14 Nisan 2018 Cumartesi

İstanbul Film Festivali 8 / Radiogram

Bugünkü filmimiz Radiogram'dı. 1970lerde Bulgaristan'da dini şeyler, müzikler falan yasaklanmışken oğluna yeni bir radyo alabilmek için 100 km uzaklıktaki şehre gizlice yürüyerek giden bir babanın hikâyesi. Ve tabi köyün.

İzlerken boğazımda bir yumru belirdi. Bir taraftan da babanın başına bir şey gelecek diye oldukça gerildim. Miziğiyle, görüntüsüyle ve anlattıklarıyla bu filmi de çok sevdim.

Ve düşündüm.

Ya insanlık denilen şey gerçekten kötü bir şey , ya da dünya üzerinde düşündüğümüz kadar insan yaşamıyor.




Yıl 1971. Komünist rejim altındaki Bulgaristan’da dini ifadeler ve batı kaynaklı müzik ulusal tehdit kabul edilmektedir; BBC, Deutsche Welle, Özgür Avrupa Radyosu yasaklıdır. Yaşanmış bir hikâyeden esinlenen Radiogram, işte bu dönemde, rock’n’roll delisi küçük oğluna yeni bir radyo almak için 100 kilometre yürüyerek en yakın şehre giden bir babanın hikâyesini anlatır. Kimlik, müziğin gücü ve özgürlük hakkındaki bu sıcak dram, Bulgaristan’ın tam merkezinde, Pomakların yaşadığı Rodop Dağları’nda geçiyor. Radiogram, gerçek hikâyeler, rock’n’roll, Demirperde günleriyle ilgilenenlerin büyük keyif alacağı, “müzik özgürlüktür” ifadesine yeni bir anlam katan sıcak bir film. (İksv sayfasından)



RADIOGRAM official film trailer from rouziehassanova on Vimeo.


4 yorum:

  1. “Müzik özgürlüktür” ifadesine yeni bir anlam katan sıcak bir film. demeniz yetti heyecan için. Kültür dolu paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim. Harika!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gördüğüm güzellikleri paylaşmasam olmaz Melissa :) Yalnız söylediğin cümle benim değil iksv nin tanıtım cümlesi. Ben sadece fotoğrafın üzerindekileri yazıyorum, bak o kısmı açıklamamışım gidip düzelteyim.

      Sil
  2. Bıktık hep aynı yapımlardan. İnsana dair hikayeler ve farklı bir ülke ilgimi çekti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Film festivalini bu yüzden seviyorum Nihan, dünya turu yapar gibiyim bu hafta.

      Sil