Oradan Buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oradan Buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2026 Çarşamba

Ortaya Karışık Bir Hafta

Geçen çarşamba zorla konsere gittim. Daha önce dinlediğim bir grup değildi. Sadece oğlanlar bilet alıyor diye almıştım. O sırada diğer konserler de duyurulmamışlardı. Peşinden on konsere daha gideceğimi bilsem almazdım bilet. 


Bir de bir gün önce üç saat dans videosu çekmeye çalışırken omzum sakatlanmış, üzerimi giymekte zorlanıyorum, öyle berbat halde. Konserin Life Park'da olması da ayrı dert. Git git bitmez. 

Bir ara gerçekten vazgeçmiştim. Öyle gözümde büyüdü. Sonra kendime evde duracağına hit. Spor olsun dedim.


Sağdaki üçlü bizimle headbang yapan iki Türk bir Koreli :D Koreli çektirdi fotoğrafı herkes evine dağılmadan önce :D

Bir saat zıpladık, kafa salladık. Kolum açıldı biraz o sırada :D


Cumartesi Can'ın devre toplantısı vardı Hava Harp Okulu 'nda. Okulun şu anki komutanı bizimkilerin devresi olunca nostaljik bir gün yaşadık.






Yemekhanelerinde yemek yemek en keyiflisiydi.



Pazar günü arkadaşlarımızla ne yapalım derken Parkta Caz programını gördüm. Yoğurtçu Parkı'nda program varmış. Sandalyelerimizi, çayımızı, böreğimizi kapıp gittik.




Dün de okul arkadaşımla tee Rumeli Kavağı 'na denize gittik. Bir misafir götürme hakkım olunca onu da askeri kampa sokabildim. Valla gidiş geliş üç üç altı saat sürdü ama . Beşiktaş 'tan Kavak'a vapur öyle keyifli ki insan yolda ayrı mutlu oluyor. Yaz sıcaklarında İstanbul'da yapılabilecek en güzel aktivite bir vapura kendini atmak .




 Can Bey'in keyfi gelirse yarın da bir gecelik kamp kaçamağı yapacağız. Hava yağmurlu gösteriyor . Can keyifsiz biraz. Ben kamp hazırlığı yapacağım bugün dediğimde "Dur bakalım, gidecek miyiz" diyerek tepemin tasını attırdı ama. Dedim , ne gapacağım, sabah kalkıp senin keyfin yerinde olursa ben şıp diye on saniyede mi hazırlayacağım her şeyi. Bir insan nasıl bu kadar zeki ve aynı anda geri olabilir bilmiyorum. Kamp gitmek onun için teker dönünce başlıyor tabi. 

İşte böyle .

Şimdi balkonda çay keyfimi yapayım, sonra buzdolabına dalacağım. Yine karman çorman. 


26 Mayıs 2026 Salı

Hâlâ Kendime Gelemedim

İki sene önce de bütün yaz koltukta kıvrılıp, müzik dinleyip , ağlamıştım. Bu sene de öyle olacak diye korkmaya başladım. Depresyon bir türlü geçmiyor. Ben çabaladıkça daha çok batıyorum sanki. Üzerine Can'ın hastalığı. Üzerine annemin sorumluluğu. Ülke halleri. Derken yüzeye ulaşamamaktayım. Bir yere gidesim yok, arkadaşlarımla konuşasım yok. Battaniyemi kafama çekip öylece yatabilsem belki kendime gelebilirim. Tek başıma biraz kalabilsem. Hayatım zaten yeterince zordu bir de bu ruh hali beni deli edecek. 

Oysa en güzel zamanları İstanbul'un. Güller açtı, filbaharlar, yıldız çalıları. Nereye gitsen mis gibi bir koku sarıp sarmalıyor. Hava nihayet ısındı biraz. Yaz geldi gelecek. Günler uzadı. 














Fotoğraflara baktım da , gerçekten çok çabalamışım . 

Can'la bir gecelik Yalıköy kaçamağı yapmışız, deniz kıyısında bir saat taş topladık.

Kürşad'la Patti Smith konserine gittik. New Model Army de vardı. 

Bol bol çiçek topladım.

Metehan'ın arkadaşları geldi, onlara sofra hazırladım (hepsi ailesinden uzak öğrenci) , salona yayılıp oyun oynadılar. 

Fenerbahçe Orduevi arada gidip deniz izlediğimiz yer haline geldi. Park sorunu yok, sakin ve güzel.

Annemle kuaföre gittik. İki sene sonra falan herhalde ilk defa manikür yaptırdım.

Bırakmamışım kendim. Bırakamamışım ...

Bir sabah uyanayım, göğsümdeki öküz oradan ayrılmış olsun. Ne olur öyle olsun, çünkü gerçekten halim kalmadı .

Gelip hâlâ burayı okuyup, bana yorum yazan herkese çok teşekkür ederim. Ben de dolaşıyorum blogları ara ara ama ağzımı açıp bir şey diyesim gelmiyor. Yorumlara cevap bile veremiyorum. Buraya bile zorla yazıyorum, her şeyi baktığımız yer burası olduğu için dursun, kaybolmasın diye karalıyorum bir şeyler. Biraz kendime geleyim hepinizi bir bir dolaşıp sohbet edeceğim. Seviyorum sizi.

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Selâm Gençler

Bu hafta da sona erdi çok şükür. 

Kadın Doğumda yaptırdığımmtestler temiz çıktı. Kendi doktorumla konuştum bana miyomları eklemeye gerek olmadığını, çok küçük olduklarını söyledi. Benim de işime geldi.

Salı dans videosu çektik sitedeki komşumla. Sonrası da sitenin kapısının önünde açılan kafede çay içerken mahalle arkadaşıma rastladık. On küsür senedir görmemişimdir. Morali bozuktu, onu neşelendirmiş olduk.

Çarşamba ilaç günüydü. Hastanede geçti. Neyse sonunda haba ısınmaya başladı o gün.

Perşembe Metehan 'ın minik bir operasyon geçirmesi gerekiyordu, yine hastanedeydik. Halloldu.

Bütün bu işlerin , yemeklerin, çamaşırların arasında ha babam dans videosu çektim. 

Gerçi instagram hesabıma bişey oldu, kimse görmüyor doğru düzgün, hareketsiz duruyor. Sinir bozucu.

He canım , hayatımdaki her şey düzgün ben ona üzülüyom.

Geçen hafta sonu üniversite arkadaşlarımla Urla'da enginar festivaline gidecektim. Cenaze olunca gidemedim. Sonrasında da Can ve Metehan nezle grip oldular. Bayağı terae geçtim.

Yarın anneler günü. Anne olmaktan yorulduğumu hissediyorum.

Neyse , sabah, sessiz. Kitabımı okuyorum. Birazdan yürüyüşe giderim. Hava yine serinledi gibi, dün akşam yağmur yağmıştı. Ama pek hakında cumburlop yaz gelir.




Az kalsın şu meyve tabağını paylaşmayı unutuyordum. Dün sabah Bilgehan babasına lahvaltı hazırladı. Ona meyve tabağı yapmış. Meyveyse meyve, tabaksa tabak, hazırladım işte diyor :D Bana çok haklı geldi :D

24 Nisan 2026 Cuma

Vıyyy Yine Amma Geçmiş Ben Bloğa En Son Yazdığımdan Beri

Ortaya karışık fotoğraf atayım bari.


Tam kırk beş dakika bilet kuyruğunda beklesem de Can'la film festivalinde bir film izlemeyi başardık.


Sonrasında kahve keyfi.


İnanılır gibi değil ama bir gün daha Kadıköy'e yürüdü benimle.


Gün batımı izledik. Aşağıda bir yerde var fotoğrafımız.


Saçımı yıkamışım, güneş vurmuş, bi fotoğraf çekmeyeyim mi ?


Yine yollara düşmüşüz, daha dün fotoğraf çekmedi miydik diyor. E bugün daha güzel giyinmişim. İlaç günü. 

Dönüşte zorla videomu da çektirdim. Burada çiçeklerin arasına kapaklandığım bir videom oldu , hahaha .


Canım arkadaşım İngiltere'den annesine sürpriz yapmaya gelmiş, ve daha bavuluyla giderken ilk gördüğü kişi benim. Buluşana kadar her gün önüme düştü. Çok komikti :D



Siteden bir komşum instagramdan beni görüp tanımış. Birlikte dans videosu çekelim mi dedi. 


Sonunda Zeyfi ile buluşmayı başardık.


Haftasonu görümcem geldi Antalya'dan. Üç gece kaldı. O arada yeğenler , kardeşler de onu görmeye geldiler. 





Hala yeğen resim yaptılar. 




Arada mahalledeki uzak doğu lokantasına ailece gidip keyif yapıyoruz. Bol sohbet, kahkaha, kavga felan. Tam aile toplantısı , hahaha.

Kürşad'la Aynur da uğramışlardı bir gece fotoğraf çekmemişiz. 

Kuzenim de geldi o arada. Dur ya, onunla da mı yok fotoğraf ? Bulamadım. Annemle çekmiştim ikisini oysa.

Ha bir de üniversite arkadaşım gelmişti İstanbul'a üç saat konuştuk bir fotoğraf çekmemişiz.  Mesaj attım bir fotoğraf çekilmemişiz diye. Bana yoldan fotoğrafını göndermiş. Ben de ona yolladım. Hahaha.

E amma sosyalmişim yahu, şu an evden dışarı burnumu çıkartmak istemememe şaşırmamalı. Bugün yine hormonlarım vuruyor zaten. Mayısın 11 inde doktor randevum var bakalım ne diyecek doktor. 

Bir de cildiye ile dahiliyeye gitmem gerek ama hâlâ başaramadım.

Evet kısa özet geçmeyi başardım. Zira her şeyi dönüp burada arıyoruz, eksik bırakmamalıyım :)



28 Mart 2026 Cumartesi

Dört Gün Yürüyüş Yapmayı Başardım


Akşam yemekten sonra çayımı içip evden çıkıyorum. Kulağımda müzik. 35 dakikada sahile varıyorum. Dönüşü metroyla yaparım diyordum ama daha yorulmamış olduğumdan dönüşte de yürüyorum. Ama eve döndüğümde pert. Zira dönüş yolu yokuş :D


Evelsi gün Metehan da benimle yürüdü. Erken çıkmıştık, gün batımı renklerini yakaladık.



Şu akşam da nerede bir etkinlik varsa artık gökyüzünde ışıklar belirmişti.

Evet sırf deniz görme aşkına yürüyüş yapmayı başardığımı söyleyebilirim.

Sahilde on dakika kadar oturup (dün akşam hariç buz gibiydi ama çok iyi geldi) denizi, gemileri, ışıkları izledim. İstanbul'da gece deniz manzarası karşı kıyıların ışığı olduğundan çok güzel. Antalya'da bir kere deniz kıyısında akşam yemeği yemek istedik. Hahaha. Siyah duvara baktık tabi, bir manası olmadıydı.



Bahar gelmiş. Bu papatyaların yapraklarının kokusu bahar demek benim için. Anneme giderken içinden geçtiğim sitede, betonun arasındaki çatlaktan çıkıyorlar. Sanırım benden başka görüp toplayan yok :D


Korece çalışmaya devam. Sürekli aynı sayfaları çalıştığımdan kitabı iki senedir bitiremedim :D Kelime ezberlemek bu kadar zor olmamalıydı . Neyse acelem yok, çalışmaktan keyif aldığım sürece devam.



 Bu hafta plândıklarımı yapmaya çalıştım. Keyif almadığım hiçbir şey yemedim. Akşam yürüyüşleri de akşam atıştırmalarımı azalttı. Döndüğümde su ve çay dışında istediğim bir şey olmuyor. Avokado aşkım devam ediyor. Vücudumun neye ihtiyacı var bilmiyorum ama bol limonlu tuzlu avokadoya bayılıyorum. 

Dans videosu çektim. Yani dans çalıştım. Bu hafta Can her gün arkadaşlarıyla buluştu. Ben de evde hem işlerimi yaptım hem de dans çalıştım. Adamlar evde yokken kadınlara gelen enerji şaka gibi. Belki de aadece benimdir , bilemedim şimdi :)

Festival filmlerimi seçtim. Çok seçmişim, elemem lâzım. Hepsini izleyebilmek için iki gün bir sinemadaki bütün seanslara gitmem gerekiyor. Peş peşe film izlemek çok zor benim için. Bakacağım artık.

Bu arada, Ceren, yanına gelme fikrini aklıma soktun, valla çıkıp geleceğim heee. İki gecelik bir kaçamak yapabilirim diye düşünüyorum. Bakalım.

Giyinip sabah yürüyüşüme gideyim şimdi.

Haa, hafta başından beri kilo almış duruyorum. Hahaha. Hormonlarım sağ olsunlar. Şişip inmekten bi hal oldum. 

Öptüm hepiniziiiii.