20 Şubat 2024 Salı
Lambaların Savaşı
20 Ocak 2023 Cuma
Azıcık Daha Ev Muhabbeti Yapayım
13 Aralık 2022 Salı
Buzdolabı Manyetlerim Nerede ?
5 Aralık 2022 Pazartesi
Yine Dağıttık
Tam bir ay geride kaldı taşınalı, dün yine her yeri iyice dağıttık.
Şu an meselâ şöyle bir manzaraya bakıyorum.
Antre de şöyle.
Sanırım pek sevmedim. İki sandalyenin arasına sehpa koyabildiğimiz için çok da ihtiyacımız olduğu söylenemez. Sanki manzaramı kesti.
30 Kasım 2022 Çarşamba
Enerji
Bu sabah evde dördüncü misafirimi ağırladım. Gelen herkes evimizi çok sevdi. Ne güzel bir duygu insanın sıfırdan uğraşıp yaptığı evi sevdiklerinin de sevmesi.
Can diyor ki bizi üzmemek için mi öyle diyorlar acaba? Öyle bir şey düşünmüyorum ben , herkesin gözlerindeki ışıltıyı görüyorum. Ama bu ışıltı evden de geliyor olabilir bizim gözlerimizden de. Zira ben öyle mutluyum ki etrafıma bakarken ,iş yaparken , düzenlerken; o da sinmiş olabilir evin havasına.
Ve ağaçların büyüsü de bambaşka tabi... Bence insanlar ağaçlardan uzaklaşıp da rezidansların bilmem kaçıncı katlarına doğru karınca yuvalarına çekildikçe depresyonları arttı da farkında değiller.
Hiç mi kötü tarafı yok bu evin. Tabii ki var. Duvarlar yamuk, koyduğumuz dolaplar abuk subuk durabiliyor, sıvaları saçma sapan, arka odalar yandaki apartmana bakıyor, Bilgehan'ın odası balkonun yan duvarına bakıyor, küçük tuvalete girip kapıyı kapatabilmek için kıvraklık gerekiyor :D, minik gümüş rengi böcekler her yerde.
Hiç mi gürültü yok. E o da bolca var. Yakındaki okulun zili, üst kattaki bebeğin yerde yuvarlayıp durduğu bilimum şey (Sırf merakımdan çıkıp bakıcam bigün, ne yuvarlayıp duruyor diye :D ), geminin motor dairesindeymiş hissini veren ısıtıcının apartman boşluğundan gelen sesi. Ama o sesler beni rahatsız etmiyor. Okul zili "Ziller çalacak "şiirine götürüyor beni, bebek akşam erken yatıyor, ona söylenen şarkılar türküler gülümsetiyor, ısıtıcı İzmir'deki evimizi hatırlatıyor. Yaşanmışlık sesleri iyi geliyor.
Ve bir seneden sonra nihayet yerleşiyorum hissi de çok güzel. Bir senedir ev ara, ha gideceğim modunda dur, eşya topla, yapacaklarını ertele derken , meselâ dün saçlarımı kesirip üç seneden sonra manikür pedikür yaptırmaya gitmek, evde sakince ütü yapıp yemek hazırlamak falan ne iyi geldi.
Allah herkese içinde huzur ve mutluluk bulduğu ev nasip etsin . İster yeşillikler içinde , ister en merkezde kalabalıklar arasında, ister en üst katta bulutlarla birlikte ister en alt katta kedilerle iç içe, nasıl mutlu oluyorlarsa öyle bir ev nasip etsin. Meselâ ben pandemide çıldırmadıysam evimi çok sevdiğim içindir, diğer evde olsaydım herhalde patlardım.
Şu anda Can site yönetimi ile tanışmaya gitti. Karavanımızı istemiyorlar burada, ona ne yapacağımızı düşünüyoruz. Oysa karavanı koyduk diye arabamızı sitede park etmiyoruz bile başkalarını hakkına saygısızlık olmasın diye .
Ben televizyonda Dünya Kupası maçı izliyorum. İlk gençliğimin ailemle birlikte kupa izlediğim sıcacık günlerine götürüyor beni.
Bir tarafta asılacakları asıp, düzenlemelerimizi yapmaya çalışıyoruz.
İkea'dan aldığımız dolabı monte etmeye başladık. Metehan'ın odasına yerleştirince dağınıklığımızın son kalan kısmı da bitecek diye umud ederek .
Yılbaşı hediyelerimi hazırlamaya başladım. Haftaya kartlarımızı yaparız.
2022 yaşadığım en rahatsız edici ama aynı zamanda en heyecanlı ve enerji dolu yıl olmuş olabilir. Geçen sene bu zamanlarda internette görüp camının manzarasına bayıldığım evdeyim. İnanılır gibi değil.
Şu anda karavan burada kalır mı kalmaz mı diye gerilmiyorum , vardır bir hayır her şeyde. Derin bir nefes alıp Allah'a havale ediyorum her şeyi. Benim için en güzeli olacak. Biliyorum.
27 Kasım 2022 Pazar
Ev Özeti Geçiyorum
Sonunda yerleşmiş olmamıza çok az kaldııı. Yeni aldığımız kitaplık ve şifonyeri kurduğumuzda sanırım her şeye bir yer bulunacak. Gerçi yetmeyebilir de ama yetecek umarım.
Bakalım neler olmuş şu iki ayda. Anlatırken sondan geriye gittim sanırım :D
Buzdolabının kapağı kendiliğinden kapanmıyordu. En sonunda Can altına bir tahta yerleştirdi. Ama her yerinden oynattığımda tekrar yapması gerekecek o işlemi :D
Fırın tezgâhtan dört parmak aşağıda kaldı. Can altına tahtadan tekerlekli bir yer yaptı, boyunu yükseltti.
Çamaşır makinası çok ileride duruyordu, usta musluğun yönünü değiştirdi biraz daha düzgün oldu.
Bulaşık makinası su boşaltmaya çalışırken bozulacaktı az kalsın. Gider hortumunun yeri değişti.
Doğalgaz için ilk geldiklerinde borularda kaçak çıktı, ikinci geldiklerinde balkon kapısına menfez koyulmadığı için açılmadı, üçüncüde ancak izini koparttık .
Ama şofbeni hemen çalıştıramadım zira tüm kabloları sökülmüştü. Zaten balkondaki prizde elektrik de yokmuş.
Sonunda hepsi düzeldi duş alabiliyor ama mutfakta sıcak suyu açtığımda şofben çalışmıyordu. Servis geldi, parça değiştirdi.
Banyo kapılarına standart kapı kulbu alındı ama standart kapıya uymadı. Can kesti biçti bişiler yapıp uydurdu sonunda.
Kablolu tv alalım dedik, kurmaya gelen adam asasör boşluğundan kablo çekmem siz çekerseniz gelip kurarım diyerek gitti. E niye kurulup parası veriyoruz biz yapacaksak her şeyi.
Dsmartı çağırdık, aktarın hesabımızı buraya diye. Dalaverecinin önde gideni bi adam geldi, söylene söylene iş yaptı. Eski lnbye bağlayıp yeni parası istemek mi dersin, yaptıklarını dsmarta göstermeyip parayı cebine atmak mı dersin. Tüm kanallar da çalışmıyor.
Duşakabinin kapağının altındaki tekerlek düşmüş, takılması gerek.
Zaten camları da sipariş ettiklerimizden gelmedi. Geri gönderdik. Uzun bekleyiş sonunda bizim istediğimiz bir türlü gelemeyince ellerindeki bir taneyi takın artık dedik .
Anten kablosu gelsin derken tuvaletteki menfez sökülmüş yeniden takılması gerek.
Mutfak balkon kapısı camlarını iki kere aldık. Biri takıldıktan sonra çatladı. Diğeri menfez delikli olması için yeniden sipariş verildi.
Bilgehan'ın masası kısa kalmıştı ek yapıp getirdi usta.
Mutfak dolabı çekmeceli olmamıştı, gidip tekrar çekmecesi geldi.
Davlumbazı takmaya gelen adam mutfak dolabından ve fayanstan takamamıştı. Fayanslar kırıldı, dolap çıkartıldı, davlumbaz takıldı. Dolapları bilahare Can'la davlumbaza uygun hale getirip taktık.
Ha takan usta davlumbazı iki santim sola takmış , dolaplar sığmayınca anladık, onu söküp tekrar taktık kendimiz.
Ada ünitesinin uzatma kısmı fazla geldi, söktük.
Ölçüp biçtikleri mutfak dolabı yerine oturmayınca gidip düzeltilip geldi.
Duşakabin yamuk , ona yapacak bişey bulamadık, özgün takılıyor.
Bir ay beklediğimiz banyo dolabı üstü kahverengi altı beyaz geldi. Taşınmadan bir gün önce doğrusunu getirdiler.
Salonun kapısındaki alçıpanı yıktık, usta yerine bir sanat eseri yaratınca yeniden alçıpan yaptırdık.
Yerleri sistire yapmaya gelen adama sistire makinası parası ödediğimiz halde gözümüzün önünde el makinesiyle sistire yapmaya kalktı, bu ne deyince iki gün sonra büyük makina geldi.
Su sistemi düzgündü Allahtan, Yunus Usta şansımız oldu.
Elektrik sistemi düzgündü, onu Can ağabeyiyle birlikte yaptı.
Boya badana rezalet. Duvarlar mağara duvarından hallice ne yazık ki. Bir ayın sonunda gidiyorum artık dediğinde hâlâ banyolar boyanacaktı. Adama lâf anlatmaktan yorulduğumuz için onu yolcu edip biz boyadık kalanını. Ama alttaki sıvalar berbat.
Bütün bu işlemler birbirleriyle de alâkalı olduğundan yapılan şeyleri tekrar yapmak, biri olmadığından diğerini de bekletmek, ustalara lâf anlatamayıp delirmek felân sonunda hâlâ keyfimizin yerinde olmasını evin bize verdiği pozitif enerjiye bağlıyorum.
Bir de karavanımıza vızvız yapmayıp, bir köşecikte durmasına ses çıkartmasalar ne iyi olacaktı ama neyse , vardır her işte bir hayır.
13 Kasım 2022 Pazar
Onuncu Günden Bildiriyorum Hâlâ Sıcak Suyum Yok ve Ne Bulsam Atıyorum
Dün üçüncü defa gelen doğalgaz görevlisi artık bizden bıktığı için olsa gerek açtı sonunda doğalgazı. Büyük bir sevinçle şofbene gittim. Bir yandan da umarım şofben bozum mozuk değildir diyorum, zira evde kalıp da kullandığımız tek şey o. Açtım , bir hareket yok. Doğalgaz geç geleceği için zaten hemen yanmayacaktı ama bunda elektrik yok. Aaa fişi takılı değil . Fişini takmak üzere elimi kabloya götürdüğümde fişi olmayan kopuk kablo ile yüzyüze geldim. İşte orada küfürü basmışım sayın seyirciler. Hayır Can evde olsa beş dakikada ona fiş takar. Ama kendileri salı günü teşrif edecekler.
Neyse bu hayal kırıklığının ardından evi süpürüp toparladım ve hemen akabinde de dağıttım. Bilimum ıvır zıvırı tıktığım dolaplardan birini koyacak yer yok, içindekileri elemeye çalışayım dedim. Kocaman bir oğlanların karne , başarı belgesi ve diğer ıvır zıvırların durduğu kutu vardı. Vize başvuru belgeleri bile duruyordu orada. Bilgehan'ın karnelerinin yanı bir de yabancı dil karneleriyle dolu. Deneme sınavında birinci oldular belgeleri. Yok efendim lego oyununa katılmışlar onun belgesi. Yani bi moklu bezlerini saklamamışım. Karneleri ,gerçek belgeleri ve sertifikaları ayırıp geri kalanını attım. Koca kutudan üç dosya çıktı.
Tam dört yapboz kutusuna lego yapım kılavuzları dolmuştu. Neredeyse beş kilolar. Bilgehan içlerinden bir kaç tanesini hatıra olarak ayırdı, gerisini attık. Devasa bir çanta doldu. Tüm yapım klavuzları zaten internette var. Üstüne üstlük bizimkilerin onları yaptıkları da yok. Bunları neden attırıyorsun diye söylenen oğlana legoları atmadığıma şükret diye cevap yetiştirerek bir gereksiz şeyden daha kurtulmanın haklı sevincini yaşadım.
Rengârenk fotoğraf çerçevelerim vardı İkeadan aldığım. Onlardan sıkılmıştım artık, içindekileri çıkartıp onları da postaladım.
Bir koca torba yeni kavanoz kapağını ayırdım veririm kapıcıya diye. Gelecek sene bir domates yapıcam diye koca sene saklayamayacağım. ( Ehehe dört paketi duruyor daha )
Şu an salonun her köşesi karman çorman. Yemek masasının üstünü açmayı başardım ama :D
Mutfakta kırk yılda bir kullandığım bir kaç şeyi dolap tepesine, bir kaç şeyi de mutfak dolabının altındaki on santimlik boşluğa tıkıştırdım.
Bilimum belki kullanırım diye tuttuğum plastik kutuyu attım.
Bir ara dekoratif şeyleri çıkartıp onları eleyeceğim.
Devasa bir mektup kutum var. Can'la altı sene çıkıp bunun çoğunu ayrı şehirlerde geçirmemiz sebebiyle yazmış da yazmışız. Ayrıca arkadaşlarımın mektupları da az uz değil doğrusu. O kutuya el atmam lâzım ama şimdi açarsam çok vaktimi alır.
Hiç kullanmadığım çeyizlik dantelli mantelli yatak çarşafları gardrobun üzerine sıkıştırmayı başardığımız için bu seferlik kurtardılar paçayı :D
Hâlâ Metehan'ın odası karman çorman. Yatak odası çok şekilsiz.
Banyo ve tuvaletin kapılarının kulbu yok. Zira kapılar normal kulplara göre dizayn edilmiş, Can tutturdu yuvarlak olanlardan takacağım diye. Uzun bir işi olacak onun.
Duşa bir raf almıştık. Bir saat sürdü kurup takmamız. Güya tavanla yer arasına sıkıştırdığından pratik olması gerekiyordu. Kurmasını çözmek on dakika aldı. O rafları boruya geçirmek tam kâbustu. Tabi kayıp düşmemesi için sert olması gerekiyordu ama Can olmasa hayatta geçirmem mümkün değildi benim. Hepsini yaptıktan sonra iç içe geçmiş borular düşmeden yerine götürüp sıkıştırmak da başka meseleydi. Duruşunu tekinsiz bulduğumuzdan bir de duvara tutturduk onu :D Neyse en azından şampuanlar kalktı ortadan. Kocam sağolsun her gördüğünde üçer beşer şampuan aldığından yer gök şampuan dolu. Hayır saçma sapan şampuanlar. Onların bir kısmını da yok edeyim ortadan ben. Adamın beş tane traş köpüğü varmış meselâ.
Neyse rn önemli şeyi yaptık : Balkonu açtık. Yarım gün oradaki tamir malzemelerini temizleyip içeri almış olsam da, şu an antrede beş kutu malzeme duruyorsa da çayımı alıp balkona çıkınca tüm sinirim gidiyor.
Zaten bu evi o manzaraya aşık olup da beğenmiştim. Geri kalan her yeri berbat ve fakat balkon nefis bir tabloya bakıyor.
Geçmiş ev deneyiminden de iyice anladığım üzere beni yeşilden uzaklaşmak hasta ediyor. Çok şükür kavuşturana.
Not: Fotoğrafa şarkı ekleyecektim ama internet yavaşlatılmış, hiçbir şey çalışmıyor. Terör saldırısı olmuş İstiklâl'de. Haber alamayınca olmamış gibi mi olacak ? Size de her seçim yaklaştığında terör artıyor gibi gelmiyor mu ? Çok tuhaf...
8 Kasım 2022 Salı
An İtibariyle Eve Ayakkabıyla Girme Dönemi Sona Ermiştir:)
Bilgehan'ın odası ve salonun oturma alanı hemen hemen bitti sayılabilir. Metehan'ın odası ardiye gibi yığıldı, yatak odasına bir şekilde sığıldı ama her türlü ıvır zıvırı itekleyerek yatağa ulaşılıyor. Mutfak hâlâ kendine gelemedi zira ne doğalgaz açıldıı ne de davlumbaz takıldı. Dolapların bir köşesi yerlerde sürünmekte. Bulaşık makinamın su gideri çöp öğütücüye takılırken bi sorun oluştu ihtimal ,makina kafayı yedi .
Neyse ben çayımı içeyim.
O değil de salon çok küçüktü, benim halı nasıl o kadar dımdızdık kaldı, o kısmı çözemedim 🤣
Bence bugün daha fazla debelenmeyeyim. Bir duş alabileydim ne güzel olacaktı. Ah ah...
5 Kasım 2022 Cumartesi
Evde İlk Sabah
3 Kasım 2022 Perşembe
Göya Temizlik Yapmıştık
Davlumbazı takmak için ustanın son gün şalap şulup taktığı fayansları kırmak lâzım, zira güzel bir meyille sanatsal çalışma yapmış kendisi.
Doğalgaz borusunda kaçak varmış. Üstüne üstlük balkon camında menfez açıklığı gerektiğini unutmuşlar. Şofben balkonda ama ocak nedeniyle içeriye de lâzımmış, o cam da değişecek .
Banyo mobilyasını şu anda takıyorlar.
Musluklar da yarına kaldı.
Eşyaların yarısı toplandı. Yarısı kaldı.
Yarın ev mi taşıyacağız, fayans mı kıracağız, mutfağı mı temizleyeceğiz, ne yapacağız hiç bilmiyorum.
Neyse , işe iyi yanından bakalım, doğalgaz yoksa yemek de pişirmeme imkân yok demektir. Zaten Can da uçuşa gidecek. Bilgiç'le bir oradan bir buradan yeriz . Annem restorana dadanırız en çok da .
Ay daha fazla sıkılamayacağım, neyse ne... Biz toparladıkça dağılıyor. Nazardan hep nazardan diycem de valla dünyanın tüm gözleri bir araya gelse bu kadar aksilik olmaz yav.
Boş veeerr demiş.
Siz şunlara bakın, çok komik değiller mi? Sonbahar güneşi de öyle güzel ki..
2 Kasım 2022 Çarşamba
Yatcaz Kalkcaz Yatcaz Kalkcaz Gidicez
31 Ekim 2022 Pazartesi
Biliyorum Çok Merak Ediyorsunuz :P Son Durum Bildiriyorum
29 Ekim 2022 Cumartesi
Tam Bitecek Diyoruz Hooop Başa Dönüyor :{
27 Ekim 2022 Perşembe
Bıraktım Dağınık Kalsın
Ayın muayyen günleri yaklaşıyor ve her türlü ağrım tavan yapmış durumda. Nasıl bir ay bir ayı tutmuyor bilmem. Yumurtalıklarım bile birbirinden farklı çalışıyor sanırsam. Saçlarımın bir iki tutamının bukleli, gözlerimin ışığa göre renk değiştiren yapısı gibi çelişkiler iç organlarımda da devam ediyorlar anlaşılan. Geçen ay hiçbir sorun yaşamamıştım, bu ay yine çarpılmış vaziyetteyim.
Dün sabah hocam da uyuyakalınca spor yapamadım. Kendim yapardım ama omuzum da kalçam da ağrılı olunca dinleneyim bence dedim. Aynı dinlenmeye bugün de devam ediyorum.
Yürüyüşü es geçip annemle Mahalle Evi' nde oturup çay içtim. Öğlene kadar beklemeyip bir sürü yemek yedim. Biraz daha böyle devam ederse halim hiç iyi olmayacak ama şu anda kendimi salasım var.
Şifonyer ve komidinin boyası nihayet bitti. Şifonyerin bir kaç kat daha boyaya ihtiyacı varmış, karanlıkta anlamamışım. Verniğin üzerine boya sürsem miii, boş ver zaten her yerinde bir sürü yamukluk var diye bıraksam mı bilemedim. Valla mobilya boyayanları saygıyla selamlıyorum, o kadar özenmeme rağmen benimkisi olmadı pek.
Yetmezmiş gibi iki koyu kahve komidin daha vardı onları da beyaza boyayım Bilgehan'ın odasına koysam mı diye düşünüyorum. Hem çekmeceleri panjur gibi girintili çıkıntılı değil hem de yarısı gümüş rengi işi az yani. Ama bunca işimin ortasında gidip hemen boyayayımla bırak şimdi onu da karıştırma taşınınca bakarsın arasında gidip geliyor duygularım.
Dün beklenmedik şekilde mutfak dolaplarını takmaya geldiler . Aslen geçen hafta bitmesi gerekiyordu ama ilk söylediğimizde başlamadıkları için yetişmemişti. Cumaya gelir umarım diyorduk. İki gün önce oldu. Daha bitmemiş işleri ama bugün de takmaya devam edecekler.
Balkon kapısı olmuş.
Banyo kapıları olmuş, cam kestirilecek.
Salon yerleri sistirelenmiş.
Bir gün önce kimse yoktu dün bütün ustalar toplanmışlar, evde iş trafiği yoğunmuş.
Ben de evi düzenleyeceğim bugün. Mutfaktaki bazı eşyaları kolilemiştim. Ola ki dolaplar olmadan taşınalım moduna girilirse ( tabii ki giren ben değilim) bari varilden boşaltmak zorunda kalmayayım da kolide dursunlar demiştim.
Buzdolabımdakileri bitirmeye çalışıyorum. Pazara gitmemiştim zaten. Her halde haftaya kadar tamtakır olur .
Ayın üçünde ya da dördünde taşınırız diye plânlıyoruz. Çok şükür ki o arada iki üç gün boşu var Can'ın. Yoksa izni bitmeden taşınlım diye iki ayağımız bir papuca girecekti.
Umarım pazartesi günü kalan son şeyler de gelecek, salı günü de temizliği yapılacak. Ama tabi hiçbir şey kesin olamıyor.
Ay yumurtalıklarımdan ev mevzusuna nasıl bağladım yine ?
Biri beni bu koltuktan kaldırsa da gidip günlerdir bekleyen kabakları mücvere çevirsem.
Onu bunu bırakalım da Ekim çok güzel bir ay değil mi ya ? Renklerin güzelliğine bakın. Hadi buraya kadar okumayı başaranlar bir fotoğrafa tıklayıp şarkılarını da alsınlar.
Çüüzzzz.
25 Ekim 2022 Salı
Tamam Panik Yok, Hemen Her Şey Bitmek Üzere
1. Umarım yarın sistireci gelmeyi başaracak. Dün gelemedi. Bugün bize elle yaptıkları makineyi yutturmaya çalıştılar. Bakalım neler olacak önümüzdeki günlerde. Altı üstü parkeleri temizleyip cilalatacaktık.
2. Hâlâ badana boya bitmedi. Harçlar sıvalar kurumadı zira.
3. Banyo kapıları bugün geldi, yarın takılacak sanırsam .
4. Yarın duşakabin de gelecek. Tek sorun ustaların fayansları 99*100 ayarlamak yerine 92*98 yapmış olmaları.
5. Yere döşerken çatlattıkları fayans değişecek.
6. Mutfak balkon kapısı yarın gelecek.
7. Mutfak balkon camları başka birilerinden gelecek bir ara.
8. Mutfak dolapları ve antre gömme dolabı umarız hafta sonu gelecek.
9. Portmanto kapıları ve Bilgehan'ın masası başka marangozdan gelecek.
10. Klimacı klima takacak .
11. Banyo dolapları pazartesi gelecek sanırım .
12. Oğlanların yatakları da aynı gün gelecek. ( Karyolalarının içine sadece yatak sipariş ettik)
13. Mutfak dolapları gelince tezgâh getirilecek.
14. En son sıhhi tesisatçı klozetleri lavaboları takacak.
15. Prizler ve elektrik anahtarları yapılacak.
16. İnternet için gelecekler. Yaşasın yeniden fiber internetimiz olacak.
Hımm sistireci, boyacı, sıvacı, kapıcı, pimapenci, diğer pimapenci, mutfak dolapçısı, dolap kapakçısı, internetçi, duşkabinci, muslukçu, elektrikçi, yatakçı, klimacı, banyo dolapçısı, fayansçı kalmış sadece :D
Bi de onca pisliği temizleyen birileri lâzım, o da ben olucam ihtimal :D
22 Ekim 2022 Cumartesi
Gittiğim Zaman Bu Evde Özleyeceğim Şeyler
Var mı diye bir düşüneyim dedim.
Aslında ev çoğu insanın hayalindeki ev olabilir.
Devasa mutfak, üç cephe, aydınlık, koskocaman bir salon, merkezde, önünden minibüs geçiyor, marmaraya on dakikada yürünüyor, altında 24 saat açık market var, spor salonu var, karşısında kasap, eczane, fırın. Bahçesinde Sarıyer Börekçisi, her türlü meyve ağacı , alttaki manyağı saymazsak komşular da nazik insanlar, ev sahibi çok iyi .
Ve fakat ben tuhafım.
Kocaman mutfak bana dağılan daha büyük alan gibi gözüküyor, evde yürürken pufluyorum bu kadar çok yürü yürü ne sıkıcı diye, salonu temizlerken dört oda temizliyormuşum gibi geliyor, camlar sil sil bitmiyor, mutfak o kadar büyükken Bilgehan'ın odasının küçük olmasını , salon o kadar büyükken balkonun bit kadar kalmasını anlamlandıramıyorum, banyoya girdiğimde klozete ulaşmak için attığım adımlara bakarken , uleyn sıkışıp kendimi tuvalete atsam buraya gelene kadar dayanamam diye geçiriyorum aklımdan.
Karavanda 7 metrekarede mutlu mesud vakit geçiren ben burada boğuluyorum.
İlginç değil mi ?
Neyse gelelim özleyeceğim şeylere.
Ennnn çok otoparkını özleyeceğim. Hep boş yer olması ve Sincap'ın da durabilmesi harikaydı. Şimdi gittiğimiz sitede 150 konuta 50 arabalık otopark var. Can için zor olacak. Sincap'ı da bir yere bırakmak zorunda kalacağız.
Mutfakta dolap üstlerine tırmanmak zorunda olmamayı özleyeceğim. Dolap çok , üstleri boş. Hepsi uzanabileceğim mesafede.
Mutfağın penceresi yan evlerle dib dibe olsa da içerisinin aydınlık olmasını özleyeceğim, zira gideceğim mutfağın bir tek balkon kapısı var. Orası da içerlek bir balkon. Karanlık olacak genelde.
Hımmmm.....
Kadıköy'e yürüyerek hemen gidilmesini özleyeceğim.
Daha da bulamadım.
( Sonradan aklıma gelenler :
Bütün yaz öndeki binanın arkasında kalsa da günbatımı manzarası. Gittiğim evde alt katta olacağım.
Ve yatağımız elektrik anahtarının hemen yanında olduğundan yatağa girdikten sonra ışığı kapatma lüksümü özleyeceğim. Pek keyifli oluyordu .)
Bu eve gelirken sürekli ağladıydım. Gözümden yaş akıyordu her baktığımda.
Manyak alt komşuya teşekkür etmem gerek, o olmasa bir şekilde alışmaya çalışırdım. Bu satın aldığımız evi de otoparkı yok diye alasımız gelmezdi.Zaten ev almayı da beceremezdik böyle bunalmasak.
Şu an etrafıma bakıp oraya sığmayacak bir sürü eşyayı vermem gerektiğini düşünürken bile bi ferahlık hissediyorum. Ama tabi şu an komşu fobim olduğundan umarım orası buradan iyi, sessiz ve rahat olur diyorum içimden.
Bakalım görücez artık :)
Biliyorum sürekli ev muhabbeti de sıkmıştır artık ama napalım aklım fikrim orada olunca başka bir şey yok :)
Aa durun şuraya geçen hafta ortaokul arkadaşlarımla buluşmamdan fotoğraflar ekleyeyim de konu dağılsın azıcık :)
Fotoğrafa tıklayıp şarkınızı alabilirsiniz:)



















































