25 Mayıs 2018 Cuma

~

Ah Santiago,  patlamış mısır satmayı tercih ettiğime ne kadar üzgünüm bir bilsen. Oysa çoban olmak , yollara düşmek, macera aramak istediğimi de biliyordum. Onlar sadece hayallerde kalmalı sandım. Bir gün giderdim elbet ama zekiydim, çalışkandım, anlıyor musun, zekiler çoban olmaz diye düşündüm. Yapacakları çok daha mühim işleri vardı onların.

Ah Santiago, hep bir bahanem vardı, sevdiklerim vardı en çok da, ayrılmak istemediğim. Üzmek istemediğim . Sırf gitmediğim için gelmeler hep eksik kaldı.

Yaşamımı sevmedim sanma. Nankörlük olur böylesi. Hayat hep cömert davrandı bana. Vermediği olmazdı, eminim eğer ben alsaydım.

Ah Santiago, yola koyulmak çok zordu, ben kolayına kaçtım.

12 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Arada ele alınıp tekrar tekrar okunası Sev.

      Sil
  2. Santiago dediği anda Simyacı geldi aklıma :-)

    Tatar Çölü'nü okudun mu Handan? O kitap da kolayına kaçan bir adamı anlatıyor. Ben çok etkilendim. Okumadıysan okumanı isterim.

    YanıtlaSil
  3. Bu kitabı okumayan okuyandan daha az galiba :))

    YanıtlaSil
  4. Oo yillar olmus okuyali. Almancasini da alayim mutlaka vardir kütüphanede 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen gün çocuklarla okumaya başladık, yine elimden bırakamadan sonunu getirdim Derya, hiç mi sıkılmaz insan onu okumaktan :)

      Sil