Metehan- Anne benim gözümü kısarak bakmam komik mi gözüküyor ? ( Bu arada o bakışı yapmakta)
Handan- Ha ha ha ( Ama elimde değil o surat ifadesine gülmemek)
Metehan- Of yaa...
3 Ocak 2013 Perşembe
Bu Yıl Neler Yaptım :)
Aslında yazacak bir dolu şey birikti ...
Geçen hafta bol koşuşturmalı ama bir sürü özlediğim arkadaşımla birlikte olduğum için için keyifli bir haftaydı.
Yılbaşı gecesi annemdeydik. Kalabalık soframız, harika masamız, huzurlu ve sıcak bir ortamımız vardı.
Tombala ve piyangoda kaybettik ama kazandıklarımız yeter bize :)
Yılın ilk günü tam da planladığım gibi geçti. Tabi bir hafta boyunca hava güzel diye ne bulduysan yıkarsan, bütün gün ütü yapmakla ancak bitirirsin. Bitti en azından. Şu anda taşmakta olan kirli sepetini bir kaç gün daha görmezden gelmek istiyorum :)
Dün de yine dişçi yollarındaydım. Daha çooook yolumuz var oraya.. 32 tane olmak zorunda mıydı bu şeyler bilmem. Arada çocukları dişçi yapsam diye düşünüyorum ama onlar okulu bitirene kadaaar ben takma dişe geçiş yapmış olurum ihtimal :)
Şimdi gidip yıkadığım ıspanakları pişirmem gerek. Yine bir ton uğraşıp yaptığım yemeğin of, puf sesleriyle karşılanacağını bilsem de yılmayacağım :)
İşte böyle...
Yeni yılın ilk şarkıları güzel ve komik olsun istedim :D
Ayrıca rejime başlamaya da ilham versin anacım :)
Haydi görüşmek üzere...
Geçen hafta bol koşuşturmalı ama bir sürü özlediğim arkadaşımla birlikte olduğum için için keyifli bir haftaydı.
Yılbaşı gecesi annemdeydik. Kalabalık soframız, harika masamız, huzurlu ve sıcak bir ortamımız vardı.
Tombala ve piyangoda kaybettik ama kazandıklarımız yeter bize :)
Yılın ilk günü tam da planladığım gibi geçti. Tabi bir hafta boyunca hava güzel diye ne bulduysan yıkarsan, bütün gün ütü yapmakla ancak bitirirsin. Bitti en azından. Şu anda taşmakta olan kirli sepetini bir kaç gün daha görmezden gelmek istiyorum :)
Dün de yine dişçi yollarındaydım. Daha çooook yolumuz var oraya.. 32 tane olmak zorunda mıydı bu şeyler bilmem. Arada çocukları dişçi yapsam diye düşünüyorum ama onlar okulu bitirene kadaaar ben takma dişe geçiş yapmış olurum ihtimal :)
Şimdi gidip yıkadığım ıspanakları pişirmem gerek. Yine bir ton uğraşıp yaptığım yemeğin of, puf sesleriyle karşılanacağını bilsem de yılmayacağım :)
İşte böyle...
Yeni yılın ilk şarkıları güzel ve komik olsun istedim :D
Ayrıca rejime başlamaya da ilham versin anacım :)
Haydi görüşmek üzere...
31 Aralık 2012 Pazartesi
2013'de

Sağlıklı ve mutlu
Sımsıcak
Huzurlu
Rengârenk
Cıvıl cıvıl
Büyülü

Sevdiklerimizle birlikte
Güzel sürprizlerle dolu
Harika bir yıl diliyorum...
30 Aralık 2012 Pazar
Partiii :)
Aralık ayının ilk haftasından planlara başlamıştım. Üniversite arkadaşlarımla uzun zamandır buluşamamıştık , bu sefer erken plan yaparak onları toplayabileceğimi umud etmiştim. Bir fire ile toplanabildik gerçekten de :)
Ama bu toplantının biraz farklı olmasını düşündüm. Kafamızı dağıtalım, gündelik hayattan kopalım, bir müddet dinlenelim istiyordum. Bu kızlar çılgın bir çalışma temposundalar , arada bir mola yapsınlar.
Öncelikle yaparken hepimizin keyif alacağı etkinlikler bulmaya çalıştım. Sekiz kişiydik sekiz tane etkinlik belirledim. (Hepsini yapamadık tabi ama olsun :)
Hediye çekilişi, dilek ağacı, oyun, yeşil deftere yazı, hatta kahve keyfi bile vardı bu etkinliklerin arasında.
Hepsini kâğıtlara yazıp ağacımıza astım süslü mandallarla. Herkes sırayla bir tanesini çekti, ne çıktıysa onu yaptık. Yani etkinlik seçimi bile oyun oldu bizim için :D
Önce tabii ki karnımızı doyurmak gerekiyordu :)
(Bu çocuklar ne zaman bizim boyumuzu almışlar böyle :D)
İlk işimiz kazı yapmak oldu :) Görmüşsünüzdür, bir çok kazı oyuncağı var şimdi. Kimisinin içinden dinozor kemikleri çıkıyor, kimisi eski Mısır. Çocuklara içinde sekiz tane taş olanını seçmiştim. Onlar sırayla birer birer çıkarttılar taşları. Hatta dokuzuncuyu da buldular içinde. Taşlarla ilgili bilgiler de vardı. Bize de Mısır. Any her daim Mısır'a gitmek ister, ben de onun ayağına getireyim dedim. Gördüğünüz gibi büyük işler peşindeyiz :)
Gün yüzüne çıkan arkeolojik eserlerimiz :D
Sevgili Birsen bu Karagöz takımını almış çocuklara. Bilgiç bize gösteriler yaptı molalarımızda. Kutunun içinde metinler de var. Üstelik çok eğlenceli ve eğitici metinler. Bayıldık.
Hediye çekilişi geldi ardından. (Her ne kadar içinde etkinlik yazan kâğıtların yerini her defasında değiştirsem de Bilgehan'ın elinden kurtaramadım, hangisi çekiliş yazan takipte olduğundan hemen onu aldı :)
Çekilişte çıkan mini model uçaklarını boyayan oğluşları görüyoruz burada. Tabi onlar meşgulken anneler de iki kelime konuşsun arada değil mi?
İlk gözağrımız Zeynep'in elindeki defteri yapalı 22 yıl olmuş. Özel kuralları olan özel bir defterdir kendisi. Eli değen yazı yazmadan bırakamaz, evine götüren bir günde getirmek zorunda, herkes rumuzla yazar falan. Okulun son senesi hep elimizdeydi bu defter. Daha sonra da ara ara yazmışlığımız var. İşte ilk defa çocuklarımıza verdik. Onlar da annelerinin çocukları olduğunu ispatlayarak keyifli şeyler yazdılar :)
Sürekli bir şeyler yeniliyor bu arada :)
Ciddiyetle dilek düşünen köşe :D Daha önce hazırladığım kartları göstermiştim, işte onlara dileklerimizi yazarak dilek ağacımızı oluşturduk. Metehan 'ın bir sürü "Yılan" dileğine karşın benim dileğim de "Yılan olmasın, yılan olmasın" şeklindeydi :D
Ne yazık ki hava kapalı olduğu için teleskopla dolunayı seyredemedik. Film keyfi yerine de konuşmayı tercih ettik. Arada kahvelerimizi hüpletirken bol bol güldük.
Canım arkadaşlarım benim. 25 yıl sonra hâlâ sizinle paylaşabilmek böylesi geceleri harika bir duygu. İyi ki varsınız...
Ama bu toplantının biraz farklı olmasını düşündüm. Kafamızı dağıtalım, gündelik hayattan kopalım, bir müddet dinlenelim istiyordum. Bu kızlar çılgın bir çalışma temposundalar , arada bir mola yapsınlar.
Öncelikle yaparken hepimizin keyif alacağı etkinlikler bulmaya çalıştım. Sekiz kişiydik sekiz tane etkinlik belirledim. (Hepsini yapamadık tabi ama olsun :)
Hediye çekilişi, dilek ağacı, oyun, yeşil deftere yazı, hatta kahve keyfi bile vardı bu etkinliklerin arasında.
Hepsini kâğıtlara yazıp ağacımıza astım süslü mandallarla. Herkes sırayla bir tanesini çekti, ne çıktıysa onu yaptık. Yani etkinlik seçimi bile oyun oldu bizim için :D
Önce tabii ki karnımızı doyurmak gerekiyordu :)
(Bu çocuklar ne zaman bizim boyumuzu almışlar böyle :D)
İlk işimiz kazı yapmak oldu :) Görmüşsünüzdür, bir çok kazı oyuncağı var şimdi. Kimisinin içinden dinozor kemikleri çıkıyor, kimisi eski Mısır. Çocuklara içinde sekiz tane taş olanını seçmiştim. Onlar sırayla birer birer çıkarttılar taşları. Hatta dokuzuncuyu da buldular içinde. Taşlarla ilgili bilgiler de vardı. Bize de Mısır. Any her daim Mısır'a gitmek ister, ben de onun ayağına getireyim dedim. Gördüğünüz gibi büyük işler peşindeyiz :)
Gün yüzüne çıkan arkeolojik eserlerimiz :D
Sevgili Birsen bu Karagöz takımını almış çocuklara. Bilgiç bize gösteriler yaptı molalarımızda. Kutunun içinde metinler de var. Üstelik çok eğlenceli ve eğitici metinler. Bayıldık.
Hediye çekilişi geldi ardından. (Her ne kadar içinde etkinlik yazan kâğıtların yerini her defasında değiştirsem de Bilgehan'ın elinden kurtaramadım, hangisi çekiliş yazan takipte olduğundan hemen onu aldı :)
Çekilişte çıkan mini model uçaklarını boyayan oğluşları görüyoruz burada. Tabi onlar meşgulken anneler de iki kelime konuşsun arada değil mi?
İlk gözağrımız Zeynep'in elindeki defteri yapalı 22 yıl olmuş. Özel kuralları olan özel bir defterdir kendisi. Eli değen yazı yazmadan bırakamaz, evine götüren bir günde getirmek zorunda, herkes rumuzla yazar falan. Okulun son senesi hep elimizdeydi bu defter. Daha sonra da ara ara yazmışlığımız var. İşte ilk defa çocuklarımıza verdik. Onlar da annelerinin çocukları olduğunu ispatlayarak keyifli şeyler yazdılar :)
Sürekli bir şeyler yeniliyor bu arada :)
Ciddiyetle dilek düşünen köşe :D Daha önce hazırladığım kartları göstermiştim, işte onlara dileklerimizi yazarak dilek ağacımızı oluşturduk. Metehan 'ın bir sürü "Yılan" dileğine karşın benim dileğim de "Yılan olmasın, yılan olmasın" şeklindeydi :D
Ne yazık ki hava kapalı olduğu için teleskopla dolunayı seyredemedik. Film keyfi yerine de konuşmayı tercih ettik. Arada kahvelerimizi hüpletirken bol bol güldük.
Canım arkadaşlarım benim. 25 yıl sonra hâlâ sizinle paylaşabilmek böylesi geceleri harika bir duygu. İyi ki varsınız...
27 Aralık 2012 Perşembe
Kasetçalar :)
Dün sabah erkenden Tchibo'nun önündeydim. Bitmeden muhakkak almam gereken birşey vardı.
Içeriye girip onu görür görmez mutlu oldum :)
Işte bu bebek benim artık.
Evdeki bir dolu kasetimi yine dinleyebileceğim. Daha da güzeli istediklerimi bilgisayara da aktarabileceğim.
Zamanda yolculuk yaptım dün akşam.
Eski walkmanlerim geldi aklıma. Pili bitmesin diye kalem takıp da ileri geri sardığım kasetlerim.
Metehan kaseti eline alıp ne tarafa takacağım ben bunu şimdi diye sordu ya, ne güldüm :) Peki sonraki şarkıya nasıl geçiyorsun demesi daha da hoştu. Yok oğulcuğum, biz onların hepsini dinliyorduk sırayla. Onun için de o zamanlar bütün albümlerin tamamını bilirdik. Hatta ilk dinlemede hiç sevmediğimiz şarkılar bile zamanla güzelleşebilirdi. Üstelik bütün şarkılar bir arada olunca şimdiki gibi hemen tüketilmezdi şarkılar peşpeşe dinlene dinlene, güzeline sıra geldiğinde başka bir keyif alınırdı. Tabi yine de bazı kasetlerin bazı kısımları başa sarılmaktan yıpranmış olabilir. Ya da iki yüzde birbirine denk düşen şarkılar çevrile çevrile dinlenebilir.
Kaset dinlemiş olmak mı bizi daha sabırlı yapmış acaba yeni nesile göre :)
Neyse felsefe yapmayayım şimdi :)
En güzeli de hemen annemden eski kasetleri alıp bilgisayara aktaracak olmam.
Bir gün iki yaşındaki Handan'ın sesini dinletebilirim belki size :)
Bak hâlâ gülümsüyorum fotoğrafını gördükçe:)
Herkese günaydın.
Içeriye girip onu görür görmez mutlu oldum :)
Işte bu bebek benim artık.
Evdeki bir dolu kasetimi yine dinleyebileceğim. Daha da güzeli istediklerimi bilgisayara da aktarabileceğim.
Zamanda yolculuk yaptım dün akşam.
Eski walkmanlerim geldi aklıma. Pili bitmesin diye kalem takıp da ileri geri sardığım kasetlerim.
Metehan kaseti eline alıp ne tarafa takacağım ben bunu şimdi diye sordu ya, ne güldüm :) Peki sonraki şarkıya nasıl geçiyorsun demesi daha da hoştu. Yok oğulcuğum, biz onların hepsini dinliyorduk sırayla. Onun için de o zamanlar bütün albümlerin tamamını bilirdik. Hatta ilk dinlemede hiç sevmediğimiz şarkılar bile zamanla güzelleşebilirdi. Üstelik bütün şarkılar bir arada olunca şimdiki gibi hemen tüketilmezdi şarkılar peşpeşe dinlene dinlene, güzeline sıra geldiğinde başka bir keyif alınırdı. Tabi yine de bazı kasetlerin bazı kısımları başa sarılmaktan yıpranmış olabilir. Ya da iki yüzde birbirine denk düşen şarkılar çevrile çevrile dinlenebilir.
Kaset dinlemiş olmak mı bizi daha sabırlı yapmış acaba yeni nesile göre :)
Neyse felsefe yapmayayım şimdi :)
En güzeli de hemen annemden eski kasetleri alıp bilgisayara aktaracak olmam.
Bir gün iki yaşındaki Handan'ın sesini dinletebilirim belki size :)
Bak hâlâ gülümsüyorum fotoğrafını gördükçe:)
Herkese günaydın.
26 Aralık 2012 Çarşamba
Şişli'den Beşiktaş'a Yürürken
Dişçiye gitmemin en güzel yanı onun Şişli'de olması ve benim o bölgeye gittiğimde ilk gençliğime dönmem :)
Eee 7 yıl okudum Maçka'da hiç de azımsanacak bir zaman dilimi değil.
Dün de Bilgehan'la birlikte gittiğimiz dişçiden dönerken, yine her zamanki gibi yürüyerek indik Beşiktaş'a. Tanımda fotoğraf makinası yoktu haliyle cep telefonuna kaldım ama yine de dayanamadım çektim :)
Eee 7 yıl okudum Maçka'da hiç de azımsanacak bir zaman dilimi değil.
Dün de Bilgehan'la birlikte gittiğimiz dişçiden dönerken, yine her zamanki gibi yürüyerek indik Beşiktaş'a. Tanımda fotoğraf makinası yoktu haliyle cep telefonuna kaldım ama yine de dayanamadım çektim :)
24 Aralık 2012 Pazartesi
Bu da Diğer Fikir
Peçete halkaları bitip de karton bitmeyince bu sefer diğer kurabiye kalıplarını alıp işe koyuldum.
Bunların arkasına dilek yazıp asacağız :)
Meselâ buraya asilabilir :)
En güzel kısmı yazık mı olsun? Yok, onun yerine kitap ayracı olsun :)
Bunların arkasına dilek yazıp asacağız :)
Meselâ buraya asilabilir :)
En güzel kısmı yazık mı olsun? Yok, onun yerine kitap ayracı olsun :)
Etiketler
Bizimkiler,
Kes Biç Yapıştır Falan,
Yılbaşı Fikirleri
Peçete Halkası
Sevgili Martha'nın sitesini gezerken pratik fikirlerden esinlenerek ne zamandır atmaya kıyamadığım paket kağıtlarını kullanabileceğim bir şey buldum. (Oy, cümleyi zar zor toparladım :)
Paket kağıdı, şablon olarak kullanacağım kurabiye kalıbı (Onları da boşa almış olmayayım bari :) , eski doğumgünü partisinden kalma kurdeleler, makas, seloteyp, herşey hazır.
Çam ağaçlarını kesip arkalarına seloteyple kurdele yapıştırdım.
Ta damm... Yok, çok sade oldu, küçük bir dokunuş gerekiyor.
Şimdi tamam :)
Kalanları da değerlendirdim ama o da biraz sonraya kalsın.
Paket kağıdı, şablon olarak kullanacağım kurabiye kalıbı (Onları da boşa almış olmayayım bari :) , eski doğumgünü partisinden kalma kurdeleler, makas, seloteyp, herşey hazır.
Çam ağaçlarını kesip arkalarına seloteyple kurdele yapıştırdım.
Ta damm... Yok, çok sade oldu, küçük bir dokunuş gerekiyor.
Şimdi tamam :)
Kalanları da değerlendirdim ama o da biraz sonraya kalsın.
Etiketler
Bizimkiler,
Kes Biç Yapıştır Falan,
Yılbaşı Fikirleri
Hoşuma Gitti
"Kolay olmayan nedir?
Kolay olmayan akla güvenmektir.
Kolay olmayan iradeyi kullanmaktır.
Kolay olmayan bedel ödemekten kaçmamaktır.
Kolay olmayan yaşamanın sorumluluğunu almaktır.
Kolay olmayan değişenin neden değiştiğini, değişmeyenin neden değişmediğini anlamaktır.
Kolay olmayan kendi kaderine egemen olmaktır.
Kolay olmayan başkasına sığınmamaktır.
Kolay olmayan kolaya kaçmamaktır."
Erdal Atabek'in Cumhuriyet'teki yazısından. (Bknz)
Kolay olmayan akla güvenmektir.
Kolay olmayan iradeyi kullanmaktır.
Kolay olmayan bedel ödemekten kaçmamaktır.
Kolay olmayan yaşamanın sorumluluğunu almaktır.
Kolay olmayan değişenin neden değiştiğini, değişmeyenin neden değişmediğini anlamaktır.
Kolay olmayan kendi kaderine egemen olmaktır.
Kolay olmayan başkasına sığınmamaktır.
Kolay olmayan kolaya kaçmamaktır."
Erdal Atabek'in Cumhuriyet'teki yazısından. (Bknz)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























