3 Kasım 2021 Çarşamba

Bol Yüzmeli Gezmeli İncekum Orman Kampı Tatili


 Kayıp fotoğraf makinası hâlâ bulunamayınca eldekilerle yaptım birşeyler. İyi seyirler :)

1 Kasım 2021 Pazartesi

Bir Aylık Çelıncı Bir Gecede Yapmış Olabilirim

 1- Karekterini tanımlar mısın?

Çok kolay ağlayıp hemen gülebilen biriyim. Azıcık inatçıyımdır. Çabuk sinirlenirim ama sinirli kalamam. Gergin ortamlar beni hasta eder. Unuturum bir de çokçana. Sabahları sıfırdan başlarım. Öyle işte.

2- Sana ilham veren kimdir?

Bütün güzel insanlar. Pes etmeyen tüm canlılar.

3- Telefonundaki 13. görselde ne gördüğünü ve hissettiğini yaz?

Telefonumdaki 13. görsele bakiim dedim ama hangi on üçüncü bilemedim. Bir sürü klasör var. Çoğunu da yayımlamışım bir önceki yayında. Bu mezarlık patates pürem pek hoş gözüktü gözüme :)



4- En son bitirdiğin okulundan bahseder misin?

En son İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İşletme Mühendisliği programından mezun olup yüksek möğendis olduydum. Yıl 1994.

5- Giyim ve makyaj tarzını tanımlar mısın?

Makyaj tarzım var mı bilmiyorum. Hafif bir göz farı, rimel ve ruj. Spor giyinmeyi severim.

6- En sevdiğin TV dizisi hangisidir?

Öyle uzun zamandır dizi izlemiyorum ki.. Hastane ve polisiye dizileri severim çoğunlukla. İkinci Bahar dışında izlediğim bir Türk dizisi olmadı sanırım.

7- En sevdiğin müzik türü ve sana hissettirdikleri nedir?

Rock müzik severim. Bana mutluluk ve enerji verir. İçimdeki çığlıkları seslendirip negatif enerjimi atmamı sağlar.

8- Gitmek istediğin yerler neresidir?

Daha önce görmediğim her yere gitmek istiyorum :) Dünyada ama. Uzayı falan göreyim gibi bir derdim yok.

9- İlk aşkın?

Ayhan Işık. Zaten Kürşad'ın ilk adının Ömer olmasının sebebi de o. Ehehe, altı yaşındaydım, filmde ismi Ömer'di adamın, Ayhan'ı ne bileyim ben canım :D

10- Kardeşlerin var mı? bahseder misin?

Az önce bahsettim :) Canımın içi bir erkek kardeşim var.

11- En sevdiğin kitap hangisidir?

Yaa, bu en sevdiğinle başlayan sorularda ben erör veriyorum. Çok sevdiğim kitaplarım var, en sevdiğim diye bir şey yok :)

12- Kendine ait 10 özellik nedir?

Hımmm

  1. Güler yüzlüyüm ama çok da asık suratlı gözükebiliyorum.
  2. Müziksiz zaman geçirmem.
  3. Seyretmiyorsam evde açık televizyona asla katlanamam.
  4. Sohbet programlarını sevmiyorum, açık oturumlara falan hiç dayanamıyorum, hele telefonla birilerine bağlanıp konuşuyorlarsa üç saniye dinleyemiyorum.
  5. Kulağımda müzik olmadan sokağa çıkmam. Başkalarının konuşmaları da beni çileden çıkartabiliyor yollarda :)
  6. Toplu taşımaya binmeyi severim.
  7. Salatalıkları önce dikine dörde bölerim.
  8. Patates yemeği yerken patatesleri ezerim önce. Ezmeden yersem patates yemeği yiyormuşum gibi gelmiyor :D
  9. Aynı anda üç dört kitap okuyabilirim.
  10. Kitabı sevmediysem bitireceğim diye uğraşmam. 

13- Bu günle ilgili serbest yazar mısın?

Eveet, yeni bir hafta ve yeni bir aya girerken bu keyifli meydan okumayı yaptım.

Bu ay listelerim, kendi kendimle mücadelelerim, iki senedir gitmediği bilimum doktor kontrollerimle geçecek.

Listemin ilk maddesi evdeki parti sonrası dağınıklığı kaldıemak olsun. Saat sekiz, sporuma kadar bir saat var. Parti malzemeleri o zamana kadar yerine yerleşebilir diye düşünüyorum. Hadi bakalım.

Hepinize mutlu haftalar.


14- Birinden aldığın dersi yazar mısın?

Ben en çok çocuklarımdan ders aldım sanırım.

15- Gelecek hedeflerin nelerdir?

Sağlıkla, huzurla, mutlulukla yaşamak :)

16- Annen ve Baban hakkında bahsedermisin?

Sevgi dolu, bilgili, kültürlü ve sanatçı ruhlu anne babaya sahibim. Çok şanslıyım bu konuda.

17- Bir anını paylaşır mısın?

Bütün anılarım bu blogda :) Her gün paylaşıyorum.

18- Kimi, neden özledin?

Babamı

19- Senin kalbini kazanmak isteseler neler yapılması lazım?

Dürüst, içten, sade, pozitif, yapıcı insanları severim.

20- Bekar ve mutlu mu? Evli ve mutlu mu?

Hiçbiri. Mutluluğun bekâr ya da evli olmakla bi alâkası yok bence.

21- Seni neler mutlu eder?

Huzurlu ortamlar, yeni yerler görmek, konsere gitmek , tren yolculukları, ağaçlar, deniz, sevdiklerimle sohbet, yemek yemek, çiçekler, fotoğraf çekmek, parti hazırlamak, çocuklara oyunlar planlamak, kitaplar, filmler, tek başıma vakit geçirmek, puzzle yapmak, ışık oyunları, kuş sesleri, havadaki ya kokusu, kar sessizliği, sonbahar renkleri, bahar coşkusu...

22- En sevdiğin film?

Yine en sevdiğimli soru :)

23- Mutluluk ile ilgili yaz?

E yazdım ya :)

24- Şu an kaçabilseydin nereye giderdin?

İrlanda'ya. Metos'la kışın İrlanda'ya gidip sokaklarında amaçsızca dolaşıp üşüdükçe İrish pub a kendimizi atma hayalimiz var.

25- Herhangi birine mektup yaz?

Sevgili Handan. Bugün 1 Kasım Pazartesi, ve sen yeniden sağlıklı beslenip her gün spor yaptığın düzene geçmeye karar verdin. Lütfen uygula. O karbonhidratlar sana hiç yaramıyor ve oburluğunla bir şekilde başa çıkmak zorundasın.

Ayrıca kendine uğraşacak güzel şeyler bul, elindeki telefonu bırak. İnstagrama bakıp durma. Kitabına gömül. Oyunları sildin, güzel, şimdi de sıra amaçsızca internette gezinmeye bir Son vermekte.

Son olarak. Aradığın evi bulacaksın. Umudunu yitirme. Ve yeterince enerjii yoğunlaştırırsan o küçük kitapçı dükkânını da açabilirsin. Seni orada hayal edebiliyorum.


Haydi enerjin bol olsun. Sağlıkla, huzurla, mutlulukla kal.


26- Aşkla ilgili yaz?

Aşkla ilgili yazılmaz ki, söylenir :)



27- En iyi arkadaşın kimdir ve özellikleri?

Yine en sorusu :) Bana benzeyen, mutluluğumla gözleri gülen, üzüntümü yürekten hisseden, aynı fikirde olmasa bile düşüncelerime saygılı, her zaman yanımda olduğunu bildiğim canımın içi arkadaşlarım var. Çok şükür.

28- Ünlü aşkın var mı?

Johnny Depp, Gary Oldman, Tom Hiddleston felan, sevdiğim bir çok ünlü var. Ama asıl 16 yaşındaki Handan'ın odasının duvarları aşklarıyla doluydu :D

29- Birini üzdün mü?

Üzmedim diyebilecek kimse var mı bilmiyorum. Her ne kadar bu konuda aşırı hassas olsam da bilmeden üzmüş olabilirim.

30- Chalange hakkında ki düşüncen?

Özlem'de okurken hoşuma gitmişti, tam günlük yapamasam da ayın sonuna hepsini yetiştirdim, keyifli oldu :)

31- Bana tavsiye edebileceğin 5 tane blog adresi ( yerli ve yabancı)

Efendim bu sayfanın biryerlerinde izlediğim blogların listesi var, sizi oraya alayım ben :)

Sonradan Eklenen Not : 

Can nezle oldu. Nezleyken açık kalp ameliyatı geçirecek gibi davranan birisi varsa odur. Şimdi test yaptırmaya gitti,  çünkü daha önce hiç böyle kötü olmamışmış. Pöh. 

Metehan  nane molla. Üşüttü mü naptıysa o da. 

Bilgehan Istanbul kartınu kaybetmiş. Evde yarım saat aradık. Yok. (Neden acaba, hiç de dağnık değildir)  Başka kart verdim, hes kodu tanımla git dedim. Üsküdar'dan arıyor, telefon hattı kesilmiş. Fatura ödenmemiş. İnterneti de yok dolayısıyla. Naptı en son bilmiyorum. Telefon hattını değiştirmiştik, numara aynı diye Can otomatik ödeniyor sanmış. Aynı şapşikliği geçen sefer de yaptıydı.

Spor yapacaktım, trafikten hocamız yetişemiyor.

Annemi arayayım geç çıkarız ya da yağmurdan çıkmayız yürüyüşe diye,  çarpıntısı tutmuş gece. 

Ayyyyy.

Ben güya güne ful enerji başlayacaktım. Bu kadar da üstüne gidilmez ki bir insanın..



31 Ekim 2021 Pazar

Geleneksel Partiiii

















 




Yalan yok, biraz paslanmışım, bu sene oyun bulabilmek için bayağı kıvrandım. Tabi senelerdir büyüdüler bizim çocuklar,  değişik ve ilginç şeyler bulmak gerekiyor. Bu son iksir hazırlama oyunu olsun dedim. Bir ara çok yavan diye mutsuzdum ama aile olarak hazırlanınca ortaya nefis bir şey çıktı. Bahçıvan Can Efendi, Peter Pan'ın gölgesi Metos, çılgın bilim adamının robotu Bilgiç,  oyunumu öyle güzel hale getirdiler ki. Onları izlemeye doyamadım. Aile kumpanyası mı kursak napsak :D

Bu arada Metehan gölge iken Maya'nın da Peter Pan kıyafetiyle gelmesi nasıl bir tesadüftü öyle, tam fotoğraflık malzeme çıktı bize :)

Ve tabii ki parti ekibi. Kimisiyle sadece yılda bir gece buluşuyoruz :D Herkes parti heyecanında olup çocuklar anında oyunların havasına girince insan başka mutlu oluyor. 

Çok yoruldum ama hayatıma, dönüp baktığımda içimi sıcacık yapacak bir gün daha kattığım için mutluyum. 

Tüm cadıların bayramı kutlu olsun. Cadı avına çıkanları hiç umursamayın, sizi mutlu eden ne ise onun için harcayın enerjinizi :)

29 Ekim 2021 Cuma

İçime Bayram Havası Çektim

 


Annemle yürüyüşümüzü yaptıktan sonra mahallemizdeki okula gittik. Benim mezun olduğum sonra çocuklarımın da gittiği okulda tören olduğunu öğrenmişti Bilgiç. 

Bir saat süren çok güzel bir program hazırlamışlardı. Öyle iyi geldi ki.. 

Bayram kutlamak isteyince insan bir yolunu buluyor. Yeter ki yüreğümizde o sevinç olsun.



Canım Ata'm sana binlerce teşekkürler.. 

Bayramımız kutlu olsun    .. 


27 Ekim 2021 Çarşamba

Eee Daa Daa Napiniz ?

Haftasonu geleneksel cadılar bayramı partimiz var, çocuklara oynayacağım oyunu plânlamaya çalışıyorum ama uzun zamandır uzak kalmışım parti planlamaktan bi türlü yapamadım.


Neyse ki o arada sipariş verdiğim kâğıt tabaklar bardaklar geliyor bir yandan, olaydan kopartmıyor beni.



O arada kıyafetimi de düşünmem gerek. Du bakalım. 


Yukarıdaki video geçen seneki zoom üzerinden etkinliğimizin videosu (müzikten dolayı engellenmezse :)

Çocuklar miniciklerdi ilk parti yaptığımızda. 

Aslında parti falan yapmak yoktu aklımda ya. Her sene oğlanlarla korkunç hikâyeler okuyup bir kaç süs falan yapıyorduk birlikte. O sene neden konseptli sofra hazırlamıyorum ki diyerek yemekleri de özel hazırlamaya karar vermiştim. Elâ ise Amerika'dan yeni dönmüştü. Çocuklarına orada kostüm almış ama giydirebileceği bir parti falan bulamamış. Benim hazırlık yaptığımı öğrenince Handan Abla gelebilir miyiz dedi. Gelenler çoğalınca bir baktık bizim korku partisi sevimli canavarlar partisine dönmüş :D Sene 2014 müş.




İşte o zamandan beri toplanıp eğleniriz birlikte.

Hatta Metos Kanada'ya gittiğinde bana anne swnin partilerinin yanına bile yaklaşamaz buradaki parti dediydi :D

Çocuklar büyüdükçe partinin oyunları da daha kompleks hale gelmeye başladı. Şiödi düşünüp duruyorum tabii. Neyse ki bu sene dışarıda yapmayı plânlıyorum. En azından evin odalarından biraz daha bağımsız yeni alanlarım var. Şansıma da sitedeki elektrik kabloları değişiyor, her yer çukur. Hahaha..


Evelki sene  Yelkovan Atölye olarak çocuklara hazırladığımız parti.


Evelki sene ev partisi. (Allah'ım önceki ile aynı günde olmuştu, nasıl yetiştirdiydim her şeyi bilmem) 


Yine aynı sene Yelkovan Atölye 'nin büyüklere partisi. Nefis bir şey olmuştu. 


2018'den



2017'den


2016'dan 

2015'den


Seneler geçiyor. Ve ben geriye dönüp baktığımda iyi ki üşenmeyip toplamışım herkesi, ne güzel bir gelenek olmuş diyorum. Tabii her sene ne yapıp ne edip gelmek için elinden geleni yapan harika bir ekip olması da başka güzel.

Haydi ben gidip şu oyunu ayarlayayım artık :D 

26 Ekim 2021 Salı

Kitap Salı

Gün bitmeden yazıyı yazmayı başarabileceğim sanırım. 

Geçen hafta misafir hazırlığım vardı, bu hafta ise hazırlayacağım bir parti var ama ben partide oynatacağım oyunu plânlamak yerine sabahtan beri kitap okuyup duruyorum. Neyse,  yarın elime kitap almayayım bari :D

Bunca işe sanırım sürükleyici oldukları için güzel bir performans göstermişim.  Ben de şaşırdım bu duruma :D


İlk kitabım Haldun Taner 'den Şişhaneye Yağmur Yağıyordu.

Hikâye türü bana göre yazılması en zor türlerden. Zira güzel bir hikâye ile ortaya karışık atılmış kısa yazılar arasında tam olarak açıklayamayacağım bir incecik çizgi var. Hayattan kısa bir çerçeve alıp yazdığımızda Sait Faik olamıyoruz ne yazık ki. O farklı bir şey. 

Bu kitabı okurken o aynada kendisini gördüğünde geri geri gidip bütün trafiği alt üst eden eşeği,  o yıllardaki İstanbul'u, insanları gözümün önünde bir film izlercesine canlandırırken açıklamalara hayran olup hikâye hiç bitmesin istiyordum. 


Küçük Tanrıçalar,  klasik bir filmin isminde özel isim varsa yeni bir isim uydurmalıyız çevirisi ile isimlenmiş. Bence kötü bir seçim olmuş. 

Aynı kasabada büyüyen iki kızın arkadaşlığı, başlarından geçenler gayet akıcı bir dille anlatılmış. Kızlardan birisi  melek gibi diğeri kendi ayak parmağını kıracak kadar aşırı uçlarda. Ama kendilerini ve birbirlerini ne kadar tanıyorlar, birbirleri olmasaydı kendilerini nasıl görürlerdi, annelik, çocuk, yaşamın zorluklarıyla başa çıkmak üzerine düşündüren bir roman. 

Bana sevgili Mehtap hediye etmişti. Bir günde bitirdim.



Bir başka bir günde bitirdiğim kitap da İtalyanca Aşk Başkadır.

Yazarı daha önceden de okuyup çok sevmiştim ama doğrusu bunu kitabın yarısına geldiğimde hatırladım. Diğer kitabı Leylak Sokağı'ydı, anlatım tarzından ona benzeterek baktım, tadaaa,  oymuş. 

Demek ki ben Maeve Binchy'yi seviyormuşum.

Okuduğum iki kitabında da olayları kitaptaki bütün kahramanların gözünden görüp hepsinin hikâyesini bir bir öğreniyorduk ki benim hoşuma giden bir kurgu oldu bu. İnsanın içini sıcacık yapan, güzel kitaplar.  Başlayınca elden bırakılamıyor. Çok severek okudum.

🐞 Demek ki o, alttan alıp kendini geri plânda tutmaya çabalayarak yaşamaya çalışırken başkaları öne çıkmanın savaşını vermişlerdi. Demek ki yeni yaşamında öğrenmesi gereken şeylerden biri bu olacaktı. Yaşamını yitirmeyip başını dik tutmak istiyorsa.

🐞 Sanırım başkaları bizi nasıl algılıyorsa oyuz,  dedi Grania  kahvelerini içerken. 
Bence değil. Öyleyse hep numara yapıyoruz demektir.


Haftanın en zayıf kitabı Hayat Baydıysa Seni Böyle Alayım, ismiyle çok hoşuma girmişti ama beklentim yüksekti sanırım çok etkilenemedim.

Keyifle okunan,  akıcı, kadınların dünyasına bir bakış, eğlenceli hikâyeler vardı ama (eee daha ne olacak Handan dediğinizi duyar gibiyim :D)  ne bileyim okudum ve bittiler, ne kahkaha attım, ne düşündüm, ne hayran olduğum cümleler vardı. 


Az kalsın unutuyordum, bir gece uyku tutmayınca da bu kitaba başlamıştım. Patrick Süskind 'den Üç Buçuk Öykü.  

İnsan psikolojisini öyle güzel anlatan öykülerdi ki. Gece uyku tutmadığına sevinmiş olabilirim :)

➰ Ama gerçek bir ustayı ortaya koyan da böyle bir hamleydi işte. Geeçek bir usta özgün biçimde oynardı, riske girer kararlı olurdu, vasat bir oyuncudan değişik oynardı işte.

➰ Çünkü vezir şimdi sahanın tam kenarında durmaktadır, ne tehdit ettiği bir taş vardır ne de koruduğu, orada anlamsızca durmaktadır ; ama çok güzel durmaktadır orada, öyle inanılmaz bir güzellikte durmaktadır ki şimdiye kadar hiçbir vezir böylesine güzel durmamıştır ; rakibinin taşları arasında tek başına gururla dikilmektedir.


Beş kitap mı olmuş,  oooo. Bir de bu arada Osho'nun Zekâ kitabını okumaya devam ediyorum,  o da çok güzel gidiyor.

Haftaya da bu kadar güzel okumuş olurum umarım :)

Sarımsaklı Ekmek Hazırlarken Pencereden Vuran Sarı Sıcak Sonbahar Güneşi ve Renkler ve Sesler ve Düşünceler


Oturup bir yerde "ommm" demek bana uymuyor. (Okumakta olduğum kitapta Osho da benimle aynı fikirdeymiş, kendini uyutmak olarak tanımlıyor omlamayı :D)  Şu soralarda bana göre meditasyon bir işi yaparken beş duyumla onunla bütünleşmem. 

Işık oyunları, kokular mutlu ediyordu da seslerin de mutlu ettiğini yeni keşfettim. Dolap kapağı sesleri, karıştırma çıngırtıları, rendeleme hışırtıları, benim o an yaşamakta olduğumu hissettiriyor. Tatmak,koklamak, izlemek. 


Şimdi şu videoyu keyifle izlediniz belki. Oysa mutfakta iş yaparken kendimizi izliyor muyuz, yoksa bitsin de gitsin diyerek koşturuyor muyuz?  Bugün çevrenize instagramın keşfetine düşmüş gibi bakın meselâ. Öyle güzel fotoğraflar, videolar yakalaacaksınız ki...


Şimdi gidip şu sarımsaklı ekmeği yapayım artık. Bilmem fakında mısınız, bende kilolar alıp başını gitmeye başladı,  homili gırtlak yiyip sporu da haftada üç güne düşürmenin metabolizmamdaki etkisi olmalı. 

Haa, sarımsaklı ekmek için, zeytinyağının içine sarımsak rendeleyip, tuz, bilimum baharat atarak karıştırıyorum. Dilimlenmiş ekmeklerin üzerinde gezdirip, en son olarak da biraz parmesan peyniri rendeliyorım. (Bendeki parmesanı alalı beş seneyi geçmiştir herhalde, kuru olduğundan buzdolabında bozulmadan duruyor, arada sarımsaklı ekmek yapmak dışıda kullanmadığımdan bir türlü bitmiyor :D)


24 Ekim 2021 Pazar

Bir Bahar Temizliği de Bize Lâzım


 Sabah mutfağa girdim, bizimkiler uyurken biraz duolingodan fransızca çalıştığım için kulağımda kulaklığım vardı. Tam çıkartacaktım ki onunla müzik dinleyebileceğimi fark ettim. Çocuklar küçükken ağlarlar ya da beni çağırırlar diye kulaklıkla müzik dinleyemiyordum. Bir şekilde kalmış öyle. Sonra düşündüm ki acaba hayatımda bana böyle asılı kalmış kaç tane alışkanlığım var. Artık hiç manası kalmamış ama ben yapmaya devam ediyorum hâlâ.  İnsan dolapları döküp temizlediği gibi kendisini de önüne döküp üzerine yapışmış gereksiz şeyleri ayıklamalı... 

22 Ekim 2021 Cuma

Bizim Kızlar Toplandık

 





Yarım asırı devirmiş olmamızı birlikte kutlayamamıştık, biz de birlikte olabildiğimiz ilk gün mum üflemeye karar verdik. 

16 yaşından beri bir arada 💙

Dün gece bu masanın başında üniversite sıralarındaki gençlerin annesi olan beş kadın değil, üniversiteli beş genç kız vardı. Arada başladıkları lâfın ortasında ne dediklerini unutuyor olsalar,  fotoğrafları çeken münasebetsiz "flu çekme oğlum şunları" sözüne karşılık " sizin için flu daha iyi olmaz mı" diye onları yaralasa da kuyruğu dik tutup kahkahalarından vazgeçmediler :D

İyi ki varsınız.

Maşallah bize.

19 Ekim 2021 Salı

Kitap Salı

Yine pek verimli bir okuma döneminde değilim, başladığım kitapları bitiremeden bırakıyorum ama çok severek okuduğum kitaplar da oldu :)


Sevdiğim bir kitap oldu bu. İçinde üç öykü var. İlk öyküdeki Rahel'in Tanrı'yla konuşmasına çok güzeldi. Nuh'un Gemisi'nden salınan üçüncü güvercinim öyküsü diğerlerine göre hafif kaldı gözümde. Ama Ölümsüz Kardeşin Gözleri gerçekten de düşündürücüydü. 

Herkesi geride bırakıp ıssız bir köşede inzivaya çekilerek bütün günahlarından uzaklaşmış olur musun? 


🌷Hayır, Tanrım bu olmamalı, eğer merhametin sonsuz değilse,  Sen de sonsuz olamazsın - o zaman - Sen -de-Tanrı- değilsin. 

🌷Ben ağabeyimi öldürdüm ve gördüm ki birini öldürmek aslında kardeşini öldürmek demektir. Ben savaşta ordularımızı yönetemem, çünkü kılıç güç demektir, güç de adaletin düşmanıdır.

🌷Artık irademden özgür olmak istemiyorum. Çünkü özgür olan aslında özgür değildir, hiçbir şey yapmayan da günahsız değildir. Yalnızca hizmet eden özgürdür, iradesini başkalarına veren, gücünü bir iş için harcayan ve sorgulamadan işini yapan kişi özgürdür. 

🌷Tanrı önünde hiç kimse ne aşağıdadır ne daha üstündür. Yalnızca hizmet eden ve hiç sorgulamadan kendisini iradesine bırakan kişi kurtulabilir günahtan ve geri verir Tanrı'ya bu günahı. 


Tanıdıklarımın kitaplarını okurken biraz telaşlanırım, ya bana hitap etmez de hakkında iyi bir şey söyleyemezsem diye.

Neyse ki hiç böyle bir durumla karşılaşmadım 😊

Bu kitabın yazarı ile yollarımız çok ilginç bir şekilde birleşti, iyi ki de birleşmiş, onun gibi renkli bir kişilik ile tanıştığım için mutluyum.

Kitabın yazım aşamalarını,  adım adım ilerlemesini instagram hesabından izledim, ve bitti dendiği anda sipariş verdim.

Uçan İnekler, bir aşk öyküleri kitabı. İçinde herkesin yüreğine dokunacak birşeyler var. Ve altını çizmek isteyeceği cümleler... Oya gibi işlenmiş. Düşündürüyor ve hissettiriyor.


💌"Hayalet korkum" dedim o ergen korkuma. Yatılı okul hayatımda ve devamında, adım adım ya önümden gitti ya da arkamdan geldi.

💟Çocukluğumu o gece, o evde, o yatakta uyuttum. Sabah uyandırmadan usulca yanından kalktım, çocukluğumu öylece yatakta bıraktım.

💗Kanıt isteyerek güven duyulmaz, kanıt sunarak güven kazanılmaz...

🖤Şüphenin keskin yüzü, gözün daima açık kalmasını gerektirir ki bu en az körlük kadar görüntüleri karartan bir şeydir. 

💞Aslında tutsaklıklarımız ,  bildiklerimiz ya da bilmediklerimiz yüzünden özgürlüğe mecalimiz kalmayacak denli yorgunuz.

💖Sevgi anlamaktı, hissetmekti, özgür olmaktı, özgür kılmaktı.

💕Ölümden kurtulmanın da kendine özgü bir yorgunluğu vardır, soluk soluğa burakır "can"ı, yaşam ve ölüm arasındaki tüm sırları akıtır, nefes alıp vermenin anlamı kalp sesini aşar, yaşam ölümü deler geçer, ölümün de yaşamı delip geçeceği gibi.


Neredeyse iki yıl sonra ilk defa kitapçıya girip indirimde kitap görümce dayanamayan Handan ganimeti bu kitap. İlkini okumamıştım ama zaten okumak da gerekmiyor. 

Bu çok keyifli projede Murat Menteş artık aramızda olmayan yazarlarla röportaj yapıyor. Sorular ondan cevaplar yazarları  kitaplarından. Hakan Karataş'ın çizimleriyle de bambaşka bir havaya bürünmüş. Çok severek okudum.

📣Düşünün, insanlara faydası dokunmayan biri, Tanrı'ya nasıl hizmet edebilir? (Konfüçyus)

📣Dünyanın seni anlayamadığını görmek ve fakat bundan ye'se düşmemek. Bu ruh yüceliğidir. Senin dünyayı anlamaman ve buna rağmen iyiliği elden bırakmaman. Bu da arayıştır. (Konfüçyus)

📣Bütün mesele ölçülü olmakla ilgili. Ölçüsüz sevgi yalakalık olur. Ölçüsüz ihtiyat korkaklık olur. Ölçüsüz cesaret gaddarlık olur. Ölçüsüz dürüstlük kabalık olur. (Konfüçyus) 

📣Yoksulluktan kötüdür çoğu kimsenin varlığı
Bunca varlık var iken geçmez gönül darlığı. (Yunus Emre)

📣Erdemli bir karakteri ilginç kılmak meselâ,  hiç de kolay değildi. (Balzac)

📣Hayat fevkalade hayaller ve alelade gerçeklerden müteşekkildir. (Balzac)

📣Canını dişine takarak çalışan kişilere huzur temin edemeyen devlet boşuna kurulmuş demektir.( Balzac)

📣Tüm sevinçlerin sınırı var fakat bazı acılar sonsuzdur . (Balzac) 

📣Birinin bağnaz olduğunu nasıl anlarız? 
Birbirinden farklı binlerce insanı tıpatıp aynı saymasından. (Balzac) 

📣Bence.. Tanrı ana yüreğinin milyonlarca kat büyümüş halidir.? (Balzac) 

📣Ömür kısa.  Hee şeyi bizzat yaşayarak öğrenmeye zaman yok. Roman bize zaman kazandırır. Ömrümüze ömür katar bir bakıma. ( Ahmet Mithat Efendi) 

📣Gerçeklerle barışık olmayan kimse kaybolur.  (Sir Arthur Conan Doyle) 

 📣Önyargılarla yaşamak sizi gerçeklerden, bilgiden, akıldan uzaklara sürükler.) Sir Arthur Conan Doyle) 

📣İnsan gençliğinde kalbine ne kadar çok his ve hatıra biriktirirse o kadar geç yaşlanır. (Halide Edip Adıvar) 

📣Faşizmin en hassas olduğu konu, mesajlarının ve buyruklarının aptallar tarafından anlaşılabilir olmasıdır. (Theodor Adorno) 

📣Düşünce, daima kendi doğruluğunu sorgulayan bir tını taşımalı.(Theodor Adorno) 

📣Bu milletin şu milletin ferdi olmak değil, insanlığın yüz karası olmamak önemli. (Orhan Kemal) 

📣Anlatmak nasıl ki büyük kabiliyet ve kültür işiyse,  dinlemek de aynı şekilde kabiliyet ve kültür işi. Dinlemeyi aydın kişiler bilir. Çünkü onların maksadı anlamaktır. (Orhan Kemal) 

📣Bilen insan özgürdür. Bilmeyen insan avaredir. Ve özgürlük sorumlulukla beraber gelir. (Atilla İlhan)

📣Yaşadığımız hayatın,  yaşanabilecek tek hayat olduğuna dair tembel ve ürkek düşünme alışkanlığından kurtulmalıyız. (Ursula K Le Guin) 

📣Birbirini sevmek, onun yanında kaya gibi oturmak değildir. Ekmeğe benzer aşk . Sonsuza dek her gün yeniden yoğrulup pişirilmelidir. ( Ursula K Le Guin) 

📣Ne yazık ki yaşlıların çoğu,  bildiğinden şaşmamayı tecrübenin getirdiği bilgelikle karıştırıyor. Ufka bakmaya lüzüm görmüyorlar. Kendinden emin, hatta gururlu bir havaya bürünüyorlar. (Ursula K Le Guin) 

📣Yıpratıcıdır öfke. Gerilmeyi, takıntıları, intikamı, çıkarcılığı, kibri, güvensizliği körükler. Kendi sesiyle beslenir ve büyür. (Ursula K Le Guin) 

📣Ülkemizde büyük çoğunluk yalnız kendi çıkarı adına ve başkalarının zararına dindar ve dürüsttür. (Cemal Süreya)

📣Bir kitap okuyucusuna yazarının farkında bile olmadığı şeyler söyleyebilir (Umberto Eco)

📣Hep huzur aradım ama hiçbir yerde bulamadım ; bir kitapla çekildiğim köşeden başka. (Umberto Eco) 

📣Sükûnet,  bilinçli ; sebat aktif bir tutumdur. Tembellikse şişmanlatır. Demek istediğim,  rüzgâra kement atıp onu çekmeye kalkışma. Pencereni açman yeter.  (Bruce Lee) 

📣Zayıflar,  kötülüklerini itaat kılıfı içinde saklar. Güçlüler ise daha büyük - Tanrı, kader, ulus,tarih....  gibi - br gücün seçilmiş aracı olduklarını ilan ederek suçlarının bağışlanmasını talep ederler.( Bruce Lee) 

📣Benim üstatlık sırrım talebeliktir. Hep öğrenci kaldım. Öğrenmeye devam etmeyi, ustalık metodu olarak benimsedim. (Bruce Lee) 

📣Olgunlaşma,  başkasının desteğine ihtiyaç duymadan,  kendi kendine gelişimini sürdürebilmektir. (Bruce Lee) 



Tatilde çiçek böcek dikkatimi dağıtacak bir çok şey varken bile kendisini okuttu bu kitap.

Seher ve onun peşine düşüp gelen arkadaşı Ogo Porto'dan Santiago'ya şu ünlü yürüme hattını katediyorlar. Biz de Seher'in düşüncelerinde ilerleyerek onun hayatını ve buraya gelme nedenini görüyoruz. 

Bir önceki yayından da fark edeceğiniz üzere bu sırada düşündüren,  gülümseten,  hüzünlendiren bir çok cümlenin içinde kayboluyoruz.

Sanırım böyle insan psikolojisi üzerine kitapları seviyorum. 

Ne zamandır bu yazarla tanışmak istiyordum, hediye gelen bu kitapla başladım. Başka kitaplarını da okuyacağımı düşünüyorum.

Şu yolu da yürümek isterdim doğrusu. 


🏡Doğru nedir emin olamazdım ama yanlışın yapış yapış koynunda onu tanıyacak kadar uzun yaşamıştım .  Şimdi her şeyden kurtulma zamanıydı . Derin bir nefes aldım ve kendimi önümde uzanan boşluğun kucağına bıraktım.
🏡Çocukların sersem olduğuna inanmamızın yegâne sebebi büyüdükçe alıklaşmamızdır belki. 
🏡Hatta kendime saklayacaklarımı kendimden bile saklayacak kadar ileri gittim.
🏡Çocukluğunu sahici bir köke bağlayanlar, sonradan nereye giderlerse gitsinler,  ev dendiğinde o ilk göbekbağına uzanıyorlar. Geceleri yıldızlara, gündüzleri atlaslara ihtiyacı yok onların, kaybolmuyorlar.
🏡Konuşmaktan, anlaşılmayı ummaktan vazgeçmiş kadınların derin kırgınlığı, vücudunun tüm devinimlerine iğne oyası gibi işlerdi.
🏡Bazen beklenmedik bir iyilik beklenen br kötülükten daha fazla incitir bizi.
🏡Her şeyin olabileceği ya da hiçbir şeyin olmayacağı,  bütün ihtimallere gebe,  cüretkâr, vaatkâr anlardan biriydi.
🏡Acının varlığı hemen duyuluyor da yokluğu o kadar kolay fark edilmiyor.
🏡Sevdiğini söylemeye, sevildiğini işitmeye bile lüzum duymadan, beklemeden, ummadan, borçlanmadan, alacak defterine yazmadan, hesap kitap yapmadan, sırf içinden öylesi geldiği ve elinden de başka türlüsü gelmediği için,  sevivermek birini.
🏡Kendi ihtiyacına göre biçtiği kostümü elindeki en münasip modele giydirmeye çalışıyor insan. Ait olmadığı bedenden sarkıyor haliyle o kıyafet. Paçası uysa beli oturmuyor, omzu denk düşse kolu kısa geliyor. Sonra vay efendim sen onu benim istediğim gibi giyemedin, vay sen beni yeterince sevmedin. Halbuki terzi modele değil,  diktiği elbiseye bayılıyor.
🏡İşin kötüsü,  her yerde yabancıydım ben, o zaman belki de her yerde korkaktım. Yaralı parmağa işemeyen, kendiliğinden başkasına zırnık iyiliği geçmeyen ama hiç değilse üzülebildiği için kalbinin iyiliğine iman eden sefalet cambazı bir korkak. 

Çok uzuuun alıntıların olduğu bir haftadan da bu kadar. Bakalım önümüzdeki haftaya kitap bitirmiş olacak mıyım :)