadın
Paulo Coelho
  • Çarşamba, Haziran 17, 2009
  • 0 Yorum

...

Dün sabah, bir dergiden çıkan dvd yi çalıştırıp geçtim karşısına. Efendim 4 haftada sıkılaşacakmışız hareketleri yapınca. Tabi benim gibi nicedir hiç spor yapmamışlar için düşünülmemiş program. 10 dakika kadar kan ter içinde boğuştum, bir beş dakika da sürüklenerek devam ettim. Sonraki kısmında onlar çalışıyor ben koltuğa yığılmış nefes almaya uğraşıyordum :)

Bu sabah yataktan zor kalktım :D Çok komik bir yürüyüşe sahibim :D

Gezdik

Nihayet, uzunca bir süreden sonra, nihayet yeni bir yerlere gittik. İzmir'de sürekli dolaşırdık ama bu şehre geldiğimizden beri pek başaramıyoruz bu işi nedense...

Fotoğraf makinamızı aldık. Gittiğimiz Alabalık Restoranının yanındaki patikada küçük bir yürüyüş yaptık...






Küçük oğluşum her zamanki gibi önden koşturup durdu.


Büyük oğluşumla doğa incelemeleri yaparak dolaştık. Her yaprağa her kayaya baktık, küçük ev sahiplerini bulup mutlu olduk. Bu arada bir de küçük yılan fark ettik ama ne yazık ki onun fotoğrafını çekemeden kaçtı bizden.








Bu da uzun zamandır çektiğim fotoğraflar içinde bana en keyif vereni oldu.


Herkese günaydın. Cıvıl cıvıl bir haftaya açılsın sabahımız....
  • Pazartesi, Haziran 15, 2009
  • 4 Yorum

Beş Dakika


Bilgehan küçükken yerinde duramazdı, ben de oturamazdım hiç haliyle. İki yaşındayken tatile gittik. Birgün Metehan'ı babası aldı, balık tutmaya gittiler. Bilgiçle ben de dolanmaya başladık. O önden gidiyor ben arkadan onu kolluyorum. En sonunda büyük satranç taşlarının olduğu bir alanda beyefendi oyalanacak birşey buldu. O oynarken oturdum, denizi seyrettim, derin nefes aldım, oyalandığına şükrettim. Taşları bıraktığında dinlenmiş ve yaniden peşinden koşmaya hazır hale gelmiştim. Kalkarken saatime baktım. Sadece 5 dakika geçmiş...

Sadece beş dakika...

Arkana yaslan, gözlerini kapat, derin nefes al, güzel birşey düşün... Yapman gerekenleri, nerede olduğunu, unut... Dinlenmem lazım diye de geçirme içinden. Sadece kapat gözlerini... Bırak bir gülümseme yayılsın içine...
  • Perşembe, Haziran 11, 2009
  • 2 Yorum

Gösterimiz :)


Okuma bayramımızı yaptık :) İki aylık uğraşlarımın sonunda çocuklarım gerçekten de çok güzel dans ettiler :)

8 çiçekin ortasındaki bir böcek benim Bilgiç oğluşum :)

  • Pazartesi, Haziran 08, 2009
  • 6 Yorum

Bende Hâlâ İş Varmış

Dün akşam ALES puanımı öğrendim. 88 li birşey. Düşündüğümün aksine sayısal sözele göre biraz daha düşük gelmiş ama, eşit ağırlıkta 4.800 lü bir sırada yer almışım. Merak edip sınava kaç kişi girmiştir ki diye baktım. 150.000 civarında giren oluyormuş.

:D

Bunca senelik ev hanımlığından sonra kendimi ilkokul mezunu gibi hissediyordum, mutlu oldum :D

İş- Güç

Tamam, paniğe gerek yok. Saat daha 9:30.. Önce mutfaktan başlarsan saat 11 e kadar evi toparlayabilirsin büyük ihtimal. Öğle yemeğin var. Akşama birşeyler uyduruverirsin artık. Yarın annen geliyor. Bu sabah evi temizledin temizledin , daha da vakit bulamazsın.

Ne güzel yağmur yağıyor. Güya bahçede genel prova yapacaktık, şimdilik mümkün gözükmüyor. Artık yüzyıl kadar Disko Partizani duymak istemiyorum sanırım. Ama gelecek sene de büyük oğluşa bir mezuniyet töreni yaptırma çalışmalarına başlayacağım :D Okula gitmemi yasaklayacak yakında okul idaresi onlara iş çıkartıp duruyorum :)

9:35 oldu. Kalkıp hızlı hareket etmeliyim.

Herkese günaydın.

Harika bir güne açılsın sabahımız...

Not: He canım yorumları kapattım, aman kimsenin uğrayıp iki laf ettiği yok, boşuna açık kalıp cereyan yapmasın bari....
  • Perşembe, Haziran 04, 2009
  • 0 Yorum

" ... çünkü gelecek için fedakârlık yaparsın, bugünü gelecek için harcarsın. Ama eğer şimdiki zaman yok olursa gelecek nasıl ve nereden gelecek? Onun şimdiki zamandan doğması gerekiyor.

Günün birinde güzel bir gelecek doğacak umuduyla bugünü katlediyorsun.

Güzel bir gelecek ancak bugün güzel yaşanırsa doğabilir."

Osho
Martıları Seven Adam
  • Çarşamba, Haziran 03, 2009
  • 0 Yorum