9 Temmuz 2023 Pazar

Meydan Okuma 9

 -Mutluluk hakkında:

Mutluluk hakkındaki düşüncelerimi en güzel özetleyen cümleyi paylaşayım.

"Gerçekten mutlu bir insanı ararsanız, onu ancak bir tekne yaparken, bir senfoni yazarken, oğlunu eğitirken, bahçesinde yıldız çiçekleri yetiştirirken ya da Gobi Çölü'nde dinozor yumurtası ararken bulursunuz. Onu kaloriferin altına kaçan yaka düğmesini arar gibi mutluluk ararken bulamazsınız"
W.Beran Wolfe



Şuraya kendisini zorlayıp her gün pilates yapmaya başladığı için gururlu ve mutlu Handan fotoğrafı koyalım, içine de bir şarkı saklayalım :)

8 Temmuz 2023 Cumartesi

Meydan Okuma 8

 8-Müziğin Gücü:


Bununla ilgili de daha yeni yazı yazmıştım :)

Okumamış olanlar için hemencecik linkini bırakayım .

Okumuş olanlara da minik bir şarkı falı yapayım :)








7 Temmuz 2023 Cuma

Meydan Okuma 7

 7- Favori Filmlerim :

Vıyyyy. 

Şurada Metehan'la izleyeceğimiz filmler listesi vardı onu bırakayım. Bu listede aksiton filmleri yok pek zira onları zaten çoktan izlediğimiz için.

Şurada da sevdiğim filmlerin müziklerinden şarkı falı yapmışım. 

Ay siz film etiketine tıklayıp bakın en iyisi.


6 Temmuz 2023 Perşembe

Meydan Okuma 6

6- Bekar ve mutlu mu? Evli ve mutlu mu?

Mutluluğun bunlarla ilgisi olduğunu zannetmiyorum. Her iki durumda da çok mutsuz ya da çok mutlu olabilir insan. Mutluluğun temeli sevgi ve bir şeyler üretmekten geçiyor bence. Hayallerinin peşinden gitmek meselâ, küçük ayrıntıları görebilmek. Bardağın boş tarafına üzülüp durma eğilimi varsa nerede olursa olsun mutsuzdur insan. Esas olan dolu olan kısmı arttırmaya çalışıp bu arada hayatın tadını çıkartmak :)



5 Temmuz 2023 Çarşamba

Bitmedi Gün

Dolunaydan mıdır sıcaktan mıdır iki üç gündür gece hacı yatmaza döndüm. Yatıyorum kalkıyorum, yatıyorum , kalkıyorum.

Dün gece de hem yatıp kalkmaktan hem de Can'ın uçuş saati son anda değişip sabahın beşine alındığından o çıkana kadar uyuyamadım. Sabah altıdan itibaren kargalarımız sağ olsunlar bet sesleri ile uykumdan zıplatarak uyandırmaya başladılar. En sonunda yedi buçukta kalktım.

Bir vitamin bir de ağrı kesici içtim. Zira diş doktoruna gidecektim yürürken kalçam ağrımasın dedim. Bu aralar ağrı iyice arttı, sabah yürüyüşlerini kağnı hızıyla yapıp topallayarak eve zor atıyorum kendimi. 

Pilates yaptım. Hazırlanıp çıktım. Doktoradan dönüşte keyifli keyifli Şişli'den Beşiktaş'a yürüdüm demek isterdim ama yokuş aşağı da olunca ağrı kesici felan sanki hiç içmemişim gibi canıma okudu ağrı. Artık bir ara gözümden yaş geliyordu acıdan. Son bir eforla kendimi vapura attım. Vapurda biraz dinlendim ama hâlâ geçmemişti, indiğimde doğru metroya yollandım. Normalde yürürüm hep. 

Kalça eklemimde kistler varmış. Doktor alması daha zor sen ağrıdıkça ağrı kesici iç, normal hayatını sürdür dediydi. Ama şu son ayda arttı ağrısı. Belki de ben kilo aldığım içindir . House dizisini izleyen vardır belki. House'un ağrısını anlayabiliyotum artık :/

Eve dönerken yolda arby's uğradım. Bilgehan da geldi. Birşeyler yedik. Dondurma aldık, döndük. Kendimi koltuğa attım. Haa, bu arada yolda iki ağrı kesici daha içtim tabi .

Bilgehan kuzeninin yanına istanbul'un öte ucuna gitmeye karar verdi. Ben de koltuğumdan ayrılmadan film keyfi yapmayı hayal ediyordum. Annemin çarpıntısı tutmuş, ilacı bitmiş.

Hadiii, eczaneler kapanmadan on beş dakika önce ilacı alıp anneme geldim. Beş saattir burada oturuyorum , o da karşımda yatıyor. Çarpıntısı geçti ama kendine gelemedi. Sanırım unutkanlık ilacının yan etkisi olabilir, midesi kötü. 

Bu arada aynu konuşmaları bin defa yaparken benim de beynim döndü biraz ama neyse .

Günün bitmesine üç dakika kaldı. 

Yarın yeni bi gün diyelim, napalım . 

Geçti geçti.

Not: Şimdi fark ettim de hiç çay içmedim bugün, çaysız gün mü olur yav.

Meydan Okuma 5

5-Ailem Hakkında :

Can ile Eminönü Kadıköy vapurunda karşılaştık. Ben kırk yılda bir oraya gitmiş, okul yıllığı işlerini halledip dönüyordum o da vaktim var hadi bi Kadıköy 'e gidip döneyim demiş. Vapurda üst arka açıkta ben bir uçta o diğer uçta otururken bakıştık bi müddet. Sonra Kadıköy'de 'de tekrar rastladık, gülümseştik. Derken dönüp yanıma geldi. Ertesi gün buluştuk. Bir sonrakinde de çıkmaya başladık. Evlenmeye karar vermemiz uzun sürdü ama. En sonunda 9.7.97 de evleniyoruz dedim. Yetiştiremedik. 7997 de evlendik :) 

Evleneyim, çocuğum olsun hayallerinde bir kız değildim. Ama insan birine aşık olunca karnında çocuğunu taşımak istiyor . Bu fikir öyle mutluluk verici bir fikir oluyor ki :)

Gerçi çocuğum olmasa birini evlât edinirdim , onu da aynı şekilde severdim bence :)

Evliliğimizin birinci yıl dönümünde bebeğimizin ilk hareketlerini ultrasonda gördük. Çekik gözleri ile japon balığımız aramıza katıldığında hayatımız boyut değiştirdi. Daha doğduğunda profösör gibi bakıyordu etrafa. 

Derken küçük prensimiz geldi, bizi bi dağıttı :)

Anne olmayı çok sevdim. Ama kendim olmaktan da vazgeçmedim. Belki de şimdi oğluşlarımın kuuul anne olduğumu düşünmeleri bundandır.

Kendini beğenmiş dört tipten oluşan bir aileyiz. Herkes her an birbirine girebilir ama bu durumda birisi sert bir şekilde ve yüksek sesle bağırır :

-BİZ SEVGİ DOLU BİR AİLEYİZ!

Kendimizi beğeniyor olmamız kendimizle dalga geçmemizi engellemez. Bence bu konuda en güzel örnek Can'dır. Çocuklarımız kendine gülen, yanlışlarını saklamayıp onları kabullenen bir ailede büyüdüler. Birlikte vakit geçirmeyi severiz. Arada üç pasak tepemin tasını arttırsalar da bana her gün çok sevildiğimi hissettirdikleri için onlara minnetarım. Annem , babam ve kardeşim bana bunu hep hissetirmişlerdir , evlendikten sonra da piremses gibi hayatıma devam etmek (tamam küçül de cebime gir piremses demeyin, ana kraliçe olsun :) belki de gençlik iksirimdir :)

Bence bizim ailenin en güzel yanı birlikte kahkaha atmamız, sarılmamız ve sohbet etmemiz. Bir de ne kadar sinirlensem de evden birileri çıkarken muhakkak sarılıp öpüp yollarım. Bir de birbirimize gıcık kapıyor olduğumuz zamanlarda bile evden çıkıp bir yerlere gidiyorsak Can'la kavgayı evde bırakıp giderdik çocuklar küçükken. Şimdi zaten hiç bir şeyi uzatasım gelmiyor, hayat kısa yeter bu kadar surat astığımız diyorum.

Ay ne çok diyeceğim varmış. Hadi şimdilik yeter bu kadar  :)



4 Temmuz 2023 Salı

Meydan Okuma 4

 4- Ziyaret etmek istediğim yerler :

Görmediğim her yer meselâ :) İçimde bi Evliya Çelebi var, sırtına çantanı as git diyor. 

Csn emekli olduğunda karavanla Türkiye turu yapmak istiyorum. Bütün kahverengi tabelaların peşinden gidip her yeri gezmek, bol bol fotoğraf ve video çekmek nefis olurdu.



3 Temmuz 2023 Pazartesi

Temmuz Meydan Okuması 3

 3. Bir anım :

Hahaha, son on sekiz yıldaki bütün anılarım burada zaten de , öncesine gideyim biraz bakiim . 

Çalıştığım dönemde şubeleri teftişe gittiğimde yaşadığım bir kaç şeyi paylaşayım.

Bir şubede bana Müfettiş Hanım demekte ısrar eden şube çalışanına en sonunda 

- Ya ben size Başgişe Bey diyor muyum ,bana Handan Hanım desenize diye patladıydım. Adamcağız da ne diyeceğini şaşırdıydı.

........

Bir keresinde de Etiler Şubes'ndeyim. Bana durup durup teftiş bitsin de sizi mantıcıya götürelim diyorlar. Kardeşim teftiş bitmeden götürsenize ben de yer öğreneyim , kendim gideyim. Bir, iki, üç , öyle çok bunu dediler ki en sonunda 

- Ya arkadaşlar iyi hoş da bir mantıyla satın alınacak insan olduğumu zannetmiyorum, gideceksek gidelim diye cevapladığımda yüzleri karman çorman olduydu :D

.........

Önceleri, nazik, fazla önemli olmayan konuları ortaya dökmeyen bir müfettiştim, sonra baktım ben sesimi çıkartmayınca müfettiş göremedi oluyor, ne bulsam sıralayıp hesap sormaya başladım.

........

Yine bir gün teftişte üstadın odasına uğrayıp iki lâflamaya başlayınca , ekibin üçüncü üyesini de çağırayım dedi üstad . Dahili telefondan aradı, meşgul çalıyor. Bir daha aradı, meşgul çalıyor . Bu ne, bak tek başına kaldı, işi savsaklıyor diye de söyleniyor. Birazdan bana döndü, sizin dahili 325 di di mi dedi, gülmeye başladım. Yok üstad, 325 sizin numara. Onca zaman kendi numarasını çevirip , meşgul sesi duyuyormuş. Bir de kızcağızın günahını alıyoruz oturduğumuz yerden. Neyse doğru numarayı çevirdi, tabi ne hep meşgul çalıyor, kimle konulup duruyosun diye zılgıtı da çektik, hesapların içinde nevri dönmüş zavallım da bize saf saf bakakaldı :)

2 Temmuz 2023 Pazar

Sevgili Özlem Temmuz Ayı Çelıncı Hazırlamış Ben de Katılayım Dedim

  1- Kişiliğini tanımlar mısın?

2- Seni mutlu eden şeyler nedir?

3- Bir anını paylaşabilir misin?

4- Ziyaret etmek istediğin yerler nereleridir?

5- Ailen hakkında bir şeyler yazar mısın?

6- Bekar ve mutlu mu? Evli ve mutlu mu?

7- Favori fimlerin nelerdir?

8- Müziğin gücü hakkındaki düşüncen ve tercihlerin nedir?

9- Mutluluk hakkında yazar mısın?

10- En iyi arkadaşların, bu "en" olayını nasıl hakettiler?

11- Kardeşin hakkında ne anlatabilirsin?

12- Favori TV dizin hangisi?

13- Favori kitabın hangisidir ? Neden?

14- Sitilini tanımlar mısın?

15- Eğer kaçabilseydin nereye gitmek isterdin?

16- Özlediğin biri var mı?

17- Kalbini kazanmanın yolları nelerdir?

18- Kendinle ilgili 10 gerçek?

19- Kendini sabote ettiğin olur mu?

20- Ritüelllerin var mı?

21- Alışverişi tek başına mı yaparsın?

22- Yaz aylarında favori içeceğin?

23- Nelere minnettarlık duyarsın?

24- Kendini nasıl şımartırsın?

25- Şu an aklında ne var?

26- Mücadele etmen gerektiğini nasıl anlarsın?

27- Bugünkü ruh halini anlatan smiley, renk hangisidir?

28- Seni üzen şeyler nedir?

29- Hangi hobileri denemek isterdin?

30- İdeal günün nasıl geçiyor?

31- Hangi sınırlayıcı inançlara sahipsin?


Her güne bir soru.

İlk ikisini cevaplayarak başlayayım, diğerlerini günü gününe yazmaya çalışırım artık:)

1. Kişiliğim :

Hımmm. Şu hormonlarımın kafalarına göre takılıp beni ters yüz ettiği günlerde kişiliğim de yamuldu ama :D

İlk aklıma gelen ileri derecede sorumluluk sahibi olmam. Öyle çok sorumluluk sahibiyim ki kendimi unutabiliyorum o arada.

İnatçıyımdır. Keçi inadı değil ama benimki kumru inadı. Düğümleri üşenmeden çözerim, tamam pes ediyorum derken yine kalkıp uğraşmaya başlarım, olmayacağını kendime kesin ikna edene kadar peşini bırakmam .

Kendimi bırakmamak için çok uğraşırım. Kendimle ilgili konularda pes etmeye çok müsaitim çünkü.

Hayatım ikilem. Bak hem inatçı hem pes eden, hem gezenti hem evini seven, hem kalabalıklarla mutlu hem yalnızlığına kaçan, hem kahkaha atıp hem oto çöpe ağlayan , denge sağlamaya çalışan terazi kadınıyım işte .


2. Beni mutlu eden şeyler :

Sabahın ilk saatlerinin sessizliği. Şu an örneğin . Herkes uyuyor, içeri güneş süzülmüş, kuş sesleri geliyor. 

Gecenin ilerleyen saatlerinin sessizliği.

Ateş başında çıtırtıları eşliğinde geçen kamp saatleri. 

Kızarmış ekmek kokusu.

Kızarmış biber, patates kokusu :)

Taze demli bir bardak çay yanına simit peynir.

Sevdiklerime sıkı sıkı sarılmak.

Müzik dinleyip dans etmek.

Yürümek. 

Yeni yerler görmek.

Konsere gitmek.

Yaz yağmurunda çıplak ayakla dolaşmak.

Can'la el ele tutuşmak, öpüşmek. Sonra da çocukların "Öpüşüyolaaar " diye ifşa etmelerime gülmek :) 


Doğaya yakın olmak. Ağaçlara, çiçeklere, denize, gökyüzüne bakmak. Kokularını içime çekmek.

Yazı yazmak.

Fotoğraf çekmek.

Oğullarımla sohbet .

Güzel insanlarla birlikte olmak. 

Hahaha, bu daha çoook sürer gider. Hayatın içindeki bütün küçük güzel şeyler beni mutlu ediyor.