Bir haftadır fotoğraflara şarkı eklememi bekliyordu. Bu kadar şarkıyı bulmaya üşendiğim için tekrar tekrar dinleme listemi buraya sıraladım. Korkarım bol miktarda kpopa maruz kalacaksınız. Aman kalın, gözünüz gönlünüz açılsın :)
Balat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Şubat 2025 Salı
Şarkılarla Balat Turu
29 Kasım 2016 Salı
Sokakların Düşündürdükleri...
Farklı dokular, yöreler, insanlar hiç değişmesin.
Rengârenk karman çorman bir uyum içinde yaşayalım.
Tutuverelim iki ucundan hep, bir el verelim karşımızdakine.
Ve dünyanın küçük mucizelerine açalım penceremizi.
Elimizde çok bir şey olmazsa olmasın, süslü saksılar değil çiçekler sonuçta assolist.
İş mi yapıyoruz, onu bile keyifle yapalım.
Ucundan bucağından dokunup da idare ederek değil, şöyle ortasına kurulup maystro havasında.
Geçmişimizi unutmayalım geleceğimize odaklansak da günümüzün tadını çıkartalım.
Renkli bir dokunuş bırakalım dünyaya insanlara.
Özümüzü unutmayalım,kimsenin de unutmasını istemeyelim.
Karşılıklı oturup sohbet ettiğimizde hepimizin aynı olduğu çıkmıyor mu ortaya?
Kocaman kocaman şeylere gözümüzü dikerken basit zevklerimizi kaybetmeyelim.
Ah o kadar kolay ki gülümsetmek bir insanı.
Sadece minik bir gülümsemeyle.
Grileşmeyelim, renk renk, çeşit çeşit zenginleşelim hep.
Dışarıyla aramıza çektiğimiz duvarlar bile sade duvar olmasın kapı olsun bir hayattan diğerine.
Severek karşılayalım hayatın sunduklarını.
Kimi yeni kimi eski. Hepsinde başka bir güzellik.
Bir köşe başında oturup kaldığımızda yeniden kalkacağımızdan şüphemiz olmasın.
Havalara uçtuğumuzda yere ineceğimizi bildiğimiz gibi.
Ah, dünya üzerinde her şey bir varmış bir yokmuş.
Saltanatımız bir minik nokta kocaman tarih boyunca.
İster yaşarız dünyayı kucaklayarak doya doya.
Ya da bir şişenin içine hapsederek herşeyi sakladığımızı sanırız.
26 Kasım 2016 Cumartesi
Hâlâ Balat :)
Sanki o arada bir zaman kayması yaşanmış bu ahşap ev geçen yüzyıllardan günümüze ışınlanmış :)
Bütün mahallede gördüğüm ilk ağaç sanırım. Büyük duvarların ardında kalanlar dışında (ki bu da küçük duvarların ardında ayakta kalmayı başarmış bir bahçe) hiç yoktu.
Sanırım hiç aralıksız denklanşöre bastığım bellidir :)
Ne de düzgün asmışlar çamaşırları, çok severim böylesini :)
Bakın insanın her an soyut sanat eserlerine rastlaması işten bile değil :)
İnternetteki fotoğraflara bakarken şeker gibi evler görmüştüm, dönüşte o sokakları dolaşmadık herhalde diye düşündüm.
Bir daha baktım, yooo, kimisini ben de çekmişim ama sanırım rötuşlarla sıkı renk atmışlar o evlere ya da benimkilerin boyası solmuş :P
Sevgi ile altı sene aynı sınıfta okuduk bunun dört senesinde yanyanaydık. (Son bir kaç ayda ayırdılardı bizi mektuplaşmaya başlamıştık :) Öğretmen olduğunda ilk ataması Kahramanmaraş'ın bir köyüne yapılmıştı, okulun hademesi müdürü falan herbirşeyi oydu, haliyle adını da Feride'ye çevirmiştim. Çalıkuşu yazısının altında fotoğrafını çekmem lâzımdı o yüzden :)
Tuğlaların üzeri hiç sıvanmasa.
İçeride eski zamanlardan siyah beyaz fotoğrafı da asılı.
Eczane bile müze gibi :)
Hobbit evi ama niyeyse şirinler basmış. Hahaha.
Renkler mutluluk verici ama :)
Tahta Minare Camii 1458 de Fatih tarafından yaptırılmış. Evet ben de minaresini tahtaya benzetemedim. Zaten değilmiş. Yani diğeri yıkılmış. Bu sonradan restore edilirken kagir yapılmış.
Cumhuriyetle yaşıt tarihi taş fırın. Nasıl mutlu oluyorum değişmeden kalan yerleri görünce, nasıl.
Tabii ki hâlâ bitmedi.
Tubikontinyud anacım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
































































