18 Ekim 2017 Çarşamba

Çocukların Arkadaşları

Evimizin içinde elimizin altında büyürken iyi hoş da, gün yüzüne çıkıp başkalarına karışınca işimiz zor çocuklarla :)

Daha üç dört yaşlarında, alt kattaki komşunun çocuğu beş dakikada Metehan'ı Allah'tan korkutmayı başarmıştı mesela. Ben daha anlatmamıştım bile. Neyse ki balkondan muhabbetlerini annem duymuş da düzeltmiştik durumu. Aksi halde oğluşum konuyu açmadığından kendi kendine korkuları dallanıp budaklanacaktı.

Kreş ve ana sınıfı başka bir sorunla karşılaştık. Benim oğluşum herkese inanıyordu. Hayatında hiç yalanla karşılaşmadığından bundan normal bir şey olamazdı tabi.Gidenin peşinden ağladığında şimdi gelecek,  doktorda aşı yapılacakken hiç acımayacak demeyen bir annesi vardı onun.  Bir çocuğu bir kere kandırabilirsin,  bir kerelik bir şey için çocuğumun güvenini yıkmanın bir alemi yok diye düşündüm hep. Acıyacak ama ben elini tutacağım,  şimdi gelmeyecek ama başka bir zaman gelecek muhakak gibi açıklamalarla geçirdim.

De okulda tam bir saf oldu bizimkisi :D Arkadaşlarına yalancı demek de hoşuma gitmediğinden sana şaka yapıyor olabilirler diyerek açıklamaya çalıştım.  Kreş ve anaokulu bu bakımdan iyi oldu. Hem ben çocuğumu gözlemledim, hem o insanları öğrenmeye başladı.

Ne çocuklar vardı, inanılmaz :) Şununla arkadaş olma demedim tabii ki asla. Oysa numaracı, alaycı, palavracı hiç sevmediğim karakterler de vardı içinde ama hepsini yaşaması gerekiyordu.  Gözlemler, öğütler, okuduğumuz kitaplardaki altı çizilecek yerlere dikkat çekmelerle onlara doğruyu göstermeye çalıştım.  Arkadaşlarıyla vakit geçirdikçe kendisi öğrendi çoğu şeyi.

Bu yazıyı yazmayı aklıma getiren şey ise bambaşka.

Ortaokulda Metehan'ın sınıfında ele avuca sığmayan bir çocuk vardı. Sabah okula giderken karşılaşırdım, sallana silkine giderdi geç kaldığı halde. Bütün öğretmenlerin dilinde, tam bir fırlama :)

Benim ağır başlı oğlum onunla arkadaş oldu seneler içinde. Ve biliyor musunuz, felsefe yapıp derin konulara daldığı, kitap okurken karşılıklı tartıştığı ender arkadaşlarından.  Onlara bakarken o kadar mutlu oluyorum ki.

Düşünsenize, ya ben, o çocuk tembelin yaramazın biri, uzak dur gibi falan bir şey diyen bir anne olsaydım.

Çocuklarımızın arkadaşlarına ihtiyaçları var.

İyisine var, onu biliyoruz. Henüz elimizin üzerinde olduğu küçük yaşlarda kötüsünden öğrenecekleri de var.Bunu da gözardı etmeyelim.  Üstelik hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu da bilemeyiz. Bir bakarsınız afacanın birisi sizin çocuğunuzun en ihtiyaç duyduğu dostu olabilir :)

28 yorum:

  1. Ne güzel yetiştirmişsin oğullarını Handan'cığım, inan hayran kaldım, "hiç acımayacak" yerine "az acıyacak" demek harika bir fikir. Kim, sonradan nasıl değişecek bilemiyoruz, ilginç olmuş o çocuğun sonradan en iyi arkadaşı olması.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep doğruyu söylemem çocuklarımla iletişimimi güzelleştirdi Müjdecim. Biliyorlardı ki anneleri acımayacak dediğinde acımayacak, içerideki odadayım diyorsa içerideki odadadır panik yapmaya gerek yok.

      Evet ya, onunla bambaşka bir arkadaşlıkları oldu, nereden nereye :)

      Sil
  2. Okuyunca, ben neler yapmıştım acaba diye düşündüm.
    Sen iyi bir duruş sergilemişsin canım, o kesin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tülincim ne yaptıysan doğru yapmışsın, belli değil mi :)

      Sil
  3. Çok doğru. Yaşayarak öğrenme biraz maliyetli ama bu arkadaş konuları ya da hayatı tanımanın başka yolu yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küçükken, müdahale etmemiz kolayken, gözümüzün önünde yaşasınlar hiç olmazsa Kadriye, küçklüklerinde soyutlarsak ileride çok daha zorlanacaklar.

      Sil
  4. Ne güzel, bazen ihtiyacımız olan kişiler ummadıklarımız olabiliyor :)) Ben de çoğu yakın arkadaşımla tanıştığımda sevmemiş, soğuk davranmıştım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkese bir şans vermek gerekiyor sanırım Kâğıt Salıncak :)

      Sil
  5. iyi ki uzaklaştırmamışsın hakikaten. Hem o fırlamalar çok zeki oluyorlar:) Terbiyesiz olmadıkça severim fırlamaları:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şeytan tüyü vardı Sezer, zeki ve tatlı :)

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Bu yazıyı yazalı aylar oldu ama kararsız kalmıştım yayımlayıp yayımlamaya, ince bir dengede çünkü dediklerim. Sonra herkese birşeyler düşündürür en azından dedim Sevgi :)

      Sil
    2. Benim de yayına alamadığım yazılarım var hep nasıl algılanır korkusu var o yüzden çoğu zaman bekletip siliyorum sanırım bazı yazılarda editöre ihtiyacımız var🙃
      Bu yazı öyle değil ama..ben bu tür yazılarını okuyunca "İşte Handan,bu!"diyorum.
      Kalemine sağlık❤

      Sil
    3. Teşekkür ederim canım 😘

      Sil
  7. Bir Mimar anne arkadaşım 90'lı yıllarda bir gün bana ziyarete gelmişti özel ofisime ve "ben çocuğuma hırsızlığı, hırsızlık yapmasını da öğreteceğim" dediğinde çok şaşırmıştım ve epeyce tartışmıştık. Öğretmen kızıydı. Yıllar geçti hala düşünüyorum, hak verdiğim zamanlarda oluyor bazen "bir kere olsun hırsızlık yapmayı deneseydim" dediğim gibi.
    Yazınızı ilgiyle okudum ve kendi oğlum bir gün arkadaşını korumak için arkadaşının arkasından onu yakalamak için koşturanların önüne dikildiğinde karnına tekme yemiş olarak gelmişti ilk birinci sınıfa yeni başladığı haftalarda. "Arkadaşlar birbirine destek olmalı" demiştim yakın zaman öncesinde, çok suçladım kendimi ve "oğlum kendini de koruyacaksın" dedim sonrasında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İp cambazlığı yapmayı gerektiriyor anne baba olmak. Yardımcı ol ama kendini heba etme, doğru ol ama saftirik olma, saygılı ol ama tepene bindirme, gerçekten çok zor dengeyi sağlamak.

      Sil
  8. Bu yazıyı okurken tek ağlayan saf ben miyim :D ya ağlayasım geldi. evlat yetiştirmek çok zor. çok sevindi o çocuğun aslında bir cevher olmasına. nice çocuk dışlanıyordur, ötekileştirilip yalnız kalıyor ve cevheri köreliyordur. sen hem kendi çocuğunu hem de o çocuğu kurtarmışsın. ah handanım ne güzel fikirlerin var senin ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke her çocuğa yetebilsek Derya, keşke.

      Sil
  9. Senin her şeyine hayranım ben.. İnsanlığına, anneliğine, eşliğine, kitap sevgine, yazılarına... Sen iyi ki varsın..

    Ela'yı ben bazen kandırdım itiraf ediyorum.. Ama sonra Ela yalanı öğrenince bana, Anne yalan söylüyorsun dediğinde bıraktım kandırmayı :D
    Ela'nın arkadaşalrına karışmam.. Ama biri var ki, çocuğun psikolojisini yerle bir etmişti.. Poposuna parmak sokmuş okulda. Öğretmen süsüne düşkündü ilgisizdi.. Ela o çocuğu andıran birini görünce anne bak B... falan. O değil dediğimde o iştee diye ağlamıştı. Bu sene okul başladığında, Anne B.. gibi biri olursa ben ne yapacağım? dedi. Çok şükür ki onun gibi biri çıkmadı.
    Annesine dediğimizde çok yaramaz bende başedemiyorum demişti.. Enteresan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah saçını başını yolmak istediğim ne çok arkadaşları da oldu Kerime, ama küçükken bı tatz çocukları tanımaları hayırlıdır elbet, öğrenirler, kendilerini korumayı başarırlar ileride dedim. Çok zor dengeyi sağlamak. Ama doğruyu hep söylemek en güzeli, çocuğun güvenli bir limanı olmalı dünya üzerinde. Teşekkür ederim canım :)

      Sil
  10. Ahhh o saflıkları :))) Benimkinin zaten hayal gücü yüksek. Ben de ketlemiyorum kendimce... Noel babaya inanıyor mesela o yıllarda, diş perisine :))) Çok eğlenceliydi ama Handan onun o hayal gücüne katılmak. Sonra bir gün anaokuluna başladı... Oyuncak gününde okula oyuncağını götürdü... Kim aldı demişler, bizimki diş perisi demiş haliyle :))) Çok kavga etmişler o gün okulda vardı, yoktu diye... Bizimki salya sümük geldi eve... İşte o an dedimki ne yaptın sen Şebo :/ Tamam onu ketlemeseydin yine ama ipuçları verseydin keşke...
    Annelik zor zanaat :/
    Anılarım depreşti bak senin bu yazınla :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizimkiler çok uyanık Şebo, bir kaç yıl öncesine kadar Noel Baba hediyesi beklediler, en sonunda hadi leyn, bu kadr da saf değilsiniz yemeyin bizi dedik :D Ama ben hâlâ inanıyorum o başka :)

      Sil
  11. Ne kadar doğru model olursak o kadar doğru yolda oluyor çocuklar...
    Doğru yoldan şaşırtmasın Allah'ım bizleri.

    Doğru-dürüst Handan iyi ki böyle güzel bir örnek annesin sen,tebrik ediyorum,güzel anneler çoğalsın lütfen bütün mesele annelerde bitiyoooooor...

    Annesiz olanlara da güzel eğitimciler kötü annelerdense,çocuğun şansı oluyor.
    İyi insanlara denk gelsinler dualarımı tekrar edeyim ben yine..
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah öğretmenlere ne çok iş düşüyor aslında Merih, anne eğitimsiz olabilir ama öğretmen sarıp sarmalamalı çocuğu.

      Duan benim de hep dilimdeki duadır, amin.

      Sevgiler canım.

      Sil
  12. arkadaş seçimi gerçekten önemli bir sorun bence günümüzde. arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim diye boşuna söylememişler. ailede öğrendiği kadar çok şeyi okulda öğretmenlerden ve arkadaşlarından da öğreniyor çocuklar. evde göstermekten kaçındığın mümkün mertebe uzak tuttuğun davranışları tek bir sokağa çıkışta öğrenip gelebiliyor özellikle bu beyni ve hayal gücü gelişme çağında olan, ne örse ne yaşasa bilinçaltına doğrudan doğrular ve yanlışlar olarak yazılacak olan bir yaşta ise gerçekten çevreye dikkat etmek gerekli. doğru bir davranışı yanlış olarak öğrenebilir ya da yanlış bir düşünceyi çok doğru benimseyip delicesine savunabilir ve bunları değiştirmek çok zor olabilir sonuçta yaşıtı olan ve arkadaşım dediği biri onu kolaylıkla yapıyor ve belkide ailesi tarafından bir müdahalede bulunulmuyor hatta ailesinden takdir görüyorsa arkadaşı çocuk da bunun kızılmayacak oldukça doğru bir davranış olduğunu düşünüp ailesi onu desteklemediği için garipseyebilir bile. yani hem çocuğun arkadaşı hem o arkadaşın aile ortamı oldukça önemli bencce de. umarım metehan hep iyi insanlarla karşılaşır ve ahlaklı iyi arkadaşlar edinir. sevgiyle kal Handan Abla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk küçükken her arkadaşı görürse büyüdükçe gardını alıp insanları ayırd etmesi kolaylaşır, onun için küçükken soyutlamadan büyütmek ilerisi için bir yatırım. Büyüdükçe artık olaya müdahale etmek de görüp işe karışmak da zor. Allah iyilerle karşılaştırsın, güzel insanlarla kesiştirsin çocukların yollarını Sümeyye :)

      Sil
  13. Mükemmel annelik diye bir şey yok. Bir zamanlar bu dediğin şeyden olmaya çalışıyordum. Demek istediğim çalışıyorum diye vicdan azabı çektiğim çok zamanlar oldu. Kuzey büyürken gün be gün beni de büyüttü. Hep mantıklıydı ama hisleri daha önde geliyordu. Herkesle arkadaş oluyor, herkese dostluk gösteriyor ama sınırlarını biliyordu. İnsanların olduğum gibi kabul etmem gerektiğini bana hep o söyledi. Ona söylemesem de sıkıldığım anları da fark edip, "İyi bir anne olduğumu!" her fırsatta dile getirdi.
    Sanırım hayatımda o olmasaydı ben de şimdiki ben olamazdım.
    İyi ki çocuklarımız var ve iyi ki sevginin ne olduğunu tadarak büyümüşler.
    Hep annemin ettiği duayı ediyorum tüm çocuklar için: Allah hep iyi insanlar çıkarsın karşılarına.
    Öperim çok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmel anneliği bırak insan ne kadar doğru yapabildiğini bile ölçemiyor Özlem. Ben ilk oğlumda ne kadar idealist ve iyiyim diye bakıyordum, ikincide ters köşeye yattım. Her çocuk farklı her çocuğa yaklaşım da farklı olmalı dolayısıyla. Sanırım hepimizin dilinde aynı dua var. Allah hepsini korusun.

      Sil