Her birisi ayrı masal gibi.
Bu akşam evin içini de kattım masala.
Bu akşamın masalını ay yıldız taçlandırmış.
Can eve geldi, canı sıkılmış. Yemek az sonra hazır, yediğinde keyfin yerine gelir dedim, yerine geldi.
Tavuk şinitzel yapmıştım, çok tavuk çıkartmışım, bir kısmını yapmasam mı dedim, baktım kalan kısım sonra pek işime yaramayacak. Hepsini kızarttım. Sadece bir tanesi kalmış, o da gecenin ilerleyen saatlerinde birisinin midesini boylar. Etoburlarım benim:D
Sofrayı toplarken ay yıldızı görüp balkona çıktım. Fotoğrafı çektim. Bir baktım e ben çamaşır asarken unutup gitmişim, selede duruyor çamaşırların yarısı. Onları astım.
Çayım demlendi. Birazdan pötibör bisküvi bandırarak yiyeceğim.
Hâlâ vitrinin çekmeceleri ortada, umarım bir ara yerleştirmeyi başaracağım. Evde öyle çok ıvır zıvır var ki? Yani bir ev hanımının bir çekmecede neden beş kalem kutusu dolu kalemi olur, üzerine boya kalemleri, üzerine kalemliktekiler ve diğer kalemliktekiler ve öteki kalemliktekiler , aaaa beriki de var.
Can balkonda telefonla konuşuyor, Bilgiç bilgisayar başında sohbet ederek kod yazıyor, Metos bilgisayar başında kıkırdıyor, evin her yerinden bir ses geliyor.
Bizim akşam masalımız böyle. Sizinki nasıl?
Ve sevdiğiniz gün batımına tıklayıp şarkınızı almayı da unutmayın.






