Küçücük bir şarkı ama klasik olmayı hakkediyor gerçekten. Şimdi Aslı için çalıyoruz efendim, siz öndekiler sadece bileziklerinizi şıkırdatın.. (Yanlış anlaşılmasın bu laf benim değil bir konserden alıntı)(Yok, "Aslı için çalıyoruz efendim" bana ait karışmasın o :) Dans etmek serbest. Aaa, daha ne diyeyim, işte şarkı.
Bilmem bugünlerde mp3 lerle haşırneşir olduğum belli oluyor mu? Duran Duran ve Alphaville isteyenler haber versin nostaljikim bu sıralar. Aslında ben hep öyleyim son beş yılda yeni bir şarkı dinledim mi acaba?
8 Kasım 2005 Salı
İçimdeki Deniz

Uzun süreden beri istiyordum nihayet dün gece başardık seyretmeyi. Mar Adentro
Çok güzeldi, tavsiye ediyorum herkese. Karamsarlığa kaptırmadan aksine keyifle izlenen bir film olmuş. Javier Bardem de, oynadığı karakterin hakkını vermiş. Sadece yüzünde yaşatıyordu bütün duygularını. (Benden de film eleştirisi bu kadar olur :)
29 yıl 4 ay 20 gün boyundan aşağısı tutmadan yaşamak. "Yaşamanın bir hak ama mecburiyet olmadığına inanıyorum" diyor Sampedro. İnsan kendisine soruyor, "Ben olsaydım ne yapardım?" diye. Ne olursa olsun yine de çekip gidemezdim gibi geliyor bana.
GÜNAYDIN
Hem nostaljik , hem kıpır kıpır. Beatles'ın en sevdiğim şarkılarından biri. (Şarkıyı kırmızı yazdıysak bir anlamı var, tıklayın yükleyin yani :) Salı sabahı sendromuna birebir.
Bu sabah "günaydın"ları duymak istiyorum :)
Bu sabah "günaydın"ları duymak istiyorum :)
6 Kasım 2005 Pazar
İstanbul

İstanbul'da yaşayanlardan daha çok keyfini çıkartabiliyorum İstanbul'un sanırım. Sayılı günlerimi ziyan etmeden geçiriyorum çünki. Etrafımı seyrediyorum, kokuları içime çekiyorum, güzellikleri depoluyorum, sevdiklerimle buluşuyorum üşenmeden, yağmur çamur demeden.
Bunu hayatımın her anında yapabilsem keşke. Unutmasam yaşamın sonsuz olmadığını, boşa harcamasam bir anını bile.
3 Kasım 2005 Perşembe
Özlem
Küçük bir kız olsam yeniden, heyecanla kalksam yataktan. Kırmızı elbisem, kırmızı ayakkabılarım başucumda. Telaşlı sesler kulağımda. Şekerlerin tadı damağımda. Küçük bir kız olsam yeniden, bir bayram sabahında...
Bayram gönlünüze gelsin ve hiç ayrılmasın oradan.
Bayramda Karacaahmet
Mezarlıklar korkunç,
Mezarlıklar ıssız,
Mezarlıklar sessiz gelirdi bana
Önceleri...
Mezarlıklar dolu
Gözler nemli,
Mezarlıklar dolu
Eller çiçekli,
Mezarlıklar tıklım tıklım
Sevgi dolu
Hüzün dolu
Özlem dolu
Meğer yaşayanlarmış
Sahipsiz...
Halide Karamahmutoğlu
Pervaneler
Bayram gönlünüze gelsin ve hiç ayrılmasın oradan.
Bayramda Karacaahmet
Mezarlıklar korkunç,
Mezarlıklar ıssız,
Mezarlıklar sessiz gelirdi bana
Önceleri...
Mezarlıklar dolu
Gözler nemli,
Mezarlıklar dolu
Eller çiçekli,
Mezarlıklar tıklım tıklım
Sevgi dolu
Hüzün dolu
Özlem dolu
Meğer yaşayanlarmış
Sahipsiz...
Halide Karamahmutoğlu
Pervaneler
2 Kasım 2005 Çarşamba
Rastgele 20 Şey
Nilüfer ebelemiş beni :)
Asmakilit, Ece, Le Jardin şimdiye kadar ebelenmediyseniz ben de sizleri ebeleyeyim bakalım :)
- Sabahın ilk saatleri ve gecenin ilerleyen saatleri. Sessiz, huzurlu kendime ayırabildiğim zamanlar.
- Puzzle yapmak. Elimdeki küçük parçanın nereye konulacağı dışında birşey düşünmediğimden zihnimi dinlendiriyor.
- Sevdiklerime her fırsatta sarılmak. Pozitif enerjinin beni kapladığını hissederim.
- Yağmur yağınca su birikintilerine basmak, sonbaharda kuru yaprakların içinden yürümek. Çimenlerde çıplak ayakla dolaşmak.
- Sevdiğim kitapları tekrar tekrar okumak. Geçen zaman içerisinde farklı farklı şeyler kazandığıma inanıyorum . Ama sevmediğim kitabı da bitirmeye uğraşmam doğrusu.
- Yemek yapmak, arkadaşlarımı yemeğe davet etmek. Pratik yemeklerim vardır. Bir saatte bile hazırlayabilirim sofra. Ama pasta börek hiç anlamam.
- Sevdiklerime hediye vermek.
- Dağınık evin toparlanıp temizlenmesinin ardından yaşanan keyif ve huzur. Aksi halde mutsuz olduğumu farkettim.
- Yazı yazmak. Bir cümle bile olsa bana keyif veren bir yazının ardından hissettiğim mutluluk.
- Arkadaşlarımla sohbet. Şanslı bir insanım, yanımda olmasalar da çok arkadaşım var. Beni anlayan, anlamadıklarında bile yargılamadan, anlayışla karşılayacaklarını bildiğim, varlıkları kendimi iyi hissettiren arkadaşlarım olduğu için mutluyum.
- Dans etmek. Yemek yaparken, ev süpürürken, yürüyüş yaparken hiç fark etmez, müziğim varsa dans ederim.
- Kitapçı ve oyuncakçı dolaşmak.
- Film seyretmek. Eskiden sadece sinemada seyrederdim, DVD ve ses sistemi ile evde de seyretmek keyifli oldu. Ama çok zor film beğenirim.Bir de orjinal dilinde olmalı seyrettiğim film.
- Scrabble oynamak.
- Kışın soğuk havalarda, sıcacık çayım elimde, battaniyeye sarılıp kitap okumak.
- Oğluşların gülümseyişleri. Öpücükleri. Uykudaki masum halleri.
- Yeni yerler görmek, tarihi kalıntıları gezmek. Tatil deyince aynı yerde oturup durmayı sevmem. Genelde haritadan gidilecek istikamet seçip yola koyuluruz.
- Fotoğraf çekmek. Zaten paylaşıyorum çoğunu burada. Blogdaki fotoğraflar bir ikisi hariç benim çektiklerim.
- Bahçe ile uğraşmak. Toprak çapalamak. Diktiğim bir gülün açmasını görmek.
- Duran Duran, Aha, Alphaville, Metallica, Megadeth, Bon Jovi, Aerosmith, King Krimson, Iron Maiden, Manowar, Guns N Roses, Beatles, U2, Red Hot Chili Peppers, Pearl Jam... Ve aklıma şu anda gelmeyen diğerleri. Hayatımdaki susmayan sesler.
Asmakilit, Ece, Le Jardin şimdiye kadar ebelenmediyseniz ben de sizleri ebeleyeyim bakalım :)
Toplama
Artılar eksiler birbirlerini götürmüyor gerçek hayatta. Hepsi duruyorlar oldukları yerde, yanyana.
1 Kasım 2005 Salı
Korkma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

