20 Mart 2018 Salı

Kitap Salı

Bu kitap salı kısmı iyiydi de okumanın cılkını çıkartınca bu hafta kara kara bakıyorum nasıl yazacağım ben bunları diye :)

Neyse ki Makbule Hanım'ın kitabı Geriye Kalan'ı yazmıştım uzun uzun. Onu burada tekrarlamıyorum, şuradan okuyabilirsiniz.


Haftanın ilk kitabı Cengiz Aytmatov 'un Toprak Ana'sı. Bahar Okuma Şenliği'de aynı adlı kitap maddesi için annemin bulduğu kitapların ikincisi. (Diğerini yazmıştım ,şiir kitabıydı) Cengiz Aytamov okumak istediğim bir yazardı, bu kitapla açılış yapmış oldum ve çok sevdim .

"Mutluluk,  benim anladığım gerçek mutluluk, yaz yağmuruna benzemez, umulmadık anda birdenbire boşalmaz insanın  tepesinden. Azar azar gelir, insanın hayata ve çevresine karşı davranışları getirir mutluluğu,  azar azar, birike birike. Gerçek mutluluk böyle doğar."

"Sizler, denizler, dağlar ötesindeki insanlar! Dünyanın insanları ,sizler... İstediğiniz ne?  Toprak mı? İşte ben, Toprak, burdayım! Hepiniz içinim ben, hepiniz benim gözümde eşitsiniz. Sizin kavgalarınıza ihtiyacım yok benim, dostluklarınıza, çabalarınıza ihtiyacım var! Bir tohum atın, yüz vereyim. Bir değnek saplayın size bir ağaç yaratayım. Bir fidan dikin, yemiş yağdırayım.  Sığır yetiştirin, çayır olayım. Ev yapın, duvar olayım. Çoğalın, hepinize eşsiz bir yuva olayım. Sonsuzun, derinim, yüceyim, genişim, herkese yeterim."

" Ama dünyadaki hiç bir zafer oğlumun yerini tutamaz benim gözümde. Hangi anaya istersen sor, her ana, yaşasın diye , hayat denen mutluluğu tatsın diye doğurur çocuğunu."

" Dünyadaki insanlar oğullarını , kardeşlerini, babalarını, kocalarını bizim kadar seviyorsa, bizim o gün onları beklediğimiz gibi onlar da oğullarını, kardeşlerini, babalarını, kocalarını bekliyorsa, yeryüzünde başka savaş olmaz artık diyorum."


İkinci kitabım yine bir Selçuk Altun kitabı. Selçuk Altun da her kitabını okumak istediğim yazarlar arasına katıldı.

Hem Bizans tarihi ve eserleri konusunda bilgilendirici hem de macera içeren konusuyla yine baştan sona soluksuz ve keyifle okudum .

Galata Kulesi'nin ilk olarak Bizans İmparatoru İustinianus zamanında 528 yılında ahşaptan yapıldığını, daha sonra Cenevizliler zamanında 1348'de yığma yaştan yeniden inşa edildiğini ezberleyerek bilgi dağarcığıma kattığım için mutluyum :)



Halat Gösteri'si ilk defa okuyacağım Türk erkek yazar kategorisine giriyor diye çocukların kitabından seçtiğim bir eserdi. Bizimkiler herhalde okumadılar (okul kitaplarına el sürülmez malûm:) , ben de pek istekli değildim ama içindeki hikâyeleri çok sevdim. Hele en uzunu olan ilk hikâyede kahkahalarla güldüğümü itiraf etmeliyim :)

" Bu adam çekip vursa o karıyı günah olmaz. Ben Allah'ın yerinde olsam. Yahu ne diyorum , nasıl çıktı ağzımdan bu söz ? Onun yerinde olsam bunun yerinde olsam derken ağız alışkanlığıyla buraya da vardırdık işi. Şimdi Allah beni çarpsa haksız mı?  "

"On dokuz yıllık karımı üzecek değilim. Bir kaşık pilav, üzerine bir kaşık kuru fasülye. Böyle de bal gibi oluyormuş. Karımın kaşı gözü hâlâ oynuyor. Yine ne var? İkisini ayrı ayrı yiyorum işte. Çatalı işaret ediyor . Bir tarafına saplarım bunu demek istiyor galiba. Tamam anladım, pilavı çatalla yemem gerekiyor. Tamam o da kabul . Hayatımda ilk defa çatalla pilav yerken kızı Çinli bir mühendise vermediğimiz için seviniyorum." 



Bu da çocukların kitaplarından. Ne zamandır okuyayım diyordum yeşil kapaklı kitap maddesineymiş kısmet :)

Arka kapakta gördüğünüz yazarların denemelerinden oluşuyor.

En çok Ursula K Le Guin'in fantastik kitaplarla ilgili yazdığı Amerikalılar Ejderhalardan Neden Korkar'ı sevdim.

" Oscar Wilde , nüktedanlığı bir kenara bıraktığı anlardan birinde,  'Arkadaşlarımızın acılarına üzülmek marifet değil,  marifet arkadaşlarımızın mutluluklarına gerçekten ama gerçekten sevinebilmektir, bu da çok enderdir ' demiş" (Fatih Özgüven )

" O cam kutularda uyuyan da masallarda Pamuk Prenses yalnızca. Hakiki hayatlarda cam kutularda yüz milyon binlerce pamuk prens uyuyor. " (Perihan Mağden)

"Bence olgunluk kabuk değiştirmek değil, serpilip gelişmektir. Yetişkin bir insan, ölü bir çocuk değil,  yaşamayı başarmış bir çocuktur." (Ursula K Le Guin)




Son kitabım pembe kabına hiç uymayan Ölüm Korkusu . 1965 basımı bu kitap öncelikle dili ile zorladı biraz beni. Bir de cehaletim ile neyin ne olduğunu algılayabilmem zor oldu. İspanya İç Savaşı sırasında geçen kitapta kimin ne olduğunu anlayana kadar akla karayı seçtim. Baktım iyice karıştım, internetten araştırma yaptım. Arthur Koestler bu iç savaşta başından geçenleri, hapse atılması ve orada ölümü beklemesini yazmış. Yani gerçek hayat hikâyesiymiş.

Buradan da bir iki kelime aklıma yazmaya çalıştım.

Mükâmele : Karşılıklı konuşma

Münekkit: Eleştirmen

Nikbin: İyimser

Akim Kalmak: Sonuçsuz kalmak.

İşte bu kadar. Yazarken bana fenalık geldi, okuyabilene aferin diyorum :)

18 yorum:

  1. İçlerinde yalnızca Toprak Ana'yı okumuşum. Çok etkileyici, hüzünlü bir kitaptı. Bir ana ve oğulları vardı ve yoksulluk. Aytmatov sade bir dille yazıyor. Su gibi akıyor kitapları.

    Halat Gösterisi alıntıların beni de çok güldürdüü :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok etkileyici ve hüzünlü bir kitaptı Zeugma. Diğer kitaplarına da bakacağım.

      Halat Gösterisi hiç beklemediğim şekilde eğlenceli çıktı :)

      Sil
  2. Son yazdığım kelimeleri ben de bilmiyordum :( Öğrenelim bari:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seviyorum dağarcığıma yeni kelime katmayı Yurdagül :)

      Sil
  3. Yaşasın Aytmatov sevmiş olmana çok sevindim
    Sıra Cemile de

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlatımını sevdim Sev, okuyacağım başka kitaplarını da :)

      Sil
  4. Selçuk Altun romanlarının seveni çok. Bu sebeple ilgimi çekiyor ancak halâ okuyamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dan Brown havası var Sezer, tarihi ve sanatsal şeylerle dolu dolu ve gizemli bir konusu oluyor. Ben çok sevdim.

      Sil
  5. 65 yılında Türkçe bu kadar farklı mıydı yahu unutmuşum:)))ama Hayat mecmualarına bakınca ben de şaşırıyorum oldukça farklı bir kitap dili varmış, günlük hayatta kullanmıyorduk ama böyle sözcükler yoksa hatırlardım. Pilav-çatal- Çinli mühendis kısmı beni de güldürdü.:)))
    Emeğine sağlık canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de eskiden bu kitapları nasıl anlıyormuşum diye düşündüm Müjde. Sonuçta annemlerin kütüphanesinden okuyordum ve böyle kitaplar vardı .

      Çinli mühendiste kahkaha atmışım bayağı, hikâyeler çok güzeldi :)

      Sil
  6. uvv şenlikte işler baya yolunda gidiyor gibi :) ismi çok güzelmiş Yetişkinler Ejderhalardan Neden Korkar'ın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kalın dört kitaplık serime zaman kalsın istiyorum Poşet :) Film festivali falan başlayacak yakında kitap okuma kısmı azalacak o ara :)

      Sil
  7. Kitap okuma hızına yetişemiyorum bacım bu aralar.
    Süpersin ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evi şey götürüyor ama Şebo :) Çamaşır makinam bozuldu da bir vaktim çoğaldı inanamazsın :)

      Sil
  8. Sonuna kadar okudum ki :-) İçlerinden sadece Toprak Ana'yı okumuşum. O da çok etkileyici bir kitaptı. Cengiz Aytmatov'u çok seviyorum ya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oo bravo Şule, ben yazarken daraldım gerçekten de :)

      Cengiz Aytmatov 'un başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum ben de :)

      Sil
  9. Kitap kurdu arkadaşım benim.Yine kurtlanmışsın maşallah sana.
    TOPRAK ANA"babacığımın kütüphanesinden,VARLIK yayınları ahhh...! O kütüphanesinin önünde olmayı ne çok isterdim şimdi olsaydım bu yaşımda babamı ne çok anlardım..?
    Cengiz AYTMATOV"Hemen hemen bütün kitaplarını okudum babacığım sayesinde,şimdi bile arada yeniden okurum.Geç kalma oku lütfen,
    SEVGİ ile hep kitap okuyacak bol zamanla kal güzel arkadaşım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de ne kurtlanmışım Merih :)

      Varlık yayınları benim de babamın kütüphanesinden. Orada durup o kitaplara bakmak bile yanındaymışım hissi veriyor.

      Sil