Yine Oyuncak :)

Ben oyuncağın:

Yaratıcı





Eğlenceli


Öğretici



Ve -kesinlikle- kapandığında derli toplu duranını severim :)






Oyuncak

Ben şimdi çocukların odasına oyuncak toplamaya gidiyorum. Artık ne zaman dönebilirim bilinmez.

Ben yokken siz de boş durmayın. Gelen, çocukken en çok sevdiği oyuncakları yazsın. Hadi hadi, şöyle zamanda yolculuk yapın biraz bakalım...

Günaydın herkese.

Frankie and Johnny


"Dün gece ne seyrettim" serisinde bu film var :)

Frankie: Korkuyorum. Yalnız olmaktan korkuyorum. Yalnız olmamaktan korkuyorum. Olduğum kişiden, olmadığım kişiden, olabileceğimden, asla olamayacağım kişiden korkuyorum. Hayatımın sonuna kadar şu anki işimde çalışmak istemiyorum ama ayrılmaktan korkuyorum. Ve çok yoruldum. Korkmaktan çok yoruldum artık.
  • Çarşamba, Mart 28, 2007
  • 6 Yorum

Selmacım


Pazar günkü partide bir ara çocuklardan uzaklaşıp başbaşa kaçamak yaptığımız çok iyi olmuş değil mi? Bak fotoğrafımız bile var :)

İyi ki doğdun canım, nice güzel yıllara.

(Fondaki şarkıyı hatırladın mı? Hani birlikte mutfakta yemek hazırlığı yaparken Didoş un Bilo nun kolunu ısırdığı gün dinliyorduk:)


Athena -Aşk Meşk Yok

...

Her zaman kullandığınız bazı deyimleri yazarken yanlış yazıyormuşsunuz hissine kapılıyor musunuz siz de? Sanki yazılı halleri bambaşka bir havaya bürünüyor. Doğruluğunu kontrol etmem gerekiyor emin olabilmek için.

İyi ki Doğdun Metehan

Anlatacak ne çok şey var ama gelgelelim bende anlatacak hal kalmamış. Cumartesi sabahı başlayan koşuşturmam dün akşam itibariyle tuş olmamla sona erdi :) Şu anda evin her köşesi karışmış, dağılmış, kendinden geçmiş olmakla birlikte kılımı kıpırdatmaya niyetim yok. Ve fakat tabi konumuz bu değil.

Konumuz :



Süslemeler, son hazırlıklar Beriş'in de yardımıyla cumartesi akşamından bitmişti. Ama sabah yapacak hâlâ bir sürü şey vardı. Üstelik tam bir saatim de imha edildi. Bir anda kuş gibi uçup gitti ellerimden. (Saat ileri alındı ya ondan bahsediyorum, bakmayın öyle:)

Bu sene pasta sipariş etmedik. Reyhan Pastanesi'nin nefis pastalarını çok sevsem de Metehan kek yemeği tercih ettiğinden ona kek pişirmeye karar verdim. Verdim tabi de benim yapabildiğim bir tane kek tarifi var o da yarım malzemeli. Yani öyleymiş, kek kalıbının içinde hamurun kabarıp sönüp ardından pişmemiş kısmının lav gibi akmasını seyrederken bunu öğrenmiş oldum. Kendi kendime sakin ol diyerek yeniden kek hazırlamaya başladım. (Bu sefer küçük tabi:) Fırından çıkmış diğerinin hali gerçekten acınası durumdaydı. Ama oğluşuma bayıldım. Önce "Çok güzel olmuş anne" dedi. Ardından ekledi" Görüntüsü biraz kötü ama eminim tadı çok güzeldir." Bir anne başka ne ister ki.

Neyse ikinci kekimiz vukuatsız şekilde pişerken diğerini biraz adam etmeyi başardım. Ha ha Burcu'nun kulaklarını az çınlatmadım ama. İstanbul'a gidince ondan biraz süsleme dersleri mi alsam ne.

Kek Metehan için harika oldu. Çünki normalde yemesine izin vermediğim jelibon ve bonibon şekerlerle süsledim. Doğumgünü için o kadarlık kaçamak olsun artık:)

Diğer kek mi? Onun başına gelenleri uzun uzun anlatmayayım , en son şu duruma geldi.


Çocuklar çok eğlendiler. " Handan Teyze sen bu işi çok iyi yapıyorsun" dediklerinde önce anlamadım, meğer partilerimin çok güzel olduğunu söylüyorlarmış . Eh ağzım kulaklarıma ulaştı tabi, sonuçta çocuklar beğenmedikten sonra ne anlamı var herşeyin.

İşte orman sakinleri :)

Ben mi ? Hadi bulun bakalım ne olduğumu :)



İşte bu da doğumgünü çocuğu. Önündeki oyuncağı kendi ellerimle aldığıma inanamıyorum . Pakette çok daha küçük bir şey gibi duruyordu. Iyyk, bakması bile çok kötü ...



Tabi bu arada ilk doğumgününün kendisine ait olmadığı için sürekli yakınan, hediye gelmemesine üzülen kardeşi unutmamak gerek. Neyse ki abisi oyuncaklarıyla oynamasına izin verdi de o da biraz keyiflendi . (Hâlâ mızıldanıyor tabi, o başka:)




İşte bir doğumgünü maceramız daha böyle sona erdi. Koşuşturmaların ardında insan durup düşününce inanamıyor yılların geçme hızına. Mutfağımdaki not kâğıdımda sekiz senedir aynı yazı duruyor. Onu oradan kopartmaya hiç elim varmadı.

Tam dört gün fazladan beklemiştik seni. Ben biliyordum gerçi balık burcunda doğmayacağını, koç gibi tepmekteydin karnımda :) Daha gözlerini açtığında sanki herşeyi biliyordun. Bakışların o kadar ciddiydi ki.


İyi ki doğdun Metehan. Daha nice sağlıklı, mutlu, huzurlu, başarılı, cıvıl cıvıl yıllara .


Seni çok seviyorum .

Bu Sabah




Yıkayıp arıtmak için kendini, ıslanmak gerek önce.

...


Sonunda yağmur yağdı.

The Truman Show



Dün gece televizyonda rastlayınca yeniden keyifle seyrettik. Bir yandan tv şovları diğer yandan yaşam ve yaşamak üzerine düşündürüyor insanı.

Herkese günaydın...

Ha, olur da görüşemezsek, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler...

İyi Değilim Galiba

İnsan muhasebe ders kitabını büyük bir mutlulukla okuyabilir mi? Dönem sonu işlemler, rayiç değerler falan duygulandırabilir mi onu?

Yoksa bende artık hiç umut kalmadı mı?

Neler oluyor? Bana doğruyu söyleyin...
  • Çarşamba, Mart 21, 2007
  • 5 Yorum

Grup Terapi

Kilo problemi olanlar buraya arkadaşlar. Bugün size terapi hizmeti vereceğim. Eh, daha da ne yapılır bilmem.

İlk ben başlayayım.

Ben Handan. 36 yaşındayım.

Ve oburum.

Özellikle canım sıkıldığında mutfağa gidip çayla birlikte ne bulursam yerim. Ekmek arası çikolata mesela. Hele o bol kalorili mısır cipsleri yok mu.

Ama malum yaz geliyor, ve üzerime yapışanlardan kurtulmak istiyorum. Başaramıyorum :(

Üüüüüü...(Ağlama efekti)

(Burada seni seviyoruz Handan demeniz gerekiyor.)

Tamam şimdi başka duygularını paylaşmak isteyenler varsa buyursun.

(Beni burada sap gibi tek obur olarak bırakırsanız, bu post 12 saat içinde kendisini yok edecektir haberiniz olsun :)

Günaydın... Bol yeşillikli bir güne açılsın sabahımız ...

Hazırlık

Metos'un doğumgününe bir hafta kaldı. Bu haftasonu onunla ilgili hazırlıklar yaptık hep birlikte.

Bu sene partimiz Orman Partisi. Çocuklara hayvan maskeleri hazırladık. Ve fakat meğer ne zor işmiş. Bir kere hayvan yüzü fotoğrafı bulmak çok zor. İnternette arama yaparken hayvanlar aleminin ingilizcesini öğrenmek durumunda kaldım. Sonra, diyelim bulduk bir yüz, bu sefer de boyutu uymuyor. Boyu uysa gözleri çocukların gözlerine denk düşmüyor. Neyse sonunda istediğimiz gibi birşeyler oldu. Lemurdan tembel hayvan'a bir parti grubumuz var artık.





Renkli fon kağıtlarından yapraklarımız çok hoş oldular.




Davetiye'yi Can dizayn etti.


Onu şu halden,

Bu hale getirdi.

İşte bu da ormanların kralı heyecanla partisine gün sayıyor.



...

Şarkı bulamadım. Fotoğraf bulamadım. Söyleyecek birşey bulamadım.

İşte o kadar.

Dağılabilirsiniz:)

Aslında

Biz kadınlar çikolata yerken öyle gözlerimizi kapatıp kendimizden geçmeyiz.

Top şekerlere atlaya zıplaya eğlenme adetimiz de yok.

Çantamızdan temizlik malzemesi çıkmaz pek.

Mutfakta yemek pişirirken de döpiyeslerle dolaşmayız hani.

Çocuklar taşta sürünürken aklımıza hijyenden önce üşütecekleri gelir.

Saçlarımız ne yazık ki yıkayıp çıkarak fönlü olmaz, zaten olsa da o kadar zıplayarak yürüyemediğimiz için kendi hallerinde sakin sakin dururlar başımızda.

Bizim Evin Bilgiç Halleri

-Ben ne resmi yapıcam söyliyim mi anne. Bu kâğıt çok küçük olduğu için senin, hepimizin çocukluğunu yapıcam.

-Nedir bu pilavın yanındaki anne? Döner mi? Dönüyor mu bu?



Sometimes It Snows In April
Prince
  • Çarşamba, Mart 14, 2007
  • 7 Yorum

Yok Yok

Biz Beriş'le buluşup teyzemin gönderdiği ev yapımı su böreğinden yemedik.

Yemedik diyorum ya , tı tı tı...

:D

Dua

Allahım;

Dinlediklerimi anlayabileyim,

Değiştiremeyeceğim şeylere odaklanıp yapabileceklerimi gözden kaçırmayayım,

Affedici olayım ki kinim beni zehirlemesin, içimde birikenlerde boğulmayayım,

Hatalarımdan ders alayım,özür dilemekten kaçınmayayım,

İnsanlara huzur vereyim.


Sen beni doğru yoldan ayırma,

Kendimden uzaklaştırma,

Haksızlıklara karşı ayakta durmama yardım et,

Her türlü zorluğa karşı dayanma gücü ver.

Amin.

Günaydın



Pırıl pırıl bir haftaya açılsın sabahımız.

Ham Hum

Dün sürpriz bir paket geldi bana. Teyzem yollamış. İçindekilere baktıkça yüzümdeki gülümseme gitgide daha yayıldı. Onun için bugün sürekli yemek yemeği düşünüyorum.


Şekil A da ise bir elim yağda bir elim balda sözünü doğrulamamı seyrediyorsunuz. Aslında bir elim de pekmezdeydi ama o iyi çıkmamış. Onun için yarısıyla idare edeceğiz artık.

Nihayet tatil fotoğraflarımı bilgisayara yükledim. Ha ha ha, benim tatil fotoğraflarım nasıl olur. O sofra senin, bu sofra benim :D Ben yersem siz de yemelisiniz diyerek (Bugün cuma, üstelik geçen gün eserel yemek fotoğrafları yayınlamama izin verdiydi :) kimisini koyuyorum.


Bunlar Zu nun tavşan görünüşlü civcivleri. Aslında gayet civcivlerdi ama nedense fotoğrafta tavşana dönüştüler :)


Tamam tamam bu sabahlık başka yok :) Ben de gidip kahvaltı yapayım en iyisi.

Herkese günaydın. Unutmayın, bugün yaşasın cumaaaa....

İstek

ŞU Katre için.

BU Aylin için. (Valla tam duygularıma tercüman oldu :)

BU da Eserel için. (Çok komik bir şarkı ama :)

Eceeee


O kadar da unutma demiştim kendime. Yok doğumgününu unutmadım, ayın kaçı olduğundan haberim yoktu sadece.


Neyse canım, ben de yeni yaşının ilk gününü kutlarım.


İYİ Kİ DOĞDUN.



05_ogun_sanlisoy-h...
  • Çarşamba, Mart 07, 2007
  • 9 Yorum

Oyun

Herkes hayatı yaşamak için güzel bir neden bulup yazsın.

Katılanların istek şarkısını yayınlayacağım :)Yani bulmaya çalışacağım. Ne bileyim, olmadı ben söylerim artık :D

Günaydın

03_athena-masum_ka...


Hadi biraz arkamıza yaslanıp şarkının enerjisini kapalım :) Ha ha ha, yalnız enerjiyi de arkama yaslanıp kapıyorum. Hareket falan ederim sonra mazallah, ne olur halim :)
  • Çarşamba, Mart 07, 2007
  • 3 Yorum

Mavi

I look at your picture
I'm nothin' but blue
I'm hearing you whisper
The way you used to do
And I can't stop wondering
Just how things might have been
No I'm nothin' but blue

My life has no rhythm
Somehow it's out of tune
I keep trying to tell them
We'll be seeing them soon
But the truth keeps rushing back
Guess you know what I mean
No I'm nothin' but blue
No I'm nothin' but blue

No use in crying - that ain't what you would do - no
Living or dying - we'll just keep on fighting through -
yeah

No I can't stop my wondering
'Bout all those things that might have been
No I'm nothin' but blue
No I'm nothin' but blue
Nothin'
Nothin' but blue
(nothin' nothin' nothin' nothin' ...)
Nothin' but blue...
(Maviliklerle birleşen bir çocuğun anısına...)

brian may nothing ...

Life with Louie


Metehan'la Foxkids izlerken en sevdiğim çizgi filmlerden biriydi. Şimdi bile, çocuklar kendilerine başka kanallar buldular ama ben ne zaman rastlasam seyrediyorum.

Hem gülümsetiyor. (Özellikle de o babası yok mu) Hem de zamanda yolculuk yaptırıp 5-6 sene öncesine götürüyor beni.

Rastlarsanız muhakkak seyredin. Sanırım Jetix de oynuyor şu anda.

Herkese günaydın. Enerji dolu bir haftaya açılsın sabahımız...