Gűnaydın

Bugün yaşasın cumaaaaa :)

Öyleydi yani değil mi ? Çocuklar hep evde, Can'ın da ne zaman gelip ne zaman gittiği belli olmadığından (Uzun yol ağır vasıta şofőrű ya kendisi :) karıştırıyorum ben günleri.

Becerebilirsem bugün Dolmabahçe Sarayı'na gitmeyi düşünüyorum. 7 sene önünden geçip bir kere gitmeyi denk düşürememiş biri olarak bu sefer umudum var :)

Tatilin bu son haftaları için pek çok planımız mevcut zaten, haydi hayırlısı.

Haa, ütü bitti :)

Kirli sepeti dolu :(

Yaşıyoruz ışte anacım :)

Geçen gün legolarının içinde aradıklarını bulamayan çocuklarıma söylediğimi kendime de söyleyeyim :

Senin bu yakındığın şey başkalarının hayali biliyor musun ?

Çok şükür biliyorum. Burayı okuyan herkes de biliyor. Ne güzel :)

Öptüm sizi.

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
  • Perşembe, Ağustos 30, 2012
  • 2 Yorum

Śšššşşş

Son sözü bu sefer de sen söylemeyiver. Nasıl olsa ne kadar konuşursan konuş dinleyen yok...

  • Perşembe, Ağustos 30, 2012
  • 2 Yorum

Çekilişsiz Kurasız

Hatta bloğu izlemenize, yok efendim feysbuktan arkadaş eklemenize (Zaten zor bulursunuz:), o da yetmedi duyuru yapmanıza falan gerek yok anacım.

Akşama bi kahve içmeyi düşünüyorum, fincan boşa gitmesin isteyen ilk kişiye fal bakayım dedim :)
  • Çarşamba, Ağustos 29, 2012
  • 2 Yorum

Dilek

Koskocaman bahçesinin içinde küçük bir evim olacak. Tecihen tek katlı ama iki katlı belki. Güzel bir tavan arası . Tüm biriktirdiklerimi oraya koyabileceğim. Öyle pek biriktirmeyi sevmem, kullanmadıklarımı dağıtırım ama olsun. Bir de kapalı garaj Can'ın tamir aletleri için :)

Her türlü meyve ağacı olacak bahçede. Tabi ektiğim sebzeler. Çocuklara köpek, bahçeli evde oturursak diye söz verdim çünkü.

Kuzine mutfakta, tavana kadar kitap rafları odada. Az eşya bol gömme dolap.

Bir de kırtasiye dükkânım olsun evin yakınında. Kitaplar, kalemler, defterler.

Daha daha..

Gerisi sağlık , huzur... Ne olsun başka...

Siz ne istiyorsunuz , hadi yazın. Içime doğdu, yazılanların hepsi gerçekleşecek...
  • Çarşamba, Ağustos 29, 2012
  • 7 Yorum

Hâlâ Bitmedi :D


Hımmm, o bir yakısıklı prens mi yoksa :D Hiç kusura bakma kurbağa en yakısıklılar benim yanımda :D


O kadar uğraştık oltaya gelmediler, sonra da nispet yapar gibi dolaşıyor keratalar :) Zaten biz çevreci bir aileyiz, beslemek için olta atıyoruz suya.


Otelin bekçisi.


Şimdi bunu bana Can gösterdiği için o çekmiş sayılırmış. Pöh. Ben çektim :D Dün geceki ay fotoğrafım bir de bu en sevdiklerim oldu.

İncik Boncuk





Artık bu yerlerde sadece fotoğraf çekip geçiyorum. Yoksa ev ıvır zıvır deposu oluyor. Buzdolabı süsü alayım dedim ama o bile çok kocaman geldi, sonra da unutmuşum. Hatırlamak için bir nesneye ihtiyacımız yok zaten :D

Sabahın İlk Saatleri

Pazar sabahı Metehan ile saat beş buçukta kalktık. O balık tutmaya çalışırken ben de kitap keyfi yaptım.



Sanırım kitaptan daha çok çevremi izleyerek geçirdim zamanımı. Kuş seslerini dinleyip o anın tadını çıkarttım :)



Denizzzzz :)

Bizim otelin havuzu yoktu. Denize yakın olanını seçmiştik. Ama çok da yakın değilmiş. Zaten denize en yakın yerde bile yürümek gereken kocaman bir kumsal var. Ama bizimkiler denizi görünce kendilerinden geçtiler.





Pırıl pırıl bir kumsal, o kadar dalgalı ve kumluk olmasına rağmen pırıl pırıl bir deniz. Saatlerce dalgalarla savrulup, atlayıp zıplayıp oynadılar. Biraz dayak yemişe döndük ama ağzımız kulaklarımızdaydı :D


Bu da sahilde güneşten kaçmak için kamufle olmuş halim :D

Akşama harika akşam fotoğraflarım var...
  • Pazartesi, Ağustos 27, 2012
  • 4 Yorum

Benim Favorim Ne Olur?

Daha otele girer girmez ilk dikkatimi çeken yan taraftaki boş arsadaki bu güzellik oldu.Tabii ki çitin üzerinden uzanıp dikenleri ile elimi çizdirerek hepsini güzelce mideme indirdim :D



Bunlar da bizim bahçedeki güzellikler :) Tam olmamış ,yeni tatlanmaya başlayan elmaya bayılırım.





Eriklere uzaktan bakabildim :)


Bir ay sonra yeniden gidip incirlere dadansam mı diye düşünmüyor değilim :)

Sanırım koskocaman bahçesi olan küçük bir ev istiyorum. Bahçede her türlü meyva ağacı olsun. Cennet cennet :D

Pazartesi pazartesi keyifli olsun diye bu fotoğrafları yayımlıyorum ama cuma günü mü yapsaydım bu işi, şimdiden bir tatil özlemi yaratmayalım.

Yok yok, ben sizi bugün keyif modundan çıkartmayacağım.

Birazdan çocukların favorisine geleceğiz :)
  • Pazartesi, Ağustos 27, 2012
  • 0 Yorum

Haftasonu Kaçamağı :)

Bana kesinlikle bir haller oldu. Eskiden iki kere aynı yere tatil yapmayı aklına bile getirmeyen, haritalara gömülüp gidecek yeni rotalar belirleyen ben, artık bildiğim ve sevdiğim yerlerin dışına çıkmak hiç istemiyorum. 8-9 Bodrum tatili bunu açıkça gösteriyor zaten. Oysa ne saçma bulurdum hep aynı yere gidenleri. Bilmiyorum tembellik mi, enerji eksikliği mi, kötü sürprizlerden kaçınma isteği mi...

İlk duyduğumdan beri gitmek istediğim bir yerdi Ağva. Nehir kıyısında bir yer fikri çok hoş gözüküyordu.

Aslında haftasonu planımız başkaydı ama o iptal olunca anında başka bir plan yaparak kendimizi oraya attık. Ama açıkçası bir isteksizlik bir zorlama sorma gitsin. Hani biraz daha düşünsem "Boş veeerr" diyerek evde kös kös oturmaya devam edeceğim. Düşünmedim ben de :D

Değişik bir yere gitmenin en güzel yanı fotoğraf çekmek. Nitekim Bodrum'da çekmedik ev, begovil, kale fotoğrafı kalmadığından pek ender uzanır olmuştum makinama :)


Sahil yolu değil de iç yolu seçtik. Biraz daha uzun ama ormanın içinden gidiliyordu. Gerçi döne döne içimiz de döndü biraz ama yine de ağaç yapraklarından süzülen ışık demetlerini seyretmek çok güzeldi.



Otele vardığımızdaki ilk izlenim :)


İskele keyfi ...


Şu karşı kıyıdaki yer de pek hoş gözüküyor doğrusu. Gerçi gezerken hepsi kıyıdan pek hoş gözüküyordu :)

Bizden başka çocuklu aile yoktu etrafta :D Neyse minimum gürültü yaparak insanların romantik haftasonlarını bozmamaya çalıştık.

İstanbul'a iki saat mesafede gayet kaçılası bir yerdi Ağva.

Tabii ki fotoğraflar bitmedi...

Azzz sonra Handan'ın favorileri geliyor , bizden ayrılmayın anacım:)

Haaa, herkese günaydın.

Cıvıl cıvıl bir haftaya açılsın sabahımız...
  • Pazartesi, Ağustos 27, 2012
  • 2 Yorum

Bugün

Yaşasın Cuma.

Demirbank hepinize iyi günler diler demek geldi içimden. Onu deyip de yok aslında birbirimizden farkımız ama biz Osmanlı Bankasıyız demesem olmazdı şimdi.

He canım saçmalıyorum.

Haftasonu için bir plan yapmaya çalışıyorum ama sanki her yer kalabalık gibi geliyor.

Puf.

Gidip yemek yapayım ben en iyisi.

Haaa.

Ütü bitti :)

Kirli sepeti sonuna kadar dolu :(

Herkese iyi bir hafta sonu diliyorum.

Umarım benimki de değişik ve bol fotoğraf çekimli geçer.

(:):(

Ütü bitti :)

Makinedeki çamaşırlar asılacak :(

  • Çarşamba, Ağustos 22, 2012
  • 3 Yorum