5 Ağustos 2014 Salı

Son İki Günü de Anlatsam da Bitse Bu Tur :) (Day 7)

The London Dungeon (Zindanlar:), Sealife (Akvaryum), The London Eye (Dönmedolap) ve Madame Tussauds (Allah'ım sonunda öğrenmişim nasıl yazıldığını:) (Mumya müzesi:) dörtlememiz son iki güne kaldı. Aslında akvaryum düşünmüyordum ama internetten topluca indirimli alınca ona da gidelim hadi oldu :)

The Big London Ticket!

London Dungeon+London Eye+Madame Tussauds +SEALIFE
Ticket typeTotal Individual PriceOnline Price From
Adult (16+)£96.75
15 and younger£75.50
Family (2+2)£344.52

İşte fiyatlar bu, ayrıca bilet kuyruğunda bekleme süresi de azalıyor. Bizim gibi erkenciyseniz hele bayağı kısalıyor :)


Sabah erkenden South Bank'e geliyoruz. Bu haritalar Londra'nın her yerinde ve haritaya baktığındaki yönünüzü de dahil olmak üzere o çevreyi ve beş dakika ya da on dakika yürüyüş mesafesini gösteriyor. Tam bir kurtarıcı.


Salonuma böyle bir takım yakışmaz mı :) Üçlü koltuğu enlemesine koysam bütün salon kapanır sanırım :)

Bekle bizi The London Eye :)


Karşı kıyıda Big Ben ve Parlamento binası. Aslında Big Ben sadece çanın adı, Kulenin adı The Elizabeth Tower :)

Neyse dolaşma işini sonraya bırakıyoruz, bizim Londra Zindanıyla randevumuz var :)

Burası yaklaşık iki saat yer altında dolaşıp Guy Fawkes ile buluşup Parlamento Binası'nı patlatmaya çalışacağımız, veba salgınından ve çılgın doktordan kurtulup kendimizi Sweeney Todd'un berber dükkânında bulacağımız bir yer :) Karanlık.. Eh tabi güneş gözlükleriyle bu efekt bayağı arttırıldı tarafımdan :) (Gözlüklerim kaybolan çantada kaldıydı ya, bak, baştan okumuyorsunuz, sonra da arada gereksiz sorularla beni meşgul ediyorsunuz anacım :)


Nasıl bir ortamsa şu kutuların içine kimse elini sokamıyor korkudan :) Yahu elimizi kesecek halleri yok ya diyerek ucundan hafifçe süzüldüm. Plastik organlar falan koymuşlar :) Gülmeyin, korkunçtu diyorum :)




İçerde fotoğraf çekilmiyor. Yaşamak gerek anacım. Sitesi şurada, merak eden baksın.


Çıkışta manzaralı öğle yemeği molası.


Oradan aldığımız kalem. Daha sonra London Eye'a binerken başımıza iş açacaktı az kalsın :) Çanta kontrolünde bunu gören amca," Bu ne!!" diyerek bir daldı ki çok komikti :)


Biraz temiz havanın ardından akvaryuma geldi sıra. Zira dönmedolabın tepesine çıkmadan önce biraz rahatlamaya ihtiyacım vardı doğrusu :)







 












Tam timsaha gelmiştik ki fotoğraf makinasının pili bitti..

Çok şükür demeyin canlarım, devamı cep telefonundan :) Yalnız burada flaşla çekim yasaktı , benim makine da kafasına göre flaş patlattığından kamera çekimiyle bu sorunun üstesinden gelmiş bulunuyorum. Henüz onları yüklemedim. Biraz bekleteceğim sizi :)

7 yorum:

  1. Ooooo ay daha bitmedi mi ;)) ben şimdiye bitmiştir saniyodum anilarinin hehehe :)) uzun zaman oldu bak sana ugramayali. Miriba diyip kaciyom ben. Cussss :))

    YanıtlaSil
  2. :)
    timsahı merak ettim şimdi.
    ahhh.. ah.. kıskanmamak elde değil. :)
    Bizede nasip olsun İnşaallah.. :D

    YanıtlaSil
  3. Yok , bitmedi İnya, görmemiş İngiltere'ye gitmiş:-) Kısa geçiyorum ama bu kadar oluyor:-)

    Amiiin Hayalperest. Benim hiç aklımda yoktu, bir vesileyle oluyor işte:-)

    YanıtlaSil
  4. şimdi hepsini düşün handan
    sence bir daha londra ya gidersen nereleri görüp neleri yapmak istersin)

    YanıtlaSil
  5. Yapamadığım ve aklımın kaldığı o kadar çok şey var ki Havva:-)

    YanıtlaSil
  6. Yok yok kısa geçme ne güzel her biri güzel anı :)
    Sayende bizde ortak oluyoruz anılarına :))

    YanıtlaSil
  7. Sıkmayayım herkesi dedim Şeyma:-)

    YanıtlaSil