Hang Nedir Biliyor musunuz? (Kültür Sanat Mevsimi 5)

Kültür Sanat Mevsimi'nde bir müzik aleti tanıtımı maddesi için daha önce bilmediğim bir şey öğreneyim dedim. (Hoş müzik aletlerinin çoğunun ayrıntısını da bildiğim yok ama neyse :)

Bakarken bu hoşuma gitti. 




Vurmalı çalgı olarak bilinen Hang, ilk defa 2000 yılında İsviçrede üretilmiş. Hang, Bern dili ve Macarca’da “el” manasında kullanılmaktaymış. 

Kucağa yerleştirilip el ve parmaklar yardımıyla çalınıyormuş. Üzerindeki çukurlar sayesinde farklı sesler çıkartıyormuş.

Son olarak bir videoyu koyuyorum, sesi benim çok hoşuma gitti :)




(Kültür Sanat Mevsimi nedir? )

Bizim Metehan'ın Uyanışı :)

Sabah uyuklayan bir arkadaşıyla konuşan Metehan bir aydınlanma yaşamış.

Ona, gece erken yatsaydın şimdi uykulu olmak yerine uykusuz olurdun diyecekmiş ki... Bakmış cümlenin anlamı olmamış.

Uykulu olmakla uykusuz olmak aynıııı :)

Sonra bunu tüm arkadaşlarına söyleyip tepkilerini izlemiş keyifle :)

Çayın Tadı (Kültür Sanat Mevsimi 4)

Haydarpaşa Garı ve içindeki vagonlar zaten benim başımı döndürüp mutlu olmama yeterken bir de içinde sergi açmışlar.

Taste of Tea, yani Çayın Tadı.

Şimdi, serginin ismine de bakarsak, benim gidip görmemem olabilir mi?

Dünkü geçmiş olsun dilekleri (%90) ve c vitaminli asprin (%10) etkisiyle dirilen ruhum harekete geçti hemen.

İstanbul Bienali'ne paralel etkinlik olarak yapılan bu sergide enstalasyon, video, heykel, fotoğraf ve performanslar aracılığıyla sanatın, insan-doğa, insan-toplum ve insan-kültür ilişkilerini aktarabilme becerisini inceleniyormuş. Enstalasyon nedir ki diye baktığımda şu yazıyı okudum :

"Yerleştirme ya da enstalasyon, geleneksel sanat eserlerinden farklı olarak, çevreden bağımsız bir sanat nesnesi içermeyip belirli bir mekân için yaratılan, mekânın niteliklerini kullanıp irdeleyen ve izleyici katılımının temel bir gereklilik olduğu sanat türü"

Merakım iyice uyandı. Anneme bu sergiye birlikte gidiyoruz dedim. Neredeyse iki saat geçirmişiz orada. Fotoğraf makinam bayram etti.

Sergi ekimin dördüne kadar devam ediyor, gara gidip geziyorsunuz. Çıkışta büfeden içtiğiniz çay dışında ödemeniz gereken bir ücreti de yok. İstanbul'da hele hele Kadıköy'de oturanlar kaçırmasın.

Sergiyle ilgili söyleyebileceğim yegâne negatif şey Türkçe açıklamalarının olmamasıydı. Tamam uluslararası sanatçı topluluğu olabilir ama birisi o yazıları bizim dilimize çevirmeliydi. 

Eveet bu açıklamalardan sonra fotoğraflara hazır mıyız :)
































(Kültür Sanat Mevsimi nedir? )

Sıktı Bu Öksürük Artık

Bir haftadır öksürüğüm de hastalığım da geçmedi. Doktora gitmemem de bunda etken olmuş olabilir tabe. Ateşim olmayınca dinleneyim geçer diye düşündüm ama inatla direndi o da.

Oysa ben

Filmekimine gitmek istiyoruuum
Haydarpaşa Garı'nda sergiye gitmek istiyoruum
Taksimde Sahaf Şenliği'nde bol bol fotoğraf çekmek istiyoruuum
Hazır oralardayken bienale bakmak istiyoruuum

Tamam evde oturup dinlenmek iyi geldi ama yeter artık hastalık, nerden geldiysen oraya kış kış bi zahmet.

Geçti geçti.


Karanlığın İçinden / Alexadra Bracken (Kültür Sanat Mevsimi 3)


Kültür Sanat Mevsimi'nin kitaptan alıntı maddesi sanırım bana en kolay geleni, zaten hep yaptığım bir şeydi :)

En son okuduğum bu kitap aslında daha önce bitirdiğim Karanlık Zihinler Serisi'nin ekleme kitabı. Tabi benim gibi ileri safhada unutkan birisi için acı verici bir deneyim oldu,  niye unutuyorum bu kadar niye? Neyse Montaigne de aynı dertten muzdaripmiş,  içimi rahatlatayım böyle bari.

Kitap aslında üç farklı hikâye içeriyor. Önceki kitapların arasında, arka plânda kalan kişilerin hikâyeleri bunlar. Sonuncusu ise en sonda neler olduğunu anlatıyor.

Kalın bir kitap gibi gözüküyor ama kocaman puntolarıyla hemen okunuyor. Zaten akıcı bir dili var.

Çocukların bir anda doğaüstü kabiliyetlerinin belirdiği ve bundan sonra dünyanın asla eskisi gibi olmadığı, çocuklara mı ailelere mi dünyaya mı acıyacağınızı bilemediniz bu distopyadan altını çizdiklerim şunlar :

Yaşamın bir yolculuk olduğunu ve amacının da sonundaki bir hazineye ulaşmak değil,  hangi yollarda kimlerle birlikte yürüyeceğine karar verme ve her şeyin olması gerektiği gibi gerçekleşmesine izin verme cesaretini bulmak olduğunu öğrendik.

                                             

Cehennem gidilen bir yer değil, cehennem şu an içinde yaşadığımız yer. Cehennem,  en değer verdiğiniz insanları,  kendilerinden korumakta çaresiz kalmanızdır.

                                                 

Evden ayrılırken babam bana,  yuva denen şeyin, sevgiyi hissettiğimiz yer olduğunu, birlikte olduğumuz sürece onu yanımızda taşıdığımızı,  bizimle birlikte onun da büyüyeceğini söylemişti. Ne demek istediğini yeni anlıyorum.


  • Çarşamba, Eylül 27, 2017
  • 4 Yorum

Hangisini En Çok Seversin? ( Kültür Sanat Mevsimi 2)

En çok sevdiğim diye başlayan cümleler kuramıyorum. Aslında kurabiliyorum da beklenildiği gibi olmuyor. En çok sevdiğim kitap, film, şarkı, renk sayısı o kadar çok ki.

Mevsim de seçemem ben örneğin. Evet sonbaharı bir tık daha fazla seviyorumdur belki ama kışın soğuğunu, ilkbaharın uyanışını ve yazın sarıp sarmalamasını da görmezden gelemiyorum. Hiçbirinden vazgeçemem.

Sanırım ben en çok dört mevsimi yaşamayı, başlarken ve biterkenki duygu selini, değişimin insanı silkelemesini seviyorum.

Sanırım ben en çok renklerin bu kadar çok çeşitli olmasını, çimen yeşilinin arasındaki papatya beyazını, kar beyazının ortasındaki siklamen pembesini, pembe beyaz bir bebeğin gözlerindeki siyahı, kara bulutların ardındaki güneş sarısını, altın sarı ışıltılardaki deniz mavisi seviyorum.

Sanırım ben en çok sabahın ilk saatlerindeki umudu, öğlenin pırıl pırıl enerjisini, akşam üzerinin hüznünü ve gecenin huzurunu seviyorum.

Sanırım ben en çok kimisiyle bir çay içtiğim, kimisiyle kitap paylaştığım, kimisiyle birlikte sofra hazırladığım, kimisini hiç görmediğim halde yakın hissettiğim veya yanyana sessizce oturduğum arkadaşlarımı seviyorum.

Sanırım serçenin sevimliliğini, kumrunun zerafetini, karganın aklını, saksağanın mavisini, martının özgürlüğünü, sığırcığın ötüşünü, leyleğin havada süzülmesini ve kırlangıçın acelesini seviyorum.

Sanırım ben en çok hepsini seviyorum.

İyi olan, mutlu eden, sarıp sarmalayan, birşeyler öğreten ne varsa, başkasına zarar vermeyen, çevresini gülümseten, güzelleştiren, dünyaya dost ne varsa hepsini seviyorum....



(Kültür Sanat Mevsimi nedir? )

Rubber Soul (Kültür Sanat Mevsimi 1)

Beatles benim için amcamlarda geçirdiğim tatiller, Alper Abimin odasında Gülay'la barbi bebek oynadığımız yıllar demek. Teypte çeşit çeşit albümlerini çalar, zaman zaman eşlik eder zaman zaman bebeklerimize dans ettirirdik :)

Bu albümse kendime ilk aldığım albümü. Doğrusu dün akşama kadar ne zaman çıkmış neyin nesiymiş hiç ilgilenmemişim. Kültür Sanat Mevsimi etkinliğindeki madde bir albümden bahset demese yine de bakmazdım sanırım :)

1965 yılında -ilginç bir şekilde- benim doğum günümle Can'ın doğumgünü arasında kaydedilmiş bu albüm :) Beatles'ın altıncı albümü. Daha derin konulara inip müziklerini başka bir seviyeye taşıdıkları albüm olduğunu söylüyorlar.

1965 yılı Aralık ayında piyasaya çıkmış, İngiltere'de dokuz haftasında bir numara olarak toplamda 42 hafta listelerde kalmış.

14 şarkı var. (Şarkı isimlerini şu siteden aldım, linkleri de gelmiştir umarım. Gelmediyse de gidip bakabilirsiniz, tam bir Beatles hayranları sitesi. Yalnız n yazık ki İngilizce,  Türkçe kaynak bulamadım)

Drive My Car
Norwegian Wood (This Bird Has Flown)
You Won't See Me
Nowhere Man
Think For Yourself
The Word
Michelle
What Goes On
Girl
I'm Looking Through You
In My Life
Wait
If I Needed Someone
Run For Your Life

Ben en çok In My Life'ı seviyorum. İlk zamanlar sadece müziğiyle vuruyordu, derken ben ingilizce öğrendim ve yaşım da ilerledi, bir baktım sözler bambaşka etkilemeye başlamış.

Michelle ve Girl ise insanı yürekten vuran aşk şarkıları. İnsan her dinlediğinde aynı şekilde etkilenebilir mi?

Ve Nowhere Man,

Nowhere Man, please listen
You don't know what you're missing
Nowhere Man, the world is at your command

Neyi kaçırdığını bilmiyorsun, dünya senin emrinde sözleri çok güzel değil mi sizce de. Şarkı yazmayı çalışıp yazamazken kendini  hiçlikte hissedip yazmış bunu John Lennon.

Sözü fazla uzatmadan son olarak da albüm kapağından bahsetmek istiyorum.


Fotoğraf çekildikten sonra fotoğrafçı bir kartonun üzerinde slayt şeklinde gösterirken karton devrilip fotoğraf normal haliyle değil böyle ince uzun şekilde belirmiş. Bu halini sevmişler :) Ve dikkat ederseniz grubun adı yazmıyor kapakta.  Herkes kim olduklarını bildiğine göre ne gerek var ki :)

Benim albüm tanıtımım bu kadar olabiliyor canlarım. Haydi aşağıdaki fotoğraflardan sevdiğinize tıklayıp Beatles şarkınızı alın :)






(Kültür Sanat Mevsimi nedir? )

Nostaljik Pazartesi Yapayım Bugün

Ne zamandır yapmamışım :)

İlk yazımız beş sene öncesinden

14 Kasım 2012 Çarşamba


Bizim Evin Çorapsal Çıkartımları

Sabahın yedisinde odalarına girip kendinden geçmiş bir anne olarak hışımla yerden topladığım çoraplarla kahvaltı sofrasındaki çocukların başına gittim. Zaten yarım saattir söylenmelerimi dinlediklerinden yine ne azar işiteceğiz diye yüzüme baktılar tabi.

- Söyleyin çabuk kardeşlerinize ne yaptınız?

-???????

-Söyleyin söyleyin ne yaptınız onlara?

-Bizim başka kardeşimiz yok ki anne? (Ya da böyle birşey dediler o sırada onları pek net dinlediğimi söyleyemeceğim:)

- Valla yerde dört çift çorap buldum, ikiniz burdasınız, diğer ikisine ne yaptınız onu soruyorum, çabuk cevap verin !

-Pu ha ha ha ha :D
..................................
İkinci alıntımız da iki sene öncesinden

23 Haziran 2015 Salı


Biz Sevgi Dolu Bir Aileyiz !!!

Yazıp çizdiklerimle pek mükemmel havası versem de kendime anında tepesinin tası atıp ciyaklayan bir anne modeliyim aslen. Ciyakladıklarım da kesinlikle hakkediyorlar ama yine de pek hoş olmuyor tabi. Zaten evdeki en büyük repliğim "Hadi" , her şeyi tekrar etmek zorunda kaldığımdan.

Neyse son zamanlarda kendimize bir yöntem bulduk.  Sinirler tepeye ulaşmış, herkes birbirine kızıp, aradaki gerginlik elle tutulabilir hale gelmişken , içimizden biri sinirli ve yüksek bir ses tonuyla,

- AMA BİZ SEVGİ DOLU BİR AİLEYİZ!!!

Diye bağırıyor, ve biz halimizin absürdlüğüne bir anda gülmeye başlıyoruz :-)

Beş dakika sonraki yeni bağrışmalara kadar sevgi dolu ailemiz gülmekten kavgaya fırsat bulamıyor:-D

Napalım ya, biz fısıldayıp , çocuklarına sakince birşeyleri anlatarak bir yere varamayan bi aileyiz. Zaten benim sesin desibeli belli bir düzeyi aşmadıkça evdekiler için henüz dinlememe gerek yok , daha vaktim var demek oluyor.

Hayır her zaman açıklayan, anlatan bir anne de oldum ama öyle kitaplardaki gibi peki anneciğim cevabinı almak ne kadar mantıkla gösterirsen göster mümkün olmuyor. Hihayt huayt gidiyoruz işte.

 

........................................
Son olarak da dört sene öncesinden bunu alayım. 

17 Aralık 2013 Salı

Bizim Evin Annesinin Dinozor Halleri

-Anne, şubat ayında LOL'un finalleri varmış nerede olduğunu hatırlamadığım bir yerde, neyse, biz ona arkadaşlarla gideceğiz.

-Eee Metehan, sen de aştın bakıyorum, nereye gidiyorsun arkadaşlarla, o kadar da uzun boylu değil.( Beyefendiye cuma günü okul çıkışı arkadaşlarıyla sinemaya gitme izni verdim iyi ki, hemen abarttı:-) Oğlum beni Kadıköy'e tek başıma yolladıklarında lise sona gidiyordum, dersane olduğu için izin vermişlerdi, sen daha kaç yaşındasın.

-Ama anne sen o yaştayken minibüs falan yoktu herhalde..

(Hey Ya Rabbim, sen ne yaparsan yap, çocukların gözünde dinozorsun arkadaş, o kadar işte.)

-Ne diyorsun oğlum sen, herhalde ki vardı minibüs, otobüs, kağnı sırtında bir günde varmıyorduk her halde oraya, fesuphanallah:-)
....................................................
Hepinize günaydın, gülümseyen bir haftaya açılsın sabahınız. Hafta gülümsemiyorsa siz onu gülümsetmenin bir yolunu bulun anacım :)

Korkak ve Canavar


Bilgehan'ın okul kitaplarından biriymiş.

İlk defa bir Türk yazardan içi ecinniler ve mezarlarla dolu olmayan bir fantastik roman okudum. Akıcı ve güzeldi.


Aslında bir dörtlemenin ilk kitabıymış. Neyse ki yaşadıkları macera sona erdi de ben neden ikincisi elimde yok diye tırmalamadım etrafı :)


Kitaplardaki haritaları siz de seviyor musunuz?  Zaten haritaları çok severim bu elle çizilmiş hayali dünya haritaları da başka güzel gözüküyor gözüme.

Başına gelen bir  felaketle Canavar'a dönüşen Leopold, karısı öldürülürken kılını bile kıpırdatamadığından Korkak'lığından utanan Guorin 'in kesişen yollarıyla atıldıkları maceralar gençlerin de çok hoşuna gidecek türden.

Kötülük Tanrı'sına sözü geçen tek tanrının hangisi olduğu kısmına ise tam anlamıyla hayran kaldım. Çok çok çok güzeldi :)

Elimden Tablet Düşmese de Bilgisayar Çağı Çocuğu Olmadığım Nasıl Belli Olur?


Kelimeleri dijitalden değil de normal sözlükten daha kolay ve çabuk bulabilmemden :)

Bu arada yeni öğrenenler için kolay ve basitleştirilmiş hikâyelerin birinci sayfasında yedi kelimeye bakmam iyi ki normal bir kitaba el uzatmamışım dedirtti.

Ama öte yandan fiilleri çekmeyi asla ve asla hatırlayamasam da çekilmiş hallerinden asıllarını tahmin edebilmemle gurur duydum.

Tamam üniversiteyi bitirene kadar fransızca dersi görmüş birisi için acınası bir hal ama napalım, Fransa'da oku dediler de hayır mı dedik. Burada bu kadar oluyor :D

Kültür Sanat Mevsimi Sonbahar

Tuna Başar'ın başlattığı bu etkinlik oldukça zorlayıcı ve harekete geçirici.  Sonbaharın ilk ayı neredeyse bitmek üzere ama hâlâ dolu dolu iki ay var, geç değil bence :)

Onun bloğunda ayrıntıları okuyabilirsiniz ( tıkla) ben hazırlamış olduğu listeyi buraya alıyorum, içlerinden yapabildiklerimi işaretleyeceğim :)

Görevler:

o   Dünya veya Türk klasiklerinden bir kitap oku ve kitap üzerine bir yazı yaz.

o   Biri kadın biri erkek yazardan, aynı türde, 2 kitap oku ve kitaplar üzerine yazı yaz.

o   İsminde sonbahar veya sonbaharı anımsatan bir kelime geçen, biri Türk biri yabancı olmak üzere, 2 yazardan birer kitap oku ve kitaplar üzerine yazılar yaz.

o   Nobel veya başka önemli bir ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap oku.

o   Bir akımı temsil eden bir kitap oku ve hem akım hem de kitap üzerine düşüncelerini yazıya dök.

o   Okuduğun kitaplardan beğendiğin bir bölümü alıntıla.

o   Bir şiir yaz.

o   Bir öykü yaz.

o   Bir deneme, makale veya eleştiri yazısı yaz.

o   Bir mektup yaz.

o   Dünya tarihinde önemli bir yere sahip bir kişi hakkında portre yazısı yaz.

o   Bir roman kahramanı hakkında bilgi ver.

o   Klasikleşmiş filmlerden birini izle.

o   Önemsediğin festivallerden birinde En İyi Film Ödülü’nü kazanmış bir filmi izle.

o   İsminde sonbahar veya sonbaharı anımsatan bir kelimenin geçtiği, biri Türk biri yabancı olmak üzere iki film izle.

o   Edebiyat veya tiyatro uyarlaması bir film izle.

o   Bir film karakteri hakkında bilgi ver.

o   Sinema tarihiyle ilgili bir konuyu araştır.

o   Sinemada bir film izle.

o   Bir yönetmenin tüm filmlerini izle ve o yönetmenin sinema anlayışı üzerine bir yazı yaz.

o   Bir tiyatro oyunu, opera veya bale izle.

o   Bir tiyatro metni oku.

o   Klasik müziğin önemli eserlerinden birini dinle.

o   Jazz, Blues, Reggae, Rock, R&B, Pop gibi müzik türlerinden birinin dünya çapında önemli bir albümünü dinle.

o   Bir müzik aleti hakkında bilgi ver.

o   Severek dinlediğin bir müzisyen, grup veya albüm hakkında kısaca bilgi ver.

o   Dünya ve Türk resminin önemli eserlerinden birini incele.

o   Bir akımı temsil eden bir resim veya heykeli incele.

o   Aynı temaya sahip iki farklı resim hakkında araştırma yap.

o   Bir sanatçının eserleri üzerine araştırma yap ve beğendiğin eserlerinden örnekleri paylaş.

o   Sanat tarihiyle ilgili bir konuyu araştır.

o   Bir felsefi düşünce hakkında araştırma yap.

o   Bir temel felsefe metni oku.

o   Mitoloji hakkında ilgini çeken bir konu üzerine araştırma yap.

o   Bir şehri gez ve o şehir üzerine bir gezi yazısı yaz.

o   Bir ülkenin veya bir şehrin önemli bir simgesi hakkında araştırma yap.

o   Dünya tarihinde ilgini çeken bir olay veya kişi hakkında kısaca bilgi ver.

o   Bir belgesel izle.

o   Teknolojinin hayatımıza kattığı önemli bir gelişme hakkında araştırma yap.

o   Bir TV veya internet dizisi izle.

o   İlgini çeken bilimsel bir gelişme üzerine kısa bir yazı yaz.

o   Önemli bir mimari eser hakkında araştırma yap.

o   Bir fotoğraf çek ve fotoğrafın hikâyesini anlat.

o   Herhangi bir konu hakkında bir video çek.

o   UNESCO Kültür Mirası listelerindeki bir madde üzerine araştırma yap.

o   Bir sözlük veya ansiklopedinin sayfalarını karıştır ve dikkatini çeken bir madde hakkında kısaca bilgi ver.

o   Bir internet sitesi, blog sayfası, sözlük, Youtube kanalı veya sosyal medya kullanıcısı hakkında düşüncelerini yaz.

o   Bilgisayar teknolojisiyle yaratılmış bir figür, animasyon, tasarım, afiş, logo gibi şeylerden dikkatini çeken biri üzerine kısaca düşüncelerini yaz.

o   İlginç bulduğun bir canlı türü hakkında bilgi ver.

o   Psikiyatri/Psikoloji kavramları ve hastalıkları üzerine ilgini çeken birini kısaca anlat.

o   Beğendiğin bir karikatür, illüstrasyon veya çizimi paylaş.

o   Bir dergiyi detaylı bir şekilde incele.

o   Bir müzeyi gez.

o   Bir kütüphaneyi ziyaret et ve birkaç saatini orada geçirip neler yaptığını yazıya dök.

o   Bir sanat etkinliğine katıl.

o   Bir toplumun kültür yapısı, yaşam biçimi, inanç şekilleri, örf ve adetleri üzerine bir araştırma yap ve ilgini çeken bir konu hakkında kısa bir yazı yaz.

o   Uzun bir zamandır yapmak istediğin bir şeyi yap veya uzun zamandır yapmak isteyip de yapamadığın bir şey hakkında kısaca bir yazı yaz.

o   Kültür ve sanat konusunda bir öneride bulun.

o   Kültür Sanat Mevsimi etkinliği süresince karşına çıkan ve seni şaşırtan, dikkatini çeken, aklına takılan en az 5 farklı şeyi maddeler halinde yaz.

o   Kültür ve sanat üzerine yapmak istediğin ve yukarıdaki görevler arasında bulamadığın bir şey yap ve bunun üzerine bir yazı yaz.


Gördüğünüz gibi görevler çok güzel, araştırmaya, düşünmeye ve yaratmaya yönelik. Bakalım neleri yapabileceğim :)