Benim küçük oğluşum ilk karnesini aldı :) (Elinde pek belli olmuyorsa da bu bir karne fotoğrafıdır :)

For Your Babies


Bir akşam bir bakarsın bebeklerin kocaman olmuş bile.

Bu şarkı bebeklerimizin olsun:)

I dont believe in many things
But in you I do
(Çoğu şeye inanmıyorum, ama size, inanıyorum)

Simply Red - For Y...

Tears Of Fire

Eski video kasetlerimizde bir şarkı vardı. Adını da söyleyeni de bilmiyordum. Televizyondan bildik bilmedik herşeyi kasede çektiğimiz bir dönemdi o zamanlar :) Biraz önce uzun aramalar sonunda buldum. Aslında youtube da olması lazımdı ama yine oranın kapıları kapalı gözüküyordu bugün nedense. Neyse, başka bir yerden çıktı. Ama dilinden cisminden anlamayınca buraya getiremedim. Siz oraya gidip dinleyeceksiniz anacım. İşte tam şurada. Kürşaaaaad! Buldum bak sonunda :) Hâlâ çok komik valla:)

İşte bu da nostalcik bir takılım oldu böyle.

Hava güzel, güneşli pırıl pırıl. Kitabım var. Çayım var. Ben keyif yapmaya gidiyorum :) İnsan hayatta başka ne ister ki .

Aylinnnn!!!

Valla bi tek ben vardım. Başka zamanlarda başka arkadaşlar da vardır tabi, yalan söylemiş olmiim de, geldiğimde bir ben vardım. Öyle bakıp gidiyordum. Konuşturmuyolar sizin orda zira. Kadın geveze ya, başkası gelip de konuşmasın hep onu dinlesin istiyor.

E ama, yetti gari. Kaç kişiydiysek kaç kişiydik kardeşim. Sen yazmana bak. Bak bi gelirsem o yana saydırıcam ben sana sağdan sağdan ona göre. Tı tı tı...

*


Suat Bey (http://www.kaligrafim.com/) annemin (Pervaneler )bu şiirini kaligrafik yorumlamış. Hemen önce kendi bloğuma koyuyorum :D

Eee, annemin yüreğine, Suat Bey'in eline koluna sağlık. Bize de tadını çıkartması kalıyor :)

Mış, Falan Filan :)

Günlerden Cumaymış. Etraftan çıt çıkmıyormuş. Mutfağa girilmesi gerekiyormuş. Girmek isteyen yokmuş. Hava güzelmiş. Havaların güzel olması ütülerin işini arttırıyormuş. Zaten evin hanımına ütü dayanmadığından en sonunda olan olmuş. Artık yedek ütüsü de varmışmış. 10 yıllık evlilik hayatı boyunca kaçıncı ütüymüş bu hesabı karıştırmış. Ama en komik olanını hatırlıyormuş. Kablosuz olsun diye aldığıymış en komiği. Zira kablosuz ütünün mantığı eski kömürlü ütülerden farklı değilmiş. Isınmasını beklerken ömür geçiyormuş. Ömürden geçilir ütüden geçilmezmiş netekim.

İşte bu da böyle bir yazıymış . Dağılabilirsinizmiş.

Bakmayın öyle son kelimenin nasıl okunduğuna dağılın işte tı tı tı...

Dilek Ağacı


Herkes dileğini tuttursun bir köşesine. Ne olduğunu söylemek yok. Sadece bir dilek tuttum diyeceğiz. Kırk kere söylersek olurmuş ya. Kim bilir belki hepimizinki birleşir. 40 dilek olur. Hepsi de gerçekleşir :)

.


Herkese günaydın. Işıl ışıl bir haftaya açılsın sabahımız...

Kar Keyfi












Sabah bir uyandık rüzgâr dinmiş, tatlı tatlı kar yağıyor. Çocuklara dünden sözüm olduğu için haydi birlikte ekmek almaya gidelim dedim. O çıkış çıktık, bir saat sonra eve döndük. İyi de yapmışız çünki daha sonra tüm karlar eridi.

Kar



Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın

Ahmet Muhip Dıranas

Ağız Tadı :)


Yılın ilk kahvaltısını arkadaşlarımız Selma ve Levent'le birlikte keyifle yaptık :) Fotoğrafları çekmeyi beklerken açlıktan ölecektik ama olsun :)


Mutluluğa, sağlığa, umuda, huzura, sevdiklerimize, dostluğa, yeni bir yıla...

Şerefe...
  • Çarşamba, Ocak 02, 2008
  • 4 Yorum