Soğuk Havalarda

Kalın bir kat yerine ince bir kaç kat kıyafet giymek insanı çok daha sıcak tutuyor. Aynı zamanda açık alanlardan sıcak yerlere geçtiğimizde fazla katları çıkartarak daha rahat edebiliyoruz.

Bırrr :D

Güneşli, harika birgün var dışarda. Sımsıkı giyinip kendimizi dışarı atmak gerek. Derin bir nefes alıp, buz gibi havayı içimizde hissetmek, güneşe gülümsemek.

Soğuk ve güneşli havalara bayılıyorum :D

Herkese günaydın.

Cıvıl cıvıl bir haftaya açılsın sabahımız.

Cin Fikir

Derin dondurucuya kıyma , domates gibi şeyler koyarken ince yassı bir tabaka haline getirirsek çıkarttığımızda hemen çözülüyor.

Sömestir Tatili Fikirleri

Aslında illa bir yerlere katılmaya da gerek yok bence.

*Evde çocuklarla kek pişirebilirsiniz. Sonra da yere serdiğiniz örtü üzerinde piknik yapabilirsiniz.

*Bilgiç ketçap yapmak istiyor örneğin, ben tarif bulup onlarla ketçap yapmayı düşünüyorum.

*Patates baskı yapmaya karar verdik örneğin. Kim bilir ne şaheserler yaratacağız :)

*Güzel bir film, patlamış mısır keyfi uzun gecelerde nefis bir fikir.

*Sıkı sıkı giyinip fotoğraf makinalarınızı alarak dolaşabilirsiniz. Sonra eve dönüp salep ya da sıcak kakao eşliğinde çektiğiniz fotoğraflara bakabilirsiniz.


Önemli olan gün içinde en az bir saati sadece ama sadece onlara ayırmak .

Seçememece

Seçmecede bir şey seçemedik sanırım. Eeee, "o kadar birbirinden güzeller ki" diye yorumlamalıyım bunu aksi halde "bir şeye benzemediklerini" düşünmem gerek, o da işime gelmiyor:D

Kimsenin fal sorduğu da yok. Söz verdim diye kalkıp sabah kendime bir kahve yaptım. Komşumun kulaklarını çınlattım bu arada. Ondan ayrıldığımızdan beri kahve falan içtiğim de yok :)

Kura çekmedim. İlk gelen falı kapar. Fal da fal çıktı hani uzun zamandır bu kadar birşey çıkan fal görmemiştim. Buraya yazmıyorum, kapanın mailine göndereceğim.

Herkese keyifli bir gün diliyorum.

Not: Seçmeceye oy verenlerde ilk gelen demeyi unutmuşum, hâlâ bekliyorum.

Biliyor musunuz?

Gelberi:(1) Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç.
                    (2)Tırmık
                    (3)Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir.
 

Karnemizi aldık :)

Takvimin Birinde bu hafta tatil fikirleri yayınlıyorum hep. Bu onbeş gün nasıl geçer diyenlere oraya bir göz atınız derim.

Bakalım

Öyle çeşit çeşit makyaj malzemesi, bakım kremleri olan biri hiç olmadım. Bir kaç tane vazgeçilmezim var, onları kullanrım sadece. Benim için ağır makyaj göz kalemi ve far kullandığım makyaj oluyor :) Fondöten sürmem için yüzümde kocaman lekeler falan olması gerekiyor. Neyse ben şu en sevdiklerimi sizlerle paylaşayım istedim.

Bepanthen Krem
Yüzüme çoğunlukla sürdüğüm kremdir. Aslında bana kalsa hayatta yüzüme krem falan sürmek aklıma gelmez de 35 inden sonra cildim kuruyup bir müddet krem sürmeyi unutursam alnım kızarıp kabardığı için mecburiyetten sürüyorum. Çok kuru olduğu zamanlarda krem yerine merhemini kullanıyorum.

Exipial Lypo
Hâlâ bu harika kremle tanışmayanınız var mı bilmiyorum ama her derde deva. Bilgehan güneş yanıklarına çok duyarlıdır. Ne kadar koruyucu krem sürsek, ne kadar öğle sıcağında denize falan girmesek de sırtı kabarıp kaşınır güneşte. Kâbus kaşıntılara bu krem sayesinde son verdik. Kaşıntı başlar başlamaz sürüyoruz, işlem tamam. Güneş yanıklarına da çok iyi geliyor, kızarıklığı alıp acıyı geçiriyor.

Nivea Sun Light Feeling
35 inden sonra cildim değişti dedim ya artık güneşte yüzüm hemen lekeleniyor. (Çillense ne mutlu olacağım olsa. ) Onun için kışın da dahil olmak üzere yüzüme güneş kremi sürüyorum. (Zaten yanmayı hiç sevmem) Diğer kremler terledikçe falan gözüme kaçıp yaşartıyorlardı. Bu krem harika. İncecik bir tabaka halinde sürülebildiği için hiç göze kaçmıyor.

Avon Planet Spa
Özellikle topuk bölgesi için harika bir krem. El için de güzel.

Loreal Kerastas
Saçlarımın kırılmasına karşı çok hassasımdır. Kırk yılda bir kuaföre giderim, boyasını iki ayda bir zar zor yaparım (O da beyazlar artık iyice çıktığı için) ama saçlarım sağlıklı olmalı. Ne zaman balyaj röfle falan yaptırsam saçlarım çalı gibi oluyordu. Bu şampuan ve bir de özel bakım kremini almaya başladığımdan beri çok mutluyum :)

Lancaster Göz Kalemi ve Farı
Koyu kahve göz kalemi ve farı kullanmayı seviyorum. Gözlerim ela olduğu için güneşte iyice yeşile çalıyor ve kahverengiyle bu renk kendini iyice gösteriyor. Bu markanın ürünleri hem çok güzel hem de gözlere hiç alerji yapmıyor. Yüze sürülen bütün ürünlerin kaliteli olması gerekiyor bence.

İşte benim lükslerim bu kadar :D

Sömestir Tatili Fikirleri

BEDEN DİLİ VE YARATICI DANS ATÖLYESİ
Eğitmen: Levent Akkök
Tarihi: 31 Ocak, 2-7-9 Şubat
Saat: 13.30- 14.30
Fiyat:200 tl

YOGACIK
Eğitmen: Elvan Eti
Tarihi: 2-4-9-11 Şubat
Saat: 11.00 – 12.00
Fiyat:200 t
 

PLAYLATES
Eğitmen: B. Hande Tüfekci
Tarihi: 1-5-8-12 Şubat
Saat: 15.00 – 16.00
Fiyat:200 tl
SHERBORNE (Gelisimsel Hareket Egitimi Programi) 
Eğitmen: Nesil Aykut 
Tarihi: 31 Ocak, 2- 7-9 Şubat 
Saat:13.30 – 14.30
Fiyat:200 tl
RİTMİNİ BUL! ATÖLYESİ
Eğitmen: Turgut Suman
Tarihi: 2-6-9-13 Şubat
Saat: 15.00 – 16.00
Fiyat:200 tl
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ
Tarihi: 3-4-10-11 Şubat
Saat: 14.00 – 15.00
Fiyat:200 tl

Detaylı bilgi ve önkayıt için lütfen 0216 410 90 76 'yı arayın.

Ayrıca 1 atölye katılımcısı 2. atölyeye katılmak istediğinde %25, 3. atölyeye katılmak istediğinde %50 indirim hakkı kazanıyor.


Hokus Pokus Çocuk Atölyesi

MFÖ

Yer: Jolly Joker Balans
Tarihler: 28.01.2011 Saat: 22:00
Telefon: 0212 249 07 49
Adres: Balo Sk. No: 22, Taksim İstanbul
Bilet Ücreti: Ayakta: 56,00 TL - VIP: 110,00 TL

2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları Erzurum

Bugün 19:30'da  25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’nın Açılış Töreni Cemal Gürsel Stadyumu’nda gerçekleştiriliyor.(Bknz) (Orada olmayı çok isterdim doğrusu.)


11 spor dalında 58 ülkenin katılımı ile gerçekleşen 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları Erzurum 2011’de ülkemizi 157 sporcu temsil edecek…

“Açılış Töreni”, 27 Ocak Perşembe  saat 19:30'da TRT 3te yayınlanıyor.

Wolfgang Amadeus Mozart (27 Ocak 1756 - 5 Aralık 1791)

Klasik Batı Müziği'nin, en üretken ve en etkili bestekârlarından biridir. Yapıtları, senfonileri, konçertoları, oda orkestralarını, piyanoyu, operayı ve korolu müzikleri etkilemiştir. 36 yıllık ömrüne 626 eser sığdırmıştır. Mozart Avrupalı bestekârların en popülerlerindendir ve birçok eseri standart konser repertuarlarında kullanılır. Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul görmüştür.

Sömestir Tatili Fikirleri

Mutfak Sanatları Akademisi
Profesyonel aşçılık eğitiminin yanında amatör mutfak eğitimi veren ve küçük gurmeler için özel workshop’lar düzenleyen MSA, bu yarıyıl tatilinde de Tatilin Okulu programıyla yine karşımızda! 4’er gün sürecek olan iki farklı program, ilk hafta 5–9, ikinci hafta ise 10–14 yaş aralığındaki tüm çocuklara açık. Eğitimlerde minik gurmeler; dünya mutfaklarından çeşitli yemekler pişirme fırsatı bulacak ve mutfak terminolojisi, mutfakta hijyen, güvenlik, sofra adabı ve ön hazırlık gibi temel konularda işin uzmanlarından uygulamalı ve eğlenceli dersler alacaklar. Tatilin Okulu I: 5-9 yaş arası 14 küçük şef, bir ebeveynler ile katılabilir. 1-2-3-4 Şubat tarihlerinde; saat 10.00-13.00 arası. Haftalık katılım ücreti 290 TL. Tatilin Okulu II: 10-14 yaş arası 28 küçük şefin katılımıyla. 8-9-10-11 Şubat tarihlerinde; 10.00–13.00 arası. Haftalık katılım ücreti 290 TL.

Meydan Sokak Beybi Giz Plaza B Blok No:123-136
Ayazağa, Maslak – 34398 İstanbul

Keyif

Sabah Metehan'la okula giderken "Güz Alacakaranlığının Ejderhaları" kitabını konuşmak, öğle Bilgehan'la okula giderken "Stand And Fight olan şarkı hangisiydi anne ?" sorusuna Heart of Steel diye cevap vermek.

Anne olmak başka bir keyif oluyor böyle zamanlarda.
  • Çarşamba, Ocak 26, 2011
  • 0 Yorum

Dünya Gümrük Günü

Uluslararası ticaretin geliştirilmesinde ve engellerin kaldırılmasında, günümüze değin önemli görevler üstlenen ve 1 Ekim1994 tarihinden itibaren de adını “Dünya Gümrük Örgütü” (World Customs Organization-WCD)olarak değiştiren “Gümrük İşbirliği Konseyi“ (Conseil de Cooperatıon Douaniere C.C.D) ilk toplantısını gerçekleştirdiği 26 Ocak 1953 tarihinden esinlenerek, her yıl 26 Ocak gününü, “DÜNYA GÜMRÜK GÜNÜ” olarak ilan etmiştir.

(Çocuk Bahçesi'nden Alınmıştır.)
  • Çarşamba, Ocak 26, 2011
  • 0 Yorum

Cin Fikir

Hazır salepleri ısıtırken cezve değil küçük tava kullanırsanız siz üst kısmı ısınsın diye bakarken dibinin tutmasından kurtulursunuz :)
  • Çarşamba, Ocak 26, 2011
  • 0 Yorum

Hımm...

Aşağıdaki oylama biraz daha devam etsin bakalım. Henüz birinci olmayı başaran bir fotoğraf yok gibi gözüküyor.

Cuma günü hem oylama biter hem de kahve falına bakarım. Yok sizin kahve içmeniz gerekmiyor, ben içip bakacağım :D Tabi ben öyle istemem, kendi içtiğim kahveye baktırırım diyenlere kapım her zaman açık :D

Amma karanlık bir gün. Neyse ki komik bir film eşliğinde ütülerimi yaparken keyifli geçti. Şu anda ocağın bütün gözlerinde pişmeye çalışan birşey var. Çamaşır makinası her zamanki gibi çalışıyor. Ev çamaşır ve sarımsak karışımı kokuyor :D

Şimdi gidip şu yemeklere bakmam lâzım.

Güneşiniz olsun gönlünüzde.

Çocuklara Kitap


Uçurtmam Bulut Şimdi'de birbirinden güzel öyküler var. Babasının yaptığı ilk uçurtmayı elinden kaçıran çocuk, kitapçılık yapmaya kalkan iki çocuğun başına gelenler, yağmurun gizini bulmaya çalışan küçük kız, elişi kağıtlarıyla resim yapan kızın şaşkınlığı, deprem korkusu yaşayan iki kardeş, beden eğitimi dersinde neler neler yapmak isteyen cılız çocuk, anneler gününde hediye almaya çalışan sevimli kız, yemiş vermeyen dut ağacını korkutan, annesinin çalıştırdığı dersten geçer not alamayan, herkesin gökyüzünde bir yıldızı olduğunu öğrenen, yeni giysi almak için dükkan dükkan dolaşıp üzülen, yaşlılar haftasında bir teyzenin ağır filesini taşımaya kalkan küçük çocuk; çocuklar.

Sömestir Tatili Fİkirleri

Sakıp Sabancı Müzesi sömestre tatilinde birbirinden ilginç atölye programları sunuyor. ‘Matematik Pabucu Yarım, Gel Müzeye Oynayalım’
‘Evvel Zaman İçinde Müzik’
‘ Fırçam İngilizce Boyuyor’
‘Matematik Pabucu Yarım, Gel Müzeye Oynayalım’ Bu atölye programında, sanatın matematik ile olan ilişkisini fark etmek, gözlemlemek ve yaşamak amacıyla Ağa Han Hazineleri Sergisini farklı bir gözle geziyoruz. Eserlerdeki matematiği keşfediyor ve bunu eğlenceli atölye çalışmaları ile pekiştiriyoruz.

Günlerimiz / Konularımız:
1 Şubat 2011 Salı: Örüntüler
4 Şubat 2011 Cuma: Geometrik Şekiller
8 Şubat 2011 Salı: Sayıların Doğuşu
11 Şubat 2011 Cuma: Simetri

Yaş grubumuz: 8-9-10
Saatlerimiz: 11.00-13.00 ve 14.00-16.00
Atölye Danışmanı: Ebru Ataca

Atölye katılım ücretimiz 50TL’dir.

‘Evvel Zaman İçinde Müzik’ Müzik Atölye Programımızda, müziğin yaşamın içindeki yerini, çağlar boyunca tarihini, enstrümanların ruhunu öğreniyor, beden perküsyonu ve dansla eğleniyoruz.

Yaş grubumuz: 5-7
Günlerimiz: 02 Şubat, 09 Şubat 2011
Saatlerimiz: 11.00 – 13.00
Atölye Danışmanı: Yeşim Altınay


Atölye katılım ücretimiz 50TL’dir.

‘Fırçam İngilizce Boyuyor’ Sakıp Sabancı Müzesi’ni, Ressam Cengiz Özer’le beraber geziyor ve atölyede resmin ABC’sini İngilizce öğreniyoruz.

Yaş grubumuz: 9-11
Günlerimiz: 03 Şubat, 10 Şubat 2011
Saatlerimiz: 11.00-13.00 ve 14.00-16.00
Atölye Danışmanı: Cengiz Özer


Atölye katılım ücretimiz 50TL’dir.

Rezervasyon için 0 212 2772200 / 137-134 no'lu telefonları arayabilirsiniz.

Dünya Cüzzam Günü

"Cüzzamla savaşta, sadece tıbbi tedavi ile değil, hayata küsen insanlara yaşama sevincini yeniden kazandırmakla zafere ulaşılır. "

Mahatma GANDI

(Bknz)

KOVA (20 Ocak - 18 Şubat)

Yönetici Gezegeni:Uranüs
Element:Hava
Nitelik:Sabit
Uğurlu Sayıları:1, 7
Gün:Çarşamba
Uğurlu Taşı:Ametist
Renk:Elektrik mavisi
Hayvan:Büyük kuşlar
Bitki:Meyve ağaçları ve orkide
Kıymetli Taş:Cam, kalkedon
Kıymetli Maden:Uranyum

Seçmece-2

Hava puslu, kapalı. Günlerden pazartesi. Şöyle içimizi aydınlatacak birşeyler bulayım istedim. Fotoğraf yarışması yapmaya karar verdim :)

Fotoğraflar aşağıda. Müziği dinleyerek (Henüz o müziğin ne olacağını ben bulamadım ama siz okurken çalacak nasılsa :) onlara bakın ve size en güzel geleni söyleyin.

Katılanlar arasından kura ile belirleyeceğim birisinin de kahve falına bakacağım bu arada onu da söyleyeyim.

Daha ne olsun canım :D

Herkese günaydın. Soru işaretlerinin çözümlendiği huzurlu bir haftaya açılsın sabahımız....

Kuşlar

ormanda


uçuşma

istanbul'da gün batımı

menekşe

yağmur

objektif

yansıma

gölge


leylak

kelebek

kayık

deniz

Sömestr Tatili Fikirleri

Küçük Bir Deneme

Çocuklarınızla oturun ve onlara sizden öğrendikleri en önemli şeyin ne olduğunu sorun. Sonuçta şaşıracağınız şeyler duyabilirsiniz.

Anne Babaların En Çok Yaptıkları On Hata
Dr. Kevin Steede

Spor

Voleybol Karşılaşması
15.00 Fenerbahçe-Çankaya Belediyesi ANKA Spor (Burhan Felek)

Günün Falı

Belki de silkinip kendine gelmenin zamanı gelmiştir artık.

Ciklet Yapışırsa

Cikletin yapıştığı yerin iç tarafına naylona sarılmış bir miktar buz koyun. Buzun etkisiyle çiklet donduktan sonra bir fırçayla donan çikleti fırçalarsanız yapıştığı yerden çıkacaktır.



Sabah sabah bu şarkı nereden aklıma geldi bilmiyorum.

Bugün Yaşasın Cuma.

Herkese günaydın. Kendimizi beğendiğimiz, şımarık bir güne açılsın sabahımız :D

Herkese günaydın.

Enerji dolu bir güne açılsın sabahımız :)

Edgar Allan Poe ( 19 Ocak 1809 - 7 Ekim 1849)

Sevilmek mi?-öyleyse bırakma yüreğini
Şimdiki yolundan ayrılmaya.
Olduğun herşeyken şimdi,
Olmadığın şey olma.

Böylece kibarlığın, lütfun,
Aşkın güzelliğin, sonsuz bir
Övgü konusu olacak yeryüzünde,
ve aşk-basit bir görev.
  • Çarşamba, Ocak 19, 2011
  • 0 Yorum

implicit: Açıkça söylenmemiş, kapalı ,örtük, zımni.


Takvimin Biri'ne kelime ararken buna rastladım:) Okul yıllarıma döndüm bir anda. Zu ile matematik çalışırken implisit kelimesine rastladık. Ne demek ki bu diye arandık , bulamadık. Sonra başka bir ders notunda açıklaması çıktı karşımıza :"Zımni" Hı?????

!!!!

TAMAM HERKES DE BENİM KADAR SIKILIYORMUŞ.

BUGÜNÜ ÇIĞLIK ATMA GÜNÜ İLAN EDİYORUM.

GELEN ÇIĞLIK ATIP RAHATLASIN.

BAK BU İYİLİĞİMİ DE UNUTMAYIN:D


AAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!!!!!
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Biraz Moral

Bak sırf biz değişmiyoruz, arada onlardan da değişenler oluyor. Ne güzel :)

Keep Movin' Movin' Movin'

Ev dandini, kalkıp temizlemek lâzım.

Ütülenecek çamaşırlar üstüste, ütülemek lâzım.

Öğlene yemek yok, pişirmek lâzım.

Bunları yapacak biri lâzım.

Kalkmak lâzım.

Onun için de enerji lâzım.

Kendini bir odaya kapatıp hiçbirşey yapmadan boşluğa bakmak isteyen kadına bir ilham lâzım.
 



(Ruh hali benim gibi olanlara dinlemeleri şiddetle tavsiye edilir, enerji geliyor biraz :)

Bilgi

Bitkileri çok soğuk havalardan korumak için diplerini saman, ağaç kabukları, kuru yapraklar veya çam kozalaklarıyla kapatmak gerekir.

Demiş ki

Bu dünyada mutluluğun üç büyük esası; yapacak bir şey, sevecek bir şey ve ümit edecek bir şeydir.

Joseph Addison

Nazım Hikmet (15 Ocak 1902- 3 Haziran 1963)

YAŞAMAYA DAİR 
  
1 
Yaşamak şakaya gelmez, 
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
                       bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
                       yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
                        beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
                                    insanlar için ölebileceksin,
                        hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
                        hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
                        hem de en güzel en gerçek şeyin
                                      yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
           hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
           ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
                                      yaşamak yanı ağır bastığından.
                                                                                     1947 
2 
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, 
yani, beyaz masadan,
              bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
                                en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, 
                               diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
                           yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
                        fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
                        belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz, 
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
                                    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım 
          hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
                                                                      1948 
3 
Bu dünya soğuyacak, 
yıldızların arasında bir yıldız,
                       hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
                       yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde, 
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
                       zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun, 
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...

Nazım HİKMET

Peter Weir

Kendimi çok ayıpladım. Sevdiğim bütün bu filmlerin yönetmeni oymuş ve ben ismini hiç öğrenmemişim. Tı tı tı...






Müziğe Dokunmak (Çocuk Oyunu)


Yer: Fulya Konser Salonu
Tarihler: 15.01.2011~19.03.2011
11:00
Telefon: 0212 252 11 11
Adres: Dikilitaş Mah. Hakkı Yeten Cad. No:10-D Fulya Beşiktaş
Ücret: 8,00 TL
Nereden Alınır: Fulya Konser Salonu Gişe (Tel: 0212.252 11 11), https://secure.dobgm.gov.tr/opera2009/index.html

Patafix


Favori yapıştırıcım bu bugünlerde. Özellikle benim gibi duvara birşeyler asmayı seviyor ama duvarın bozulmasını istemiyorsanız harika birşey. Bu yıl yılbaşı ışıklarını bile onunla yapıştırdım. Doğumgünü partilerindeki süslerde de çok işe yaradı. Hele geçen seneki balıkçı partisinde tavana astığımız balık ağını onunla tutturabildim ancak. Raftaki kayıp duran cam kesme tahtalarının arkasına da biraz koydum artık kaymıyorlar :)

Hatta geçen gün sürekli yere düşüp duran kalemime sinirlendim. Onu mutfak dolabının üzerine şekil A daki gibi yapıştırdım. İstediğim zaman alıyorum rahatça.

Kurumuyor. Yeniden kullanılabiliyor. İz bırakmıyor.

Daha ne olsun.



Not: Bu kadar reklâmını yaptım birkaç paket gönderirler herhalde artık :)

Aslı Gibidir

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Kırılan Potlardan Sıyrılma Yolları :)

*Hemen konuyu değiştirin :)
Hamile zannettiğiniz arkdaşınız kilo almış çıkarsa, örneğin, hemen yeni saç modelinin harikalığına geçebilirsiniz :)

*Özür dileyin.
Tam patronunuzla ilgili söylenirken sizi duymuşsa, gidip öfkenize hakim olamadığınızı çok üzgün olduğunuzu falan söyleyin.

*Zaman kazanmaya çalışın.

Mesela hastayım diyerek birisinin teklifini geri çevirdikten sonra dışarda başka bir arkadaşınızla dolaşırken o kişiye rastladınız. Ciddi bir ifadeyle sana sonra açıklarım falan deyin. Artık 24 saatte uygun bir açıklama bulursunuz :)

*Olayı espriyle karşılayın.

Bir yerde kıyafetinizin aynısını giyenle karşılaştınız diyelim. Gülüp geçin gitsin, amaan dünyada sıkılacak başka birşey yok mu sanki?

Uaşımda Enerji Tasarrufu

Aracınızı gerekmediği zamanlarda kullanmayın.

Toplu taşım araçlarını tercih ediniz.

Gereksiz yere ani olarak fren ve gaza basmak benzin tüketimini % 5 arttırır.

Lastiklerin hava basınçları düşük olduğu zaman yakıt tüketimi artar.

Camları açık olarak Saatte 100 Km'lik bir hızla otomobilinizi sürmeniz % 4 aşırı yakıt tüketimine sebep olur.

(Elektrik İşleri Etüt İdaresi Sayfasından Alınmıştır)

Rainbow Eyes



Nişantaşı'nda yol kenarında kaset satanlardan aldığım karışık bir albümde çıkmıştı bu şarkı. Şimdi ne Nişantaşı'ndaki sokak satıcıları ne de kasetler kaldı. Ama şarkı hâlâ aynı hisleri uyandırıyor bende. Kürşad'la ilk dinlediğimiz güne götürüyor. Her an hızlanacak diye beklediğimizi ama onun aynı sakinlik ve hüzünle devam ettiğini hatirlıyorum.

Sizden isteğim, kendinize bir on dakika mola vermeniz.

Sesi açın biraz. Gözlerinizi kapatın.

Herkese günaydın. Yaşadığımızı hissettiğimiz harika bir güne açılsın sabahımız.

Buzdolaplarında Enerji Tasarufu

1. Koruyucu Bakım
Buzdolaplarının verimli kullanılmasında düzenli bakım esastır. Düzenli bakım programı sistemin verimliliğini arttıracak ve aletin ömrünü uzatacaktır. örneğin, serpantinler aylık olarak metalik olmayan bir fırça ile temizlenmeli, otomatik defrost yılda bir servis elemanına ayarlatılmalı ve kapıların açık pozisyondan otomatik olarak kapanması için seviye ayarı yapılmalıdır.

2. Hava alacak şekilde yerleştirilmeli,
Serpantinli buzdolaplarının arkasında duvar ile en az 10 cm mesafe olmalıdır. Buzdolabının etrafı toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden uzak tutulmalıdır. Hava ne kadar rahat sirküle ederse, serpantinler de ısıyı o kadar iyi yayacaktır.

3. Isı kaynaklarından uzak tutulmalı,
Fırın ve diğer ısı kaynaklarından gelen sıcak hava, buzdolabınızın serin kalmak için daha çok çalışmasına neden olacaktır. Buzdolabınızı güneş alacak yere, soba veya radyatör yanına yerleştirmemelisiniz.

4. Fazla paketleri kaldırmalı,
Koruyucuların kalınlığı arttıkça, buzdolabı içindekileri serin tutmak için daha çok çalışacaktır. Buzdolabına koymadan önce, gıdaların fazla olan paketleri çıkarılmalıdır. Boşluk kadar enerji tasarruf edeceğinden ince plastik flimlerin kullanılması daha iyi olacaktır.

5. Buzdolabındaki derin dondurucudan çıkaracağınız donmuş bir malzemeyi bir gün önceden alarak buzdolabınıza koyunuz ve orada çözülmeye bırakınız, dolayısıyla dolaba soğukluk vereceği için buzdolabınızın daha az enerji harcamasını sağlamış olursunuz.Yani buzluktaki malzemeyi doğrudan açığa koyarak enerji kaybına sebep olmayınız.

6. Buzdolabınızdaki buz kalınlığının 5 mm' yi geçmemesine dikkat
ediniz


7. Buzdolabının kapağını mümkün olduğu kadar az açınız veya uzun süre açık tutmayınız.
Buzdolabının dondurucu ve gövde kapısının açılıp kapanması esnasında önemli ölçüde soğuk hava kayıpları olur. Bu yüzden kapıları mümkün olduğu kadar az açık tutmaya özen gösterilmelidir.

8. Buzdolabına sıcak malzeme koymayınız. Aksi halde üniteniz ısıyı uzaklaştırmak için daha uzun süre çalışarak enerjiyi fazla tüketecektir.


9.Sıvı yiyeceklerin üzeri kapatılmalıdır. Aksi halde dolabın içindeki nem oranını arttırarak kompresörün daha fazla çalışmasına neden olur.


(Elektrik İşleri Etüt İdaresi Sayfasından Alınmıştır)

Cin Fikir

Tepsileri yağlarken sıvı yağ yerine katı yağ kullanmak daha güzel oluyor. Ben yeni öğrendim , size de söyleyeyim dedim.

Suat Bey annemin bu şiirini kaligrafik yorumlamış. Yine her zamanki gibi çok güzel olmuş. (Diğer çalışmaları için buraya bakabilirsiniz) Elinize sağlık.

Bu arada eşi Gülgün Hanım'ın da harika keçe çalışmaları varmış. Ben de yeni öğrendim.  Aşağıya bazılarını koydum ama asıl bloğuna gidip bakmalısınız.(Buradan)





Günün Falı

Uzun zamandır istediğin şey olacak canım. Bugün ya da yarın ,eli kulağındadır ..

(İlk gelen kapar)

Haydi

Bugün kardeşinle konuştun mu? Ee, neden duruyorsun arasana...
  • Çarşamba, Ocak 12, 2011
  • 2 Yorum

Enerji Tasarrufu Haftası

Enerjinin insan hareketinde, insanın günlük yaşantısında çok büyük bir yer tuttuğu muhakkaktır. Bu önemli ihtiyacın bilinçsiz kullanılması, insan geleceğine bir çok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereği kadar ve bilinçli olarak kullanılmasını sağlamak için her yıl 11 – 18 Ocak tarihleri arasında Enerji Tasarrufu Haftası kutlanır.(Bknz)
  • Çarşamba, Ocak 12, 2011
  • 0 Yorum

378-10

Mucizeler güçlüklerden doğar.

J.Bruyere

7-1

Dürüstlüğün karşısında neredeyse hiçbir şey duramaz.

H.Prather

172-2

Yaşım ilerledikçe gitgide daha az şeye inanıyorum ama inandıklarıma giderek daha çok inanıyorum.

G.Brenan

200-7

Keyif nadiren arandığı yerde bulunur.
S.Johnson

261-9

Sana büyük bir sır vereceğim dostum. O son yargı gününü (kıyamet) hiç boşuna bekleme, her gün yaşanıyor zaten.

A.Camus

264-8

Kendine ışık ol ve özgürlüğünü ihtimamla ara.

Buda

Neden?

Renkli gün batımlarının sebebi, güneş batarken , ışığın tozlar tarafından dağılmış olması ve havadaki su parçacıklarıdır. Işık havada daha fazla yol aldıkça daha da dağılır ve kızıl renk alır.

Demiş ki

Yanlış anlaşılmayacak şekilde konuşmak imkânsızdır.

Karl Popper

Pamuk Eller Klavyeye

1-378 arası bir sayı söyleyin. Ayrıca bir de 1-10 arası sayı söyleyin.

Bakalım size hangi söz çıkacak?

Küçük Mutluluk Adaları

İnsanların genellikle yaptıkları yanlışlarda biri mutlu olmak için mutlaka tüm sorunların çözümlenmesini beklemeleridir. Oysa bu hiç bir zaman olmaz.

Mutluluk çok büyük olaylarda saklı değildir. Radyoda çalınan güzel bir şarkı , sevdiklerinizden aldığınız küçük bir hediye, okunan güzel bir roman, eski bir arkadaşla buluşmak, saksıdaki çiçeğin açması, demli güzel bir fincan çay mutluluk kaynağı olabilir.

Polyannacılık mı oynuyorum?

Kim bilir...

Polyannacılık oynamaktan insana ne zarar gelebilir ki?

Çalışan Gazeteciler Günü

1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar. Bu gelişme karşısında, gazeteciler 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla Sendika binası önünde toplanarak Vilayet'e kadar bir yürüyüş yaptılar. Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında ise Sendika'nın öncülüğünde, BASIN adıyla kendi gazetelerini 11–12–13 Ocak 1961 tarihlerinde yayımladılar.

O tarihten sonra 10 Ocak, "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, "Bayram" olmaktan çıkarıldı ve "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak anılmaya başladı.


(Memocal'dan alıntıdır)

Eğlenceli Bir Test

Bu mesajin sonunda sana bir soru sorulacak.
Hemen yanitla. Durup dusunme.
Aklina ilk gelen seyi soyle. Ama kesşnlkle bekleme test amacına bu şekilde ulaşıyor

Bu eglenceli bir "test"... Ve ayni zamanda biraz acaip(cok acaip)!
Bir dene, Boylece kac insanin seninle ayni orana dustugunu goreceksin.

Simdi... asagidaki talimatlari olabildigince cabuk yerine getir.
Bir hesabi bitirmeden otekine gecme.. Yanitlari yazmak veya
hatirlamak zorunda degilsin. sadece topla ve aşağı doğru devam ederek diğer sayılara gec. Sadece kafadan hesaplayarak cevap ver gec.

Sasiracaksin.


Basla:

Asagidaki toplamlar kac ediyor:


89 + 2




12 + 53




75 + 26



25 + 52




63 + 32










Biliyorum! Hesap yapmak zor is, ama
neredeyse bitti...
Hadi. tek bir tane daha...





123 +5
CABUK! BIR RENK VE BIR ALET DUSUN! hemen

Verdin mi cevabını? Tamam, git bak bakalım sonuca, buradan...

Biz çok şaşırdık, bakalım size de olacak mı aynısı:)

Çok Yaşa

Bugün,
Yarın,
Güzel gün,
Daha güzel gün,
Bekleme; Yaşa!..

İki hastalık arasında
Gülümse;
İki ölüm arasında
Çok yaşa!..

Halide Karamahmutoğlu

Dediler ki

Asitli şekerli içecekler içme.
Akşam sekizden sonra yemek yeme.
Gün bayunca yediğin abur cubur yumruğun kadar olsun. (Her defasında değil  toplamda, bırak o çikolatayı elinden :)
Günde en az on dakika hareket et.
Her gün tartıl.

Valla Dr Öz de seyrettim, biliyorlar ki bir şeyler diyorlar. 

Nedir Değişim?

Pek çok insanın sandığı gibi "Şu önümde uzanan yol artık hoşuma gitmiyor, ben bir başkasına sapayım" şeklinde yol değiştirmek değildir. İnsanın görüşünü değiştirmesidir.

"Hâlâ aynı yolda yürüyorum ama daha önceden görünmez olanları görüyor, daha önceden sağır olduğum sesleri duyuyorum"

Susanna Tamaro
Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgâr

Günün Çocuk Oyunu

Çocuklarla oyun oynamaya başlamadan önce yapılması gereken en önemli şey oyun bittiğinde çocuğu oyalayacak konuyu önceden bulmaktır. Sevdikleri bir çizgifilmin başlamasına yarım saat kala oyuna başlanırsa örneğin, bitme zamanı bellidir. Ve çocuk da anne de mutlu olur aktiviteden. Aksi halde oyun bitti dediğinizdeki mızıldanmalar beraber geçen vaktin güzelliğini de götürdüğünden oynadığınıza oynayacağınıza pişman olabilirsiniz :D

Şimdi gelelim günün oyununa.

Çorap toplarını çamaşır sepetine atma oyunu :D

Tarif etmeye gerek yok sanırım. İyi eğlenceler :)

Any Bu Senin İçin

Gecenin bir vakti Zuhal Olcay'a rastladım televizyonda. Sonra aklıma onun şarkılarına bakmak geldi internetten. "Dünden Sonra Yarından Önce"'ye rastladım önce. (Yaşam durur umut bitince....) Ama aklımda "Küçük Bir Öykü Bu" albümü vardı. Ve komik birşey oldu Anycim, ben tamamıyla alakasız bir şeyle uğraşırken bir anda bu şarkı kendi kendisine açıldı. Zamanda küçük bir yolculuk için...

Günün Falı

Tembellik etmeyi bırak da hafta sonu seni davet ettikleri yere git, çok eğleneceksin bak. Benden söylemesi :)

Etkinlik

Şaşkınbakkal Chocolate Bistro Bar ´da ´Yemek Workshopları ` Usta Şeflerin sırlarını öğrenmek için geç kalmadınız :)

Yer: Chocolate Bistro&Bar Şaşkınbakkal
Tarihler : 04.01.2011 - 31.01.2011

Zetaspray

Her annenin rüyası. Anne diyorum ama asıl en çok Can'da kullanıyoruz :) Üzerinize yağlı birşey mi sıçradı hemen sıkıyorsunuz, işlem tamam. Veya elinize aldınız tişörtü tam ütüleyeceksiniz o da ne yağ lekesi varmış üzerinde; hiç üzülmeyin hemen sıkın üzerine yeniden yıkayın, leke meke kalmıyor.

Bak bu iyiliğimi de unutmayın :)

Kış Depresyonuna Karşı

Kendinizi evden dışarı atın :)

2500 Lüx den itibaren ışık moralimizi düzeltiyormuş. Florasan ışık 100-500 Lüx iken yağmurlu bir havada bile dışarısı 4000 Lüx müş.

Spor yapın.

Muz yiyin.

Çikolata da yiyebilirsiniz ama abartmayın, sonu yaz depresyonuna dönüşmesin :)

Masal

Büyümüş, kocaman olmuştum artık. Küçükken hep istediğim gibi, büyümüştüm. Ben büyüdükçe hayal gücüm de gitgide küçülmüştü sanki. Bir sabah bir uyanmıştım ki hiç kalmamış. Hayal kuramaz olmuşum.

Kar tanelerinin şekerden olmasını, çikolata denizinde yüzmeyi, pastadan yapılmış masal evini unutmuşum. Artık kapı pervazları tırmanılacak yerler değil silinecek yüzeyler olmuş, balkonlar konser verdiğim sahneler değil çamaşır asılan yerlermiş, karşılıklı duran sandalyelere çadır kurulmuyor çarşaf kurutuluyormuş. Büyümüşüm.

Büyük insanların büyük işleri içinde koşuştururken, çok da düşünmezken unuttuğum güzellikleri (Unutmuşsan düşünmezsin zaten.), tam da çok önemli şeyler peşindeyken .... Bir bebek girmiş hayatıma. Bir bebek. Minicik, ciddi, sanki benim bilmediğim bir çok şeyi biliyormuş gibi gözüken.

Bir bebekle birlikte minik mucizeleri görmeye başamışım yeniden. Ellerim meselâ; parmaklarımın o mucizevi hareketleri. Uzanıp tutuvermeleri istedikleri her şeyi, hiç şaşırmadan. Ağzım meselâ; binlerce sesi çıkartabilmesi. Önce sesiz bir iki ayın sonunda " A gu" yu keşfetmesi. Sonra tüm dünyayı kelimelere dökebilmesi. Ayaklarım meselâ; kocaman vücudumu taşıması heryere tüy gibi.

Unuttuğum şarkıları hatırlarken birer birer başka şeyler de gelmeye başlamış aklıma.

Bebeklerim iki olmuş. Bir düşüncelinin ardından bir pervasız dalıvermiş hayatıma. Patates, bir tatates bir papapese dönüşmüş. Lezzeti hep aynı.

Onlar öğrendikçe ben hatırlamışım. Onların kahkahalarında hatırlamışım. Onların göz yaşlarında hatırlamışım.

Şimdi biliyorum, bir daha hiç eskisi kadar büyümeyeceğim ben. Hep noel babaya inanacağım. İhtiyacım olduğunda diş perisine vermek üzere dişleri saklayacağım. Bileceğim ki "Bakağsam, göğüğüm"

Ve bir gün benim bebeklerim de büyüyecek. Büyümek sevdasına unutacaklar pek çok şeyi. Süpercan oyununun içine girip oynamayı, ejderhaları, dinazorları bile unutacaklar.

İşte bu masal onlar için. Unutmasınlar sakın diye. Ben yanlarında olmasam da unutmasınlar yağmurda yürümeyi, deniz kıyısında taş toplamayı, yılbaşı ağacı süslemeyi, kar tanelerinin altında uzanmayı, minik maceralar yaşamayı.

"Ne güzel bir gün" diyerek hayatın o sıradan , bildik ama kocaman mucizelerine her zaman kucak açsınlar...

Etkinlik

´Göründüğü Gibi Değil´
Yer: İstanbul Modern
Tarihler : 29.09.2010 - 09.01.2011




“Bütün içinde yer alırken, görünmeyenin karşıtlığının ya da paralelliğinin dışa yansımalarının bir sonucu olarak, belki de gördüklerimizin, gösterdiklerimizin göründüğü gibi değil. Görüneni anlayabilmek, bütün karmaşıklığı ve sadeliğiyle insanın kendi içinde”
Ani Çelik Arevyan
  • Çarşamba, Ocak 05, 2011
  • 0 Yorum

Umberto Eco (d. 5 Ocak 1932, Alessandria (şehir))

İtalyan bilim adamı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünürdür. 20. yüzyılın önemli düşünce adamlarından biridir. Takma ismi Dedalus'tur.

*”(…)-Gülmenin bu kadar kötü olan tarafı nedir?
-Gülmek korkuyu öldürür. Ve korku olmadan inanç olmaz. Çünkü şeytan korkusu olmazsa tanrıya ihtiyaç kalmaz.”


Gülün Adı
  • Çarşamba, Ocak 05, 2011
  • 0 Yorum

Günü Falı

Bugün senin şanslı günün.

Fark etsen de etmesen de :)
  • Çarşamba, Ocak 05, 2011
  • 1 Yorum

Ne Pişirsem

Bebeklerin bugün ne yedirsem diye düşünen annelerin derdine çare bir kitap.

Benim bebeklerim büyüdü ama hâlâ elimin altında durur bu kitap.

Louis Braille (4 Ocak 1809 - 6 Ocak 1852)

Görme engellileri için dünya çapında okuma ve yazma için kullanılan körler alfabesinin sistemini icat etti.
Braille, 1'den 6'ya kadar belli bir düzen içinde sıralanmış kabartmalı noktaları parmaklarla üstünden geçerek okunur. Özel karakterler içeren Asya dilleri dışında hemen hemen her dile uyarlanmıştır.
Louis Braille'in kendisi de görme engelliydi.(Bknz)

Kendi Moralini Kendin Düzelt

Heyecan verici birşeyin başınıza gelmesini beklemeyin, risk alın ve yapın.

Sürekli ertelediğiniz bir projeye başlayın. Meselâ evinizi dekore edin.

Size olumlu bir zihin hali sağlayacak bir şey yapın. Komedi filmine gidin, sevdiğiniz arkadaşlarınızla buluşun.

Keyifsiz, sürekli şikâyet halindeki insanlardan kaçının.

Niye kendinizi kötü hissettiğinizi anlamaya çalışarak boşuna zaman ve enerji harcamayın. Ara sıra bunun olmasını normal olarak kabul edip bu ruh halini değiştirecek eylemler üzerinde yoğunlaşın.

Çıkın anacım o evden, işler biter mi bitmez. Deniz falan bulun kendinize, olmadı yeşillik bir yer, derin nefes alarak yürüyüş yapın.

Spor

Fenerbahçe Ülker - Efes Pilsen
03.01.2011 20:00:00
Sinan Erdem Spor Salonu

Ege

Şimdi sen gönlünce koşup oynuyorsundur. Bir sürü arkadaşların vardır yanında senin gibi melek olan. Transformerslar doludur her yanın. Rengârenk resimler yapıyorsundur. "Yobotlar birleşti dev yobot oldu" diyerek. Seni, boyundan büyük sesini, kocaman açtığın gözlerini, afacan koşuşturmalarını çok özleyeceğiz. Ama unutmayacağız hiç. Gülümseten anıları anlatacağız yeniden.

Hani biz evden çıkmak üzere kapıyı açmış hazırlanırken o telaş içinde gelmişsin de çocuk odasına gitmişsin sessizce. Tam çıkmadan önce, bir hisle içerilere bakıp seni bulmuştum oyuncaklarla oynarken :D

Sonra bisikletten düşmüş ağlıyordun, koşarak yanına inmiştim, bir yerinde bir şey yok. Meğer cipslerin yere döküldü diye ağlıyormuşsun :)


Bir minik Ege ayrıldı aramızdan yeni yılla birlikte.

Sessizce... 

Cin Fikir :)

Buzluktan çıkan köfteleri kızgın yağa direk atarsanız dışı pişer içi hâlâ çiğ olarak kalır. (Ya da içi pişene kadar dıı kapkara olur.)Siz en iyisi yağsız tavada kısık ateşte sık sık çevirerek pişirin.

(He canım sen bunu biliyorsun da belki bilmeyen vardır di mi:)

Robert Koch

Robert Koch 1843 Aralığında Orta Almanya’nın bir köyünde doğdu. Bu dağ köyünde çocuklar oyun oynamak için kalabalık gruplar meydana getirirlerdi. Bir madencinin oğlu olan Koch da bunlarda biriydi, fakat bu çocuk bütün arkadaşları gibi gruplar içinde oynamanın yanı sıra sık sık yalnız başına kalıp çevresini incelemekten çok hoşlanırdı. Robert Koch çiçeklerin, böceklerin adlarını öğreniyor, kelebekleri inceliyor ve bu hayvanları hareket ettiren gücü araştırıyordu. Bir hamam böceği nefes alıp verebiliyor muydu ? Yüreği var mıydı ? Küçük Koch gelecekte bunları öğrenmeyi kafasına koymuştu.

İlk, orta öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra Tıp Fakültesine yazıldı. Ciddiliği ve çalışmasıyla dikkati çekiyor, eğlenceye hiç zaman ayırmayarak durmadan okuyor ve sistemli bir şekilde araştırıyordu. 1862’de Tıp Fakültesini başarıyla bitirerek Hamburg Hastanesi doktor yardımcılıklarından birine atandı.

Sabırlı, çalışkan bir kişi olan Doktor Koch, çevresindeki insanların kendisine üstün bir değer verdiklerini görüyor ve bu saygıyı kötüye kullanmayarak tükenmez bir çabayla araştırmalarına devam ediyordu. İnsanların hastalıkların pençesine düşmelerinden, birden bire sararıp solarak mum gibi eriyip gitmelerinden hayrete düşüyor, bunun nedenlerini öğrenmek istiyordu.

Bu soruların cevaplarının laboratuarındaki mikroskopta gizli olduğunu biliyordu. 1880 yılında Berlin Sağlık Kurulu’na atandı. Bu atama onun araştırmalarını genişletmesine yaradı. Gerçekten de işe başladıktan iki yıl sonra verem hastalığıyla ilgili ilk önemli araştırması yayınlandı.

1882 yılında bir gece hasta bir akciğer parçacığının dokuları içinde boyama usulüyle kahverengine boyanmış bir çok canlının kıpırdadığını gördü. İşte bunlar insanların bela olan verem hastalığının mikrobuydu.

Bu önemli buluş bütün dünya bili alanında büyük bir ilgiyle karşılandı ve büyük yankılar uyandırdı. Bu arada bir çok bilgin ve doktorla birlikte Hindistan, Afrika ve Japonya’ya geziye çıkan Koch, uyku hastalığı, malarya, tifüs gibi hastalıklar üzerinde incelemeler yaptı. Kolera hastalığını meydana getiren vibrion basilini buldu. Bütün bu keşiflerinden ötürü de 1905 Nobel ödülünü kazandı.

Yaşadığı sürece tıp konusundaki araştırmalarıyla insanlığa hizmet eden, bir çok eser yayımlayan Dr. Koch, 67 yaşındayken 1910 yılında kalp yetersizliğinden öldü.

memocal.com 'dan alınmıştır

Abdülhak Hamit Tarhan (2 Ocak 1852 - 12 Nisan 1937)

Batılılaşmanın en büyük isimlerinden olan Abdülhak Hamit Tarhan, "Şair-i Azam" olarak bilinirdi. Hayatının büyük bir bölümünü yurtdışında geçirmiş ve Avrupa Edebiyatı'ndan oldukça etkilenmiştir. Kurallara uymayan, Batı edebiyatında gördüğü her yeniliği, Türk Edebiyatı'na da getirmiş ve "Divan Şiiri"nin bitiricilerinden olmuştur. Sanatından romantik öğelere ağırlık vermiştir. Vezin, kafiye ve dile pek önem vermemiş, lirizmi ön plana çıkarmıştır. (bknz)

Günün Falı

Arada aklıma estikçe günlük fal yayınlayacağım bu köşede. Ama bu sadece bir kişi için. İlk gelen kapar, aldığını söyler :D


"Bu gün, yarın diye ertelediğin işi yapacaksan yap artık da üzerindeki yük kalksın. İnan ertelerken sana gelen negatif enerjiyle daha çok yoruluyorsun. Hadi bakim, sana güveniyoruz."


(Bu falı da üzerine alan olur mu bilmem ama görüyorum, ordasın:)