12 Aralık 2006 Salı
11 Aralık 2006 Pazartesi
Detoks
Bu haftayı mümkün olduğunca haşlama olarak geçirmeyi düşünüyorum. Tatsız tuzsuz biri olursam benden değil yediklerimdendir haberiniz olsun.
Zaten bu hafta bu blogda tatlı tuzlu ne varsa bahsetmek yasaktır :) Şekerim , tatlım gibi hitaplardan bile uzak duralım lütfen.
Beriş, o tiramisuyu bu hafta yaparsanız çok feci olacak haberin olsun. Tı tı tı.
Not 1: Hayır efendim, kilo filan almıyorum, bu rejim değil ki sadece toksinlerden arınacağız, di mi, niye yanlış anlıyorsunuz bilmem.
Not2: Annecim yok aç kalmıyorum, sen merak etme, hiç senin kızında aç kalacak göz var mı?
Not3: Can, sevgilim, 4-5 zeytin demek 4 ya da 5 zeytin demektir, senin saydığın gibi olmuyor öyle, ona dokuz diyoruz.
Not4: Bu blogda artık pek günaydın demiyorum farkında mısınız? Neden? Cevaplayan sayısı o kadar azaldı ki.
Not5: Ben açken çok çekilmez olurum söylemiş miydim?
Not 6: Bitti, dağılabilirsiniz.
Zaten bu hafta bu blogda tatlı tuzlu ne varsa bahsetmek yasaktır :) Şekerim , tatlım gibi hitaplardan bile uzak duralım lütfen.
Beriş, o tiramisuyu bu hafta yaparsanız çok feci olacak haberin olsun. Tı tı tı.
Not 1: Hayır efendim, kilo filan almıyorum, bu rejim değil ki sadece toksinlerden arınacağız, di mi, niye yanlış anlıyorsunuz bilmem.
Not2: Annecim yok aç kalmıyorum, sen merak etme, hiç senin kızında aç kalacak göz var mı?
Not3: Can, sevgilim, 4-5 zeytin demek 4 ya da 5 zeytin demektir, senin saydığın gibi olmuyor öyle, ona dokuz diyoruz.
Not4: Bu blogda artık pek günaydın demiyorum farkında mısınız? Neden? Cevaplayan sayısı o kadar azaldı ki.
Not5: Ben açken çok çekilmez olurum söylemiş miydim?
Not 6: Bitti, dağılabilirsiniz.
8 Aralık 2006 Cuma
Hadi Beni Güldür Biraz
Aynaya sordular güzel miyim diye
Dedi bırak yüzünü bak şu gözlere
Eğer parıltı varsa, yüreğin çarpıyorsa
Bu dünyada senden güzel mi var
Bu dünyada herşey güzel bir bak
Keyfin kalmadıysa susar bu şarkılar
Giyinip boyansanda renkler solar
Sebebin kalmadıysa var olmak ızdırapsa
Yüzünde maskeyle geçer yıllar
Hadi beni güldür biraz
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var daha çocuğuz inan
Hadi beni güldür biraz
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var sonuna kadar dayan
Aynayı kırdılar güzel göstermiyor diye
Bölündü parçalar çoğaldılar
Parıltı kalmadıysa, yüreğin çarpmıyorsa
Dünyadan âlâ cehennem mi var
Dünyada hâlâ cehennem mi var
Hayat toz pembe olur sen istersen
Ne ekersen biçersin bu gizemli bağdan
Bir yanın karanlık bir yanın aydınlık
Işık bir yerdense şüphen mi var
Daha önce de yazmıştım bu sözleri ama yeniden yazmak istedim. Son zamanlarda Ogün Sanlısoy'un bu şarkısını seviyorum.
Hadi size bir de cuma sabahı hediyesi olsun, şuradan hemen dinleyebilirsiniz.
Güneşiniz olsun gönlünüzde.
Dedi bırak yüzünü bak şu gözlere
Eğer parıltı varsa, yüreğin çarpıyorsa
Bu dünyada senden güzel mi var
Bu dünyada herşey güzel bir bak
Keyfin kalmadıysa susar bu şarkılar
Giyinip boyansanda renkler solar
Sebebin kalmadıysa var olmak ızdırapsa
Yüzünde maskeyle geçer yıllar
Hadi beni güldür biraz
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var daha çocuğuz inan
Hadi beni güldür biraz
Hadi beni güldür biraz
Daha yolumuz var sonuna kadar dayan
Aynayı kırdılar güzel göstermiyor diye
Bölündü parçalar çoğaldılar
Parıltı kalmadıysa, yüreğin çarpmıyorsa
Dünyadan âlâ cehennem mi var
Dünyada hâlâ cehennem mi var
Hayat toz pembe olur sen istersen
Ne ekersen biçersin bu gizemli bağdan
Bir yanın karanlık bir yanın aydınlık
Işık bir yerdense şüphen mi var
Daha önce de yazmıştım bu sözleri ama yeniden yazmak istedim. Son zamanlarda Ogün Sanlısoy'un bu şarkısını seviyorum.
Hadi size bir de cuma sabahı hediyesi olsun, şuradan hemen dinleyebilirsiniz.
Güneşiniz olsun gönlünüzde.
7 Aralık 2006 Perşembe
Aranıyor :)
Bu sabah google arama motorundan neyi arayıp da bloğuma ulaştıklarına şöyle bir baktım.Genel olarak bloğumun tipini görebildim. Ha, ha ha çok eğlenceliymiş.
sabahları insanları uyandıran kuş sesleri
behçet necatigilin nilüfer
şiirinin açıklaması
kitap kurdu
ütü vikipedi
vikipedi ışıkyolu
neden yüksünmeden metin altiok
kafamın içini temizlemek
kelebekli animasyonlar
seni seviyorum diyemeyenler
omuzum agriyor
bepanten krem
kadife ipler
Kadıköy'ün Güzellikleri nelerdir?
kıyıyı gözdenkaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keşfedemez
sebzelerle fıkra
annee şiir
(İnsan istemeyegörsün bunlardan şiir bile yazar valla. İnanmayan şuraya baksın canım:)
sabahları insanları uyandıran kuş sesleri
behçet necatigilin nilüfer
şiirinin açıklaması
kitap kurdu
ütü vikipedi
vikipedi ışıkyolu
neden yüksünmeden metin altiok
kafamın içini temizlemek
kelebekli animasyonlar
seni seviyorum diyemeyenler
omuzum agriyor
bepanten krem
kadife ipler
Kadıköy'ün Güzellikleri nelerdir?
kıyıyı gözdenkaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keşfedemez
sebzelerle fıkra
annee şiir
(İnsan istemeyegörsün bunlardan şiir bile yazar valla. İnanmayan şuraya baksın canım:)
6 Aralık 2006 Çarşamba
Aslında
Tam da olmamız gereken yerdeyiz .
5 Aralık 2006 Salı
Adı Lâzım Değil
Yok yok yazmadan edemeyeceğim.
Cumartesi gecesi üç hatun sinema kaçamağı yaptık. Aslında gece yarısıydı demek daha doğru. Bir Türk filmi seçtik gitmek için. Ödül kazanmış da, oyuncular yöre halkıymış da, komikmiş de.
Allahım!!! Bir ara uyumaya çalıştım ama adamın konuşmasından uyumak ne mümkün. "Keşke örgümü yanımda getirseydim" dediğimde kızlar diyecek birşey bulamadılar artık :)
Zaten karnım açtı, pizza alalım demiştim, film başlayacak diye apar topar içeri girmiştik. Ve film tam yarım saat sonra başlamıştı. Nefret etmiştim. Gelecek filmlerin fragmanlarını seyretmeye bayılıyorum ama normal reklâmlara gıcık kapıyorum sinema salonunda. O kadar bekleyişin sonunda bu film gelmişti. Film gelmişti ama sonu gelmiyordu bir türlü.
Neyse efendim, filmden çıkarken bir cinnetin herşeyi halledeceğine hepimiz karar vermiştik kesin. Yakamızı bağrımızı yırtmadan filmi tamamladığımız için gururluyuz. Dışarı çıkınca aldığımız derin nefesler de işe yaradı.
Düşününce bile içim sıkılıyor.
Ben gidip biraz su, şeker ve gıda boyası karışımı yemeyi düşünüyorum şimdi.
Hâlâ izleyeceğim yine de ben diyorsanız, gidin canım, ben birşey demiyorum :)
Cumartesi gecesi üç hatun sinema kaçamağı yaptık. Aslında gece yarısıydı demek daha doğru. Bir Türk filmi seçtik gitmek için. Ödül kazanmış da, oyuncular yöre halkıymış da, komikmiş de.
Allahım!!! Bir ara uyumaya çalıştım ama adamın konuşmasından uyumak ne mümkün. "Keşke örgümü yanımda getirseydim" dediğimde kızlar diyecek birşey bulamadılar artık :)
Zaten karnım açtı, pizza alalım demiştim, film başlayacak diye apar topar içeri girmiştik. Ve film tam yarım saat sonra başlamıştı. Nefret etmiştim. Gelecek filmlerin fragmanlarını seyretmeye bayılıyorum ama normal reklâmlara gıcık kapıyorum sinema salonunda. O kadar bekleyişin sonunda bu film gelmişti. Film gelmişti ama sonu gelmiyordu bir türlü.
Neyse efendim, filmden çıkarken bir cinnetin herşeyi halledeceğine hepimiz karar vermiştik kesin. Yakamızı bağrımızı yırtmadan filmi tamamladığımız için gururluyuz. Dışarı çıkınca aldığımız derin nefesler de işe yaradı.
Düşününce bile içim sıkılıyor.
Ben gidip biraz su, şeker ve gıda boyası karışımı yemeyi düşünüyorum şimdi.
Hâlâ izleyeceğim yine de ben diyorsanız, gidin canım, ben birşey demiyorum :)
4 Aralık 2006 Pazartesi
:)
Kadınlar üç kat fazla konuşuyormuş.
Kadınların neden çok konuştuğunu bilmem(!) ama erkeklerin neden az konuştuğunu biliyorum. Karşılarında leb demeden leblebiyi anlayan zeki bir cins var.
Pakize Suda
Kadınların neden çok konuştuğunu bilmem(!) ama erkeklerin neden az konuştuğunu biliyorum. Karşılarında leb demeden leblebiyi anlayan zeki bir cins var.
Pakize Suda
Ne Güzel Şeydir
Soğuk havada içini ısıtan sıcacık çay içmek ve ondan yükselen buharın rüzgârla dansını seyretmek.
Paket naylonlarının kabarcıklarını patlatmak.
Çıtır çıtır simit.
Su birikintilerine basmak.
Kolanın köpüğünü içmeye çalışmak.
Kuru yaprakların üzerinde dolaşmak.
Ekmek arası kızartma yemek.
Uykudan yeni kalkmış çocuğa bakmak (Tabi dayanamayıp sarılıp öpmek, yumurmak:)
Tuttuğun takımın son anda gol (basket)atması.
Sinemada film beklerken gelecek filmlerin fragmanlarını seyretmek.
Radyoda çok sevdiğin bir şarkıya rastlamak.
Açık pencereden içeri gelen yağmur sesi ve toprak kokusu.
Paket naylonlarının kabarcıklarını patlatmak.
Çıtır çıtır simit.
Su birikintilerine basmak.
Kolanın köpüğünü içmeye çalışmak.
Kuru yaprakların üzerinde dolaşmak.
Ekmek arası kızartma yemek.
Uykudan yeni kalkmış çocuğa bakmak (Tabi dayanamayıp sarılıp öpmek, yumurmak:)
Tuttuğun takımın son anda gol (basket)atması.
Sinemada film beklerken gelecek filmlerin fragmanlarını seyretmek.
Radyoda çok sevdiğin bir şarkıya rastlamak.
Açık pencereden içeri gelen yağmur sesi ve toprak kokusu.
...
Kimse yaralayamaz beni, sevdiklerimden başka.
Sonbahar
Dalından kopmuş sarı bir yaprak gibiyim her rüzgârda biraz daha kaybolan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
