5 Mayıs 2011 Perşembe

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali


Yer: Çeşitli Mekanlar
Tarihler: 04.05.2011~14.05.2011
Nereden Alınır: www.kuklaistanbul.org

(Ayrıntılı bilgi için bknz)

Kırkyama

Her zaman bu kırkyama yatak örtüleri sevmişimdir. English home'da cumartesi akşamına kadar %50 indirimli haberiniz olsun :)

~

"Yaşıyorum, dedi delikanlıya, aysız ve kamp ateşsiz bir gecede hurma yerken.Ve bir şey yerken yemekten başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim, hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bu gün gelmiş vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte ne de gelecekte yaşıyorum. Benim sadece şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen, mutlu bir insan olursun. Çölde hayat olduğunu, gökyüzünde yıldızlar olduğunu ve insan hayatının özünde bulunduğu için kabile muhariplerinin savaştıklarını anlayacaksın. O zaman hayat bir bayram, bir şenlik olacak, çünkü hayat yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur."

Simyacı
P.Coelho 

4 Mayıs 2011 Çarşamba

~

"Ama Richard, onlar gezegenlerinin imhasını seçmişlerdi. Bazıları yanlışlıkla seçtiler.Aldırmıyorlardı. Bazıları en iyi savunmanın saldırı olduğuna inandıkları için seçtiler. Bazıları gidişi durduramayacak kadar güçsüz olduklarını sandıkları için seçtiler. Bir geleceği seçmenin bir yolu da onun kaçınılmaz olduğuna inanmaktır."
Bir
R.Bach

Bilet Koleksyonu

Bir gün bir baktım her defterin arasından, sağdan soldan sakladığım biletler çıkıyor. Bir kutuya koymaya başladım hepsini. 40 yıllık hayatım boyunca bir kutuyu doldurmayı sonunda başardım. Üşenmedim, günlerce uğraşıp kendime koleksyon defteri yaptım. Daha tam bitmedi ama kısa hayat öyküm olduğu gibi içine yerleşti :)








3 Mayıs 2011 Salı

***

Bir dağa çıkıp inzivaya çekilerek bir yerlere varılabileceğini hiç düşünemedim hayatta. Çocukların yanında bağıra bağıra oynarken kitabını okuyabilmek, birbirlerine zarar verecek derecede alevlenen tartışmalarında sakinliğini koruyabilmek, evde sürekli abur cubur doluyken yediklerine dikkat edebilmek zor olanı. Arada gidip bir dağa vursam kendimi de dinlensem diye geçiririm aklımdan.Daha vahim durumlarda, akıl hastanesinin bir odasında yere oturmuş, gözlerimi duvara dikmiş ileri geri sallandığımı düşünmek bile mutluluk verici bir hayal olur.

Bazen herşey üstüste gelir. Herşeyi kontrol altına almaya alışmış, düzenli , titiz insanların dünyasında hayat, herşeyin senin elinde olmadığını gösteriverir bir güzel. Okuduğun, öğrendiğini sandığın bir sürü felsefe yok olur anında. Umutsuzluk ve çaresizlik hissinden başka bir de isyan belirir yüreğinde. O kadar.

Bazen, her dakika kendine aslında ne kadar şanslı olduğunu hatırlatman gerekir. Şanslısındır da gerçekten. Sevdiklerin yanındadır, sağlıklıdır. Sen sağlıklısındır. Geri kalanı nedir ki?

Sabah "Mavi Tüy" ü okudum senin için. Biraz da kendim.

" Sana
        hiç bir katkısı 
            olmayacak nitelikte
                    bir sorun yoktur.

                            Sana kazandıracaklarına
                                   gereksinmen olduğu için
                                              sorunları ararsın"

Sonra "Martı"ya göz attım.

"Yaşam bağrında taşıdığı olanaklardan ötürü ne büyük bir anlam yüklüydü..."

Ve tabi ki "Bir"e baktım.

"Mutluluk haline dönüşemeyecek felâket yoktur"

Belki de bırakmak gerekiyordur arada ipin ucunu... Denize düşmüş çırpınıp duruyoruz, soluksuz kalıyoruz... Deniz değil yorgunluk bizi alıp alıp götürecek olan. Belki de bırakmak gerekiyor arada kendimizi... Batsak da çıkacağımızı bilmek. Ya da öğrenmek.

Hiçbirşey o kadar da kötü değil.

Sen de , ben de yorulduk sadece düşüncelerden...

Bir gün mola yapalım gel...

Her şeyi bırakalım. Sabah 7:45 vapuruna son anda atalım kendimizi. Kocaman çantanın içindeki vapur kartını kaybettiğini düşünerek telaşla ara her zaman yaptığın gibi. Ben daha uyanamamışken başından geçen bin tane komik olayı anlat. Alt arka açıkta köpükleri seyrederek denizin o gün de yine çok güzel bir renk aldığını düşünelim. Derin bir nefes alalım hayattan.

Sadece yorgunuz Any'cim. Düşüncelerden...

Küçücük bir kaçamak bile bizi toparlamaya yeter.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Biliyor musunuz?

rafigraf: Körlerin okuması için harfleri kabartılı olarak çizmeye yarayan iğneli klavye.
Tau mautia

Kwawuka maana

Netekale

Arwo bebye

Bon dia

Mwa penduka

Mate ni kani

(Şurada daha çook var:)

Günaydın

GÜNAYDIN
GÜNAYDIN
GÜNAYDIN
GÜNAYDIN
GÜNAYDIN
GÜNAYDIN

GÜNAYDIN.....

:D

(Öyle diyelim öyle olsun:)

1 Mayıs 2011 Pazar

Bahar Bayramı :)

Bahar bayramında en güzel bahçe ile ilgilenilir diyerek sabah erkenden anneannemize gittik. Hep birlikte keyifli bir kahvaltının ardından bahçeye çıkıp her yanı sarmış olan otlarla ilgilendik.

Her zamanki gibi toprak bütün sıkıntılarımı aldı götürdü sanki. Şu anda her yerim ağrıyor ama gayet mutlu hissediyorum kendimi.