1 Temmuz 2026 Çarşamba

Capitol'e Gitmek İnsanı Hüzünlendirir mi ?

Dün göz doktoruna randevu aldım. Gözlük camlarımı yenilemem gerekiyordu, o arada bir baktırayım da öyle yenileyeyim dedim. İyi ki öyle demişim. 

Çok komik. Şu anda ben yakını gözlükle görememeye başladım. Gözlüksüz görüyorum. Doktor sizin göz numaranıza özgü bu, büyük ihtimal gerekmeyecek yakın gözlük demişti. İlk başladığında çok can sıkıcıydı zira masanın üzerini gözlüklü de gözlüksüz de göremiyordum. O kör nokta yüzünden yapboz yapamaz hale gelmiştim. Neyse zaman içinde hipermetrop ilerledi. Bu bağlamda benim miyopumu geriletti. Ve şu an masanın üzerini rahat görüyorum. Mutfakta iş yaparken tezgâhı da gözlüksüz güzel görüyorum. Dolayısıyla gözlük genelde sağda solda beni bekliyor. Evdeki televizyon kocaman. Zaten çok izlediğim de yok. Sadece geçen aylarda sinemaya gittiğimde hafif rahatsızlık hissettim. Sanki gözlüğümü biraz öne alınca daha rahat görebiliyorum da almazsam beni rahatsız ediyor gibiydi.

Neyse doktor şu mu iyi, bu daha mı net gibi insanı deli eden soruları sorarak numaramı ölçtü. Sizin şimdiki numarayı açayım bir de dedi. Anaaaa. E ben körmüşüm ya :D bir anda bütün yazılar yok oldu. 

Hahaha. Şüphelendiğim gibi gözlük numaram küçülmüş. Ama benim tahminimden çok daha fazla küçülmüş. Bir ara gidip yeni numarayla camları yaptıracağım.


Doktor çıkışı Capitol'e gittik annemle. Burası sanırım bizim yakanın en eski avm si. 
Çok severim havasını. Küçük, derli toplu ve nezihtir. Annemle hafta bir giderdik ilk İstanbul'a geldiğim zamanlarda. Şimdi yılda iki üç kere gidiyoruz. Durup etrafıma bakarken eski bizi özledim. Kitap baktığımız, yapboz almadan çıkmadığımız, sohbet edip etraftan geçenleri çekiştirdiğimiz, capitol sendromu diyerek tuvalete koşturduğumuz, çocuklarımı okula, eşimi işe gönderip dolaştığım günleri özledim. 


Uzun zamandır kitap almamıştım, Nezih'den bunları aldım. İkinci kitaba yüzde elli indirim kampanyası vardı.

Bütün tişörtlerimi bir şekilde siyah beyaza çevirmeyi başarmışım. Renkli birşeyler baktım. Pembe bir atlet gördüm. Bildiğin atlet gibi yani. Gömleklerin içinde güzel olur diye elime aldım. İki yüz bir şey lira, iyiymiş dedim. Bir daha baktım basamaklar biraz fazla gibi geldi. İki bin küsürmüş. Anacım atlet yaaa, ne koydunuz içine ,altın iplikle mi diktiniz ?

Neyse pek renkli olamasa da uçuk sarı ve lila nispeten normal fiyatlı ve incecik iki tişört buldum. 

Orada kahvaltımızı yapıp. Öğlenin sıcağında eve kadar yürüdük. En son yokuşu nasıl çıktım bilmiyorum:)

Bu sabah omzum biraz daha iyi. En azından başıma kadar kolumu kaldırabiliyorum.

Akşam konsere gideceğiz. Yine Life Park'da. Yani şu yerde bu kadar konser olması beni deli ediyor. Git git, dön dön bitmiyor. Bir de hafta içi. Metro kapanmadan yetişelim, yok marmaray kapanmadan binelim derken hepten sinir bozucu.

Neyse. Gidip giyineyim de yürüyüşe erken çıkayım. 

Evim de öyle berbat halde ki. Temizlemem lâzım. Bilmiyorum yapar mıyım. 

Güzel bir gün olsun hepimize.