15 Nisan 2017 Cumartesi

Saklı Kalanlar (İstanbul Film Festivali Günlüğü 9)


Son filmimi de anlatayım vakit geçmeden.

Bu film bol bol ağladığım ve sinir olduğum bir filmdi. (Konusu için afişe tıklayınız)

Hayat dolu, başı dik, özgür ruhlu ve çok güzel bir kadın olan Rose'un akıl hastanesinde geçen hayatını bir incilin içine yazdıklarını okuyarak öğreniyoruz. Hastane taşınacak, bina otel olacaktır, piskoposluktan atanan doktor yeni binaya gitmek istemeyen yaşlı kadının akli dengesini incelemek üzere gelmiştir.

Koskoca bir hayat kıskançlıkla nasıl harcanmış, bir kadına neler çektirilmiş izlerken çileden çıkmamak mümkün değil.

Rose bebeğini gerçekten de öldürmüş mü, evli miymiş, çocuk kimdenmiş bir bir öğrenirken, artık taşınması gereken gün de yaklaşır. Biz de hüzünle izleriz.



Yüreğe dokunan güzel bir filmle festivale veda ederken, seneye yine buluşalım diye fısıldadım. Yine film seçmekten bilet kuyruğuna, elinde katalogla benim gibi bir sürü insanın arasına karışıp, hiç ara vermeksizin izlediğimiz filmin ardından koltukta bir müddet durup beyaz perdeden akan yazıları müzik eşliğinde izlemeyi heyecanla bekleyeceğim.




6 yorum:

  1. Konusu ağırmış. Sonunu merak ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonu nispeten mutlu son Yasemin, geçen elli yılı düşünmezsek.

      Sil
  2. Çok merak ettim. Sonunun mutlu olmasına sevindim. Mutlaka izlemek isterim. Çok teşekkürler Handan'cığım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiye ederim Müjde, mendilini hazır tut yalnız :)

      Sil
  3. Etkileyici bir film belli ki.Ama aşırı etkilendiğimden dolayı, kaçındığım türden ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de normalde pek izlemem böyle öyküleri, ama nispeten mutlu sonla bitmesi iyi gelei Aytül. Bir de ağlamak iyi geldi.

      Sil