24 Mart 2023 Cuma

Borcam Felsefesi Giriş Dersi :D


Az önce çok saçma bir şeye bakıp mutlu oldum. Güllaç yapmıştım, küçük yuvarlak borcamda. Ağzına streç film sarmak çok güzümde büyüyordu. Bir an, pilav tenceresinin kapağının borcama uyduğunu gördüm. İkisi de yirmi beş senedir kullandığım şeyler. Güllaçı da her ramazanda yaparım. Şimdiye kadar hiç fark etmemişim bunu. 


Her şeyi biliyorum hissi var ya o his insanı yaşlandırıyor. Şu fotoğraftaki şabalak kız gibi yeni şeyler keşfedebileceğimi düşünmek harika. 


Ne var bunda Handan diyebilirsiniz ama demeyin. Yaşımız ilerledikçe deneyimlerimiz bizi duvarların içine hapsetmeye başlıyor. Olmaz diye kestirip atmalarımız, hemen yargılamalarımız, yiten heyecanlarımız hep bu yüzden. 


O kapak o borcamın ağzına tam uyuyormuş. Bunca yıldır bilmemişim. Ah, daha bilmediğim neler neler var. Çok güzel değil mi bu :)

23 Mart 2023 Perşembe

Her Gece Bir Yazı Yazsam Dedim

Dedim de başlayamıyorum.

Bu akşam Japonya yolunda olmayı plânlamıştım. Uçaklarda yer olmayınca gidemedim. Sakura mevsimi diye mi bu kadar dolu uçaklar bilemedim. Vardır her işte bir hayır. 

Sahura çok var, sabah erken kalkıp  Bilgehan 'ı yolcu edene kadar uyumam dedim. Can'ın sabah beşte uçuşu olunca o plân da yattı. Onu yolcu edip yatarım artık .

Kitabım önümde bekliyor ama elim gitmiyor. Magda Szabo'nun Katalın Sokağı'nı okuyorum. Başı çok karışık geldi. Kişiler, hayal mi gerçek mi ne olduğunu anlayamadığım olaylar. Geri gidip tekrar okudum falan. Neyse en azından kişilerin kim olduğu oturmaya başaldı. Daha önce iki kitabını okumuştum bu yazarın. Seviyorum kitaplarını. 

Bugün Kahve Zamanı ve Yürekten Kaleme şekerleriyle uzun bir aradan sonra buluştuk. Çok iyi geldi. Blog dünyası hayatıma ne güzel insanlar kattı / katıyor :)

Geçen sene bu zamanlar taşınmak üzereydim. O evde başıma geleceklerden habersizdim henüz. Ama ayaklarım geri geri gidiyordu. Başımıza gelecekler içime doğduğu için mi ağlayıp duruyordum yaksa ağlayıp durduğum için mi başımıza geldi olanlar karar veremedim henüz. Ama onca karmaşa, sıkıntı, üzüntünün peşinden ilk görüp penceresinin manzarasına aşık olduğum evdeyim ya, evrenin işleyişi çok ilginç. Yere çatal düşecek diye gerildiğim, yataktan hırsız gibi parmak uçlarıma basarak sahura kalktığım ramazandan sonra nihayet düzgün adımlarıma ve her gelen sesi bana bağırıyorlar gibi algılamamaya başlamama mutluyum.

Karman çorman bir odada kulağımda kulaklık omzumda buzla bacak bacak atmış spotifyın kendi kafasına göre çaldığı bilimum klasik müziğimsi şey dinliyorum. Dimash'la başlamıştı ama her sese döndü peşinden :)

Huzurlu, kalabalık sofralı, sevdiklerimizle birlikte, bereketli, güzel bir ramazan olsun.  Kendimizi bulalım. Yaşadığımızdan ve yaşamadığımızdan utanmayı bir kenara bırakıp sadece yaşayalım. Bize verilen her günün tadını çıkartmayı unutmayalım . Bir sürü saçmalık oluyor dünyada. Evet görmezden gelmemize imkân yok ama sürekli onlara odaklanıp kendimizi kaybetmenin de kimseye faydası yok. Bir durup silkelenelim. 



21 Mart 2023 Salı

Tam Ortasındayız Hayatın

Yaşama iştahımı kaybettim bir süredir. Bahar mı çarptı, menopoza giriş dersleri mi , memleket halleri mi bilmiyorum. Feci çarptı ama. Her akşam yarın sabah toparlanıyorum artık diye yatıp her sabah çöp gibi kalkıyorum. Bir de reklamsız candy crush tarzı oyun buldum telefona, hayatımı onunla öldürüyorum.

İçimde kıpırtı yaratan tek şey konserler. Geçen seneden kalan Manowar biletim meselâ. Daha duyar duymaz aldığım Hollywood Wampires. Satışa çıktığı gün David Garret. Var gücümle bunlara tutunuyorum. İlk Metallica konserine gitmek için tek altın bileziğini satan Handan 'dan bu yana değişmeyen coşku. Ne ayakkabı, ne çanta, ne mutfak eşyası ne makyaj malzemesi. Hiçbirine para harcamıyorum ama konser, gezi, sinema, müze :)

Sinema dedim de film festivali de geliyor. En son 2019 da gitmişim. Yarın filmler belli olacakmış. Oturup film seçme keyfi yapayım. 

Mayısta Dimash geliyormuş konsere. Can'la Antalya kaçamağı yapsak, hem sevdiklerimizle buluşsak hem konsere gitsek. 

Bugün baharın ilk günü. Depresyonun üzerine çıkıp zıplayasım var. De get artık, başıma sarıp durma, bir kısacık hayatım var, tadını çıkartmak istiyorum. Herkese her şeye inat, kendime rağmen, hayatımı istiyorum. Çok şey mi istiyorum yaaa. Yetti gari...


Not: Fotoğrafa tıklayıp nefis şarkıyı dinlemeyi unutmayın. 

11 Mart 2023 Cumartesi

Oradan Buradan Fotoğraflar

 


Bu sabah yürüyüşten.


Dün sabahtan.


Sabah salona günün ilk ışıkları vururken.


Günbatımı göremiyorum artık ama dolunay tam balkonun hizasında.


Geçen gün hastaneden dönerken. Bu arada üzerime bilimum aygıt takıp bir gün boyunca hem kalbimi hem tansiyonumu ölçtüler. Allahım, o tansiyon aleti gece çalıştıkça yatakta zıpladım, ertesi gün eşeğimi kaybedip bulmuş şekilde ağrılarım ve sakat eklemlerimle mutlu mutlu uyumuşum. Doktor kayda değer bişey bulamadı ama kanda plak oluşuyomuş koruma amaçlı kolestrol ilacı ve aspirin yazıp altı hafta sonra gel, yaz başında kolonoskopi yok endoskopi kontrolleri de ol diye yazdı da yazdı. Hee hee diyip çıktım odadan. Kolestrolüm ve ben geçinip gidiyoruz, hasta olmadan ağır ilaç içmek bana hiç mantıklı gelmiyo anacım .


Ev küçük olunca gençler salona doluşuyor. Yatak odasında otururken Can'a hadi dışarıda yürüyüşe çıkalım dedim. Bu saatte mi dedi. Saat daha yediydi. Yaşlanıyoruz Sebastiyan. ( Tabii ki çıktık :)


Şu çocuk ağabeyinin yanında bir hafta kaldı. İlk tek başına uçuşunu yaptı. 


Aylardır peynir yüzü görmeyen oğluş Fransız arkadaşlarıyla paylaştı peynirleri .


Okul sene sonu tatiline girdi, dansa devam.



Kızlar toplandık.


Yıllar sonra palto almayı başardım.


Penceremden manzaram. Umarım böyle kalmaya devam eder. 


İki arkadaşım geldiler. Tam gitmek üzereyken birisi masayı toplamaya başladı ben de "Elleme bırak " diye seslendim. Bu arada diğeri tam da meleğe dokunuyormuş, hahaha, yerinden zıplamış ben seslenince. Zamanlama çok komik.


Bir ara kar yağmıştı.


Kendi dizayn ettiği odasında, masası, renkli ışıkları, tam istediği gibi.


Ferhan Ablam (Bakınız altta solda) şapka, kaşkol örmüş, fincan da koymuş pakete, balkon keyfim için her şey tamam.


"Beni yedil" diyen oğluşun seneler sonra oğluşuyla bize geldiği akşam geçmişi yad ederken.


Zıplayan arkadaş ortadaki :) Ortaokuldan beri devam eden dostluk. Bir eksik vardı , bir sonraki buluşmada hepimiz toplanırız.

Hayat.

Bugün kendimi pek manasız hissettim, biraz güzel anlara bakmak iyi geldi. Bir de şarkı bulursam bu fotoğraflara harika olacak.

Bazen de böyle hissediyor insan. O zamanlarda ruha iyi gelecek şeylere tutunmak gerek.

5 Mart 2023 Pazar

Kendime Çeki Düzen Vermem Gerek

Yine !

Dün kitap listeme şöyle bir kitap ekledim. 

 


Geçtiğimiz ayda hem annemin katarak ameliyatı , üzerine ülkede yaşananlar falan derken ben yine alıp başımı gitmişim. Üzüldükçe kendimi yemeye veriyorum. Ama ne yemek. Kesinlikle açlıkla alâkalı bir şey değil, hani at gibi çatlayabilirim. Sürekli yiyorum. Olayın psikolojisine inmem gerekiyor ama insem ne olacak, hayatımdaki sinir bozucu şeyleri atabilecek miyim ? Hayır. 

Neyse böyle sermiş giderken tabii ki vücudum imdat sinyalleri vermeye başladı hemen. Sırt ağrısı, kalça topallaması, burun tıkanması.

Geçen hafta üşenmeyip, ertelemeyip bilimum doktor randevusu alıp gittim. 

Burun tıkanıklığı alerjik. E gündemdekiler alerji yapıyor bende tabi.

Ciğerim sağlammış, o daraltı da başka yerden geliyormuş .

Yarın kalbime baktırıcam. Her kan tahlilinde kolestrolüm yüksek çıkıyor, ona da baktırıp rahat edeyim bari.

Kalça MR ı çektirdim. Doktora göstereceğim 

Her ne kadar hastane doktor işlerinden nefret etsem de bunlar kolay kısımlardı.

Asıl hayatımı hale yola koyma kısmı, burna fıs fıs sık, ilaç içle olmuyor ne yazık ki.

Yeme düzenine ne yapacağımı bilmiyorum.

Şu halimden nefret ettiğimi biliyorum ama.


Handan Hanım Teyze moduna geçmişim. Ruhuma uymuyor anacım. 

Oturup elimde olmayan şeylere üzülüp, gerileceğime, kendime çeki düzen verip toparlanıp, elimde olan şeylere odaklanmaya karar verdim.

Siyaset de beni şişirdi iyice. Hayır şişiyorum da noluyor.

Dünya üzerinde daha kaç günümüz var, belli mi ? Olaylar bitsin dersek, bitmeyecek. Hiç bitmemiş. En kötü dönemi yaşıyoruz diyoruz. Bence hayır. Her dönem böyle. Kötü insanlar biz iyileri şişiriyor. Bizden öncekiler de başka şeyler yaşıyorlardı. Ha, gençken biz ilgilenmiyorduk, göremiyorduk, şimdi görmeye başladık. 

Yarın Bilgehan'ın okulu açılıyor. Şansımıza hibrit eğitim yapacaklar. İsteyen okula gidecek.  Bilgehan online eğitime uygun değil, onun insan görmesi, iletişim kurması, hocasını sevmesi, onunla muhabbet etmesi lâzım. 

Sabahları sekiz buçukta başlıyor dersleri. Erkenden kalkacağım onun için. Bu erken kalkmalarda, yedi buçuğa kadar onu yolcu edip, günlük yemeğimi ayarlamayı. Sonrasında sporumu yapmayı hedefliyorum. Umarım MR sonucundan kalçam için bir tedavi çıkar ortaya. Gerçi umudum da yok, henüz herhangi bir ortopedik sıkıntım iyileşmedi hiç, hep ben onlarla yaşamayı öğrendim ama , kim bilir .

Örgü grubu bahar okuma şenliği yayımlamış, az önce gördüm. Ona katılayım da kitap okumaya başlayayım yeniden.

Çiçeklerimi düzenleyeceğim. 

Çizmem gereken dolap dizaynları var, hazırını bulamadım, yaptırırız belki.

Ne bileyim, internetten uzaklaşıp kendi yapabileceklerime odaklanmalıyım.

Yaza kadar hafiflemiş, durulmuş, yaralarıma merhem olmuş olacağım. Bu benim ruhum, onu benden başka kimse kurtaramaz. 

Ben Handan. 52 yaşındayım. Oburum. Bu işten nasıl sıyrılacağımı bilemiyorum. Du bakalım. Çözeceğim bir gün elbet.

2 Mart 2023 Perşembe

Aklımdan Geçenler

Öyle çok düşünce geçiyor ki aklımdan .

Meselâ o oyuncaklar girişte kutularda direk toplanamaz mıydı , niye tirübinlerden fırlatmak igibi bir şova ihtiyaç duyuyoruz illa ki. O şov yapılmasa daha az mı etkileyici olacak ? Gerçi sırf şu atma işi için oyuncak getiren bile olabilir , belki de mantıklıdır, bilemiyorum.

Niye slogan attıldı diye taraftarlar stada alınmıyor. Nolucak, o zaman özür dileyip yapmıycaz bi daha mı diyeceğiz. 

İnsan insan şarkısı benden başka kimseyi şişirmedi mi ? Fonda bu şarkıyla bir gece önce evimde şöyle şeyler yaparken ertesi gün böyle olacağını nereden bilebilirdim videoları çekenlerden neden içim soğuyor. Gerçekten acısı olan bunu yapmaz diye mi geçiyor aklımdan. Belki de yapar mı ? Bilemiyorum.

Tırların üzerine kimin yardımı gönderdiğine dair devasa pankartlar asılmasa ne olur ? Sonra vay benim parkartımın üzerine o yazdı bu başka astı demek bir tek bana mı çirkin geliyor. İllâ afiş afiş göze sokmamız mı lâzım ?

Niye herkes kim ne yaptı dedektifi oluyor. Sizin başka işiniz yok mu ? Kendi yapacağına bak. Devletin yapıp yapmadıklarını eleştir ama vay şu ünlü makyajlıydı, bunun hiç sesi çıkmadı falan , sana ne ?

Zavallı Taha'nın üzerinden daha ne kadar geçinmeye çalışacak herkes. Çocuk öldükten sonra bi rahat bırakmadınızdı videoları çekmelerinin sebebi hiç kusura kalmasınlar sadece kameralara oynamaktır.

Bizim olduğumuz yerde yangın çıkmadı, sel olmadı, deprem olmadı diye daha ne kadar suçluluk duyacağız . 

Yarın akşam hangimize ne olacağı belli mi ?  Şimdi mi fark ettik ölümlü olduğumuzu ?

Acınızı anlıyoruz diyenler neyi anlıyor acaba ? Elbette üzülüyoruz, içimiz acıyor ama bazı acıların yaşamadan anlaşılmayacak şeyler olduğunu da bilmek gerek. Allah yaşatmasın, anlamamızı sağlamasın, ne diyeyim.

Kızılay , isminden Türk'ü attığı zaman bitmişti benim için, ama bu yaptıkları hayal gücümün çok ötesinde .

Siz Atatürk'ü depremzedelere cebinden tomar para çıkartıp dağıtırken düşünebiliyor musunuz ? Neresinden tutsam elimde kalıyor . Yuh artık.

Muharrem İnce'ye en ufak bir güveni olmayan tek ben miyim. ? 

Towandaaaaa diye bağırasım, birilerinin gidip yakasına yapışıp sarsasım var. 




Neyse. Bahar geldi. Sabahları hava aydınlanıyor . Akşamları geç kararıyor. Elbette mart ayı soğukla geldi. Yağmur da getirsin de su kaynakları dolsun diye bakıyoruz. Doğa uyanıyor , çiçekleniyor. Biz de uyanıp çiçeklenelim inşallah .

23 Şubat 2023 Perşembe

2302.2023

Dileğim belli.. Ölenleri geri getiremeyiz ama yıkılanların çok daha güzelini, sağlamını yapıp gidenleri geri getirelim .


Bugün çöpte budanmış gül dalları buldum, suya koydum. Köklenip serpilip bana umut versin istedim.


Evde belki bir gün kullanılır, hediye verilir diye sakladığım ne kadar şey varsa gidip mahallemizin gönüllü evine götürdüm. Benim dolaplarımda durmaktansa birilerinin yeni baştan başlamasına yardımcı olsunlar.


Yazı yazmayı düşünmüyordum bugün ama tarihin güzelliğini görünce dilek dilemeden geçmek istemedim.


Sevdiklerimize kocaman sarılıp her anın değerini bilelim. Ve yaşadığımız için utanmayalım. Oturduğumuz yerden utanmanın kimseye bir hayrı yok, oysa yaşamamız kim bilir ne güzelliklere vesile olacak. 

20 Şubat 2023 Pazartesi

Sevdiklerimle Geçen Haftasonu Yüreğime İyi Geldi

Üniversite arkadaşlarımla buluştuk cumartesi akşamı. Artık bir araya gelmeliyiz dedik, iyi ki dedik. 


Dün de yemekte bizimkiler vardı. Kalabalık sofra insanı mutlu ediyor.


Biz buradayken, birileri de ağabeyiyle hasret gidermeye gitti.


Birlikte Tokyo'nun altını üstüne getiriyorlar.


Cumartesi Can kitaplıkları duvara sabitledi, vitrinin kapanmayan kapağını nispeten düzeltti, bayağı iş halletti.

Bir ara evde Yelkovan Atölye 'den kalan aktivite malzemelerini toparladım, onları göndereceğim deprem bölgesine. 

Karavan'a ayırdıklarımı götürdüm, yerleştirdim, karavanı temizledim. Biraz daha bozulmayacak yiyecek ve su takviyesi yapacağım.

Bugün testembel bir gün modundayım.

Sabah spor yaptım, yürüyüşten döndüğümden beri de koltuktan kıpırdamadım.

Kürşad iş için Las Vegas 'a gidiyor. Haftasonu dönecek. Bilgehan da haftasonu dönecek.

Kendimi inanılmaz saldım. Çeki düzen vermem gerekiyor ama rejim yapmaktan çok sıkıldım. Sürekli yemek yemek dışında bir mutluluk bulmak gerek ama çözemedim henüz. Şu satırları yazarken bile yemek hayalindeyim.


Metehan pirinç keki mini videosu yollamıştı onu da buraya koyayım.

Bir de dans yarışması hatıra fotoğrafı ile size gençlik enerjisi vereyim .

 

İlk cemre düştü. İçimize sıcaklık yürüsün, üşümüş yüreğimiz ısınsın ve tüm gidenlerin de yerine yaşayalım, yaşayalım ki birilerinin yakasına yapışıp hesap soralım, yaşayalım ki brilerinin elinden tutup merhem olalım.


Sonradan Eklenen Not : Yine deprem olmuş. Oradakilerin yaşadıklarını hayal bile edemiyorum.  Geçmiş olsun da pek sönük kalıyor. Tek umudum belki bundan sonra daha düzgün binalar yapılır, tepelere doğru dikmek yerine az katlı insanca yaşanacak yerlere yönenilir. Ve bir deprem anında böyle saçma sapan elleri ayaklarına dolanmaz da harekât planı olur devletin. (Son kısım çok mu ütopik oldu ?)



13 Şubat 2023 Pazartesi

Düşünüp Durdum

İnsan oturduğu yerden düşünüp duruyor haliyle. Bakıyor, görüyor, sinirleniyor, kimilerine dua kimilerine beddua ediyor. 

Ağzımı açasım gelmedi. 

Neye üzüleceğimi de bilemedim, ölenlere mi ,kalanlara mı , pisi pisine , göz göre göre yapılan ya da yapılmayanlara mı, kaybolan şehirlere, tarihe, güzelliklere mi, korkuyla bakan diğer canlara mı, en çok da çocuklara mı ? 

İlk haftanın çaresizliği geride kalırken önümüzde yapılması gerekenlerin çokluğuna baktım. Bunca beceriksizlikle nasıl yapılacak bu işler dedim. Malum daha yeni bir ev yapmaya çalışıp nasıl şalap şulup işlerle, sıkıntı yoklarla, hasır altına sürülüp ne kadarını yapmasak kaç lira kurtarırız  zihniyetiyle uğraştık. 

Deprem bölgesinde yaşayan biri olarak eve bir daha baktım. Daha sabitlenecek mobilyalar var. Nereye kendimizi atsak diye göz gezdirdim. Alt katlardayız, o alt katlar hep yok oluyorlar . Sokağa çıkmalı becerebiliyorsak diye düşündüm. Hatta balkona merdiven mi koysam dedim. Ama bütün apartmanlarda olduğu gibi bizim apartmanın da zemin katı küçük, benim camlarımının hepsi dışarı çıkıntı, altları boş. Çok cam yanında da durmamak lazım gibi geldi. Deprem çantamız Bilgehan'ın yatağının altında ama kim aklına gelip oradan alır onu bilemedim. Herkesin yatağının yanına su şişesi ve düdük koysam daha manalı belki de . Bir de yatarken telefonumu salonda bırakıyorum hep. Yatmadan şarj edip kapatıp yanıma almak daha akıllıca olabilir. Ama asıl karavana gidip onun içindekileri kontrol edeyim dedim. Sitedekilere inat hâlâ bahçede tuttuğumuz Sincapımızı alırken depremi de düşünmüştük. Su doldurayım, yedek kıyafet koyayım, kuru bakliyat falan ekleyeyim. Sonra tüplerini doldurayım. Hatta evdeki küçük tüpü yeni almıştım, onu da oraya götüreyim dedim. Zaten yedek şarj aletlerimiz orada . Elektriği var. Deposunu da boş tutmak yerine dolu tutmak daha mantıklı olabilir .

Başka ne yapabilirim ki ? 
Birilerinin deprem senaryosuna hazır olduğunu umud etmekten başka. Tek tesellim annemin de kardeşimin de bizim de evlerimizin yüksek katlı olmaması. Bu ev meselâ gecekondu gibi olmasına rağmen duvarlarında tek çatlak yoktu, çivi çakmak için canımız çıkıyor. 

Şans meselesi de aynı zamanda tabi ama insan kafasında plânlarsa en azından o şok ânında otomatiğe bağlar ,işe yarar.

Çok şeyler düşündüm , çok. 

Küçücük çocuklar yıkıntılardan kurtarılırken, zaten hiç tanımadıkları adamların arasındalar, öyle hep birlikte Tekbir diye bağırmak korkutmaz mı onları, her ezan okunduğunda içleri titremez mi diye düşündüm .

İlk günlerde elektrikli ısıtıcı niye istiyorlar ki soba , küçük tüp falan daha mantıklı değil mi, elektrik yoktur ki oralarda diye düşündüm.

Geçen ay ihtiyaç sahiplerine diye ayırdığım kıyafetleri gönderdim ama ilk aşamada gönderilenler çok olur, biraz durup bekleyeyim de bizim balık hafızalar devreye girince neler yapabileceğime bakayım diye düşündüm. 

Okullar neden kapatılıyor yine, başka hiç yer yok mu öğrenci yurtlarından başka, gençler yeterince çekmediler mi online eğitimden diye düşündüm .

Yazmadım o sırada, çok üzüldüm diye ortaya atılıp asıl önemli yazışmaların arasına dalmayayım diye düşündüm. Niye hepimiz üzüldüğümüzü yüksek sesle belirtmek zorundayız, söylemeyince üzülmemiş mi oluyoruz diye düşündüm.

İnsanların ölesiye dövülmeleri mantıklı mı, o kargaşa da masum birilerini nasıl koruyacağız diye düşündüm.

İşte böyle. 

Yine yazasım yoktu, Metehan niye yazmıyorsun anne deyince silkeledim kendimi. 

Kayıpları olan bütün arkadaşlarıma sabır diliyorum. Bir varmış bir yokmuş yaşam. Yanımızda kalanlara sarılalım kocaman. Bizi ancak o sevgi sağaltır.



1 Şubat 2023 Çarşamba

Valla Ben Zor Hesaplıyorum Herkes Nasıl Yapıyor

Bir haftadır damla saatlerinin arasına bir hayat sığdırmaya çalışıyorum. Ay deli olaciğim. Bu katarak ameliyatı çok kolay bişi diyenlere uçan tekme ile gitmek frlan istiyorum.

Annemle karşılıklı didişiyoruz. Doktor gerilimi ve benim evimde kalmanın değişimi onu çarptı. 


Dün ikinci gözden de operasyon geçirdi. Damlalar iyice evrildi. Yok sağ göze saat başı , her defasında değişik üç damla, yok sol göze üç saatte bir ama on dakika arayla iki değişik damla, yok üç gün şöyle yok beş gün böyle. Valla bütün gri hücrelerimi kullanmaktayım.

Geçen hafta tenis, buzpateni derken vakit geçirmiştik, dün spor kanallarında bir şey bulamayınca hepten sıkıldık. Neyse bugün buzzz gibi soğukta yürüyerek döndük doktordan, iyi geldi. Dönüşte de Kürşadlara kahvaltıya gittik. 


Ve üzerimden yük kalkmasını sağlayan bir haber de aldım eve dönüşte. Bilgehan bütün derslerinden geçmiş :D Bütünleme için lineer cebir çalışmaktan kurtulduk. Üzerine ağabeyinin yanına gitmeye de hak kazanmış oldu. Derslerinden geçersen ara tatilde göndeririz demiştik. Buna en çok kim mutlu, peynirrrr diye sayıklayan Metehan :D


Haftaya Can'ın neredeyse on beş gün izni var ama bu damla furyasında bir şey yapabilecek gibi durmuyoruz. İzni alın dedi ama almama ihtimalleri yüksek. Artık, sen git , kardeşlerini falan dolaş dedim, ne diyeyim.

Ocak ayı doktor kontrolleri açısından verimli geçti. Kitap okumam da çok kötü değil. Çıtır çerez filmler izledim. Misafir ağırladım. 


Şubatın ilk günü geldi bile. İlk defa kışı hissediyoruz bugün . Gerçekten buz gibi. Kar yağsa ne güzel olur .

Can gece Hindistan'dan gelecek. Çarpılmasa bari üç günden sonra otuz dereceden bir anda kışa düşünce.

İşte benden böyle. Görüşürüz, çüüzzz.