16 Mart 2015 Pazartesi

6

Kapının açılmasıyla yine yerinden zıpladı. Neyse anılara dalmışken elleri de çalışmıştı aynı anda sofra hazırdı. Önceleri sadece ona hazırlarken son zamanlarda ikisi birlikte yiyorlardı. Bu ayrı ayrı yeme çalışmalarımız bana saçma gözüküyor, seni rahatsız etmeyecekse birlikte oturalım sofraya demişti bir gün. İlk günler pek sıkıntılıydı ama sonradan sessiz sofralara alışmıştı. Evdeki hengâmenin aksine pek sakindi burada her şey.

- Az kalsın unutuyordum, annen aradı seni..  Sana ulaşamamış, aramanı istedi.
- Tamam, teşekkür ederim.
- Cep telefonun çekmezse yukarıdan arayabilirsin.
- Yok, bahçenin ucunda bir şekilde çekiyor. Birazdan ararım ben.
- Akşama geç geleceğim ihtimal, beni bekleme, geldiğimde atıştırırım bir şeyler.
- Olur.

Tam kapıdan çıkarken dönüp ekledi.

- Eline sağlık, her şey çok güzeldi.
- Afiyet olsun

Derken, bir kere bile bunu demeden sofradan kalkmamasının ne güzel bir incelik olduğunu düşünüyordu. Yemek seçen birisi olmaması da başka bir güzellikti tabi.

-Ablaaaa, köfteye maydanoz mu doğradın yineee.
- Kızım gene mi tarhana çorbası yaaaa...
- Bu evde hep ot çöp mü yiyeceğiz, yok mu dişe değer birşeyler...

Sesleri kulaklarında masayı topladıktan sonra giyinip bahçeye çıktı. Eli telefonuna gitmiyordu doğrusu, annesinin araması bir angaryadan başka bir şey değildi kesin... Soğuk ve temiz havayı içine çekti uzun uzun. Canlandığını hissetti. Kar hâlâ usul usul yağıyordu. Bir beyaz lerze , bir dumanlı uçuş diye fısıldadı usulca numarayı çevirirken.

- Anne?
- Sen misin, neredesin ulaşamıyorum bir türlü?
- Biliyorsun burada çekmiyor , sanki ilk defa oluyormuş gibi söylenme yine. Ne oldu?
- Bir şey mi olması lâzım?
- Anne uzatmayalım da söyle istersen, daha bir şey istemeden aradığın olmadı hiç.
- Hiç de..
- Anneee!
- Çok bir havalarda oldu sen de, sanırısın kraliçe Dayana.

İçinden yok artık anne de dese hiç sesini çıkartmadı uzatmamak için..

- Kardeşin erken doğum yapmış. Normalde ben yanında olacaktım ama baban rahatsızlandı bu sabah. Doktor biraz hastanede tutmak istiyor. Bir şeyi yok ihtimal ama .... Neyse işte, sen onun yanına gidip biraz kalabilir misin diyecektim. Malum diğeri de daha minik.

- ....
- Cevap vermeyecek misin?
- Anne bilmiyorum ki, bir anda izin alabilir miyim, ben seni yarın ararım.
- Şimdi sorsana?
- Allah Allah, burada olsa sorardım her halde..
- Kız orada iki bebekle yalnız kaldı.
- Ne yapayım, haber vermeden, pılımı pırtımı toplayıp yollara mı düşeyim. Bana mı sordu kızın hamile kalıp dururken... İki kişiler, idare etsinler biraz. Yarın sabah arayacağım seni....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder