19 Ağustos 2023 Cumartesi

Kardeşim Diye Demiyorum Çok Eğlenceli Adam :)

Telefonum çaldı demin, Kürşad arıyormuş. Yerlere yattım gülmekten.

Abla Ankara İzmir arası bu yol hiç bitmiyor. Hüküm Dağı'na ulaşmaya çalışıyorum sanki,   Peter Jackson bana üçleme çeksin.

Saatte elli kilometreyle yol mu biter, millet  patates soğan satacak diye ben bir türlü ilerleyemiyorum. 

Bak şimdi Allah için bayağı ekonomik kullanmış oldum arabayı, benzin bitmiyor böyle giderken.

Radar var yazıyor ama hız sınırını yazan tabelâ yok, neye göre ayarlayacağız kendimizi herkes kendi radarına göre mi yapıcak ? 

Saatte 90km yazmasından iki yüz metre sonra 70 e  düşüyor. Ne yapıcaz o iki yüz metrede birden ışınlanıcaz da mı çıkıcaz . Altımızda hangi araba var sanıyorlar bunlar. Saniyede hızlanıp yavaşlayacağız. Sanki elektrikli oyuncak araba kullanıyoruz.

Gidiyorum gidiyorum varış noktasına kalan saat hep aynı, koşu bantında mı gidiyorum ben, varamıyorum bir yere.




18 Ağustos 2023 Cuma

Zaman


 Stray Kids listesi yaptım spotifyda, iş yaparken, yürürken falan hep onu dinlemekteyim. Geçen akşam dinlerken listenin en sonunda başa dönmek yerine bilmediğim bir şarkısı çalmaya başladı. Liste sonuna yeni şarkı önerisi çalmaya başladı herhalde, tekrar tekrar çal dememiş miyim diye düşündüm, bir baktım şarkı öneri değil, bildiğin listemde kayıtlılar arasında. Hiç bilmediğim ve dinlemediğim şarkıyı ne ara nasıl listeye eklemiş olabilirim en ufak bir fikrim yok ama şarkı harika. Evrenin bana hediyesi diyelim o zaman :)

Zamana yetişmeye çalışan bir şarkı . İnsanın aklına bir sürü şey getiriyor.  Koşturmacalarımız, donup durmalarımız.  Bazen nefessiz kalıp her şeyi kaçırmamız bazen sereserpe zamana yayılmamız. Çok ilginç bir kavram. Biraz dursak koşu bantından düşecek gibiyiz. 

Aklıma başka şarkılar da geldi zamanla ilgili. Sizin var mı ekleyeceğiniz bir şarkı ?






17 Ağustos 2023 Perşembe

Hiçbişi Yapmadan Bu Kadar Çok Yazıyosam Bi de Yapsam Nolucaktı Heee

Sabah pazara gidip eskiden bir ayda harcayacağım parayı ellerine sayıp döndükten sonra bari bozulmasınlar diye hemen işe giriştim. Birer ikişer kapya, patlıcan , havuç felan aldıydım türlü yaptım. Kavurmamsı bişey oldu aslında. 

Reyhan şerbeti haftada bir yapıyorum. İçiyor muyum, hayır. Genelde Bilgehan bitirmiş oluyor .

Yeşillikleri yıkayıp kuruttum. En üşendiğim şeydir. Allah seni inandırsın, yapacak başka işim mi var, yatmayayım da yıkayayım diye yıkadım. Bu yaz niye bu kadar boş kaldım çözemedim ama .

Meyve yemekten şiştim.

Bir de ailevi olaylardan şiştim .

Can'ın yeğenine kız isteme işi çıktı bir anda. Ama çok bir anda. Hani ne yapacağımızı bilemedik. Zaten Can'ın yurt dışında olduğu zamana denk düşmüş. İki yurt dışı uçuşunun ortasına , bir tanesi de değil. İzin gibi şansımız olmuyor pek bizim. 

Neyse sanırım bir haftadır yaşadığı karmaşadan ve gerilimden hepimize bi küstü bi bişeler oldu. Can'a telefonda ters davrandı falan.

Valla kocamla gurur duydum. Normalde o davranışlara inanılmaz tepesi atar ama öyle güzel alttan alıp idare etmeye çalıştı ki. Şimdi de iş çıkışı yanına gidiyor, yüzyüze anlaşırız diye .

Yeğeninin annesi de babası da aramızdan çok erken ayrıldılar. Ne derse ne yaparsa yapsın sen sakın kapıları kapatma dedim ben sadece. O kapatırsa bile bizimkinin açık olduğunu bilsin. Bu dünyadaki en yakınları biziz, büyük olan biziz, belli ki çok bunalmış, bir şekilde kırılmış, sinirlenmenin, köprü yıkamanın zamanı değil. 

Gençken insan büyüklerin her şeyi çözüp kaldırdığını düşünüyor. Oysa her şeyi çözüp kaldırmak gibi bir lüksümüz yok hayatta. Bütün işlerimiz harika gitse bile günlük yaşamda bir çok şeyle uğraşıyoruz. Birbirimizle didişiyoruz. Önümüzdeki hayat kısaldıkça sorgulamalarımız artıyor. Hayallerimiz azaldıkça heyecanlarımız soluyor. Velhasıl ak saçlı dede bilgeliğinde olmak saçların aklaşmasıyla alâkalı değil. O koşturmacada gençlere az vakit ayırmış olabiliyoruz. Bunu anlamalarına imkân yok.

Senin için yaptıklarımdan sonra bana böyle mi davranacaktın demesi kolay. Neden böyle davrandı onu anlayayım demesi asıl önemli olan.

Tüm ilişkilerde bu böyle.

Bizimkiler bazen çok çileden çıkmışlarsa ne kadar sinirimi tepeme çıkartsalar da gidip onlara sarılırım. Çünkü bazen sadece öyle bir şeye ihtiyacımız vardır da bilemeden sinirleniriz.

Can'a dedim ki git benim yerime sarıl ona. Biz erkekler öyle anlaşmayız dedi omza yumruk atarız :D Zaten benim yerime sarıl dedim, kendi yerine değil.

Bilmiyorum aralarındaki konuşma nereye varacak. Birbirlerini sevdiklerini düşünüyorum, çıkarlar bu durumun içinden. Yeter ki sinirlerimizin kurbanı olmayalım. Silip atmak çok kolay , birleştirip oluşturmak asıl zor olan, onu başarmak önemli .


16 Ağustos 2023 Çarşamba

Duyduk Duymadık Demeyin :)

Tarihe not düşülsün diye hemen buraya yazıyorum, dün akşam Can'a pilates yaptırttım :D

Ben kilolarımı yavaş yavaş verirken kıskanmış olmalı ki spor yapayım moduna girdiydi. Ya da gidip gidio göbeğini box torbası olatak kullanarak "Dur bem senin yerine çalıştırayım" dememden de bıkmış olabilir. Napiim kardeşim yaaa, ben filinta gibi bi delikanlıyla evlendiydim, tamam yetmiş kiloda kalmasın ama yüz on kilo da olmasın yani. Beli benden inceydi evlendiğimizde, o kadarına da gerek yok :D


Neyse, dün bana basket sahasına gidelim , voleybol oynayalım falan diyor. Oğlum havada nemden karşıki ağaç net gözükmüyor, sıcaklık otuzun üzerinde ne basketi ne voleybolu ne koşusu dedim, hemen kendini attı koltuğa.

Akşam saat sekize doğru hadi spor yapıyoruz diye çağırdım. Dizi izliyormuş beyfendi. Hadi kalk kalk diye rahat bırakmadım. Topu topu sandalyede oturup ağırlıksız omuz, sırt, karın yapacağız. 

Valla geldi, birlikte yaptık. Nefes nefese kaldı. Hareketlerin o kadar sakin ve kolay gözükürken bu kadar zorlamasına şaşırdı. Zira onun spor anlayışına göre çılgın hareket edip kan ter içinde kalmak lâzım. Bunun da kan ter içinde bırakacağını düşünmemiş hiç :)

Saat üç buçuk oldu hâlâ yatıyor, sırtı karnı ne durumda bugün bilmiyorum. Bugün spor yaptırmiim diye ben yatana kadar uyuyacak sanırım :D

Bana gelince, iki ayın sonunda nihayet 79,9 gibi bir rakamı gördüm bu hafta. 

Akşam sekizden öğlen on ikiye aralıklı oruç yaptım. Ama yediğim iki öğünde en sevdiğim şeyleri kalorisine bakmadan keyfini çıkartarak yedim. Hâlâ canım pek ekmek makarna pilav falan çekmiyor, nasıl ekmek yediysem s*kt*r et diyeti yaparken :D Arada saate de uyamadım, annemle daha erken kahvaltı ettiğim günler oldu.

Bir aydır her gün pilates yapmaya çalışıyorum. Arada bir kaç gün yapamamış olabilirim gerçi .

Yaklaşık dört kilo gitti. O kadar santim de belimle kalçamdan incelmişim yani hep yağlar gitmiş. 

Aralıklı orucun ve fazla glutenli yememenin etkisiyle daha çok gitmiş gibi duruyor , zira karnımın şişliği indi.

En mutlu olduğum da sabah yürüyüşlerinden eve bacağımın üzerine zor basarak döndüğüm o ağrının hafiflemiş olması. Gerçekten de kilo yüzünden çok acı çekiyormuşum. Böyle yavaş yavaş verip ideal kiloma kavuşmayı ve ağrılarıma sonsuza kadar elveda demeyi umud ediyorum. 

Bir başka mutluluğumda yediklerimden keyif alıp doyma hissi yaşamam. O sürekli birşeyler yemeliyim hissi de sanırım s*kt*r et diyeti sayesinde geçti.

Şu son günlerde beni mutlu eden tek şey bu. 

Şimdi yavaştan mutfağa yollanayım. Bugün sulu köfte yapacağım. Yüzyılda bir canım çekti sanırım. Yanına da makarna. Yalnız evde sebze de meyve de kalmadı, sabah erkenden pazar gitmeli.

15 Ağustos 2023 Salı

Ergen Mod On











 


Lise hayatım boyunca bütün yaz tatillerimi odamda geçirdim. Bir ranza ve bir masadan ibaret küçücük odamız vardı Kürşad'la . Masa benimdi :) Babam birinci sınıfa giderken almıştı. Metal ofis masası gibi olanlardan. Gri. Çekmeceleri kilitleniyordu. Sonradan babam onu kahverengiye boyamıştı. Tatile girer girmez tüm okul defterlerimin kullanılmış sayfalarını yırtıp kalan kısımlarını çekmecelere yerleştirirdim , o defterler benim tatil arkadaşlarımdı. 

Mahallede yaşıtım yoktu. Annemlerin de beni bir yerlere gönderdiği yoktu. Tüm tatil  amcamın kızının bizde kaldığı kısa dönemler sayılmazsa tek başımaydım. Çılgın hayal dünyam, müziğim ve annemlerim devasa kütüphaneleri sayesinde sıkılmadan geçerdi günlerim. Hikâyeler yazardım, dergilerden posterleri duvarlarıma yapıştırırdım, radyodan kasetlere kayıt yapmaya uğraşırdım, kâğıt bebeğe kıyafetler çizerdim.

Bu yaz da tam öyle bir moddayım. Aklımda bir hikâye dolanıp duruyor. Sürekli müzik dinliyorum. Gerçi gençlik hayallerinin yerini hayal kuramamanın can sıkıntısı almış durumda ama en sonunda beni heyecanlandıracak birşeyler bulmayı başaracağımı umud ediyorum. 

Fotoğraflarda tekrar tekrar dinlediğim duygusal şarkılar saklı. Çayınızı kahvenizi alın, kulaklığınızı takıp bir tane fotoğrafa tıklayın. Beş dakika mola verin hayata.

14 Ağustos 2023 Pazartesi

Tamam, Fabrika Ayarlarıma Dönmek Üzereyim

İnsana rahat batınca depresyona girdiğini anlıyor , anlıyor anlamasına da bu bir işe yaramıyor. Bu sabah yüreğimdeki ağırlık biraz azalmış olarak uyandım çok şükür. 

Dün kendime acımakla sinirlenmek arasında gidip gelirken yaptığım yegâne iyi şey spordu. Karnımın ağrısı azalınca akşam squadlı dersi seçtim. Ama hık diye kalacaktım neredeyse. Vücumunla birlikte burnumun içi de şiştiğinden nefes almam güçleşiyor, squad yaparken de her bir nefese ihtiyacım oluyor takdir edersiniz ki. Neyse bir şekilde bitirip koltuğa yığıldığımda hayatımı sorgulayacak mecalim kalmamıştı , sadece hayatta kalmaya çalışmaktaydım :D

Bu sabah yedi buçukta kalktım, pilates grubumuz tam kadroydu, benim "Kıyıya vurmuş balina" diye adlandırdığım dersi yaptık. Aslen basen dersi. Be fakat sürekli sırt üstü, yan, yüz üstü dönüp dururken öyle debeleniyorduk ki kıyıya vurmuş balinalara benzediğimizden ismini öyle koydum :) Çok şükür şimdi ilk günler kadar çok debelenmiyoruz :)

Spordan sonra duşa girdim.

Geri dönüşüm çöpleri bugün toplanıyor, onları kapıya çıkarttım. Annemle yürüyüşe gittim. Hava kapalı , yağmur çiseliyordu, fazla dolanmadan döndük.

Evi bir süpürsem iyi olacak aslında Can gelmeden. Gelince o uyuyor diye süpüremem. Ama daha bunu yazarken hiç kalkasım olmadığına karar verdim. Daha kahvaltı yapacağım. Şu kilo da artık seksenin altına inseydi. Tam yaklaşıyordu hooop seksen ikiye çıktı yine. Şimdi çıktım tartıya, 80.00 . Dün akşam altıdan beri bir şey yemediğim düşünülürse daha da az olabilirdi. Gerçi o yediğimin bol mayonezli hamburger ve patates kızartması, üzerine de kocaman milkşeyk olduğu düşünülürse kilo almamış olmam mucize :D

Gidip kahvaltımı yapayım şimdi. İki gündür çantamda kalıp kurumuş ekmek dilimlerini kavurduğum mantarın üzerine dizip, üstüne de süt, kaşar, yumurta karışımı dükerek fırına verdiğim şey neye benzedi bilmiyorum, ona bakıcam. 




Haydi hepinize mutlu haftalar .





13 Ağustos 2023 Pazar

Eeeeee

Hiç pazar sabahı yazısı değil, bol miktarda daralma içerir, yol yakınken okumadan dönün bence uyarısını yapayım da sonra bu da neydi böyle demeyin.

Sabah dokuza kadar uyumuşum. Kalkar kalkmaz çamaşırları toplayıp kaldırdım. Bir tek gömlek varmış ütülenecek , tişörtler düzgün kurumuşlar .

Mantarı pişirdim, kapya biberleri kavurdum, karpuzu kestim.

Eee. Şimdi napıcam ben ?

Saat daha 11.11. 

Regl oldum, normal şartlarda şu an bütün sıkıntılardan kurtulmuş hayat çok güzel çiçekler böcekler moduna geçmiş olmam gerekiyordu ama o da düzgün işlemiyor bu yaşta, pan diye patlayabilirim. 

Kahvaltıdan önce spor yaparım diyordum, karnım ağrıyor . Ve çok açım. Sanırım dün beş gibi hamburger yemiştim, zaten onunla da pek doymadıydım. Ki bu da tamamıyla adet döngüsünün (ya da bu yaşta dönememesinin ) etkisi . 

Hayatımın ilk kırk yılında ortalama iki ayda bir adet gördüğümden olsa gerek, birikim yapmışım, hâlâ menopoza giremedim ama normal de değilim. Annem takılıyor bana seni zaten hep erkek geliyor dedilerdi, ondan kadınlık işlerin bi karışık diye. İyi  çocuk doğurmuşum :D Zaten ben eminim 9 ay erkek olarak plânlandıktan sonra babam çok kız istiyor diye son on günde kıza çevrilmiş olduğuma. İkinci X kromozomunun bi ucu oluşmamış olabilir .

Ay ne diyorum ben. Valla kendimden sıkıldım. Ama başta dediydim okuma diye, buraya kadar geldiysen benim suçum değil.

Kitap elimde sürünüyor, masaya yap boz çıkarttım ama henüz dönüp bakmadım, filmlere bakıp bakıp açacak bir şey bulamıyorum, arada House izliyorum ama o da bayıyor . Evde oturmaktan sıkıldım ama dışarı çıkasım hiç yok.

Ben gidip şu bağıran çağıran şarkılarımı açayım en iyisi. Video vardı düzenleyeceğim ona bakayım.

Ne kötü, sorunun sadece biyolojik olduğunu bilmek de yetmiyor, yine de o depresyonu hissediyorsun. Çok şükür bugün bir plânım yok da bir de yapılması gerekenlerin stresini çekip iyice krize girmeyeceğim .

Derin nefes al Handan. Ver şimdi. Bi daha al.

Kadın olmak zor valla yaaaaa.



12 Ağustos 2023 Cumartesi

AAAAAAAAA!


Böyle içim sıkıldığı zamanlar benim yerime çığlık atan şarkılara bayılıyorum.

Bugünü saldım çayıra şeklinde kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey yapmadan geçirdim. Yarın gıpraşmaya çalışmalıyım. 

Sporumu yapayım, aldığım mantarlarla kapya biberleri kavurayım, balkondaki çamaşırları toplayıp ütüleyeyim, kitabımı bitireyim. 

Tatil planlayayım. Eylül tatilinin akibeti belirsiz ama ekimdeki için birşeyler yapabiliriz belki.

Halloween partisi plânlamaya başlasam iyi olur. En ufak bir fikir gelmiyor şu an aklıma.

Evet evet, kendime plânlayacak bir şeyler bulmazsam can sıkıntısından pan diye patlayabilirim.

AAAAAAAAA. Meori Apuda !



11 Ağustos 2023 Cuma

Biraz Hüzün Biraz Yaşam

Tuhaf bir gün bugün.

Annemle babamın evlilik yıldönümleri. 54 sene önce evlenmişler. 

Uzun nişanlılık dönemlerinde babam İstanbul'dan anneme sayfalarca mektup yazarmış. Bir tanesinde önündeki arabanın plâkasında HF 30 görmüş, H ve F nin onları temsil ettiğine 30 u da evlilik yıllarına yormuş. Ah be babacığım . 

Evliliklerinin otuzuncu yılında yanlarındaydım. Aslında olmayacaktım, iznimiz vardı, tatile gidecektik. Can'ın ağabeyi hastalanmış, onun yanına gitti. Ben de madem işten izin almıştım diyerek İstanbul'a geldim. Metehan dört buçuk aylıktı. Evlilik yıldönümlerini kutladık. Hatta güneş tutulması da olmuştu sanırım. Bir hafta kaldım. 16 Ağustos'ta evimize döndük. O gece deprem oldu. Sokakta sabahladılar. Babam zatürre oldu. Bir daha da iyileşemedi. 31. Evlilik yıldönümlerini görmedi.

İlginç bir gün dedim ya. Bugün aynı zamanda teyzemin doğumgünüydü. Teyzem tek başına asla banyo yapmazdı, en korktuğu şeydi. İstanbul çok sıcak olunca ilk defa girmiş . Düşmüş. Bir müddet yoğun bakımda kaldı. Doğumgününde aramızdan ayrıldı.

Yıllarca mutlulukla kutlanan günler bir anda acı tatlı bir hal aldı bizde .

Ama hayat devam ediyor. Yanımızda olmasalar da babam da teyzem de hep bizimle.

Annemi yemeğe çıkarttık bugün. İçinde babamla kendisinin fotoğrafı olan kalpli kolyesini takmış. Mahallemizdeki İtalyan restoranına gidip çok keyifli bir yemek yedik. Sahip olduklarımızın tadını çıkarttık. 

Hayat.

Bir varmış bir yokmuş her şey .

Her var olanın yok olacağını bilmek ve varken tadını çıkartmak yapabileceğimiz yegâne şey .



Fotoğraflara tıklayıp babamın ben ve annem için bestelediği şarkılara ulaşabilirsiniz :) Gördüğünüz gibi o hep bizimle.


10 Ağustos 2023 Perşembe

Eee Daa Daa Napıyonuz ?

Herkesler tatile mi gitti ne :) Sağdan sayın bakiim , kendi kendime konuşup dinliyom sanırım :D