~~

Ne çok şey konuşmuştuk oysa

Hiçbirini dinlememişiz.

-

İnsan 17000 dolarlık elmaslarla bezeli emziği ne yapar ki?

Sanırım ben hiç öyle multi milyarder falan olamayacağım. Hayal gücüm çok sınırlı bir kere.

#

Yağmur yağmadan şemsiye açıp dolaşmanın bir anlamı yok.

Düşmeden ağlamanın.

Bütün iplerini elinden tutamazsın hayatın

Bırak olacağına varsın...
  • Perşembe, Haziran 28, 2007
  • 7 Yorum

Nihayet :)


Aslı ile buluşabildik. Ve gevrekli kahvaltımızı sıcak mıcak demeden bahçede yaptık . Ohh, bu kadar muhabbetinden sonra bunu başaramasaydık gerçekten üzülecektim doğrusu .

Ha ha ha, neyse Aslı fırsat bulduğunda konuyla ilgili daha uzun bir yazı yazabilir elbet, ben ancak bu kadar yazabiliyorum :)



Not: Kıskanmayalım . Hâlâ çayım var, isteyen gelsin :)


Sıcak !!!

Yok yok, artık Meksikalıların tembel olduklarını düşünmeyeceğim. Geldim geleli sıcaktan hiçbirşey yapamıyorum. Hayır evde iki klima var ama onlar bile kendilerini ancak soğutuyorlar sanki. Cuma ve cumartesi sadece bir koltuktan diğerine kendimi atıp tv kumandasıyla zapping yaparak geçti. Pazar günü olaya el koymaya karar vererek saati kurup 7:30 da kalktım da cehennem sıcaklarından önce işlerimi hallettim. (Sonra zappinge devam ettim :)

Bugün ise saunaya gideceğim. Çok özel hizmet veren bu sauna evimin çamaşır odasında olup ütünün buharlarıyla çamaşırların yanı sıra tüm gözenekleri açmaktadır :)

Neyse bu düşünceden uzaklaşıp tatilime geri dönüyorum. Eeee o kadar tatil yaptık, çenemize vuracak tabi :)


Vaktimizin çoğunu bu dubada geçirdik.


Çok yakında bütün aile maske şnorkelleri takıp dolaşacağız sanırım.





Çocuklar mutlu oldukça bizim de keyfimiz yerindeydi.



Huzurlu ve dinlendirici bir tatil oldu bu.

  • Pazartesi, Haziran 25, 2007
  • 9 Yorum

Ne tatildi ama...

10 gün boyunca başucumuzdaki ilaçlar hiç azalmadı. Gitmeden iki gün önce Bilgiç ateşlenmişti. Neyse, nezle ile atlattık derken. Oradaki ilk gece benim boğazım kötüleşti. Ama ne kötüleşme. Vitamin, boğaz spreyi, pastil, ağrı kesici ile ancak ayakta durabildim. Tam ben düzelir gibi olurken aynı belirtiler Can'da ortaya çıktı. Tezgah yine ilaçla doldu. O arada Metos ben de geri kalmamalıyım dedi. Sürekli burnu akıp öksüren dört tip olarak tatilimizi geçirdik.

Hastalıklar yüzünden miydi yoksa yaşlanıyor muyuz bilinmez hayatımın en tembel tatiliydi. İnsanlar nasıl 10 gün aynı yerde kalıp sadece denize girerek vakit geçirirler ki diye düşünürdüm eskiden şimdi öğrendim :)

Bir de hava meselesi var tabi. İlk hafta , sıcak dönemlerde insaların nasıl tatil yaptıkları üzerine uzun uzun konuşmalar yaparken, daha sonra, derecelerin 40 ı gösterdiğini, bizimkinin sadece psikolojik serinlik hissi olduğunu, yoksa hava sıcaklığının ağustosu aratmadığını fark ettik :)

Sıcak mıcak, hasta masta, tatil güzeldi :) Çayın kahvenin önüme gelmediği günlük hayata uyum sağlamak üzere gidiyorum şu anda. Zaten sabah tartının ibresi bir kilo yukarıyı gösteriyordu. Hayır, o bir kiloyu vermek için 1 ay uğraşmış olmasam o kadar takmayacağım ama. Neyse canım, künefeler çok lezzetliydi :D





Tatil Tatil :D


Yazarımız yıllık izninin bir kısmını kullanmak üzere yollara düşeceğinden bir müddet buralarda gözükmeyecektir :) Ne de olsa yaz gelmiştir ve birilerinin sezonu açması gerekmektedir. Bu iş için yazar ve ailesi özveri ile kendilerini öne sürmüşlerdir. Sizin yerinize de gezeceklerine söz vermektedirler demek isterlerdi ama o sırada kendi yerlerine gezmekle çok meşgul olacakları için böyle bir söz verememektedirler.

Lay lom tray lom :D

~


Aklıma yazacak birşey gelmedi. Ortaya karışık harf attım :)

Günaydın :)
  • Perşembe, Haziran 07, 2007
  • 3 Yorum

Payrıts!!!


Dün gece Beriş'le sinema kaçamağı yaptık.

Gittik. Gördük. Ağzımız kulaklarımızda döndük :)
  • Çarşamba, Haziran 06, 2007
  • 5 Yorum

:)


Arada mola verip keyif yapmazsak niye çalışıp duruyoruz ki biz?


Hadi hadi gelin sofraya :)

Herşey Sende Gizli


Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

Can Yücel deyip duruyorlar ama şairi o değilmiş . 

.

Yapacak çok işim var. Bugün arkadaşlarım gelecek. Kızkıza keyif yapacağız :D Çalışanlar hiç kıskanmasın valla. Menü güzel. Çocuk seslerinden rahatsız olmayanlar gelsin :) Birazdan mutfağa gireceğim.

Herkese günaydın. Güzel sürprizlerle dolu mutlu bir haftaya açılsın sabahımız :)

Girls Just Wanna h...
  • Pazartesi, Haziran 04, 2007
  • 6 Yorum

Yaz Geldiiii:)

Herkese günaydın.

Bugün yaşasın Cuma :)

Cıvıl cıvıl bir güne açılsın sabahımız...