Kuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2026 Salı

Uludağ Kaçamağı

Bir gecelik kaçamaklar serimize bir yenisini ekledik. Koca sene kar görmediğimiz için ucundan yakalayalım dedik. Can tam bize göre bir otel bulmuş. Şu bungalovda kaldık. Gerçekten eleştirebileceğim hemen hiçbir şeyi yoktu otelin. Bayıldım. Tabi pazar akşamı  ve mevsim dışı gidince sakinliğin de tadını çıkarttık. 



Bol bol video çektim. Kuş sesleri inanılmazdı. Baştankara, kızılgerdan, ispinoz derken orman alaca ağaçkakan gördüm ilk defa. Veee en heyecanlısı sincap besledim. Ayyy, en yapmayı istediğim şeydi.





Can'la beş saat ateş izlemiş olabiliriz. Nereye gitsek sessizce etrafı izledik zaten. Dedim tam sanat filmi olurdu birileri bizi çekseydi . Ööööle bakıp durduk :D




Birileri bizi çekmedi ama ben çektiklerimle yaptım sanat filmimi. Bakınız .

11 Şubat 2025 Salı

Sığırcıklar


 Dün sabah yürüyüşe giderken annemle rastladığımız manzara. Videonun arkasına müzik koyacaktım ama izlerken konuşmalarımız, heyecanımız hoşuma gitti :D

İstanbul çok soğuk. Bir tek kar eksik. Neden yağmıyor anlamadım.

Dün kapuska bitmedi. Hayır Bilgehan'ın arkadaşı da vardı yemekte. Anneme de götürmüştüm. Zaten bir kavanoz da ayırmıştım, bitiremeyiz şimdi kavanozlayayım haftaya yeriz diye. Yine de bitiremedik, hahaha.

Bugün plânlarımda bir makine çamaşır yıkamak var. Aslında Metehan'ın gardrobu boşaltılacak, onunla yaparız diyordum ama nezle grip olmuş bizim oğlan, şimdilik kaldı. Anaa, bak nurofen cold bitmişti, şimdi hatırladım. Yürüyüşte de hatırlarım umarım. Bizimkilerin başlıca nezle ilacı, yanında da c vitamini. 

Gidip kitabımı okuyayım biraz.

Hepinize günaydın .



4 Aralık 2024 Çarşamba

Neşeli Şeyler 4


 





Dün Can'ı sürükleyerek Fenerbahçe Parkı'na götürdüm. Bugünün güzel kareleri oradan gelsin.

Birlikte olduğumuz 33 yılda değişmeyen tek yer burası olabilir. 

Papağanlar, ispinozlar, serçeler, sığırcıklar, martılar, karabataklar ve sırnaşık kedileriyle dört mevsim başka güzel.

Özellikle böyle kapalı ve puslu havalarda insana çok iyi geliyor dışarıda , sessiz , huzurlu yerler insana iyi geliyor. 




10 Mayıs 2023 Çarşamba

Duyduk Duymadık Demeyin, Bloğumun Çekilişini Kaçırmayın


Aslında çok düşündüm çekiliş yapıp yapmamayı. Zira ne hikmetse çekilişlere pek katılım olmuyor, bu da insanı üzüyor haliyle. 


Ama bloğum beş gün sonra 18 yaşını dolduruyor. Bunu kaçırmak istemedim.


18 yıl... Dile kolay. 


Bunca senedir ne yaşadıysam burada. 


Kendi kendime dedim ki Handan madem konser modundasın. Neden konser bileti hediye etmiyorsun ?


Baktım Candan Erçetin 'in konserleri var İstanbul'da, İzmir'de, Ankara'da , Bursa'da ve Samsun'da. 


Olmadı yaşadığınız yerdeki bir konser buluruz. 


Yapmanız gereken, Mauritius 'daki Botanik Bahçesi gezimizin içine sakladığım Dimash şarkılarından hangisini sevdiğinizi yorumlara yazmanız.


Benim en sevdiğim üç şarkıdan birini bulana da ekstra çekiliş hakkı var.


Biliyorum aklımız bu haftasonunda , tüm heyecanımız seçimlerde ama.


Bir blog da kolay on sekiz yıl yazılmıyor. Sanırım aynı bloğa aralıksız bunca sene yazan benden başka kimse yok :D


 E hadi o zaman.



Yorumlarda buluşalım .


Katılım 18 kişiden  az olursa kendime alıp o bileti ben gideceğim konsere haberiniz olsun :)









5 Mayıs 2023 Cuma

Mauritius İkinci - Yok Yok - Üçüncü Gün

Üçüncü gün uçuş ekibimiz Madagaskar 'a uçacağından biz kendi başımıza kalmıştık. 

Otelin servisi ile on beş dakika ötede sahile gidilebiliyordu. Ama benim aklımda müze gezmek vardı. Sahilden müze yürüyerek bir saat veriyordu. Otelden de . Neyse, gidemeyeceğim herhalde derken tam yatmıştım ki fikrim geldi, fırladım yataktan. Ve dadaaam. Servis giderken bir alış veriş merkezinde de duruyordu. Ve bilin bakalım müzeye neresi yakındı :)

Yalnız yanımızdaki anneyi o sıcakta yürütmek pek mantıklı değildi. Ama yanına alış veriş merkezi gezmek isteyen ikincisi gelince dört hatun çıktık yola. Alış veriş merkezine onları bırakıp biz iki meraklı yola koyulduk.



Çantamdan şemsiye de çıkınca Seda beni ıssız adaya düşerse yanında götürecekleri listesine ilk sıradan ekledi :D


Yolda giderken bu rengârenk tapınağı görünce girmeden yapamadık. Vaktimiz kısıtlıydı ama önünden geçtiğimiz güzelliklere de vakit ayıramayacaksak  ne işe yarar tatil dedik. 


Bir gün sonra beş yılda bir mi on yılda bir mi şimdi hatırlamadığım bir ayin yapılacakmış. Boyalar Hindistan'dan getirilip tapınak boyanmış. ( Tropikal iklim, normalda binalar hep soluk renkteler ) . Bizi de davet ettiler . Vaktimiz olsa gidip görmek isterdim.


Kölelik bitince , Hindistan'dan çalışacak kişiler getirmiş Fransızlar. Onlar da kast sisteminden kurtulup burada kendilerine yenisini oluşturmak için gelmişler. Ada Afrika'ya yakın olmasına rağmen içeride ben Hintli gördüm daha çok.


Böyle ihtişamlı bir yapı :)


Oradan ayrıldıktan sonra müzeye ulaştık ama ne yazık ki internette açık olduğunu söylediği halde kapalıydı müze.


Olsun. Bahçesi de yetti bize.


Öğlen sıcağında şu köşe cennet gibiydi .



Müze binasına bir de arkadan bakalım.


Müzeyi gezemeyince biraz daha vaktimiz kaldı bir sonraki servise kadar. Sokaklarda dolaştık .





Tabii ki fotoğraf makinam yanımda yokken kırmızı kuş geçip karşımda bana poz verdi.



Kırmızı fodi kuşuymuş bu.


Ve sonunda denizi gördük :)


Yılın ilk denizinin açılışını Hint Okyanusu'nda yapmış oldum. 


Bu sahil küçük bir otele aitti. Doğrusu orada kalmak isterdim. 




Ve akşam. Ekip uçuştan döndüğünde gidecek yemek yeri bulmak işi bana düştü.
Bizim bulunduğumuz yere internette gördüklerimin pek çoğu uzaktı. Derken bir tanesini buldum.


Şöyle kalabalık toplandık. Uleyn umarım güzeldir seçtiğim yer diye düşündüm :D

İlk önce kimileri sahilde salaş masalara yayılmış , minik bir arabada yemek yapan bu yeri yadırgadı.

Kendimize oturacak yeri zor bulduk. Birilerinin kalkmasını bekledik. Masalarımızı kendimiz temizledik.

Hayattan bezmiş garsonumuzun aksine oranın sahibi olan aşçımız pek enerjikti.

Valla o bit kadar yerde, on dört kişinin verdiği yirmi kişilik siparişi nasıl yaptı anlamadık .

 
Uzun bekleyişler sonunda mutlu son.


Bütün ekip tıka basa doyduk. Mahallenin bi deri bi kemik kalmış, acınası haldeki köpeklerini de doyurduk.


 Çıkarken teşekkür ettik. Soldaki aşçı sağdaki bezgin bekir :D Yemeklerin piştiği yer de orası.


Efendim yolunuz Mauritius 'a düşerse. Taste of Freedom 'a gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Yalnız pazar günleri erken kapanıyormuş. Bu ekipteki herkes birbirinden habersiz ertesi gün yine gidip kapıdan dönmüş :)

Cumartesi günü bir şey yapmadım diye düşünmüştüm ama, e yapmışım yine bir sürü şey.

Yarın da botanik bahçesine gideceğiz. Gidip onun fotoğraflarını düzenleyeyim şimdi ben :)