Yüz

Gülen bir yüzüm var. Neyse ki hâlâ çoğunlukta olan o. En kötü zamanlarda hayatın gülünçlüğünü görebilen. Kendinin komikliğiyle eğlenen.

Ağlayan bir yüzüm var. Ne kadar çabuk gülebiliyorsa - belki de o yüzden- o kadar da kolay ağlayabilen. "Sana bir şey yapamam, ağlamıyorsan" diyor ya şair. Hâlâ umut var demektir.

Sinirli yüzüm var. En sevmediğim ama sık sık gösterdiğim. Ne kadar bastırmaya çalışsam da bir taraftan fırlayıveren.

Sakin yüzüm var. Biyolojimin normal işlediği, uykumun alınmış, karnımın tok olduğu o mucizevi zamanlarda .

Umursamaz yüzüm var. Herkes ne demiş, ne yapmış hiç ilgilenmeyen. On tırnağına ayrı oje süren istediğinde.

Keyifli yüzüm var. Yağmur damlalarının altında ıslanan, çıplak ayakla çimlere basan.

Kırılgan yüzüm var. Sevdiklerimin bir bakışında dağılan.

Anlayışlı yüzüm var. Suskunlukların dilini çözmüş, benden öte bir bilgelikte duran.

Bencil bir yüzüm var. Bir yanlarda sürekli isyanları oynayan. Çoğunlukla susturmaya çalıştığım ama zaman zaman beni bana hatırlatan.

Kalabalık bir yüzüm var.

Yalnız bir yüzüm var.

Hiç susmayan bir yüzüm var.

Bir de hiç konuşmayan....

Walter Whitman (1819 - 1892)

Bu şairin ismini görünce hemen aklıma "Ölü Ozanlar Derneği" geldi.
"O Captain! My Captain!" Ama buraya başka bir şiirini alıyorum.

SESSİZ SABIRLI BİR ÖRÜMCEK


Sessiz sabırlı bir örümceği,
İzledim küçük bir çıkıntının üzerinde duruyordu bir başına,
İzledim çevreleyen sonsuz boşluğu keşfederken,
İplikçikler fırlattı dışarıya, iplikçikler, iplikçikler, kendinin dışına,
Hiç dolaştırmadan onları, hiç usanmadan hızlanarak.

Ve sen ey ruhum duruyordun,
Çevrilmiş, çözülmüş, uzayın sonsuz okyanuslarında,
Durmadan düşünerek, tehlikeye atılarak, fırlayarak, çabalıyorsun
dünyaları birleştirmeye,
Gereksindiğin köprü kurulsun, tutsun saldığın yumuşak demir,
Attığın ağın lifleri sarılsın bir yere, ey benim ruhum.

Walt WHITMAN


Çeviren : Tuğrul Asi BALKAR
Şiirin Aslı : A Noiseless Patient Spider

Hızlı bir haftasonunun ardından yorgun bir sabah. Yatsam bir köşeye uyusam hayalleri içindeyim. Ağır çekim bir halde dolaşıyorum evde:D
  • Pazartesi, Mayıs 30, 2011
  • 3 Yorum

Oyun - Set - Maç

Dün Fransa Açık Tenis Turnuvası'nda bir maç izledim. Nadal- Andujar arasında. Uzun zamandır bu kadar keyifli bir set görmemiştim.

3. sette Andujar birbirinden harika atışlarla 5-1 öne geçti. 6. oyunda da 40-0 önde. Dedim ki "Ben Nadal olsam hiç uğraşmam artık bırakırım tek puanı karşımdakine gelecek sete bakarım." Ama tabi Nadal ben değilmiş. 40-0 olan oyunu, ardından diğer 3 oyunu daha alarak durumu 5-5 yapmayı başardı. 6-6 olduktan sonra da tie-breakte seti kazandı.




Hayatın güzelliği de burada değil mi? 5-0 geride kalsan da- sen yeter ki iste- neler neler yapabilirsin.

Zapping

Sıkıcı düşüncelerin içinde kaybolmaya başlayınca, hemen kanalı başka yerlere çevir . 

O düşünceler hiç bir yere götürmüyor insanı.






  • Çarşamba, Mayıs 25, 2011
  • 4 Yorum

Renk

Bu pembeye çalan mor ,kararsız Daisy için :)

Bu mora çalan pembe ,Balböcükleri için:)

Bu da benim için mavi :)

Eeee, sesi çıkmayanlar sizin renginiz ne?

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi






















Şehrin ortasında, otoyolların arasında gizli bir botanik bahçesi. Gez gez bitmiyor. Biz Tübitak Şenliği için gittik. Ama her gün açık. Faaliyetler normal zamanlarda da var. Neler olduğunu öğrenmek için şuradan sitesini ziyaret edebilirsiniz. Yalnız piknik malzemeleri olmadan gitmeyin, su bol fakat başka hiçbirşey satılmıyor.
  • Pazartesi, Mayıs 23, 2011
  • 4 Yorum

TÜBİTAK Doğa Şenliği

TÜBİTAK, her yaştan insanı doğanın ilginç dünyasıyla buluşturmak amacıyla 21-23 Mayıs 2011 tarihleri arasında doğa şenliği düzenliyor. İstanbul’da bulunan ve botanik alanında çeşitli araştırma, eğitim ve öğretim faaliyetleri gerçekleştiren Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB) ev sahipliğinde düzenlenecek olan şenlikte 7’den 70’e herkese yönelik etkinlikler yer alacak.

Şenlikte yer alacak çocuk etkinlikleri kapsamında bahçe turu, kuş gözlemi, origami, perküsyon ve sanat atölyeleri gibi doğayı tanıtmayı ve sevdirmeyi amaçlayan aktiviteler bulunuyor. Bunların yanı sıra tohum ekimi, ilginç bitkilerin tanıtımı ve kâğıt yapımı gibi çeşitli atölyeler de şenlik boyunca çocuklarla birlikte olacak.

Ayrıca yetişkinlere yönelik, balkonda sebze yetiştiriciliği, bitki teşhis atölyeleri ve doğa söyleşileri gibi bitkiler dünyasına dair pek çok etkinlik de bu şenlikte yer alacak. Herkesin katılımına açık olan doğa şenliği kapsamında gerçekleştirilecek tüm etkinlikler ücretsiz.

Doğaya, özellikle de bitkilere meraklı olanlara duyurulur!

Şenlik programı burada.

Karayip Korsanları



Dün akşam hep birlikte bu filme gittik. Johnny'yi seyretmek güzeldi. Penelope'yi pek sevmem ama Orlando ile Keira'yı da pek aramadım. Sadece sürekli gözünü kaybedenle onun arkadaşı olsaydı güzel olurdu.

Tabii ki bu serinin hiçbirisi birincisinin yerini tutmuyor.

Bir de ben artık üç boyutlu filmlere gitmeyeceğim. Gözlükleri gözlük üzerinden taktığım için beni çok rahatsız ediyor sürekli elimle tutmak zorunda kalıyorum. Sonra filmi iyice karartıyor. Üstelik filmler üç boyutlu da sayılmaz. Ancak havada yüzen alt yazılar ve bir iki sahne oluyor. Dün çoğunlukla gözlüksüz seyrettim filmi.

Bayram

Keşke annelerle babalar bayramların tatil olmadığını çocuklarına anlatsalar. Bayram törenlerine gitmenin ülkemize ve bize bu ülkeyi verenlere saygımızı göstermek demek olduğunu söyleseler. Okullar kutlama törenlerini gerçek bir kutlama havasında gerçekleştirseler.

İçimden bunlar geçti dün sabah okuldaki törende her sınıftan gelen 3-5 öğrenciye bakarken.

Ömer Hayyam ( 18 Mayıs 1048 - 4 Aralık 1131)

Yaş Yetmiş

Yarın bu bacaklar, ayrılık dağını aşacak
Önümde şarap, çek babam çek
Saçlarım ne güzel, kar gibi ak
Yaş yetmişe vardı, laf değil

İnsan bugün yaşamazsa ne vakit yaşayacak 

Ömer Hayyam
  • Çarşamba, Mayıs 18, 2011
  • 0 Yorum

Konsantre Kitap

Geçen yaz bir kitap almıştım, ismi pek hoş gelmişti ama okurken sıkıldım. Bir sürü güzel alıntıyı bir araya toplamışlar. Hepsi bir aradayken  saçma ve etkisiz oldular benim gözümde. Belki oradaki yazıların çoğunu önceden okumuş olmamın da etkisi vardır bunda bilemiyorum. 

Bir kitabı okurken içinde rastladığın bir bölümün seni etkilemesi ile bu etkileyici bölümlerin birisi tarafından bir araya getirilip sana sunulması aynı şey değil bence.

Bu arada benim elimdeki kitabın 6. baskısı, bir de ikincisi çıkmış üzerine. Sanırım o kadar meşgulüz ki artık, kitapları bizim yerimize başkaları okusun da ben sadece altı çizili yerleri alayım diyoruz.
  • Çarşamba, Mayıs 18, 2011
  • 0 Yorum

Ne Becerikliyim :)

Fotoğrafta gördüğünüz benim yıllanmış pantolonum. Yani onun bir paçası. Eskimesine rağmen inatla atamayıp belki birşey için kullanırım umuduyla saklamaktaydım. Bir dergide kapıya asılan düzenleyicileri görüp her zamanki gibi pek beğenip bakarken aklımda bir ışık yandı, hemen gidip bu şeyi yaptım. Biraz karelerin içinde boğuldu ama öteki paçayı saklıyorum bir ilham anında belki ondan daha hoş birşey yaparım :D

Tatil Önerisi


19 MAYIS TURU ÖZEL 19 MAYIS -22 MAYIS 2011
ABANT -AĞVA -KERPE -SAPANCA-MAŞUKİYE -KARTEPE -GÜZELDERE ŞELALESİ - YEDİGÖLLER TURU
Tur Süresi: (4 Gün 3 Gece )

TUR FİYATI 375.- TL PEŞİN FİYATINA 4 -6 TAKSİT
Nakitte İndirimli Fiyat : 345.-TL (nakit, banka havale,eft, elden ödeme)

Ayrıntılı bilgi şurada.

Bitkiyim Demem

Pılımı pırtımı toplar giderim diyor bu bitki :D

Selaginella Convoluta.

Toprakta kendisine yetecek kadar su yoksa köklerini topraktan çekip top haline geliyor böylece rüzgâr onu başka yerlere sürüklediğinde yeniden toprağa kök salıp oraya yerleşiyor.

Eee, doğduğun yer değil doyduğun yerde yaşarsın netekim :D

Değişiklik :)

"Geç olsun da güç olmasın" lâfını kaldırıyoruz.

"Tez olsun kolay olsun" kardeşim. Tı tı tı....
  • Çarşamba, Mayıs 11, 2011
  • 4 Yorum