Dün bütün gün evde yatıp , akşama da dolapta bulduğum kalan yemeklere müthiş mutlu olduktan sonra bugün kendime biraz çeki düzen vereyim dedim. Duşa girerek güne başladım. Saçlarımı şekillendirdim. Malum uzayınca toplamaya başladığımdan açtığımda biçimsiz oluyor. Oje sürdüm falan.
Ne zamandır sadece kadınlara özgü iç çamaşırı almam gerekiyordu. Benimkinin kopçası paslanmış. Mümkün olabilir mi bu ya? Artık nasıl hunharca kullandıysam. (Evet, spor olanları saymazsak sadece bir tane var, askısız olduğundan hep ona elim gidiyor) Bugün o işe el atayım dedim. Hava da dün inanılmaz nemliyken bugün düzelmişti biraz.
Annemle avmye yürürken yolumuzun üzerindeki hastaneye üşenmeyip gitmeye karar verdim. Kulağım hâlâ tıkalıydı ve başım dönüyordu. Sanki teknedeymişim gibi bir his.
Şansımıza hep gittiğim kbb doktorundan randevu da bulduk. Kayıt açtılar, çıkışta gelin onay alacağız dediler.
Doktor kulağımı temizledi ama o kadar da tıkalı değilmiş. Kulağımın içi yara gibi olmuş. İlaç sürdü. Hâlâ da tıkalı gibi. Ama baş dönmesine yol açacak bir şey yok dedi.
Çıktık oradan. Benim nüfus cüzdanımı bulamıyorlar bir türlü. Neyse ismimden bir kız işlemlere başladı. Bana diyor ki yalnız sigorta şirketi ayağınızı nasıl burktuğunuzun açıklamasını ister. Baktım bir an anlamsızca. Hahahah. Ben kulak burun boğazda muayene oldum ne bileği ne burkması deyince yeniden bakmaya başladı. Kimlik de yok ortada hâlâ. Birisine yanlışlıkla verdiniz o zaman dedim. Bi tafrayla isme bakmadan vermeyiz dediler. Siz emin misiniz almadığınıza falan diye soruyorlar o arada. Beş dakika sonra ellerindeki kimliklere bakıyorlar Handan bilmem ne. E dedim işte ona vermişsinizdir. Kadını arıyorlar ulaşamıyorlar. En sonunda ben çıkıyorum, telefonunuzu ve isminizi yazın, arayacağım sizi diyerek çıktım hastaneden.
Yarım saat sonra evinize getiriyoruz özel araçla diye aradılar neyse.
Avm de Penti'ye girdim. Üç alana biri hediye kampanyası varmış. Fazladan bir de pijama aldım anneme. Bu arada sütyen için de uzatma kopçası aldım. Bunu da daha yeni keşfettim ha. Benim gibi bedeniniz büyük göğsünüz küçükse kurtarıcı bir şey. Kız kasadan geçirirken dedim ki şimdi onu geçirirseniz bedavaya bana onu vereceksiniz. Onu ayrı geçirin de diğer aldığım şeylerde indirim olsun. Ben demesem geçecek , bir sürü para verdiklerim dururken minicik şeyi alacağım bedavaya. Neyse öyle yaptılar.
Oradan anneme boya kalemi ( şu mandalalardan boyuyor) ve yapboz aldık. Yemek yedik. Tatlı ve çay keyfi yapıp döndük.
Dönüşte benden ayrıldıktan sonra evin kapısında takılıp düşmüş. Neyse ki komşumuz görüp kaldırmış onu. Çok şükür ucuz atlatmış. Omzuma buz koydum diyordu. Üç saat sonra aradığımda kolun nasıl diyorum, ne oldu ki koluma diyor. E iyi bari acımıyor demek dedim. Nazar değmiş anneme. Doktorda sıra beklerken yanımızda duran kadından şüpheleniyorum :D
İşte böyle bir gündü. Öğlen eve geldiğimden beri de öööle oturuyorum. Mutfağı toparlasam iyi olacaktı ama boş veeer demiş. Biraz dans çalıştım. Boynuma sürdüğüm kremin etkisi geçti sanırım yine ağrıyor her yerim. Neyse başımın dönmesi hafifledi gibi.
Ay okuyup üfleyeyim bari kendimi :D
Günün tek fotoğrafı da bu. Krem rengi etek ve blüzle başlayan kıyafet sonra yeşil gömleğe oradan kırmızı tişörte oradan etek şutlanarak çiftlik kızı moduna nasıl geçti ben de bilmiyorum ama böyle kendimi güzel hissettiğime göre bunu giymem gerekiyormuş :)
Daldan dala bir yazının daha sonuna geldik. Bir bardak daha çay içip erkenden yatmayı plânlıyorum bakalım. İyi geceler hepinize. Lütfen bi iyi geceler deyip de Metehan'a bloğu okuyan tek kişinin o olmadığını gösterebilir miyiz :D