12 Ekim 2018 Cuma
Kırk Sekiiz? Yok Canııım...
Allahım bana verdiğin bütün güzellikler için şükürler olsun.
Bu yeni yaşımda da kendime ve sevdiklerime bol enerji ile sağlık diliyorum. Gerisini ben hallederim :)
Yaşamak öyşe güzel ki. Her sabah dünyaya gözümü açmayı seviyorum .
İyi ki doğmuşum.
11 Ekim 2018 Perşembe
FilmEkimi
Bu sene arkadaşım Alev olmasa Filmekimi'ne bakamazdım sanırım. O sırada İstanbul'da olacağım gidelim mi deyince ben de havaya girdim.
Girdim girmesine de bütün filmlerin biletleri tükenmiş. O gün tek bir bilet alabildik. Neyse Alev iki filme daha bulmuş.
Pazartesi Müze , dün Herkes Biliyor ve bugün de Kefernahum filmlerine gittim.
F i lm, “Bu film orijinalinin replikasıdır” diyerek başlıyor. Yıl 1985, yıllardır mezun olamamış iki veterinerlik öğrencisi Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi'ni soyuyorlar . Aslında ikisi de iyi gençler. Aileleri iyi aileler. Ama bir şekilde kaybolmuş hissediyorlar. İçlerinden baskın karakterli olanı bu soygunu yapmaya karar veriyor . Bir Noel akşamı zaten üç senedir alarmı çalışmayan müzeye girip yükte hafif pahada ağır parçaları çalan ikiliyi kimse bulamıyor.
Soygun anlatılıyor olmasına rağmen film aksiyon filmi değil. İkiliden birinin anlatımında ilerliyor . Altı çizilesi, düşündürücü cümleleri var.
Tarihi hikâyelerde neyin ne amaçla olduğunun sadece tahmin edilebileceği, aslında sadece yapan kişinin nedenini bildiği, hatta onun bile bilmediği gerçekten de çok doğru bir tespit :)
Bir de soygundan sonra boş sergiyi görmeye gelenlerin artması insanı düşündüren bir sahneydi.
Bu arada bu soygun gerçek. 1989 yılında çalınan eserler bulunmuş.
Herkes Biliyor , kız kardeşinin düğününe çocuklarıyla gelen bir kadının kızının kaçırılması üzerine gelişen olayları anlatıyor. Filmin ilk bölümü kalabalık ailenin keyifli düğünü ile geçerken kaçırılma olayı üzerine herkesten kuşku duyulunca gerilim başlıyor.
Ve son olarak Kefenahum. Kendisini dünyaya getirdikleri için ailesini mahkemeye veren Lübnanlı bir çocuğun (Zain) hikâyesi. Ve bu hikâyenin yanında mültecilerin hayatı. Öyle tanıdık sahneler vardı ki. Suriye göçmeni kız yemek yardımı alırken günlerdir bir şey yememiş olan Zain göçmenmiş gibi yapıp yardım almaya çalışması gibi. 12 yaşındaki çocuk öyle akıllı ve tatlıydı ki. İçim acıyarak izledim filmi.
Biraz önce baktığımda filmin oyuncularının da hep göçmenmiş, Zain'in gerçekten de bu film sonunda bir nüfus cüzdanı olmuş.
Filmlerin üçü de güzeldi. Müze filminin içine çok giremedim. Bu filmden mi benden mi kaynaklanıyordu tam bilemiyorum. Ama diğer ikisini hepinize tavsiye ederim. Özellikle Kefernahum 'u sakın kaçırmayın.
Bu arada Kefernahum Tanrı'nın lânetlediği kentmiş.
Girdim girmesine de bütün filmlerin biletleri tükenmiş. O gün tek bir bilet alabildik. Neyse Alev iki filme daha bulmuş.
Pazartesi Müze , dün Herkes Biliyor ve bugün de Kefernahum filmlerine gittim.
F i lm, “Bu film orijinalinin replikasıdır” diyerek başlıyor. Yıl 1985, yıllardır mezun olamamış iki veterinerlik öğrencisi Meksika Ulusal Antropoloji Müzesi'ni soyuyorlar . Aslında ikisi de iyi gençler. Aileleri iyi aileler. Ama bir şekilde kaybolmuş hissediyorlar. İçlerinden baskın karakterli olanı bu soygunu yapmaya karar veriyor . Bir Noel akşamı zaten üç senedir alarmı çalışmayan müzeye girip yükte hafif pahada ağır parçaları çalan ikiliyi kimse bulamıyor.
Soygun anlatılıyor olmasına rağmen film aksiyon filmi değil. İkiliden birinin anlatımında ilerliyor . Altı çizilesi, düşündürücü cümleleri var.
Tarihi hikâyelerde neyin ne amaçla olduğunun sadece tahmin edilebileceği, aslında sadece yapan kişinin nedenini bildiği, hatta onun bile bilmediği gerçekten de çok doğru bir tespit :)
Bir de soygundan sonra boş sergiyi görmeye gelenlerin artması insanı düşündüren bir sahneydi.
Bu arada bu soygun gerçek. 1989 yılında çalınan eserler bulunmuş.
Herkes Biliyor , kız kardeşinin düğününe çocuklarıyla gelen bir kadının kızının kaçırılması üzerine gelişen olayları anlatıyor. Filmin ilk bölümü kalabalık ailenin keyifli düğünü ile geçerken kaçırılma olayı üzerine herkesten kuşku duyulunca gerilim başlıyor.
Ve son olarak Kefenahum. Kendisini dünyaya getirdikleri için ailesini mahkemeye veren Lübnanlı bir çocuğun (Zain) hikâyesi. Ve bu hikâyenin yanında mültecilerin hayatı. Öyle tanıdık sahneler vardı ki. Suriye göçmeni kız yemek yardımı alırken günlerdir bir şey yememiş olan Zain göçmenmiş gibi yapıp yardım almaya çalışması gibi. 12 yaşındaki çocuk öyle akıllı ve tatlıydı ki. İçim acıyarak izledim filmi.
Biraz önce baktığımda filmin oyuncularının da hep göçmenmiş, Zain'in gerçekten de bu film sonunda bir nüfus cüzdanı olmuş.
Filmlerin üçü de güzeldi. Müze filminin içine çok giremedim. Bu filmden mi benden mi kaynaklanıyordu tam bilemiyorum. Ama diğer ikisini hepinize tavsiye ederim. Özellikle Kefernahum 'u sakın kaçırmayın.
Bu arada Kefernahum Tanrı'nın lânetlediği kentmiş.
8 Ekim 2018 Pazartesi
Nostaljik Pazartesi
Bu haftaki nostaljimiz iki sene öncesinden, Yedigöller 'den fotoğraflar eşliğinde. Bu sene yine gidebilsek ne güzel olur :)
Ne mutluluklar kalıcı ne mutsuzluklar..
Ne elimizdekiler kalıcı ne de hayaller..
Gidiyorum gündüz gece demiş ya Aşık
Gidiyoruz bir akıntıya kapılmış.
Arada bir köşede durulsak da durmak yok
Bütün mesele tadını çıkartmakta.
Önümüze ne çıkarsa önünde sonunda aşacağımızı bilmekte
Ve umutsuzluğa kapılmamakta.
Su deyip geçmemek gerek
Ne taşları oynatır yerinden.
Sen kendine güven yeter.
Bırak hayatın akışına...
13 Kasım 2016 Pazar
Biliyorsun Zamanın İçinde Akıp Gidiyoruz.. Belki de Zaman Bizim İçimizde Akıp Gidiyordur...
Ne mutluluklar kalıcı ne mutsuzluklar..
Ne elimizdekiler kalıcı ne de hayaller..
Gidiyorum gündüz gece demiş ya Aşık
Gidiyoruz bir akıntıya kapılmış.
Arada bir köşede durulsak da durmak yok
Bütün mesele tadını çıkartmakta.
Önümüze ne çıkarsa önünde sonunda aşacağımızı bilmekte
Ve umutsuzluğa kapılmamakta.
Su deyip geçmemek gerek
Ne taşları oynatır yerinden.
Sen kendine güven yeter.
Bırak hayatın akışına...
7 Ekim 2018 Pazar
Fethi Karamahmudoğlu 7 Ekim 1942- 7 Ekim 1999
Babacığım diye düşündüğümde sevgi dolu gözlerin geliyorsa gözümün önüne, ve sımsıcak sarılışları hissediyorsam. Sesin kulaklarımda yankılanıyor, ölmez yılan ellerin ellerimi ısıtıyorsa.
Sen hâlâ yanımdasın demektir.
Canım babam.
Güzel babam.
Sevgi dolu babam.
İyi ki doğdun.
İyi ki...
Sen hâlâ yanımdasın demektir.
Canım babam.
Güzel babam.
Sevgi dolu babam.
İyi ki doğdun.
İyi ki...
6 Ekim 2018 Cumartesi
Kuşlar Şen Kuşlar
Sabah cırtlak sesli papağan videosu çekmiştim, instagramda paylaşırken bir baktım bugün kış gözlem günüymüş, hahaha, bak bakkala giderken sizin için kuş gözlemişim.
İçime doğmuş herhalde. Ya da kuşlar bugün bizim günümüz, gözle bizi diyerek yanıbaşımdaki ağaca konup cavıldamış olabilirler :) Yok yanlış yazmadım cıvıldamıyor cavıldıyorlar :D
5 Ekim 2018 Cuma
Dün Akşama Kadar Ütü Yaptım, İyi mi?
Bir gece önce de yapmıştım zaten. Bir haftalık çamaşırı ütülemesi de o kadar sürecekti neredeyse.
Kitap Klübü pek eğlenceliydi. Bol bol kahkaha atmışım. Çıtır çerezlik bir filmdi ama oyuncular sanki eski mahalle komşummuş gibi hissettiğimden başka güzel gözüktü gözüme. Elli tonlu kitapların da iyi reklâmı yapılmış yalnız :)
Tabi tek filmle bitemedi ütü. Akşama kadar Netflix 'ten şimdi adını hatırlamadığım bir dizi izledim. 1950ler gibi bir zaman diliminde dedektiflik yapan meraklı çılgın bir hatun vardı içinde .
Bugün işler bizi bekliyor, gidip doğumgünü planlaması yapacağımız kafeye bakıp oradan da alışverişe çıkacağız.
Şu an masamın üzeri boyanacak ahşap dolu. Haftaya bugün çocuklarla boyayacağız bir kısmını.
Umarım her şey güzel olur.

Kitap Klübü pek eğlenceliydi. Bol bol kahkaha atmışım. Çıtır çerezlik bir filmdi ama oyuncular sanki eski mahalle komşummuş gibi hissettiğimden başka güzel gözüktü gözüme. Elli tonlu kitapların da iyi reklâmı yapılmış yalnız :)
Tabi tek filmle bitemedi ütü. Akşama kadar Netflix 'ten şimdi adını hatırlamadığım bir dizi izledim. 1950ler gibi bir zaman diliminde dedektiflik yapan meraklı çılgın bir hatun vardı içinde .
Bugün işler bizi bekliyor, gidip doğumgünü planlaması yapacağımız kafeye bakıp oradan da alışverişe çıkacağız.
Şu an masamın üzeri boyanacak ahşap dolu. Haftaya bugün çocuklarla boyayacağız bir kısmını.
Umarım her şey güzel olur.
4 Ekim 2018 Perşembe
Evde Yalnıza Kalabilmek Öyle Güzel ki Bilog :)
Geçtiğimiz on beş gün boyunca Can ya ev nöbetçisi ya gececiydi. Seviyoruz iyi hoş da yüzüm eskiyor kardeşim, bi git arada yav :D
Sabah uykumu almış olarak kalktım. Bilgiç nane molla gibiyim minibüsle gideyim dedi. Ben de yirmi dakika dolanıp geldim.
Hayır adamcağız evde de tepeme çıkmıyor ama bende bir huzur bir keyif. Geçtim dünden bitmeyen ütünün başına.
Bir de film bulayım dedim.
Önce bir hint filmi buldum romantik , baktım sarmadı. Aslında fena değildi ama ütü yaparken onların makinalı tüfek gibi konuşmaları önümden geçip gitti.
Sonra Kitap Klübü'nü görünce onu açmaya karar verdim.
Bayılırım zaten bu hatunlara.
Şimdi ütü yapıp bunu izliyorum .
Ee o zaman burada ne işin var derseniz.
Gördüğüm bu repliği paylaşmasam olmazdı da ondan derim.
Ölmeden önce yaşamaktan vazgeçenlerden olmayalım hiç, olur mu :)
Sabah uykumu almış olarak kalktım. Bilgiç nane molla gibiyim minibüsle gideyim dedi. Ben de yirmi dakika dolanıp geldim.
Hayır adamcağız evde de tepeme çıkmıyor ama bende bir huzur bir keyif. Geçtim dünden bitmeyen ütünün başına.
Bir de film bulayım dedim.
Önce bir hint filmi buldum romantik , baktım sarmadı. Aslında fena değildi ama ütü yaparken onların makinalı tüfek gibi konuşmaları önümden geçip gitti.
Sonra Kitap Klübü'nü görünce onu açmaya karar verdim.
Bayılırım zaten bu hatunlara.
Şimdi ütü yapıp bunu izliyorum .
Ee o zaman burada ne işin var derseniz.
Gördüğüm bu repliği paylaşmasam olmazdı da ondan derim.
Ölmeden önce yaşamaktan vazgeçenlerden olmayalım hiç, olur mu :)
3 Ekim 2018 Çarşamba
Sabah Yürüyüş Yapamıyorum ki Böyle Ben
Sabah Bilgehan'la okula yürümek iyi hoş da dönüşte koruya girersem tempo falan kalmıyor bende.
Zaten daha yağmur sonrası toprak kokusunu duyunca durup içime derin nefes çekmeye başlıyorum.
Sonra çiçek böcek derken yürüyüş yalan oluyor :D
Bunlar dün sabahki yürüyüşten, kapalı bir havada bile dışarısı insana çok iyi geliyor .
Evet fotoğraflara şarkı sakladım, tıklayıp alabilirsiniz.
Hepinize günaydın :)
Zaten daha yağmur sonrası toprak kokusunu duyunca durup içime derin nefes çekmeye başlıyorum.
Sonra çiçek böcek derken yürüyüş yalan oluyor :D
Bunlar dün sabahki yürüyüşten, kapalı bir havada bile dışarısı insana çok iyi geliyor .
Evet fotoğraflara şarkı sakladım, tıklayıp alabilirsiniz.
Hepinize günaydın :)
2 Ekim 2018 Salı
Kitap Salı
Bu hafta kitabımdan on sayfa falan okuyabildim sanırım.
Eski okuduklarımdan alıntılar ile bu haftayı tamamlayayım.
" Dün akşamdan beri ne Hamdi ne de ben hakikatte değişmiş değildik; neysek gene oyduk ; buna rağmen onun bana dair, bemim ona dair öğrendiğimiz bazı şeyler, bazı küçük ve teferruata ait şeyler bizi ayrı istikametlere alıp götürmüşlerdi."
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna
"Evet evren boşlukla elbirliği yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır. O halde bir fincan çay içelim. Sessizlik olur, dışarıda esen rüzgâr işitilir, sonbahar yaprakları hışırdar ve uçuşur, kedi sıcak bir ışık içinde uyur. Ve her yudumda zaman iyice yücelir."
Muriel Barbery / Kirpi'nin Zarafeti
"Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden ; bir şey söyleyeyim mi sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum "
Hasan Ali Toptaş / Kuşlar Yasına Gider
Eski okuduklarımdan alıntılar ile bu haftayı tamamlayayım.
" Dün akşamdan beri ne Hamdi ne de ben hakikatte değişmiş değildik; neysek gene oyduk ; buna rağmen onun bana dair, bemim ona dair öğrendiğimiz bazı şeyler, bazı küçük ve teferruata ait şeyler bizi ayrı istikametlere alıp götürmüşlerdi."
Sabahattin Ali / Kürk Mantolu Madonna
"Evet evren boşlukla elbirliği yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır. O halde bir fincan çay içelim. Sessizlik olur, dışarıda esen rüzgâr işitilir, sonbahar yaprakları hışırdar ve uçuşur, kedi sıcak bir ışık içinde uyur. Ve her yudumda zaman iyice yücelir."
Muriel Barbery / Kirpi'nin Zarafeti
"Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden ; bir şey söyleyeyim mi sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum "
Hasan Ali Toptaş / Kuşlar Yasına Gider
1 Ekim 2018 Pazartesi
Nostaljik Pazartesi
Dün gece seyrettiğim 1998 kamera kayıtlarından sonra şöyle bir moda girdim :)
20 Mart 2007 Salı
Grup Terapi
Kilo problemi olanlar buraya arkadaşlar. Bugün size terapi hizmeti vereceğim. Eh, daha da ne yapılır bilmem.
İlk ben başlayayım.
Ben Handan. 36 yaşındayım.
Ve oburum.
Özellikle canım sıkıldığında mutfağa gidip çayla birlikte ne bulursam yerim. Ekmek arası çikolata mesela. Hele o bol kalorili mısır cipsleri yok mu.
Ama malum yaz geliyor, ve üzerime yapışanlardan kurtulmak istiyorum. Başaramıyorum :(
Üüüüüü...(Ağlama efekti)
(Burada seni seviyoruz Handan demeniz gerekiyor.)
Tamam şimdi başka duygularını paylaşmak isteyenler varsa buyursun.
(Beni burada sap gibi tek obur olarak bırakırsanız, bu post 12 saat içinde kendisini yok edecektir haberiniz olsun :)
Günaydın... Bol yeşillikli bir güne açılsın sabahımız ...
İlk ben başlayayım.
Ben Handan. 36 yaşındayım.
Ve oburum.
Özellikle canım sıkıldığında mutfağa gidip çayla birlikte ne bulursam yerim. Ekmek arası çikolata mesela. Hele o bol kalorili mısır cipsleri yok mu.
Ama malum yaz geliyor, ve üzerime yapışanlardan kurtulmak istiyorum. Başaramıyorum :(
Üüüüüü...(Ağlama efekti)
(Burada seni seviyoruz Handan demeniz gerekiyor.)
Tamam şimdi başka duygularını paylaşmak isteyenler varsa buyursun.
(Beni burada sap gibi tek obur olarak bırakırsanız, bu post 12 saat içinde kendisini yok edecektir haberiniz olsun :)
Günaydın... Bol yeşillikli bir güne açılsın sabahımız ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















69 yorum: