16 Kasım 2021 Salı

Bilimum Zıpırın Yol Macerası


 Fonda çalan müzikler yüzünden engellenebilir, hemencecik gidip izleyiniz, beğeniniz, takip edip alarm açınız felan :D

13 Kasım 2021 Cumartesi

Bu Sabah





Dün Yedigöller 'e gitmek üzere yola çıktık. Bir ekip Eskişehir'den, bir ekip Ankara'dan geldi.  Tam yaklaşıyorduk buzlanmış 100 metrelik bir yere denk geldik. Arabalar bir şekilde geçtiler ama karavanla cesaret edemedik.

Geri döndük. Ne zamandır aklımızda olan Düzce'de Dokuzdeğirmen Köyü'ne geldik. (8 saatte :D :D)  Burada arkadaşımızın daha önceden tanıdığı rafting yeri vardı,  aslında kapanmış ama bize kamp yapmamız için izin verdiler . Kendimize ait kocaman alanımız oldu :)

Ekipte herkes keyifli olunca bütün başımıza gelenler sonradan kahkahalarla anlatılacak macera olarak yanımıza kâr kaldı. Yine de şom ağızlılık yapmayaydım iyiydi :D


K


 

11 Kasım 2021 Perşembe

Çay Keyfi

Salı günü peynir almaya Kadıköy'e gittik annemle. Dedim ya artık daha sık çıkacağız diye. Sabah dokuz gibi evden çıkıp yürüyerek on gibi varınca dükkanlar yeni açılmış oluyor, sessiz sakin tadını çıkartıyoruz.


Yeni yıl zamanı yaklaşırken benim çoklarca hediye almam gerektiğinden bu sıralar biz sürekli dükkanlara uğrardık. Geçen sene bile iki kere indim tek başıma zira her şeyi internetten almayı da sevmiyorum, semtimizin esnafı da kazansın.


Hahahaha, tabi biz dükkanlara ilk girince siftah yapmadan çıkmayalım bilinciyle annem hepsinden bir şey aldırdı bana, en sonunda vitrinlere bile bakmaya korktum :D 


Giderken belki Barış Manço Müzesi'ni gezeriz diye düşünmüştüm ama hava sıcacık olunca kendime dedim ki "Handan akıllı ol, müzeyi soğuk,  yağışlı bir güne sakla" .  Bak netekim çarşamba günü etraf buz kesti. 

Beyaz Fırın'dan kruvasan aldık (çıtır çıtır dışıyla muhteşem oluyor) , çayları evden taşıdık, Moda'daki sakin sokaktaki denize nazır bankımıza kurulduk. Yalnız öncesinde karadeniz pidelerimizi de sipariş ettik. Biz gittiğimizde fırını açılmamıştı ama açılır açılmaz pişirdiler,dönüşte hemen alıp evimize geri yürüdük.

Bu arada Moda'da hayatımda gördüğüm en nazik mendil satan adam vardı. E aldık tabi mendilini. 

Bakiim, haftaya ne etkinlik yapsak :)

9 Kasım 2021 Salı

Kitap Salı

Bu hafta sürükleyici kitaplara denk düşünce çok okumuşum gibi bir görüntü veriyorum.  Gerçi ilk kitap geçen haftadan beri elimde ama ikincisin bir kaç saatte, sonuncusunu da iki günde bitirince bana yazacak birşeyler çıktı.


Osman Hamdi Bey'in hayatını anlatan kitabımız tabii ki o hayatın arkasında Osmanlı İmparatorluğu'nun hallerini de gösteriyor. Saraya yakın bir aile olduklarından dönemin padişahları, sadrazamları (ki babası da bir dönem yapmış) ,  tüm siyasi gelişmeleri ile iç içeler.

Benim için güzel ve aydınlatıcı bir kitap oldu. Akıcı bir dili vardı. Ve Osman Hamdi Bey'in de dolu dolu bir hayatı olunca insan severek okuyor. 

Bir dahaki sefere Arkeoloji Müzesi'ne gittiğimde etrafıma daha farklı şekilde bakacağıma eminim. 

 

🐢Kaderini zamana bırakmanın ezikliği günlerini boğmaya başlamıştı.

🐢Ben ne istiyorum, diye sordu. Resim yapmak istiyordu. Sadece resim yapmak!  Cevap bu kadar basitti işte.

🐢Kadere inanıp inanmadığım bilmiyordu.  Ama gelecek için planlar yapmaktan çoktan vazgeçmişti! 

🐢Osmanlı'nın bir parçası olan bu topraklarda yaşayanlar kimlerdi gerçekte?  İmparatorluğu coğrafi sınırlardan başka birleştiren güç var mıydı?  Osmanlı olmak neydi aslında?  Peki ya Türklük? 

🐢Osman Hamdi de hayatı boyunca kimsenin bilmediği meslekler yapmıştı. Ressam olmuştu en başta. Sonra müze müdürü. Bir arkeolog. Ardında da güzel sanatlar akademisi müdürü. Onun kaplumbağa terbiyecisinden bir farkı yoktu aslında! 


İçimdeki Müzik,  beyin felci nedeni ile  bedeninde sadece baş parmaklarını hareket ettirebilen Melody'nin hikâyesi. Dışarıdan bakıldığında sandalyesinde ancak kemeri bağlıyken durabilen, başını dik tutamayan, ağzından salyaları akan, istemsiz spazmlar yaşayan bir kız, ama zekâsı üstün seviyede. 

Melody'nin ağzından anlatılmış öykü akıcı.  Edebi değeri çok fazla olmasa da farkındalık arttıran bir kitap. Basit bir anlatımı olmasını sevdim, zira çocukların da okuyup anlayabileceği bir düzeyde olması güzel. Okullarda okutulup,  çocukların türlü önyargılarını fark etmeleri sağlanabilir. Aileler, öğretmenler, herkese katacağı şeyler var. 

Konusu itibariyle ağlak ve karamsar da zannetmeyin, tabii ki hüzünlendiriyor ama oldukça keyifli  :) 


🎶Çok küçükken - belki henüz birkaç aylıkken - kelimeleri,  bana ikram edilen tatlı bir içeceğe benzetir ve limonata gibi içerdim. Sanki tatlarını alırdım. Karmakarışık düşüncelerime ve duygularıma anlam kazandırırdı. 

🎶Sanki hayatımın arka plânında durmaksızın devam eden müzikal vardı. 
Herkes kendisini ifade etmek için kelimeler kullanıyordu. Ben hariç. Ve eminim ki tüm bu insanlar kelimelerin gücünün farkında değildi.

🎶Neredeyse bir milyon üniversite okumuş gibi gözükmesine rağmen içimdekileri anlayabilecek kadar zeki değildi.

🎶O kadar da akıllı değilsiniz beyefendi, sadece şanslısınız. Sorunsuz yetilere sahip olan bizler, sadece bağışlanmış kişileriz.

🎶Kapısı ve anahtarı olmayan bir kafeste yaşıyor gibiyim. Ve kimseye beni buradan nasıl çıkartacağını anlatamıyorum.

🎶Kişinin müzik çaldığında renkleri duyup tatları canlandırabilmesi durumuna ne denir?  Sinestezi


Kya'nın Şarkı Söylediği Yer'de bir yandan bataklık bir bölgedeki evinde tek başına yaşamaya çalışan 10 yaşındaki bir kız anlatılırken diğer taraftan eski bir yangın kulesinden düşüp ölen bir adamın cinayeti araştırılıyor.

Annesinin evden gitmesi ile hayatı bir anda tepe taklak olan Kya,babasının zulmünden kaçmak için onun ardından giden abla ve ağabeylerinin babasıyla kalakalıyor.

Ah o minicik kızın açlığı, kimsesizliği, üstü başının perişanlığı.  

Bütün bu anlatılanların arkasında bataklık ve bataklık canlıları da kitapta kendisine oldukça bütük yer edinmiş. Martılarından balıkçıllarına, deniz kabuklularından ağaçlarına sanki o lagündeymişçesine hissettiren kitabın  her kısmını çok sevdim. 

Bir yandan hüzünlendim, bir yandan meraklandım bir yandan ateş böceklerinin ya da peygamber develerinin çiftleşme ayinlerini izledim. İki gün elimden düşürmeden bitirdim :)


🏞Ölümün kaba cesareti, her zamanki gibi ilgiyi kendine çekmişti. 

🏞Lagün aynı anda hem yaşam hem de ölüm gibi kokuyordu;  umut ve çürümeden oluşan bir kargaşa vardı.

🏞Onların sesleri Kya'nın sessizliğini daha da yükseltiyordu .  Onların birlikteliği, Kya'nın yalnızlığının altını çiziyordu ancak bataklık çöpü olarak damgalanmanın onu meşe ağacının arkasında tuttuğunu biliyordu.

🏞Birine dokunmak, o kişiye kendisinden bir parça vermek demekti, asla geri alamayacağı bir parça.

🏞Elementler bir araya gelerek kısa bir süreliğine,  açısı doğru olan bir kum düzlüğü yaratmıştı, tıpkı anlık bir gülümseme gibi.

Evet bu hafta salımızda toplananşar bunlar. 

Bakalım önünüzdeki hafta neler neler olacak. Hepinize iyi okumalar.

7 Kasım 2021 Pazar

Kuaföre Gitmek Çok İyi Geldi


Anneme dedim ki " Geçen gün hastanede üç saat geçirdiysek kuaföre de gidebiliriz bence,  randevu al da saçlarımızı kestirip biraz kendimi şımartalım".

Artık Kadıköy'e inmeyi özlemeyi bile bıraktık ve halimizi hiç iyi görmüyorum. Kasaba gideceğiz ya da peynir alacağız diye gidip havamızı değiştiriyormuşuz. Evet, her gün mahallemizim güzel sokaklarında sakin sakin yürüyüş yapıyoruz ama otomatiğe bağlayınca insan -ya da ben - dolap beygiri gibi hissediyor.

Çift kat maskemizi takıp kuaföre kadar yürüdük. Sabah ilk randevu bizimdi. Çıkışta kalabalık sokaklardan sakin dükkanlara kaçıp biraz dolandık. Küçük hediyelik eşya dükkânlarından ufak tefek şeyler alıp onları desteklemeyi seviyorum. 

Anneme,  artık daha sık gelelim Kadıköy'e dedim. Sonra kendimize müze falan bulalım gidecek. Hayatımızın iki senesi geçti. Kalabalıkta kafelere falan oturmam, maskemi çıkartamam ama sakin saatlerde vitrinlere bakabilirim, belki bir vapura binip gideriz karşıya, ne bileyim Bağdat Caddesi'nde yürürüz. Zorlayalım kendimizi,  kapana kapana ruh dünyamız küçüldü iyice.

Benim de tepemin tası attı sonunda. Karavan olmasa çoktan atardı zaten ya. 

Bu arada lütfen dün aldığım tabaklara bakar mısınız?  Shopier'deki küçük işletmelerden birşeyler almayı da seviyorum.  İki tane almıştım, herkes çok sevince iki tane daha söyledim, bize yakında oturuyorlarmış hemen getirdiler :)


Aslında karavandakileri fazla bulup eve taşıyordum ama bu tabaklar beni çok mutlu ettiler. Ve küçük pasta tabağı da yoktu zaten. 

Gördüğüm bir şeyi ihtiyacım yoksa kolay kolay almam ama arada yüreğimi sıcacık yapan bir güzellik olursa kendime hediye ediyorum.  


Saçlarımın son halinin yakın plan fotosuyla bu yazımı bitireyim. Daha uzayınca tepemde toplu oluyor, sanırım en pratik, güzel şekillenen ve sağlıklı durduğu uzunluk bu. Kuaför beyaz saç daha yaşlı gösteriyor dedi ama bana niye hiç öyle gelmiyor bilmiyorum :D Saç boyatma girdabına yeniden düşesim de hiç yok. 


Artık gidip yatayım. Yarın sabah erkenden pazara gitmek için kalkacağım malum. İyi geceler hepinize. 

5 Kasım 2021 Cuma

Giyim Kuşam Sadece Dış Görünüş mü Yoksa İçsel mi ?

Kilolardan biraz kurtulup da kendimi iyi hissedince giydiklerime bakmaya başladım. @_zeynep_erkan ın insanı  kendisini içten dışa sorgulattığı çok güzel bir hesabı var. Onun dedikleri ışığında kendime baktım. 

Elli senedir aynı tarz giyinirim, ama doğrusu vücut tipin ne desen bilmem. Çok kıyafetim yoktur.  Ayakkabım desen bir bot, bir çizme, bir cizdavut (bizim oralarda öyle derlermiş şu kara lastiklere,  benim ayakkabı da tam ona benziyor 😂),  iki spor ayakkabı iki sandalet.  Dolayısıyla kombin yapacak malzeme pek yok. Yine de elimdekilerle giyinip alıcı gözle bakmaya başladım. 

Öğrendiklerim.

1. Kesinlikle rahat kıyafetler seviyorum, taviz vermeyeceğim bir şey bu.

2.Ayakkabı keza rahat olmalı çünkü yürümeyi ve toplu taşımayla dolaşmayı seviyorum.

3.Şu güzel elbiselerin altına botlar hırkalar çok hoşuma gidiyor ama kendimi içinde yabancı hissediyorum. Belki de uygun bişey bulamamışımdır.

4.Çok baskılı kıyafetleri sevmediğimi fark ettim. 

5.Büyük kolyem yokmuş oysa elbise ya da siyah blüz üzerine nefis gidiyor, hemen aldım kendime.

6.Hâlâ spor kıyafet seviyorum. Genç gösterme sevdasındayım da ondan mı yapıyorum diye kendimi sorguladım ama yok yav, saçları beyaz bırakmışım ben, ondan değil. Sanırım içimden geliyor. 
İçimdeki enerjinin karşılığı bu. Üstelik rahat ve pratik. Kendimi onları giymişken güzel hissediyorum.

7.Ceket seviyrmuşum, şu beyaz ceketi neyle giysem bayıldım. 

8.Göbek gidince yazın beyaz dar tişörtlerin keyfini çıkarttım. Bol uzun pantolon ve eteklerle bayılıyorum. 

9.Şortlarda istediğim havayı yakalayamadım. Biraz daha fular,  kolye, halhal falan denk düşürebilirim belki, seneye bu konuya bakayım.

10.Son kararım : spor giyime devam etmek merkez :) Özgürlük hissi veriyor bana ve sanırım çook uzun zamandır bu hissi veren tek şey o kıyafetler. Vazgeçemeyeceğim. 

 

4 Kasım 2021 Perşembe

Günü Yaşamak







 Bu sabah harika sonbahar güneşini görünce kendi kendime dedim ki sevgilimle baş başa keyifli bir kahvaltı yapsak bahçede. Malum, bu mevsimde balkonum soğuk oluyor ama bahçenin renkleri çok güzel.

Üşenmedim her şeyi hazırladım. Üşenmeyip masamı özenle kurdum. Üşenmeyip fotoğraflar çektim. 

Apartmanın bakımsız arka bahçesiydi burası. Can üşenmeyip uğraştı bir senedir. Kiracıyız biz, gideceğiz zaten demedi, koca apartmanın işi bana ne demedi.

Sonra karı koca karşılıklı oturup yumurta savaşımızı yaptık. Çünkü neden yapıp da gülümsemeyelim azıcık.

Kedilerden kuşlara çiçeklerden üzümlere çene çaldık

Sıradan bir sabahı güzel hatıralarımıza kattık.

Diyeceğim o ki hayat limon verdiyse limonata yap sözünü sevmeyen yoktur ama limonu sıkmaya,  bardağı taşımaya, suyu katmaya üşenirsen olmaz o iş. Bi bak bakalım etrafına, limonları çürütüyor musun? Yorgunum argınım aman da depresyondayım derken,  küflenen senin hayatın.

Yalnız çok yemişim yav. 


3 Kasım 2021 Çarşamba

Bol Yüzmeli Gezmeli İncekum Orman Kampı Tatili


 Kayıp fotoğraf makinası hâlâ bulunamayınca eldekilerle yaptım birşeyler. İyi seyirler :)

1 Kasım 2021 Pazartesi

Bir Aylık Çelıncı Bir Gecede Yapmış Olabilirim

 1- Karekterini tanımlar mısın?

Çok kolay ağlayıp hemen gülebilen biriyim. Azıcık inatçıyımdır. Çabuk sinirlenirim ama sinirli kalamam. Gergin ortamlar beni hasta eder. Unuturum bir de çokçana. Sabahları sıfırdan başlarım. Öyle işte.

2- Sana ilham veren kimdir?

Bütün güzel insanlar. Pes etmeyen tüm canlılar.

3- Telefonundaki 13. görselde ne gördüğünü ve hissettiğini yaz?

Telefonumdaki 13. görsele bakiim dedim ama hangi on üçüncü bilemedim. Bir sürü klasör var. Çoğunu da yayımlamışım bir önceki yayında. Bu mezarlık patates pürem pek hoş gözüktü gözüme :)



4- En son bitirdiğin okulundan bahseder misin?

En son İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İşletme Mühendisliği programından mezun olup yüksek möğendis olduydum. Yıl 1994.

5- Giyim ve makyaj tarzını tanımlar mısın?

Makyaj tarzım var mı bilmiyorum. Hafif bir göz farı, rimel ve ruj. Spor giyinmeyi severim.

6- En sevdiğin TV dizisi hangisidir?

Öyle uzun zamandır dizi izlemiyorum ki.. Hastane ve polisiye dizileri severim çoğunlukla. İkinci Bahar dışında izlediğim bir Türk dizisi olmadı sanırım.

7- En sevdiğin müzik türü ve sana hissettirdikleri nedir?

Rock müzik severim. Bana mutluluk ve enerji verir. İçimdeki çığlıkları seslendirip negatif enerjimi atmamı sağlar.

8- Gitmek istediğin yerler neresidir?

Daha önce görmediğim her yere gitmek istiyorum :) Dünyada ama. Uzayı falan göreyim gibi bir derdim yok.

9- İlk aşkın?

Ayhan Işık. Zaten Kürşad'ın ilk adının Ömer olmasının sebebi de o. Ehehe, altı yaşındaydım, filmde ismi Ömer'di adamın, Ayhan'ı ne bileyim ben canım :D

10- Kardeşlerin var mı? bahseder misin?

Az önce bahsettim :) Canımın içi bir erkek kardeşim var.

11- En sevdiğin kitap hangisidir?

Yaa, bu en sevdiğinle başlayan sorularda ben erör veriyorum. Çok sevdiğim kitaplarım var, en sevdiğim diye bir şey yok :)

12- Kendine ait 10 özellik nedir?

Hımmm

  1. Güler yüzlüyüm ama çok da asık suratlı gözükebiliyorum.
  2. Müziksiz zaman geçirmem.
  3. Seyretmiyorsam evde açık televizyona asla katlanamam.
  4. Sohbet programlarını sevmiyorum, açık oturumlara falan hiç dayanamıyorum, hele telefonla birilerine bağlanıp konuşuyorlarsa üç saniye dinleyemiyorum.
  5. Kulağımda müzik olmadan sokağa çıkmam. Başkalarının konuşmaları da beni çileden çıkartabiliyor yollarda :)
  6. Toplu taşımaya binmeyi severim.
  7. Salatalıkları önce dikine dörde bölerim.
  8. Patates yemeği yerken patatesleri ezerim önce. Ezmeden yersem patates yemeği yiyormuşum gibi gelmiyor :D
  9. Aynı anda üç dört kitap okuyabilirim.
  10. Kitabı sevmediysem bitireceğim diye uğraşmam. 

13- Bu günle ilgili serbest yazar mısın?

Eveet, yeni bir hafta ve yeni bir aya girerken bu keyifli meydan okumayı yaptım.

Bu ay listelerim, kendi kendimle mücadelelerim, iki senedir gitmediği bilimum doktor kontrollerimle geçecek.

Listemin ilk maddesi evdeki parti sonrası dağınıklığı kaldıemak olsun. Saat sekiz, sporuma kadar bir saat var. Parti malzemeleri o zamana kadar yerine yerleşebilir diye düşünüyorum. Hadi bakalım.

Hepinize mutlu haftalar.


14- Birinden aldığın dersi yazar mısın?

Ben en çok çocuklarımdan ders aldım sanırım.

15- Gelecek hedeflerin nelerdir?

Sağlıkla, huzurla, mutlulukla yaşamak :)

16- Annen ve Baban hakkında bahsedermisin?

Sevgi dolu, bilgili, kültürlü ve sanatçı ruhlu anne babaya sahibim. Çok şanslıyım bu konuda.

17- Bir anını paylaşır mısın?

Bütün anılarım bu blogda :) Her gün paylaşıyorum.

18- Kimi, neden özledin?

Babamı. 

19- Senin kalbini kazanmak isteseler neler yapılması lazım?

Dürüst, içten, sade, pozitif, yapıcı insanları severim.

20- Bekar ve mutlu mu? Evli ve mutlu mu?

Hiçbiri. Mutluluğun bekâr ya da evli olmakla bi alâkası yok bence.

21- Seni neler mutlu eder?

Huzurlu ortamlar, yeni yerler görmek, konsere gitmek , tren yolculukları, ağaçlar, deniz, sevdiklerimle sohbet, yemek yemek, çiçekler, fotoğraf çekmek, parti hazırlamak, çocuklara oyunlar planlamak, kitaplar, filmler, tek başıma vakit geçirmek, puzzle yapmak, ışık oyunları, kuş sesleri, havadaki ya kokusu, kar sessizliği, sonbahar renkleri, bahar coşkusu...

22- En sevdiğin film?

Yine en sevdiğimli soru :)

23- Mutluluk ile ilgili yaz?

E yazdım ya :)

24- Şu an kaçabilseydin nereye giderdin?

İrlanda'ya. Metos'la kışın İrlanda'ya gidip sokaklarında amaçsızca dolaşıp üşüdükçe İrish pub a kendimizi atma hayalimiz var.

25- Herhangi birine mektup yaz?

Sevgili Handan. Bugün 1 Kasım Pazartesi, ve sen yeniden sağlıklı beslenip her gün spor yaptığın düzene geçmeye karar verdin. Lütfen uygula. O karbonhidratlar sana hiç yaramıyor ve oburluğunla bir şekilde başa çıkmak zorundasın.

Ayrıca kendine uğraşacak güzel şeyler bul, elindeki telefonu bırak. İnstagrama bakıp durma. Kitabına gömül. Oyunları sildin, güzel, şimdi de sıra amaçsızca internette gezinmeye bir Son vermekte.

Son olarak. Aradığın evi bulacaksın. Umudunu yitirme. Ve yeterince enerjii yoğunlaştırırsan o küçük kitapçı dükkânını da açabilirsin. Seni orada hayal edebiliyorum.


Haydi enerjin bol olsun. Sağlıkla, huzurla, mutlulukla kal.


26- Aşkla ilgili yaz?

Aşkla ilgili yazılmaz ki, söylenir :)



27- En iyi arkadaşın kimdir ve özellikleri?

Yine en sorusu :) Bana benzeyen, mutluluğumla gözleri gülen, üzüntümü yürekten hisseden, aynı fikirde olmasa bile düşüncelerime saygılı, her zaman yanımda olduğunu bildiğim canımın içi arkadaşlarım var. Çok şükür.

28- Ünlü aşkın var mı?

Johnny Depp, Gary Oldman, Tom Hiddleston felan, sevdiğim bir çok ünlü var. Ama asıl 16 yaşındaki Handan'ın odasının duvarları aşklarıyla doluydu :D

29- Birini üzdün mü?

Üzmedim diyebilecek kimse var mı bilmiyorum. Her ne kadar bu konuda aşırı hassas olsam da bilmeden üzmüş olabilirim.

30- Chalange hakkında ki düşüncen?

Özlem'de okurken hoşuma gitmişti, tam günlük yapamasam da ayın sonuna hepsini yetiştirdim, keyifli oldu :)

31- Bana tavsiye edebileceğin 5 tane blog adresi ( yerli ve yabancı)

Efendim bu sayfanın biryerlerinde izlediğim blogların listesi var, sizi oraya alayım ben :)

Sonradan Eklenen Not : 

Can nezle oldu. Nezleyken açık kalp ameliyatı geçirecek gibi davranan birisi varsa odur. Şimdi test yaptırmaya gitti,  çünkü daha önce hiç böyle kötü olmamışmış. Pöh. 

Metehan  nane molla. Üşüttü mü naptıysa o da. 

Bilgehan Istanbul kartınu kaybetmiş. Evde yarım saat aradık. Yok. (Neden acaba, hiç de dağnık değildir)  Başka kart verdim, hes kodu tanımla git dedim. Üsküdar'dan arıyor, telefon hattı kesilmiş. Fatura ödenmemiş. İnterneti de yok dolayısıyla. Naptı en son bilmiyorum. Telefon hattını değiştirmiştik, numara aynı diye Can otomatik ödeniyor sanmış. Aynı şapşikliği geçen sefer de yaptıydı.

Spor yapacaktım, trafikten hocamız yetişemiyor.

Annemi arayayım geç çıkarız ya da yağmurdan çıkmayız yürüyüşe diye,  çarpıntısı tutmuş gece. 

Ayyyyy.

Ben güya güne ful enerji başlayacaktım. Bu kadar da üstüne gidilmez ki bir insanın..