29 Aralık 2006 Cuma

Güllü


Görmemiş elmalı tart yapmış, böyle olmuş :) Ha ha ha, üzerindekiler yamuk yumuk duruyor ama ortasına gül yapacak kadar da süslüpüslüyüm hani (He canım, onlar gül).

Hep annemin suçu. Yok aslında hep Kürşad'ın suçu. O elmalı pasta istemeseydi, annem bana söylemeseydi, benim canım çekmeseydi, annem için internette tarif bakarken "hımm ben de yapabilirim bunu herhalde" demeseydim, dün akşam bir sürü kalori almamış olacaktık.

Ama görüntüsü biraz yamuk yumuk olsa da tadı enfesti, yine yapar yine yerim, pişman değilim hakim bey :)

Üç Silahşörler :)


Beriş, Sibel ve ben, çikolatalı kahvelerimizi hüpletirken :)

28 Aralık 2006 Perşembe

Mutlu Yıllar

Hediyeyi aldığım zaman vermek için gününü bekleyemem hiç, hemen vermek isterim sahibine. Şimdi de öyle oldu. Yılbaşı ve bayramda burada olmayacağımız için sizlere bu hediyeyi hazırlamıştım. Şu anda Metehan'ın midesi kötü, yani yola çıkmama ihtimalimiz yüksek ama hazırladım bir kere ya, yılbaşına kadar bekleyemeyeceğim.

Hem hediye, hem oyun olsun istedim. Aşağıdaki sevimli yüzlerden birisini seçin bakalım size ne çıkacak :)

Ama tabi bir şartla, oyuna katılmayana hediye yok !(Ha ha ha, nasıl takip edeceksem artık, olsun ben görüyorum hepinizi.)(Esneme, esneme...)

Yılın son gününde ne oyunu olur? Tabii ki dilek oyunu. Haydi herkes kendisinden sonra gelen için bir dilek dilesin.

İlk dilek benden.

Dilerim gülümseme eksik olmaz yüzünden.

27 Aralık 2006 Çarşamba

İyi ki...

Hani dün yazdığımız ya da yazmayıp da aklımızdan geçirdiğimiz "keşke"ler vardı ya. İşte onların hepsini itinayla toplayıp çöpe atıyoruz bugün.

Atın atın atın... Tutmayın hiçbirisini..

Şöyle güzel bir "İyi ki" ile güne başlayalım şimdi.
Customize your blog


İyi ki varım di mi :)

MySpace

26 Aralık 2006 Salı

Keşke...

(Devamını sen getir.)

...

Geçen bahsettiğim "Evet Virginia, Noel Baba Var" adlı filmde, editörün Virginia'ya verdiği cevabı geçen sene bu vakitlerde bloğa yazmışım. İşte şurada, bir kere daha okumaya değer bence.

Biliyor musunuz?

Ses Bilgisi: Fonetik
Şekil Bilgisi: Morfoloji
Türeme Bilgisi: Etimoloji
Anlam Bilgisi: Semantik
Cümle Bilgisi: Sentaks

Bu iyiliğimi de unutmayın. Bir gün bir yarışma programına katıldığınızda da bu soruyu sorarlarsa Handan dediydi dersiniz :)

25 Aralık 2006 Pazartesi

Hey

Dolap düzeltme işi devam ederken 20 Aralık 1986 tarihli Hey dergisine rastladım. (Benim değil Can'ın dergisi. Benimkiler itinayla kesilip odamın duvarlarına asılıyordu zira:)

20 yıl mı? İnsan inanamıyor.

Kapağında Paul Young var. Harikalar Diyarında olduğunu söylüyor. (Ben o şarkısını pek sevmem ama, bunu severim. )

TopGun İstanbul'da.


Pierre Cosso, Sophie Marceau.



Dokken grubunda hayat var.


Duran Duran 3 kişiye düştü.


Madonna.


Cyndi Lauper.



Ah, bir de derginin en arka sayfasında George Michael'ın kaşları :)

O dergilerin verdiği keyifi bir daha hiçbir dergide bulamadım herhalde. Onlar mı sihirliydi, onaltı yaş mı acaba :)

?

Kitaplığımı düzeltirken Turganyev'in Babalar ve Oğulları'ndan iki tane olduğunu fark ettim. (He canım, kitapları alıp biriktiririm ben, okumam) Birisini kütüphaneye vermeye karar verdim, ama hangisi? Yabancı yazarları okurken, tercüme edenin dili de çok önemli olduğundan, hangisi daha akıcıysa onu kendimde tutayım dedim. Birinde çeviren Nilgün Temren diğerinde Sibel Akyüz gözüküyor. Ama kitaplar kelimesi kelimesine aynı. Eeee, nasıl oluyor bu?

22 Aralık 2006 Cuma

Mektup

Sarı ikiye katlanmış bir müsvedde kâğıdının bir yüzünde yazan:

Handancığım;
Sana bu mektubu karışık bir ortamdan yazıyorum.. Tencerede et pişmeye çalışıyor. 2- Barbunya fasulyesi pişecek.. Makinaya bulaşıklar yerleştirilecek.. (cek.. cak..) Vakit de çok çabuk geçiyor..

Hem gazete masuscuktan yazmış sinema haberlerini, yarın başlıyormuş. Başka zaman gideriz. N’olur. N’olur. N’olur.. (Bu aspiratörün sesi de)

Yemeğin hazır. Sana çay demlim mi?

Satırlarıma burada istemeyerek son verirken evvelâ mahsusen selâm eder, yanaklarından öperim.

Seni ebediyen seveceğim.

Annen.

25.03.1994


Arka tarafı:

Sevgili anneciğim…

Mektubunu aldım. Pek bi sevindim desem yalan olur. Galiba beni ekiyorsun. Bir genç kızın duygularıyla oynuyorsun.(Bu Nesli’nin de bir soru çözebildiği yok. Bir an evvel bitirse diye gözünün içine bakıyorum.. Yok..)

Valla çaya hayır demem canımcım. Belki kırılan umutlarımı sıcacık çayla tamir edebilirim. Bu arada barbunya mı demiştin?

Neyse canım anneciğim. Yine de seni seviyorum. (Çoooooooooooook) (Bi Dakka şu kız bana bişi soruyor) (Hah, tamam geldim.) Kendine iyi bak canım…Ben hep arkanda(Sağında, solunda, önünde)yım Bay bay.

Biricik kızın.

Güzel annem benim. Senin gibi bir annem olduğu için çok şanslıyım. Bir anda 13 sene öncesinden yanıbaşıma geldin. (Bu arada mektubun tarihine dikkat ettin mi? O mektuptan tam 5 sene sonra anne oldum ben de:) Seni seviyorum. Dur arayıp da söyleyeyim.

Not : Dün her bulduğumu giyip denemekten işim zor bitmişti bugün de her bulduğumu okumaktan bitmiyor:)