21 Mart 2015 Cumartesi

Hikâyenin Ruhu

Çok tuhaf..

Haftalardır başucumda duran Kürşad Başar'ın Yaz'ını nihayet dün gece elime aldım. Hikâye yazacağım diye uğraşırken kafamı toplayıp da okuyamamıştım bir türlü.

İçinde hemen kayboldum kitabın.

Bir yerinde, bütün kitaplar benzer şeyleri anlatırken neden kimilerini daha fazla sevmesinin nedenini bulduğundan bahsediyor. Buna "ruh" diyor.

Allah Allah ben de geçenlerde hikâyemi bitirmeye çalışırken tam da bu kelimeyi, ruhunu yakalamaya çalıştığımı söylemiştim. Sonra onu gerçekten sevmemin nedeni de ruhuydu. Şimdi yazmaya çalıştığımda ise konuyu buldum ruh eklemeye çalışıyorum diye düşünüyordum.

Sayfayı okurken sanki biraz bozuldum kendi fikrimi görünce orada. Kıskanırım da ben, öyle de bir huyum var, güzel kitapları kıskanıyorum:-)  Aynı zamanda da çok hoşuma gitti.

Sonra ilerledim. İkinci hikâyede de büyük olaylardan çok küçük ayrıntıların akılda kaldığını söylemiştim, aynı şeyi söylüyordu o da.. Tabi çok daha güzel bir biçimde..

Bazen çok kitap okumanın yazmamı körelttiğini düşünmüyor değilim. Şimdi bu kadar güzel kitabın ardından benim o konuyla ilgili ağzımı açasım gelmez azizim:-)

Neyse ben kıskanmayı bir kenara koyup da kendimi kelimelerin büyüsüne bırakıyorum şimdi:-)  Hikâyenin ruhu beni sardı.

4 yorum:

  1. :) Kıskanma sen yaaaa :)
    bende merak ettim bu kitabı uzun zamandır kitap okumuyorum yine
    öpüyorum seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de başka işlere sardım, ne zamandır elime alamamıştım Nesrin. Bu kitap çok güzel:-)

      Sil
  2. ha haaaa bak kitap okurken kişiselleştirme ama yaaa :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı kitaplarda oluyor öyle Deep.

      Hem sen benim hikâye yazdığım bloğumu gördün mü? Vaktin olduğu bir ara oku :-)

      http://birvarmiisbiryokmuus.blogspot.com.tr/

      Sil