4 Temmuz 2013 Perşembe

www



Yukarıdaki cümleler Can Dündar'ın "Yağmurdan Sonra" kitabından, neredeyse 20 yıl geçmiş yazıların üzerinden, her şey aynı gibi...

2 Temmuz 2013 Salı

Haziran Ayı Özeti

Haziran ayı, acı tatlı, umutlu umutsuz bir sürü şey barındırdı içinde, yazmadan geçmek istemedim.

Ayın ikinci günü ne yazık ki acı bir haber aldık. Sevgili Necati Dayım vefat etmiş. Necati Dayım annemin dayısı. Sadece yanında durmak bile insana mutluluk verir. Huzurlu, kendisiyle ve hayatla barışık, sımsıcak bir insandır. Neyse ki İstanbul'a geldiğimizden beri sık sık görüşüyorduk. En azından bunun tesellisi var içimde. Huzur içinde yat canım dayıcığım...



Sonraki günler o kadar yoğun geçti ki.

6-7 gece yatılı misafirlerim vardı. Bol bol misafir ağırladım , bol bol misafir oldum ... Doğum günleri, yıldönümleri kutladık.

Kuzenlerle hasret giderme ayı gibiydi. Teyze kızı, hala kızı, dayı kızı, teyze oğlu....

Tabi heyecanlı bir sınavımız vardı. Konserimiz vardı.

Karnelerimiz her seneki gibi yanında ilaveleriyle geldi :)

Ufaktan yaz sezonunu açtık, havuz sefaları yaptık bir kaç gün.

Hayatımda hiç okumadığım kadar gazete okuyup, haber takip ettim.

Ülkemde mutluluk verici şeyler oldu- oluyor... Uzun zamandır olmadığım kadar mutlu ve umutlu hissettim kendimi...

İşte böyle geride kaldı bir ay daha... 

.......

Her sene bu zamanlarda bir ateş düşer yüreğime, gözlerim dolu dolu olur.

Ve aklım almaz, alamaz, insanın insana ettiğini...

29 Haziran 2013 Cumartesi

28 Haziran 2013 Cuma

Off Offf

Bir gün yok ki bu şehirde yeni bir inşaat haberi duymayayım.(Bknz)

Biraz şu Istanbul'u rahat bıraksalar, kentin ruhunu yok edip , siluetini bozup, beton yığınına çevirmeseler...

Yok mu bu ülkede başka bir yer ?

Hımm , evet var da, o kadar para etmiyor herhal.

Baksana bu kadar adam "Yeter" diyor da kimsenin duymaya niyeti yok...

Aklıma Takıldı

 "Bilim adamı "nı "Bilim insanı" haline getirmişiz ya bir ara, bu yeni kelimeye hiç alışamadım ben, sanki bilim insanı bilim adamının yardımcısı falan gibi geliyor. Şimdi de duran adamlar duran kadın duran insan falan oldular. Gidip sözlüğe baktım.


Görüldüğü gibi adamın ilk anlamı insan demek, uğraşıp yeni laflar uydurmaya gerek yok bence.

Bilim adamı dediklerinde vay ben bilim kadınıyım niye cinsiyet ayrımı yapıyorlar falan demedimdi zaten hiç. Gerçi bunda bilim adamı olmamamın da bir etkisi olabilir ama olsun :)

27 Haziran 2013 Perşembe

+-+-+-+-+-+

Kendi kapalı, korunaklı, klimalı ortamlarımızı yarattıktan sonra, buz gibi bir havada girilen kafede yağmur damlalarını izleyerek içtiğimiz çayın keyfini de, güneşle kavrulmuş bedenimizi serin bir ağaç altına atıp yudumlanan buz gibi limonatanın lezzetini de unuttuk...

25 Haziran 2013 Salı

Alıcılarınızın Ayarıyla Oynayınız

32 yıldır gözlük kullanıyorum, miyop astigmat. Evlenirken "Geline bak gözlüklü" diyenleri bile duydum:) Çocuklar bebekken yatarken de çıkartmıyordum gözlüklerimi ki gece kalktığımda aramayayım...

Son zamanlarda iğneye iplik geçirmekte zorlanır oldum. Dvd kutularının üzerindeki yazıları bir türlü okuyamadım. Yazılar çok küçüktü ve ellerim titriyordu şeklinde yorumladım olayı. Gözlük numaram değişmemişti sonuçta.

Geçenlerde dvd kutusunu gözümün içine sokmak üzereyken gözlüğümü çıkarttım. Ne için çıkarttığımı da hatırlamıyorum şimdi ama o da ne yazılar okunabiliyormuş! Iğneye iplik geçirmeyi denedim hemen, ellerimden falan değilmiş sorun, pıt diye takıverdim.

Miyop kısmı değişmemiş ama yakını gözlüksüz görür hale gelmişim, haberim yok.

Kim bilir görmediğim daha neler vardı da haberim yoktu diye düşünüyorum şimdilerde.

Diyeceğim o ki, arada alıcılarımızın ayarıyla oynamamız gerekiyor düzgün görüntü yakalayabilmek için....