23 Aralık 2013 Pazartesi
Savul Yeni Hafta Ben Geliyorum :-)
Ne olduğunu anlamadan hafta başı geldi yine. Hafta sonu - hafta başı arasındaki tek fark beslenme çantası hazırlamak ya da hazırlamamak benim için gerçi. Herkes yine sabahın köründe ayakta:-)
Neyse , çok kararlıyım, ütü, yemek, temizlik öğlene kadar bitecek öğleden sonra biraz vitrin keyfi yapmak istiyorum.
Hadi bakalım.
Herkese günaydın. Süper enerjik, her türlü zorlukla başa çıkılan, cillop gibi bir haftaya açılsın sabahınız:-)
Not: Fotoğrafım nasıl ama:-) Sevgili Ebru'nun bloğunda gördüm hemen uyguladım anacım. Zaten bu teknik şeyleri onun bloğundan öğrenirim ben çoğu zaman:-)
Not2: Yahu yirmi kilo kadar verip, saçları uzatıp bir de çene operasyonu geçirirsem ( Çene değil gıdık o gıdık, çaktırmayın:-) bayağı cool oluyorum be:-)
Not3: Bir daha baktım da yirmi yetmez, otuz vermem lâzım:-)
22 Aralık 2013 Pazar
Searching For Sugar Man
Bir insan düşünün 1970 lerde çıkarttığı iki albüm hiç satmamış Amerika'da.
Ama Güney Afrika'ya Amerika'dan gelen birisiyle ulaşan bu albümler burada o kadar çok tutulmuş ki herkes biliyor. Elvis gibi neredeyse yani.
Ama kimsenin sanatçı ile ilgili bir fikri yok. Bir konserinde nasıl intihar ettiğine dair türlü türlü rivayet var.
Araştırmaya başlıyorlar onlar da.
Ağır tempolu ve sıkıcıya yakın bir filmdi fakat şarkılar ve merak sonuna kadar seyrettirdi. İyi ki de seyretmişim:-)
Sugar Man şarkısı için şuraya.
Gerçek bir hikâye olduğunu söylemiş miydim? Evet,gerçek bir hikâye:-)
Bu da Bitti :-)
Eski bir atlet, iğne-iplik, kumaş boyası, makas, çikolata kapları, biraz hayal gücü ve boyama yapmaya istekli çocuk :-)
Fena olmadı sanki.Bendeki üstün dikme yeteneği ve acelecilikle bu kadar:-)
En çok da bir kenarda durup duran çikolata paketi toplarımı kullandığıma seviniyorum.
Bilgi :-)
Hâlâ bir liraya bir milyon diyen bir millete kutulardan çıkan milyon liralar pek birşey ifade etmemiş olabilir diye açıklıyorum, eskinin parasıyla trilyon onlar trilyon...
Çok Güzel Oldu :-)
Evlendiğimizde gelen tebrik telgrafları ve saçıma takılan gelin çiçeklerim bir naylon torbanın içinde dolaplardan birisinin dibinde duruyordu. Uzun zamandır balıksız kalan kavanozla birleştirip vitrinime koydum onları.
Baktıkça mutlu oluyorum:-)
21 Aralık 2013 Cumartesi
Süslü Püslü :-)
Önce karnımızı doyurduk, ardından 14 yılık emektar ağacımızı kurduk.
Küçük ama gerçek ağaç gibi olmasını çok seviyorum. Alsancak'ta bir çiçekçiden almıştım onu ben. Evde birşey tutmayı sevmediğim halde kıyıp atamıyorum. Yıllar yıllar sonra yine onu süsleyeceğimizi düşünmek hoşuma gidiyor:-)
Neyse fazla dramatikleşmeyelim:-)
Süsler kutulardan çıktı, dayanamayıp aldığım yenileri de eklendi:-)
Portakallar o kadar güzel durdular ki ağacın üzerinde, muhakkak tavsiye ediyorum.
Kumaş boyaları henüz kurumadığından o süsümüz sonraya kaldı.
Çam ağacı şeklindeki ışığımızın fotoğrafı için havanın kararmasını bekliyorum:-)
Bizden bu kadar efendim...
Herkese iyi akşamlar.
°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°
Bir minicik paket lastiği gülümsetti beni, hayat bu kadar basit aslında:-)
Herkese günaydın.
Pazar ne kadar durgun bir gün hissi veriyorsa cumartesi de o kadar enerjik geliyor bana:-)
Şimdi, peşinden hemen dağıtmak üzere evi toparlayıp, kek pişirip, yeni yıl süslerini çıkartmam gerekiyor. Bir de gözlerimi açabilsem:-)
Ey cumartesinin ruhu nerdesin:-)
20 Aralık 2013 Cuma
Kar Kürelerini Kim Sevmez ki?
En minik boylarından buldukça hoşuma giden alıyorum. Raflarda çok birşey durmasını sevmem ama bunlar içimi sımsıcak yapıyorlar:-)
Pencereme ışık gelmediği için şimdilik süs olarak sehpanın üzerine getirdim :-)
Bu da en sevdiğim.
Legoland'da hız trenlerinde fotoğrafınızı çekip sonra ister buzdolabı magneti, ister anahtarlık, isterseniz de böyle kar küresi şeklinde veriyorlardı. İçindeki çığlık atar halimizi çıkartıp geçen sene koruda çektirdiğim bu fotoğrafı koyunca bence harika oldu :-)
Sen Yeter ki İste
Cıvıl cıvıl vitrinler, harika süslemeli görsellere baktıkça insan biraz süsleme işinden çekiniyor bazen. İnsan dedim, ben demedim:-) Benim bütün eğlenceli aktivitelere kapım açık ve çokça para harcamadan da eğlenebiliyorum. Mükemmel ve harika olmasına da gerek yok.
İşte bir iki fikir:
#Dün ütü yaparken ( N'apalım kimine elma ağacının altında gelir fikir benim kafam da ütüde çalışıyor. Aksi halde çalışacak zaman bulamayacak zaten:-) eskimiş bir atleti kenara ayırırken bundan ne yapsam acaba diye düşündüm. Sonra aklıma minik kareler dikip, içini doldurüp üzerini kumaş boyasıyla boyayarak yılbaşı süsü yapmak geldi. Dikişten barbi bebek elbisesi dikecek kadar anlarım ancak, eminim çok düzgün bir şey çıkmayacak ortaya ama biz onları boyarken eğleneceğiz önemli olan da bu:-)
# Bir seferinde mısır patlatıp süs yapmıştım. İster ipe dizin, ister sağa sola serpiştirin. Yağla patlatmayın tabi:-)
# Kuru dallarımı zaten yeni göstermiştim. Onları toplayıp harika şeyler yapmak mümkün. Sadece kar spreyi sıkarak bile çok güzel görünüm elde ediliyor. Aynı şey kozalaklar için de geçerli.
# Geçen yıl kuru yapraklara da kar spreyi sıkıp asmıştık.
# Portakal dilimlerini ( ince doğrayın siz, benimkiler biraz kalın kaçmış) fırında 175 derecede kurutup süs yapabilirsiniz.
#Renkli kartonlara resimler çizip keserek yaptığımız süsler çocukların çok hoşuna gitmişti. Bir de üzerlerine sim dökmüştük. Eski kartonlar, kutular bu iş için uygun.
#Plastik oyuncakları simle kaplayarak süs elde edilebilir. Bu arada biz de simleniyoruz bol bol tabi:-)
# Yılbaşı çekilişi. Marketten alacağınız küçük şeyleri güzelce paketleyip ( Sakız, bulaşık süngeri, kalem, el kremi , not defteri gibi şeyler meselâ) numaralandırarak hem süs olarak kullanıp hem de o gece eğlenebilirsiniz.
#Kurabiyeler, şekerler, çikolatalar da süs olabilir:-) Bir keresinde şemsiye çikolatalarla süslemiştik, bir kere de top şekerlerle.
Bunlar şimdilik aklıma gelenler.
Biz geleneksel olarak yılın en uzun gecesinde yapacağız süslemelerimizi yine. Gerçi bu sene Metehan'ın bir arkadaşı da geleceğinden gündüzden başlayacağız ama olsun:-)
Biliyorum, bu da her hangi bir gün, abartmaya gerek yok diye düşünebilirsiniz. Ama ben her gün abartmaya meyilli birisi olarak öyle düşünmeyi reddediyorum :-)
Hepinize günaydın.
Unutmayın bugün "Yaşasın Cuma" :-) Cıvıl cıvıl bir haftasonuna açılsın sabahınız...
İşte bir iki fikir:
#Dün ütü yaparken ( N'apalım kimine elma ağacının altında gelir fikir benim kafam da ütüde çalışıyor. Aksi halde çalışacak zaman bulamayacak zaten:-) eskimiş bir atleti kenara ayırırken bundan ne yapsam acaba diye düşündüm. Sonra aklıma minik kareler dikip, içini doldurüp üzerini kumaş boyasıyla boyayarak yılbaşı süsü yapmak geldi. Dikişten barbi bebek elbisesi dikecek kadar anlarım ancak, eminim çok düzgün bir şey çıkmayacak ortaya ama biz onları boyarken eğleneceğiz önemli olan da bu:-)
# Bir seferinde mısır patlatıp süs yapmıştım. İster ipe dizin, ister sağa sola serpiştirin. Yağla patlatmayın tabi:-)
# Kuru dallarımı zaten yeni göstermiştim. Onları toplayıp harika şeyler yapmak mümkün. Sadece kar spreyi sıkarak bile çok güzel görünüm elde ediliyor. Aynı şey kozalaklar için de geçerli.
# Geçen yıl kuru yapraklara da kar spreyi sıkıp asmıştık.
# Portakal dilimlerini ( ince doğrayın siz, benimkiler biraz kalın kaçmış) fırında 175 derecede kurutup süs yapabilirsiniz.
#Renkli kartonlara resimler çizip keserek yaptığımız süsler çocukların çok hoşuna gitmişti. Bir de üzerlerine sim dökmüştük. Eski kartonlar, kutular bu iş için uygun.
#Plastik oyuncakları simle kaplayarak süs elde edilebilir. Bu arada biz de simleniyoruz bol bol tabi:-)
# Yılbaşı çekilişi. Marketten alacağınız küçük şeyleri güzelce paketleyip ( Sakız, bulaşık süngeri, kalem, el kremi , not defteri gibi şeyler meselâ) numaralandırarak hem süs olarak kullanıp hem de o gece eğlenebilirsiniz.
#Kurabiyeler, şekerler, çikolatalar da süs olabilir:-) Bir keresinde şemsiye çikolatalarla süslemiştik, bir kere de top şekerlerle.
Bunlar şimdilik aklıma gelenler.
Biz geleneksel olarak yılın en uzun gecesinde yapacağız süslemelerimizi yine. Gerçi bu sene Metehan'ın bir arkadaşı da geleceğinden gündüzden başlayacağız ama olsun:-)
Biliyorum, bu da her hangi bir gün, abartmaya gerek yok diye düşünebilirsiniz. Ama ben her gün abartmaya meyilli birisi olarak öyle düşünmeyi reddediyorum :-)
Hepinize günaydın.
Unutmayın bugün "Yaşasın Cuma" :-) Cıvıl cıvıl bir haftasonuna açılsın sabahınız...
Yeni Yıl Kararı..
Ben Handan. 43 yaşındayım, yaşamın jet hızla geçtiğinin artık daha çok farkındayım.
Yeni yıl dilek listelerimin yıllardır aynı olması canımı sıkıyor artık. Biraz hayat şartlarından ama çokça benim tembelliğimden kalan bir sürü yaşanmamışlıklarım var.
Daha geç değil, yapabilirsin diyorum bazen kendime. Ama aynı kafayla gidersem hiç şansım yok. Aynı kafayla gitmezsem de geç kaldım çoğu şeye ya. Sandım ki hep aynı kalacağım. Oysa modern hayatın vasıtalarıyla pek belli etmesek de yaşlanıyoruz. Mesela benim eklemlerim biraz yorsam isyan ediyor. Yormak dediğim yılbaşı kartı yazmak bile olabiliyor. Saatlerce yürüyemiyorum eskisi gibi.
Haydi bunlardan geçtim, artık çoğu şeyi eskisi gibi istemiyorum bile. Yapsam da bunu yıllar önce yapacağım kadar mutlu etmeyecek beni. Heyecanlandırmayacak. Asla yerini tutmayacak.
Diyeceğim o ki, bu sene yılbaşı listeni hazırlarken aynı zamanda plan da yap bu hayallerini nasıl gerçekleştirebilirsin diye .
On yıl sonrası için değil. On yıl sonra, on yıl sonranın hayallerini düşünürsün. Şu an yaşıyorsun sadece. Sonra paten yapmak istemeyeceksin belki, gitar çalmak hiç ilgini çekmeyecek, ya da halin olmayacak. 10 yıl sonra sen, şimdiki sen olmayacaksın, bunu sakın unutma...
Ben Handan. 43 yaşındayım. Yurt dışına eğitime gitmem imkân yok artık, interraille Avrupa'yı dolaşmama da, tırmanış yapmama, uzuuun yürüyüşlere çıkmama, tenis oynamama... Onun için bu yıl , yıllar geçtikçe azalan heyecanlarımın içinden bir kaç tanesini seçip planlar yaparak başlayacağım işe. Belki o birkaç tanesi yenilerine vesile olur.
Belki yapacağım için heyecanlanacağım yeni birşeyler de bulurum zamanla kim bilir?
On yıl sonrası için değil. On yıl sonra, on yıl sonranın hayallerini düşünürsün. Şu an yaşıyorsun sadece. Sonra paten yapmak istemeyeceksin belki, gitar çalmak hiç ilgini çekmeyecek, ya da halin olmayacak. 10 yıl sonra sen, şimdiki sen olmayacaksın, bunu sakın unutma...
Ben Handan. 43 yaşındayım. Yurt dışına eğitime gitmem imkân yok artık, interraille Avrupa'yı dolaşmama da, tırmanış yapmama, uzuuun yürüyüşlere çıkmama, tenis oynamama... Onun için bu yıl , yıllar geçtikçe azalan heyecanlarımın içinden bir kaç tanesini seçip planlar yaparak başlayacağım işe. Belki o birkaç tanesi yenilerine vesile olur.
Belki yapacağım için heyecanlanacağım yeni birşeyler de bulurum zamanla kim bilir?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













