2 Temmuz 2019 Salı

Kitap Salı

Bu ay gençlik serilerine sardım. Yaz günlerinde çerezlik kitaplar okumayı seviyorum. Yalnız bu kadar biriktirmeden yazsaymışım, iyiymiş. Yazması bir hafta sürdü :)


İlk kitabım Locke Lamora'nın Yalanları. Centilmen Piçler serisinin ilk kitabı. Kahramanlarımız özenle yetiştirilmiş hırsızlık çetesindeler. İnanılmaz planlarla dolandırıcılık yapıyorlar.

İlk başlarda sürekli bir entrika hali beni gerse de gitgide olaylar sardı.

Kitap zamanda atlayışlarla bir geçmişi bir de günümüzü anlatıyordu. Zaman zaman merakıma yenilip atlaya zıplaya mevcut olayı tamamlamış sonra diğer bölüme geçmiş olabilirim :)

" 'Tanrılar aşkına burayı çok seviyorum' dedi Locke, parmaklarıyla baldırlarında tempo tutarak. 'Bazen bütün bu şehrin sırf Tanrılar suça bayılıyorlar diye yaratışdığını düşünüyorum. Yankesiciler sıradan halkı, tüccarlar kandırabildikleri herkesi, Capa Barsavi hem soyguncuları hem de sıradan halkı, küçük soylular da neredeyse herkesi soyuyor. Dük Nicovante ise arada bie ordusunu yanına alıp Tal Varrar'ı ya da Jalem'i soyup soğana çeviriyor. Kendi soylularına ve sıradan halkına ne yaptığından bahsetmiyorum bile."

"Buranın kendine has bir büyüsü var. Neredeyse kendimi bir kilo balığa , bir kaç yay kirişine, bir çift eski papuca ve yeni bir küreğe ihtiyacım varmış gibi hissedeceğim."

"Eksiklerimizle hiç çekinmeden yüzleşmeliyiz. Çetelerde eski bir deyiş vardır : Yalanlar çıkar gider ama gerçekler hep evde kalır."




Kardeşlik Savaşçıları Serisi çocuklarla okuduğumuz Gölgelerin Efendisi Serisi'nin kardeş serisi gibi bir şey. Gölgelerin Efendisi'ndeki ülkelerden biri olan Skandiya'lı kahramanlarımız bazen diğer serinin kahramanlarıyla birlikte maceraya da atılabiliyorlar.

Bunlar bizim en sevdiğimiz gençlik serileri. Birlikte okuyarak öyle çok şey kazandık ki. Metos'la sık sık esprilerini yapıp güleriz. İçinde çok güzel şeyler var  maceradan maceraya koşarken öğrettiği şeylere bir anne olarak hayranım.

" 'Ah Thorn ah 'dedi Kral 'etrafta senin gibi bana zerre kadar saygı duymayan biri olması ne güzel.'

Thorn, şaşırmış görünüyordu, ama o da sırıtmaya başlamıştı. 'Kesinlikle haklısın' dedi. Duncan kahkahalar atıyordu artık.

'Bana gerçekten de Yüce Kontunuz Erak'ı anımsatıyorsun. O da itibarımı her fırsatta yerle bir ederdi. Bu eleştirilere ihriyacım var aslında. Hükümdarlar fikirlerine karşı çıkılmasını kolay kolay hazmedemezler. Mutlak yetkiyi elimizde tuttuğumuz için her görüşümüzün doğru olduğunu düşünmeye alışkınız. Bu serserileri de o yüzden etrafımda tutuyorum."

"Birileri açıklayınca ne kadar basit görünüyordu. Hayattaki bir çok şey gibi diye düşündü."

"Sevdiğimiz birini kaybedince haaytımızda büyük bir delik açılır. Bir tür yara gibi düşün, ruhumuz yaralanır. Sevdiğini unutmaya çalışırsan yaran iltihaplanır. Hatıraları hiç yaşanmamış gibi bir kenara atamazsın.

Ne yaparsın dedi Stig kederle.

Sevdiğini hatırlarsın. Birlikte geçirdiğiniz harika anlarla anarsın onu. Bu şekilde kaybınla mücadele etmeyi öğrenirsin. Onu asla unutmazsın ama kaybına katlanmak her geçen gün daha kolay hâle gelir."

" Karina, nasıl oldu da bu kadar bilge biri oldun sen?

Karina'ın gülümsemesi yüzüne yayıldı. Ben bir anneyim. Görevim bu."


Aynı serinin okumadığım bütün kitaplarını bitirdim keyifle :)

"Her şeyi bildiğini sanan şifacılar tanımıştı. Buna karşılık Edvin,  her zaman yabancı kaynaklardan yeni yöntem ve teknikler öğrenmeye hazırdı. Öğrenme isteği sayesinde çok iyi bir şifacı olup çıkmıştı." 

" 'Eskilerin doğru bir sözü vardır 'dedi Lydia sonunda, ' Annemizi ve babamızı seçemeyiz ama arkadaşlarımızı seçebiliriz' 

Stig elini dostça bir hareketle Lydia'nın beline sardı. 'Tanrılara şükürler olsun ki öyle' dedi "

Sizce de çok güzel mesajları yok mu kitapların. Doğruluk, dürüstlük,  çalışkanlık, iyilik, yaşanılan kayıplar üzerine harika şeyler barındıran seriler bunlar. (Bu yazıda kaç defa seri yazdım acaba. Kulağımı tırmaladı artık ama idare ediverin)



Paradokya da çocukların kitabıydı. Ne zamandır merak ediyordum. Düşündüğümden daha basit çıktı ama onun da içinde çok eğitici ve öğretici şeyler vardı.

Topkapı Sarayı'nın bir çok ayrıntısını anlatıyordu örneğin. Karpit lambasını öğrendim. (Çalışkan Çarşamba yazısı olsun o da)  İzmir Saat Kulesi ile ilgili bilgiler vardı. Terracotta askerleri ile ilgili bilgiler keza. Bu arada macera kitabı olduğundan çocukların ilgisini de çekecek bir şey. Bazı şifrelerin çözümünü okura bırakmış örneğin. Bizde üç kitabı vardı, diğerlerini de okurum diye düşünüyorum.

Gece yatmadan önce okuduğun bir kitap seni uykunda Paradokya'ya götürüyor. Eğer buradaki görevini bulup başarılı olursan sabah uyanıyorsun, olamazsan ne yazık ki ölüyorsun.

" Paradoks mu, o da ne demek? 
  Aslında doğru gibi gördüğünüz bir fikir ya da durum  karşınıza yanlış olarak çıkabilir Kemal Bey. Bunun tersi de mümkündür. Bir paradoks sizi büyük bir çelişki içinde bırakabilir. Paradokslar eğlenceli, zevkli, zihin açıcı ve öğreticidir. Meselâ ' Söylediğim bu söz yanlıştır' dediğimde çelişki hemen kendini gösterir. Eğer bu sözüme yanlıştır derseniz sizinle aynı noktada buluşuruz. O zaman doğru söylemiş olmaz mıyım? Peki diyelim doğrudur dediniz. Fakat ben yanlış olduğunu söylüyorum ya."




Bu kitabımı bana Şebocuğum göndermişti. Ne zamandır bakışıyorduk, şimdi yaz okuma şenliğine uyunca elime elime aldım.

Bir genç kızın ağzından daldan dala atlanarak anlatılıyor olaylar. Daldan dala demişken kızımız Gülhane Parkı'nda bir çınar ağacının tepesinde dururken anlatıyor bunları.

Ailesindeki bütün kadınların hikâyelerini öğreniyoruz bu şekilde. Hepsinin de birbirinden hüzünlü hikâyeleri var.

Biraz yorucu bir anlatımı olsa da akıcı şekilde sonuna kadar okudum.

" Gülmek insanı kendine getiren bir eylemdir. Bir rüzgârın bir şeyi kaldırıp bambaşka bir yere sürüklemesi gibi. Sizi kapar ve olduğunuz yerden uzaklaştırır. Gülmek bulunduğunuz yerin artık tekinsiz olduğunun sinyalidir. Devreler yanmaktadır. Kayış kopmuştur. Balatalar ısınmıştır. Fren tutmaz."

"Biliyorum kendimden başka herkesi anlatıyorum size. Ama insan ancak böyle var olabilir. Başkalarını anlatarak. Başkalarının karanlığında kendini görerek ve bundan korkarak. İnsan sevdiklerinden çok sevmediklerinin hikâyelerinde gizlidir. Zaten o yüzden sevmez onları. Küçük bir yer değiştirmeyle o hikâyelerin kahramanı olacağını bildiğinden."

"Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et, hiç incinmemiş gibi sev, hiç kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle, dünya cennetmiş gibi yaşa!" 

"Bunalım nedir?  Ölü balıklar gibi bakmaktır bunalım."

"Derin bir nefes aldım. Hatırlamak yeniden can vermektir hayata. Burada yapmak istediğim bu."

"Herkes özgür olduğunu düşünür ama değildir. Çünkü özgürlük istediğini yapabilmek değildir. Yanlış biliriz özgürlüğü. Ayrıca tutsak olmak için illa bir yere kapatılmak gerekmez. Bazen elimizi kolumuzu sallayarak gezerken, istediğimiz yere giderken bile tutsak olabiliriz. Herşey kafamızın içindedir. Bütün bir dünya."


İşte haziran ayının okunanları bunlar. Bakalım haftaya okuyup bitirdiğim bir kitap olacak mı :)

16 yorum:

  1. "Bir genç kızın ağzından daldan dala atlanarak anlatılıyor olaylar. Daldan dala demişken kızımız Gülhane Parkı'nda bir çınar ağacının tepesinde dururken anlatıyor bunları. " Ahaha 😂😂

    Yabanci dilde kitap okumayi seviyorsan araya genclik kitaplari da ekleyebilirsin Handancim. Hem ceviri yerine orijinal dilinde okumus oluyorsun (her ne kadar cogu zaman edebi yonu agir basan kitaplar olmasa da genclerin kullandigi dil ceviriden dolayi yapaylasabiliyor ya da fantastik icerikliyse bir cok seyin birebir karsiligi Turkceye uymayabiliyor. )

    Hem de kolay okunan kitaplar oldugundan, fazla kendini yormamis oluyorsun. Cocuk kitaplarini okumak 'young-adult- kategorisindeki kitaplari okumaktan daha zor olabiliyor cogu zaman, sanirim cocuklara yeni kelime ogretmek icin bir suru farkli kelime kullanilmasindan dolayi.

    Ben de Harry Potter serisini orijinalinden okumaya basladim, henuz ilk kitabi okudum, filmini defalarca izlememin ustune ayni seyleri okumaktan bu kadar keyif alacagimi dusunmuyordum, ki seriyi seviyorum ama PotterHead degilim, ona ragmen cok keyif aldim, sirada diger kitaplar var :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Agatha Christie kitabına başlamıştım denemek için Yasemen, e kitap olarak okuyunca kelimeleri bulması da kolay oluyor. Dediğin gibi gençlik kitapları da iyi olabilir.

      Sil
  2. Benim oğlan büyüsünde ben de onunla beraber okurum gençlik serilerini. Şimdi pek sarmaz beni :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben macera kitaplarını sevdiğim için keyifle okuyorum Burcu :)

      Sil
  3. Locke Lamora'nın övgüsünü duymuştum, o yüzden merak ediyorum. John Flanagan'ın Gölgelerin Efendisi serisinin birkaç kitabını okumuştum, bence de güzel kitapları. Yaz için idealler :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Locke Lamora incelikle yazılmış, zekâsına hayran olunuyor . Ama bir Rüzgârın Adı ya da Merdivenler Kenti gibi etkilemedi beni Kâğıt Salıncak.

      Evet çıtır çerez yaz kitapları,diğerleri hararet yapıyor bende :)

      Sil
  4. gençlik serilerini kızıma bildireyim bu aralar az okuyor kızıyorum azıck bir ara süper okuyordu nedenini biliyorum da üstüne gitmiyorum bakalım şimdilik ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gölgelerin Efendisi'nin birincisini al B, bence sevecektir.

      Sil
  5. Locke Lamora'yı çok merak ediyorum. Ben de okuyacağım.

    Ağaçtaki Kız'ı okumuşsun. Benden hızlı çıktın. Benim de hızlanmam lazım :-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Epeydir beklediği için önceliği Ağaçtaki Kız'a verdim de ondan, yoksa bir ayda işte bu kadarcık okumuşum Şule. Locke Lamore hep heyecanlı ve gerilimli gidiyor, devamını da okuyacağım onun :)

      Sil
  6. Paradokya'yı ve yorumda yazdığın Gölgelerin Efendisi'ni not aldım kızım için. Ona kitap seçmek daha zor oluyor. Dikkatini çekecek kitap olmadan hala pek oturmadı okuma alışkanlığı :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu kitaplar macera olduğu için dikkatlerini çekiyor içlerinde de çok güzel şeyler var. Biz birlikte okuyoruz , sohbeti de keyifli oluyor. Umarım beğenir kızın da.

      Sil
  7. Çıtır çerez kitaplar yazın iyi oluyor 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya, en güzel onları okuyabiliyorum yazın.

      Sil