9 Ağustos 2023 Çarşamba

Bukalemun :)


Bu sabah aynadan görüp görebileceğim en genç halime bakıp tadını çıkarttım ;)

Geçmişin sayfalarına gömülmeden, ah demeden, içindeyken tüm güzelliklerini görmek gerek hayatın. Bir gün dönüp bu günlerini de özleyeceğini bilerek. Hiçbir sıkıntı, karmaşa, problem hatırlanmayacak , sadece sevgi, mutluluk ve heyecan hissedilecek. O zaman o anları daha çoğaltmak gerek.

Size gözlerimin renginin ışıkla değişmesini çok sevdiğimi söylemiş miydim :) 


8 Ağustos 2023 Salı

Bi Tane Çılgınca Zıplamalık Bir Tane de Ağlamalık

Gece gece çılgın bir şarkı buldum, tekrar tekrar onu dinliyorum. 2018 şarkısıymış, grubu da hiç duymadıydım ama ben keşfedene kadar dağılmış :D Neyse bu gece bu şarkıyla geçer yarın diğer şarkılarına bakarım. Sanırım şu instagramın tek iyi yanı yeni şarkılar keşfetmemi sağlaması . Sabah da başka bi şarkıya rastlayıp dinleyip dinleyip ağladıydım. Bununla da az sonra kalkıp zıplamaya başlayacağım, Can da bana manyaksın diyecek. Öyle çok diyorsun ki manyak olucam sonunda diyorum, zaten öylesin diyo . Kayıtlara geçsin 32 yıl sonra sevgi sözcükleri bu hale geliyor , ya da benim adam yontulmamış o kısmı çözemiyorum :D

Şarkıları buraya bırakıyorum isteyen zıplasın isteyen ağlasın anacım :) 

Benim ayın muayyen günleri yaklaşıyor, şu an zıplarken bile ağlayabilirim :P 



Sanırım ilk bakışta hangi şarkının hangisi olduğu belli .

Bugün klimayı kapatıp kapı pencere açtığımız için pek mutluyum. Serin bir rüzgâr esiyor. Uzun bir süreden sonra ilk defa balkonda çay keyfi yaptım içeri kaçmadan.

Hepinize iyi geceler.



7 Ağustos 2023 Pazartesi

Kendime Not

Bu hafta kendime kızıp durmamaya çalışacağım. 

Sürekli kendimi eleştirmeyeceğim.

Serilip yatıyorum, saçma sapan telefona bakıyorum diye de söylenmeyeceğim.

Kardeşim kalkıp sporunu yaptın mı ? Evet. Yürüyüşe gittin mi ? Evet. Kahvaltı hazırladın, bulaşıkları yıkadın mı ? Evet.

Evin temiz mi ? Manyak gibi sürekli temizlemiyorsun tabi ama derli toplu, süpürmüşsün ,toz almışsın.

Çamaşırlar yıkanmış, ütülenmiş, yerleşmiş.

Akşam yemeği tamam mı, tamam.

Arkadaşlarını, yakınlarını aramışsın, hatılarını sormuşsun. 

Eeee. Ne yapacaksın başka ? Gelmişsin elli küsür yaşına. Bırak yaaa kendini, bi bırak. Müziğini dinle, oyun oyna, kitabını oku, video seyret. Neyse ne. Tadını çıkartmak zamanı. Tadını da nasıl istiyorsan öyle çıkart. 

Zaten havalardan insan eve hapsolmuş kalmış. Hormonların tepene çıkmış, rahat vermiyor.

Bırak gitsin, tamam mı. Ne bu yaaa.



6 Ağustos 2023 Pazar

Yok Ya Benim Kocam Kesinlikle Marstan Değil

Gece 13- 14 saat uçmuş, sabah eve varmış. Tam ben spor yapıyordum o ara, çok yorgunum diyerek yattı. Buraya kadar normal. Bir saat önce kalktı, kahvaltı yaptı. O bir saat boyunca hiç aralıksız yokken neler yaptığını anlattı. Allah'ım değişik bir şey yapsa neyse. Yolda gelirken kendi molasında nasıl uyuyamadığınu bile sorgulayarak anlatıyor. Anacım hangi uçuşta uyuyabildin de bunda uyuyamamana şaşırıyorsun. Kırmızı et çok pahalıymış (1000 liraya biftek ) , pizza Afrika'dan ucuzmuş, bana meyve bulmak için nasıl markete gitmiş , bara giriş 500 liraymış girmemişler, yanındaki kaptan selfi çubuğuna 3000 lira vermiş inanamamış felan. Anlattı anlattı anlattı.  Anlatması bitti ( Benim ilgim de azalmış olabilir ) gitti yine yatmaya. Uleyn insan sen ne yaptın diye bi sorardı. Vallahi acıktığı için değil şunları anlatıcam diye uyandığını söyleyebilirim ama ispatlayamam :D Ben bir yere gittiğimde de aynı şey oluyor, yine onu dinliyorum . Bi uyansın da kaç defa bulaşık yıkayıp ütüyü nasıl yaptığımı tek tek anlatmazsam... Ay, buraya yazarken üşendim, boş ver :D

5 Ağustos 2023 Cumartesi

Kampta Bilgehan'ın Çektiği Fotoğraflarla Gece Müziği







 

Kırk Yılda Bir Bir Şey İsteyebilmek İçin Birilerini Sürekli Arayıp Sormam mı Gerekiyor ?

Evet .

Geçenlerde instagramda dolanıp duruyordu bu tarz bir video. 

Bazen kendimizi düşünelim kısmını abartıp kimseyi düşünmeyelime doğru hızla ilerlediğimizi hissediyorum. İlerliyoruz ilerlemesine de kimse hiç kimse için bir şey yapmazken sonra ne hakla bize bir şey yapılmıyor diye ağlıyoruz, orası muamma.

Anacım şimdi sen beni hiç aramayacaksın. Ne bileyim yılbaşında bir mesaj atmayacaksı . Nasılsın özledim diye telefon etmeyeceksin. Nasıl gidiyor hayat diye aklıma düştün sesini duymak istedim demeyeceksin. Eee, aramızda nasıl bir bağ oluşacak? Sonra da işin düştüğünde Handan diyeceksin. Heee. 

Bakın yıllarca görüşmediğim çok sevdiğim arkadaşlarım da olabilir. Onlarla öyle bir geçmişim vardır ki, tabii ki beni arayabilirler. Ama bu videolar onu vurgulamıyor.

Bu videolar Bilgehan'ın okuldaki arkadaşlarının bencillikleri gibi bir bencilliği vurguluyor. Bütün bir dönem boyunca hiç mesajlarına, selâmına doğru düzgün cevap vermeyip, sınav zamanı ders sormak için hiç utanmadan arayabiliyorlar artık. 

Hayat dengelerden ibarettir. Senin özgürlüğün benim sınırımı geçemez. 

Sen benimle sırf birşeyler istemek için muhabbet etme tabi ama muhabbet edesin yoksa da bişey isteme. 

Yalnızım diye de ağlama sonra. Zira bütün ilişkiler özen ister, çaba ister, biraz kendinden vermek ister. Kendinden verirken karşındaki sadece alıyorsa uzaklaşırsın. Ama kendinden vermeden birşey isteyip duruyorsan bu özgürlük değil münasebetsizliktir bebeğim .

Hoş buraya gelenlerin bu yazıya ihtiyacı yok ama olsun ,dedim de rahatladım :D

4 Ağustos 2023 Cuma

Ağzımızdan Çıkanı Kulağımız Duyuyor mu ?

Geçen hafta bir arkadaşımızın oğlunun düğününe gittik. İzmir günlerimizden, minicik hallerini bildiğim şeker Batuhan'ın "Anne Metehan bile abi oldu" diyerek kardeş istediği günler dün gibi aklımda. Zaman nasıl hızla geçiyor.

Neyse konumuz bu değil. 

İzmir arkadaşlarım kokoştur benim :) Lojmanlarda evlilik ve annelik hayatımızın ilk günlerinde birbirimize destek olduğumuz için aramızdaki bağ bambaşkadır. Hepsinin yeri ayrıdır yüreğimde. Ve fakat kokoşlar anacım :D Ben de gitmeden kendime azıcık çeki düzen vereyim dedim.

Manikür, pedikür, kaş maş yaptırdım, saçlarımı kestirdim. Olabilecek en bakımlı halimde gittim düğüne. Göz farı, rimel ve rujdan mütevellit büyük makyajımı da yaptım.


Üzerimde lcw nin günlük elbisesi vardı ama daha cafcaflı giyinesim gelmedi, napalım.

Masamızda en yakın arkadaşlarım bir de ilk defa karşılaştığım bir çift vardı. Onlar erken ayrılmışlar hava kuvvetlerinden. Bizim yaşlılarımızda . İsmini de hatırlamıyorum kadının . Neyse içimizden biri onu tanıyor , sohbet falan ediyoruz.

Bir ara bana döndü, çok güzel bir kuaför var Etiler 'de yer zor bulunuyor, pahalı biraz ama nefis saç kesiyor, insanı gençleştiriyor kesimi, oraya gidebilirsin dedi. Bir de boyuyormuş beyaza.

Şimdi, iyi niyetli bir öneri gibi görünen bu cümlenin altında ne var ? Saçların kötü kesilmiş, seni yaşlı gösteriyor. Rengi de düzeltilmeli.

Hımmm.

Diğer en yakın arkadaşlarım bana bunu deseler, yine bir nebze anlayacağım. Onlar benim arkadaşlarım, yüzüme karşı "Mok gibi görünüyorsun" deme kredileri var. Ama aynı masaya denk düşmüş, büyük ihtimal bir daha karşılaşmayacağım birisi olarak , kendimce özen gösterdiğim bir gecede neden benim özgüvenimi sarsıcı bir öneri yapıyorsun ki ? Kendi arkadaşlarım dese, hee heee , buldun bir ay öncesinden randevu alıp üç vasıtayla ulaşacağı bir kuaföre gödecek kadını diye susturucam, kadına bir şey de diyemedim, o da uzattıkça uzattı, ben de kafa salladıkça salladım. Gerçi kuaförün ismini not etmememden pek niyetim olmadığını anlamıştır herhal ama anlamamış da olabilir.

Susmayı bilmiyoruz. Sözlerimizin nereye gittiğini anlamıyoruz. Kime ne konuşabileceğimizin sınırını anlamıyoruz. Ne zaman konuşabileceğimizi kestiremiyoruz. 

Oradaki İzmir'de birlikte olduğum en az sekiz dokuz arkadaşım vardı, tek beyaz saçlı bendim. Hepsi de bana harika yakışmış dediler. Birisi bile ay Handan boyatsana saçlarını demedi. Hımmm. Arkadaşlarımı güzel seçiyormuşum demek :D

Geçenlerde bir videoya rastladım. Yabancı bir anaokulunda öğretmen çocuklara anlatıyordu. Arkadaşınızın bir şeyini söylemeden önce bunun bir dakika içinde düzeltilebilecek bir şey mi olup olmadığına bakın. Ayakkabının bağı çözülmüş derseniz meselâ eğilip bağlayabilir. Bunu söyleyebilirsiniz. Saçın çok kısa olmuş derseniz, bunu bir dakikada değiştirebilir mi ? Hayır. O zaman söylemenize gerek yok.


Herkesin zaten bir sürü kuruntusu var, kimseye kendisi sormadan bir şey önermeyin anacım. 

Diyeceklerim bu kadar .

Hee, benim özgüvenim yerle bir olmadı tabe. Gördüğünüz gibi keyfime baktım 😁



3 Ağustos 2023 Perşembe

Düşünüyorum Öyleyse Kafayı Yiyebilirim

Çok düşünmek saçma sapan bi eylem anacım. Yaşın ilerleyip , hayatın bir nebze düze çıkıp , kaiden yer görmeye başlayınca böyle bi düşünmekler, hesaplaşmalar, eğriler doğrular felan üzerine üzerine geliyor. Sanki her şeyi yanlış yapmışsın, hayat seni bambaşka yerlere sürüklemiş. Acıların kadını. Ay acını yiyim.

Bu sabah kalktım. Az biraz sağımı solumu topladım. Annemle pazara gittik. Sabahın dokuz buçuğunda bile hava çok sıcaktı. Neyse ki pazar eve yakın. 

Dönüşte kahvaltı hazırladım birlikte yaptık. Onu çamaşır asmaya gönderdim ben pazarda aldıklarımızı ayırdım. Sonra yanına gittim birbirimize söylene kahkaha ata çamaşırları astık. 

Can bu sabah dört gibi uçuşa gitmişti, pazar günü dönecek. O gittiği gün temizlik yapıp sonrasında temtemiz evde oturmayı çok seviyorum. Anneme sen mutfağı topla ben de evi süpüriim dedim. Neyse ki klima çalışıyordu aksi halde iş miş yapılmaz. Evi süpürdüm. Çok kıyu köşe süpürmedim ama olsun, idare etsin. 

O arada istatistik enstitüsünden geldiler. İşsizlikle ilgili bir çalışma varmış biz de örnek kitle olmuşuz. Daha doğrusu bu dairedekiler öyleymiş, biz taşınınca bize geçmiş. Onların sorularını yanıtladım. 

Annem duşa girdi. Yatak odasının tozunu aldım. Harika bir yatak odası takımım var, zırnık toz göstermiyor. Astım olacakmışız neredeyse  :D 

Mutfakta tavanda kurtcuklar ve güveler dolanmaya başlamıştı iki gündür. Anacım bu bu eve gelene kadar tavanda kurtcuk görmediydim, nereye çıkıyorlar öyle bilmem. Neyse paketi açılmamış nohut ve mısır kurtlanmış. Son kullanma tarihlerine de çok var , niye kurtlanmışlar anlamadım. Çöpe gittiler .

İşler hale yola girince kfc den tavuk sipariş ettik. Sanırım restoranında bile bu ladar taze ve sıcak denk düşmemiştir. Karnım göya çok acıkmamıştı ama bir anda bitirmişim dürümü :D 

Sonrasında annemi evine bıraktım. Saat üçtü ve kapıdan çıkar çıkmaz geri mi dönseydik dedik. Ne sıcak ne sıcak.

Eve dönünce mini video çekip instagrama gittiğim konserler reels serisine ikincisini ekledim . 

Biraz sonra kalkıp ütü yapacağım. 

Bugün hiç hayatı sorgulamadım. 

Annemle gülümsedim. Onca işimin arasında yemek yapmak zorunda olmadığıma şükrettim. Aslında hiç bir iş yapmasam yakama yapışan kimse yok. Kendime temizlik için yardımcı tutabilirim. Yemekleri istediğim yerden yiyip , istediğim şeyleri alabilirim. Ütüleri birilerine yaptırabilirim. Ama hayatta yapacak işlerimin olması güzel. Yorulunca uzanıp dinlenmek güzel.  Kukumav kuşu gibi düşünmek için yaratılmamışız, düşünmek bir eyleme dönüşünce işe yarıyor aksi halde boş bişe.

Bugün de böyle anacım.



2 Ağustos 2023 Çarşamba

1 Ağustos 2023 Salı

Sabahın İlk Saatleri


 Alış veriş yapmamıştım, kahvaltılık hazırlamamıştım, yanımızda götürecek şeyimiz yoktu , hep böyle yapıyor, son dakika gidelim mi diyerek gitmemeyi sağlama bağlıyordu diye Can'a sıralıyordum ki sorunun o değil kendim olduğumu anladım. Kamp kamp deyip duruyorum ama iş yapmaya gelince bir tembellik bir isteksizlik. Oysa biliyorum gittiğimde kesinlikle çok mutlu olacağım. "Hadi gidelim"dedim.

Bir gün önce Kürşad'ın mangal partisinden arttığı için bize getirdiği kasap köftesini ve buzdolabındaki bir kaç kalan şeyi attım çantaya, deniz çantasını kaptım, kitabım, fotoğraf makinem, yedek kıyafet. On beş dakika sonra hazırdım.

Yarım saat sonra da yola çıktık. Zaten geldiğimiz kamp yerinde kafeterya vardı, eksikleri oradan alabilirdik. İstanbul'da en sevdiğimiz kamp yerine geldiğimizde saat üç gibiydi.

Yine bir aksaklık oldu tabi, karavanın öndeki klavuz tekerinin takıldığı yer yalama olduğundan yerine takamadık o tekeri. Napalım, biz de ayırmadan arabadan yerleştirdik bir köşeye. Her zamanki yerimize kurulduk. İki çadırdaki komşularımız dışında kimse yoktu, onlar da akşam bize iyi tatiller diyerek gittiler. Çok seviyorum kampçıların birbirlerine karşı yakın ve nazik hallerini. Bir sorunun olsa hemen koşarlar yardıma. Biz biraz yabani olduğumuzdan pek kamp arkadaşımız yok konuştuğumuz ama genel itibariyle hiç sorun yaşamadık birileriyle.

Şu an sabahın ilk saatleri. Hafiften güneş çıkmaya başlayınca gözümü açtım, yeniden dönüp uyuyacaktım ki napıyorsun Handan diyerek kalktım yataktan. Kendime bir neskafe hazırladım. Kitabımı, defterimi, kahvemi ve polar şalımı alıp kapının önüne çıktım. 

Güneş tam karşımdan doğuyor, rüzgâr bayağı serin esiyor (gece polar kalın uyku tulumuna sarılıp yattık düşünün artık ), dalgaların sesi kuş sesine karışıyor, onun dışında çıt yok. Pırıl pırıl , tertemiz bir sabah. Tek başınalığımın ve dünyanın tadını çıkartıyorum.