7 Nisan 2014 Pazartesi
Mor Salkımlar Açtı Bile
Bu sene bahar,bana kendimi iyi hisetirmek için, erkenden geldi sanki. Havada mor salkım kokusu.. Leylaklar. Papatyalar.
Teşekkür ederim doğa, teşekkür ederim dünya...
Hepinize günaydın, çok güzel bir haftaya açılsın sabahınız...
6 Nisan 2014 Pazar
Sessiz Bir Sabah
Günlerdir içinde olduğum kalabalık ve koşuşturma yok... Cebimden ilaç ismi çıkıyor, hüzünle atıyorum. Cuma günü gidip doktora yazdırmam gerekiyordu reçeteyi. Eve gelip kan alsın diye hemşire ayarlamama da gerek yok. Üç ay gibi kısacık bir sürede bir hayat nasıl da uçup gitti elimizden diye düşünüyorum. Dün Yalova'ya gittik ama ilk defa mangal yakmak için değildi. Tedavisi bitince nasıl götüreceğimizi düşünüyorduk evine, o hepimizi götürdü. Hayat...
Bir şekilde devam ediyor. Büyüklerini kaybettikçe seni biraz daha büyüterek devam ediyor.
Neyse, bu pek pazar sabahı yazısı olmadı. Hepinize günaydın diyerek ayrılayım.. Ola ki görüşemezsek, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler ....
Bir şekilde devam ediyor. Büyüklerini kaybettikçe seni biraz daha büyüterek devam ediyor.
Neyse, bu pek pazar sabahı yazısı olmadı. Hepinize günaydın diyerek ayrılayım.. Ola ki görüşemezsek, iyi günler, iyi akşamlar, iyi geceler ....
4 Nisan 2014 Cuma
Geçmişe Bir Yolculuk Yapmak İstedim
Ne mutlu ki bir sürü gülümseten anıyla karşılaştım... Kâh ağladım kâh gülümsedim, iyi ki dedim, bol bol iyi ki dedim...
Benden size küçük bir hatırlatma.
Sakın vakit kaybetmeyin hiç bir şey için. Sakın sevdiklerinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Telefon etmeyi sonraya atmayın mesela. Yaş gününde yanına gidin.
Öpün kocaman. Sarılın sıkı sıkı... Unutmayın en zor anlarınızda bu anılara sarılacaksınız sıkı sıkı...
Benden size küçük bir hatırlatma.
Sakın vakit kaybetmeyin hiç bir şey için. Sakın sevdiklerinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Telefon etmeyi sonraya atmayın mesela. Yaş gününde yanına gidin.
Öpün kocaman. Sarılın sıkı sıkı... Unutmayın en zor anlarınızda bu anılara sarılacaksınız sıkı sıkı...
Dayıcığım
Halit Ziya Ergül
( 10.11.1945-4.4.2014)
Geçen hafta , Metehan'ın doğumgününde çekmişiz bu son fotoğrafı.
Hep birlikteydik.
Kırmızı da ne çok yakışmış dedik.
Erkek güzeli dedik.
Şimdi sen yok musun artık?
Güle güle benim sessiz kahramanım.
Üzerinden bir yük kalkmış, huzurlu ve mutlu olduğunu düşünmek tek tesellim...
3 Nisan 2014 Perşembe
Soru-Cevap
Çocuklara mektup yazdığım bir defterimi buldum. Onlara bazı kelimelerin anlamını sormuş cevaplarını yazmıştım. Değişik yaşlarda aldığım cevaplar çocukların büyümesini nasıl da göz önüne sermiş. Herkese tavsiye ediyorum. Dün çocuklarla okuduk, çok eğlendik:-) Kelimeleri istediğiniz gibi seçebilirsiniz. İşte bizimkilerden bazıları:
Soru: Sevgi nedir?
Dört yaşındaki Metehan: Birisini seviyorum demektir, ne olacak.
Beş yaşındaki Metehan: İnsanı seven kişi
Beş yaşındaki Bilgehan: Seni çok seviyorum
Dokuz yaşındaki Bilgehân: Birini güzel bir şekilde düşünmek.
Soru: Alfabe
Dört yaşındaki Metehan: Bilmiyorum, göstermiş miydin?
Beş yaşındaki Metehan: Bizim konuştuğumuz dil.
Beş yaşındaki Bilgehan: Bilmiyorum
Dokuz yaşındaki Bilgehan: A dan başlayıp Z de biten harflerin tümü.
Soru: Doğumgünü
Dört yaşındaki Metehan: Sevgi demektir. Çünkü herkes bana hediye getirir. Pasta getirdiklerinde iyi ki doğdun diyorlar.
Beş yaşındaki Metehan: İnsanın bir ya da iki filan yaşına girdiği gün.
Beş yaşındaki Bilgehan: Yaş değişmesi
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Doğumun yıl dönümü
Soru: Anne
Dört yaşındaki Metehan: Herkesi çok sevem şeydir. Sen de benim annemsin.
Beş yaşındaki Metehan: Çocuğu doğuran kişidir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Anne demektir
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Beni doğuran kişi
Soru: Baba
Dört yaşındaki Metehan: Herkesi seven. Sabah yemekten sonra küçük asker oynamama izin veren kişidir.
Beş yaşındaki Metehan: Bilgisayarda internet yapan kişidir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Evlerdeki en büyüktür
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Annenin eşi
Soru: Dayı
Dört yaşındaki Metehan: Her zaman çocuklar istediginde işine götüren kişidir.
Beş yaşındaki Metehan: Annenin kardeşidir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Dayıdır
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Annenin erkek kardeşi
Soru: Hala
Dört yaşındaki Metehan: Küçük abiyle büyük abinin annesidir.
Beş yaşındaki Metehan: Babanın ablasıdır
Beş yaşındaki Bilgehan: Haladır
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Babanın kız kardeşi
Soru: Anneanne
Dört yaşındaki Metehan: Herkesi çok seven. Annelerin annesidir.
Beş yaşındaki Metehan: Annelerin annesi demektir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Annenin annesi
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Annenin annesi
Soru: Ölüm
Dört yaşındaki Metehan: Ölmek diye birşeydir işte, bilmem.
Beş yaşındaki Metehan: Ölümü bilmiyorum. Ölüm insanın hiç yaşamaması demek
Beş yaşındaki Bilgehan: Adam ölmesi. Ölme. Ben bilmem
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Hayata elveda demek
Soru: Sevgi nedir?
Dört yaşındaki Metehan: Birisini seviyorum demektir, ne olacak.
Beş yaşındaki Metehan: İnsanı seven kişi
Beş yaşındaki Bilgehan: Seni çok seviyorum
Dokuz yaşındaki Bilgehân: Birini güzel bir şekilde düşünmek.
Soru: Alfabe
Dört yaşındaki Metehan: Bilmiyorum, göstermiş miydin?
Beş yaşındaki Metehan: Bizim konuştuğumuz dil.
Beş yaşındaki Bilgehan: Bilmiyorum
Dokuz yaşındaki Bilgehan: A dan başlayıp Z de biten harflerin tümü.
Soru: Doğumgünü
Dört yaşındaki Metehan: Sevgi demektir. Çünkü herkes bana hediye getirir. Pasta getirdiklerinde iyi ki doğdun diyorlar.
Beş yaşındaki Metehan: İnsanın bir ya da iki filan yaşına girdiği gün.
Beş yaşındaki Bilgehan: Yaş değişmesi
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Doğumun yıl dönümü
Soru: Anne
Dört yaşındaki Metehan: Herkesi çok sevem şeydir. Sen de benim annemsin.
Beş yaşındaki Metehan: Çocuğu doğuran kişidir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Anne demektir
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Beni doğuran kişi
Soru: Baba
Dört yaşındaki Metehan: Herkesi seven. Sabah yemekten sonra küçük asker oynamama izin veren kişidir.
Beş yaşındaki Metehan: Bilgisayarda internet yapan kişidir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Evlerdeki en büyüktür
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Annenin eşi
Soru: Dayı
Dört yaşındaki Metehan: Her zaman çocuklar istediginde işine götüren kişidir.
Beş yaşındaki Metehan: Annenin kardeşidir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Dayıdır
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Annenin erkek kardeşi
Soru: Hala
Dört yaşındaki Metehan: Küçük abiyle büyük abinin annesidir.
Beş yaşındaki Metehan: Babanın ablasıdır
Beş yaşındaki Bilgehan: Haladır
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Babanın kız kardeşi
Soru: Anneanne
Dört yaşındaki Metehan: Herkesi çok seven. Annelerin annesidir.
Beş yaşındaki Metehan: Annelerin annesi demektir.
Beş yaşındaki Bilgehan: Annenin annesi
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Annenin annesi
Soru: Ölüm
Dört yaşındaki Metehan: Ölmek diye birşeydir işte, bilmem.
Beş yaşındaki Metehan: Ölümü bilmiyorum. Ölüm insanın hiç yaşamaması demek
Beş yaşındaki Bilgehan: Adam ölmesi. Ölme. Ben bilmem
Dokuz yaşındaki Bilgehan: Hayata elveda demek
2 Nisan 2014 Çarşamba
Oh...
Ütü bitti, yerleşti. Ev süpürüldü. Biraz önce Bilgiç tarafından odaları toplanıp bana sürpriz yapıldı:-) Çayım demli. Hımmm, şimdi kitaba gömülme zamanıdır:-)
Ben Gölgelerin Efendisi'ni okuyorum, gençlik dizisi ve şu anda tam beni dinlendiren şey. Ya sen hangi kitap alemindesin?
Ben Gölgelerin Efendisi'ni okuyorum, gençlik dizisi ve şu anda tam beni dinlendiren şey. Ya sen hangi kitap alemindesin?
Günaydın
Bol kahkahalı bir güne açılsın sabahınız:-)
Tersten düze geçmekte bazen çok zorlanıyorum. Dünyadan kopup kendimle kalmak istediğim bu anlarda beş makina çamaşır ütüleyecek olmak da pek yardımcı olmuyor takdir edersiniz ki. ( Dün akşam uğrayan Kürşad'la Aynur benim aile ekonomisine katkı için ütücülük yaptığıma kesin karar verdiler:-) Başımı kuma gömmek, hiçbir şey duymamak, görmemek istiyorum. Bu da bir sınav her halde ama geçmesi çok zor olacak gibi...
Neyse işte, kendimi düzeltme çalışmalarımda haftasonu fotoğraflarına baktım biraz. Metehan arkadaşlarını çağırmıştı doğumgünü diye , çocuklar sesleriyle her an bizim evdeler zaten:-) Ben de Any ile hasret gidermiş oldum. Fotoğrafta Metehan Arda'yı pastalardan uzak tutmaya çalışırken bütün mumları söndürmüş olan Bilgehan mulu ve huzurlu, kadrajdan çıkmadan geri çağrılan Oğuzhan bu işler ne zaman bitecek modunda, Tarık daha kıvırcık saçlı, beyaz tenli gelen sesine bir şey yapamamakla birlikte boyunu kısaltmayı başarmış, Arda masum dursa da az sonra meyveli pastanın yarısını bitirecek şekilde görüntülenmiş. Any, hayrettir bir şey söylerken çıkmamış, genelde konuşması durmadığından fotoğraflar çöpü boylar. Gelelim bana. Zaten gıdı mıdı salmışım kendimi bari bir makyaj falan yapsaymışım.
Bu fotoğrafa bakarken gülümsedim. Ama aynı zamanda mevcut sıkıntımdan nasıl kurtulacağımı da buldum. Kendimi daha çok sıkarak:-) He canım. Bilmem kaçıncı rejime başlıyorum. Böylece dünyanın kalanı beni hiç ilgilendirmeden yemek hayali kurup durucam. Bu arada bir iki kilo- değil yedi falan olması lâzım ama neyse- giderse yanıma kâr kalır.
Ay neyse işte, yazının dibnini bulamadım. Dağılın anacım:-)
1 Nisan 2014 Salı
1 Nisan
Bu sabah tersten kalkmış moddayım anacım , bi düzelip öyle geliim...
Not: Başlıkla yazının bi alâkası yok, unutmayın, tedbirli durun diye yazdım.
Not: Başlıkla yazının bi alâkası yok, unutmayın, tedbirli durun diye yazdım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













