Bu karda kıyamette sabah sabah dişçi yollarına düştüm. Dişçi yolları okul yollarımın aynısı olduğundan yine karmaşık hallere büründüm.
Boğaz aynı boğazdı, motorlar biraz değişmiş.
Barbaros Meydanı aynıydı otobüsler değişmiş.
Ben hem aynıydım hem değişmiş.
Valideçeşme aynıydı, gittiğimiz sandviç yapan büfe değişmiş.
Nişantaşı aynıydı makarnacı değişmiş.
Ben hem aynıydım hem değişmiş.
Otobüsün camından izlerken hem bildik hem yabancı sokakları, radyoda bir şarkı çalmaya başladı.
Hah dedim tam da ruh halime uygun birşey.
Careless Whisper..
Benim bildiğime benziyordu biraz ama bilmediğim kadar değişmiş.
Duraktan dişçinin muayenehanesine kadar kardan adam oldum.
Bugünün spesiyalitesi diş çekimi idi. Ağzımın yarısını hissedemeden geri dönüş yollarına düştüm.
Ağzımın yarısını hissedemeden yürümek birşey değildi de konuşmaya çalışmak pek komikti. Ama ben yıllardır görmediğim arkadaşımla buluşacaktım. Dönüş yolunda dilime egzersiz yaptırdım ki konuşabileyim onunla :)
Sonrası..
Hala Kızı ve ben...
Aradaki yollar, yıllar ve bir sürü şeye rağmen sohbet, kahkaha hiç değişmemiş.
Onu yolcu ederken gülümsedim.
Neyse ki en önemli şeyler değişmeden durabiliyor hâlâ :)
7 Ocak 2013 Pazartesi
5 Ocak 2013 Cumartesi
Kitap Ağacı
Geçen ay çocukların kütüphanesinde düzenleme yaparken çıkarttığım kitapları nereye versem diye düşünürken internette buldum bu siteyi.
İhtiyacı olanlar buraya e-posta adreslerini bırakıyorlar. Elindekilere göre sen de seçiyorsun içlerinden.
Ben bir köy okulu buldum. Anasınıfına göre olan kitaplarımı oraya gönderdim.
Şuradanulaşabilirsiniz : Kitap Ağacı
Bir de 6,5 kilo tutan kitaplarım kargoda kim bilir kaç lira olacak diye düşünüyordum. PTT kargoya verirken, okullara gönderilen kitaplarla ilgili birşey yok mu diye sordum. İyi ki sormuşum. Köy okullarına kitap kampanyası varmış. Sanırım sadece kitabı kapsıyor. 5TL ya gönderdim kitapları.
Aklınızda bulunsun diye sizlerle de paylaşayım dedim.
İhtiyacı olanlar buraya e-posta adreslerini bırakıyorlar. Elindekilere göre sen de seçiyorsun içlerinden.
Ben bir köy okulu buldum. Anasınıfına göre olan kitaplarımı oraya gönderdim.
Şuradanulaşabilirsiniz : Kitap Ağacı
Bir de 6,5 kilo tutan kitaplarım kargoda kim bilir kaç lira olacak diye düşünüyordum. PTT kargoya verirken, okullara gönderilen kitaplarla ilgili birşey yok mu diye sordum. İyi ki sormuşum. Köy okullarına kitap kampanyası varmış. Sanırım sadece kitabı kapsıyor. 5TL ya gönderdim kitapları.
Aklınızda bulunsun diye sizlerle de paylaşayım dedim.
Kapıyı Çekip Çıksam...
Spor ayakkabılarımı merdivende bağlasam. Şapkamla toplasam saçlarımı. Kulağımda müziğim çalsa. Çantamın içinde kitabım, defterim, kalemim olsa. İnsem merdivenlerden.
Kimse fark etmese...
Sahile varsam, vapura binsem. Alt arka açıkta köpükleri seyretsem. Köpüklerle martıları seyretsem. Köpüklerle martıları seyreden 20 yıl önceki halimi seyretsem.Aklımda hiçbir şey olmasa. Dudaklarımda dinlediğim şarkının sözleri. İçime çeksem deniz kokusunu. Köpüklerle martıları seyreden 20 yıl önceki kız olsam.
Kimse fark etmese....
Vapur tam zamanında varsa Beşiktaş'a.Acele etmeden insem. Kalabalığı izleyerek, çeşit çeşit insanlara bakarak. Sorgusuz, sualsiz, yargısız sadece bakarak karışsam aralarına. Bir köşedeki gülen kız, bir arkamdaki yorgun teyse olsam.
Kimse fark etmese...
Adımlarım deniz kıyısında dursa. Bin hatıranın sıcaklığı sarsa yüreğimi. Yükselip taşsa gözlerimden. Biri sorsa neden diye, bilmesem. Sadece bir his. Sarıp sarmalasa beni hiçbirini hatırlamadığım anılar. Otursam bir banka. Benimle birlikte kaç kişinin daha oturduğunu saymadan otursam.
Kimse fark etmese...
Alıp başımı gitsem o en sevdiğim yoldan Ortaköy'e.. Tadını çıkarta çıkarta gitsem. Sanki lk kez bakıyormuşçasına gitsem. Karmakarışık, eskiden yeniden, zamansız bir anda gitsem. Her şey içime işleyerek gitsem.
Kimse fark etmese...
Seslenen kafelerin yanından geçsem. Bir kumpir alsam elime. Boğaziçi Köprüsü, kuşlar, dalgalar ve ben. Gözlerimi kapasam. Müziği sustursam. Bir rüzgâr dolaşsa yüzümde. Bir koku ulaşsa zamanın ötesinden. Bir şey... Ağlasam düne, bu güne, yarına özlemle...
Kimse fark etmese...
4 Ocak 2013 Cuma
Sisneşli Bir Gün :)
Sabah okula giderken göz gözü görmüyordu. Oğluşlarla gizemli bataklıklarda ilerliyoruz diyerek okula yürüdük :)
Öğlen okul dönüşü her taraf ışıl ışıl...
Heidi
Aradan yıllar yıllar geçti, ben hâlâ bu çizgi filmi seyrederken mutlu oluyorum. O dağlarda büyükbabanın kulübesinde yaşamak, onun kızarttığı peynirlerden yemek, samandan yatağıma gömülmek, Peter'le dağlara çıkıp çimenlerin arasına uzanıp bulutları seyretmek, yanımdaki sandviçi onunla paylaşmak , gördüğüm her şeyi merakla izlemek istiyorum...
Herkese günaydın.
İçimizdeki çocuğu mutlu edecek birşeyler yaptığımız, güzel bir güne açılsın sabahımız...
Hem bugün yaşasın cuma :D
3 Ocak 2013 Perşembe
Human Adventure
Nasa'nın uzay sergisini kaçırdığımıza üzülmüştüm. 22 Aralık'ta bitecek olan serginin 17 Şubat'a kadar uzadığını duyduğumda hiç ertelemeden yola çıktık :)
Hafta içi gündüz gittiğimiz için içersi boştu, keyifle dolaşabildik. Üzerine bir de similatöre bindik. Bir dakikada insan nasıl alt üst olabiliyormuş öğrendik :D
Girişte.
Bu pullar ve zarflara bayıldım.
Bu bir katı yakıtmış.
Şu kıyafetten benim olsa giyerim valla :)
Bu görünümü pek de hoş olmayan şeyler yiyecek.
Bir uzay kıyafetinin anatomisi.
Mercury . İçine bir insan ancak sığıyor Bakınca bile içim bir hoş oldu, binip de uzayda dolaşmayı düşünemiyorum bile :)
Soldaki yatak, sağdaki tuvalet.
Ben daha ülkemi dolaşamadım bu tekerlek uzay görüp de gelmiş.
Hubble teleskobu.
Uzay istasyonu maketi. İçinde spor salonuna varana kadar varmış.
Bu da bindiğimiz similatör.
Hafta içi gündüz gittiğimiz için içersi boştu, keyifle dolaşabildik. Üzerine bir de similatöre bindik. Bir dakikada insan nasıl alt üst olabiliyormuş öğrendik :D
Girişte.
Bu pullar ve zarflara bayıldım.
Bu bir katı yakıtmış.
Şu kıyafetten benim olsa giyerim valla :)
Bu görünümü pek de hoş olmayan şeyler yiyecek.
Bir uzay kıyafetinin anatomisi.
Mercury . İçine bir insan ancak sığıyor Bakınca bile içim bir hoş oldu, binip de uzayda dolaşmayı düşünemiyorum bile :)
Soldaki yatak, sağdaki tuvalet.
Ben daha ülkemi dolaşamadım bu tekerlek uzay görüp de gelmiş.
Hubble teleskobu.
Uzay istasyonu maketi. İçinde spor salonuna varana kadar varmış.
Bu da bindiğimiz similatör.
Metos heyecanla fırlatma anını bekliyor :)
Gitmek isteyenler için Marmara Forum'da. Biletlerinizi oradan alın bence. Tam 25, öğrenci 20 TL. Aile indirimiyle dört kişi 65 TL ya girdik. Similatör ayrıca kişi başına 10 TL. Bir de -sanırım 5 TL ydı- hep birlikte dinlenebilecek rehber vardı.
Benim gibi uzayı parlayan yıldızlar ve ay dede olarak görmeyi seven birisinin bile ilgisini çekebildiğine göre gidip görün derim :)
Bizim Metos'un Kısık Gözlü Kızgınç Halleri :)
Metehan- Anne benim gözümü kısarak bakmam komik mi gözüküyor ? ( Bu arada o bakışı yapmakta)
Handan- Ha ha ha ( Ama elimde değil o surat ifadesine gülmemek)
Metehan- Of yaa...
Handan- Ha ha ha ( Ama elimde değil o surat ifadesine gülmemek)
Metehan- Of yaa...
Bu Yıl Neler Yaptım :)
Aslında yazacak bir dolu şey birikti ...
Geçen hafta bol koşuşturmalı ama bir sürü özlediğim arkadaşımla birlikte olduğum için için keyifli bir haftaydı.
Yılbaşı gecesi annemdeydik. Kalabalık soframız, harika masamız, huzurlu ve sıcak bir ortamımız vardı.
Tombala ve piyangoda kaybettik ama kazandıklarımız yeter bize :)
Yılın ilk günü tam da planladığım gibi geçti. Tabi bir hafta boyunca hava güzel diye ne bulduysan yıkarsan, bütün gün ütü yapmakla ancak bitirirsin. Bitti en azından. Şu anda taşmakta olan kirli sepetini bir kaç gün daha görmezden gelmek istiyorum :)
Dün de yine dişçi yollarındaydım. Daha çooook yolumuz var oraya.. 32 tane olmak zorunda mıydı bu şeyler bilmem. Arada çocukları dişçi yapsam diye düşünüyorum ama onlar okulu bitirene kadaaar ben takma dişe geçiş yapmış olurum ihtimal :)
Şimdi gidip yıkadığım ıspanakları pişirmem gerek. Yine bir ton uğraşıp yaptığım yemeğin of, puf sesleriyle karşılanacağını bilsem de yılmayacağım :)
İşte böyle...
Yeni yılın ilk şarkıları güzel ve komik olsun istedim :D
Ayrıca rejime başlamaya da ilham versin anacım :)
Haydi görüşmek üzere...
Geçen hafta bol koşuşturmalı ama bir sürü özlediğim arkadaşımla birlikte olduğum için için keyifli bir haftaydı.
Yılbaşı gecesi annemdeydik. Kalabalık soframız, harika masamız, huzurlu ve sıcak bir ortamımız vardı.
Tombala ve piyangoda kaybettik ama kazandıklarımız yeter bize :)
Yılın ilk günü tam da planladığım gibi geçti. Tabi bir hafta boyunca hava güzel diye ne bulduysan yıkarsan, bütün gün ütü yapmakla ancak bitirirsin. Bitti en azından. Şu anda taşmakta olan kirli sepetini bir kaç gün daha görmezden gelmek istiyorum :)
Dün de yine dişçi yollarındaydım. Daha çooook yolumuz var oraya.. 32 tane olmak zorunda mıydı bu şeyler bilmem. Arada çocukları dişçi yapsam diye düşünüyorum ama onlar okulu bitirene kadaaar ben takma dişe geçiş yapmış olurum ihtimal :)
Şimdi gidip yıkadığım ıspanakları pişirmem gerek. Yine bir ton uğraşıp yaptığım yemeğin of, puf sesleriyle karşılanacağını bilsem de yılmayacağım :)
İşte böyle...
Yeni yılın ilk şarkıları güzel ve komik olsun istedim :D
Ayrıca rejime başlamaya da ilham versin anacım :)
Haydi görüşmek üzere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























