20 Şubat 2024 Salı
Lambaların Savaşı
19 Şubat 2024 Pazartesi
22
21
18 Şubat 2024 Pazar
Şarkı Hepimize Gelsin
Başkalarının karanlıklarının bizi sarmasına izin vermemek için kendi ışığımıza odaklanalım. Bırakalım bütün ıvır zıvırlar arkamızdaki gölgede kalsın.
17 Şubat 2024 Cumartesi
Bu Sabah
Bugüne hiç iş yapmayacağımla başlayıp , öff sıkıldım otururken şu çamaşırları toplayıp mutfaktaki dağınıklığı kaldırayım ile devam ettim. Neyse başka işe girişmedim. Sabah kahvaltısı olarak kendime taptaze yarım ekmek arasına sandviç yatım. Akşam yemeği felan yok. Fotoğraflara aon zamanlarda en çok dinlediğim şarkıları saklayıp telefonun başından kalkacağım şimdi.
16 Şubat 2024 Cuma
20
Bulutlarda gibi bir ruh haliyle izlemeye devam ediyordu. Ne tuhaf diye düşündü, şurada her ânı sonuna kadar yaşamak istedikçe kaçıyor benden. Çıktığımda hiçbir şey hatırlamayacağım sanki. Rüya gibi olacak. Hani uyandığından her şey tam dilinin ucunda gibidir ama hiç bir şeyi bilemezsin. Hayatın en önemli anlarının kaybolması ne yazık. Ama saçma sapan bir zaman dilimi saplanır kalır aklında çok önemliymiş gibi. Ya da bir utanç ânı hiç unutulmaz. En bulutların üzerinde uçtuğun an ise bitecek olmasının verdiği hüzünü de birlikte yaşatıp sonrasında da sır olup gidiyor. Keşke bütün düşünceler aklımdan yok olup gitseler, sadece izleyip dinlemenin tadını çıkartabilsem diye mırıldandı kendi kendisine.
......
- Elisa haydi gelsene Yeo'nun doğum gününü kutlayacağız.
- Çekim yapılmıyor mu?
- Bütün çalışanları bulanıklaştırıyorlar zaten, anlaşılmaz, hadi gel.
- Üzerimi değiştirseydim bari.
- Senin bu tulum dışında kıyafetin mi var, bak çok ilginç . Öldürücü bakışlarıyla karşılaşınca hemen sustu Aja. Ama tabi fazla suskun kalamadı.
- Hadi çabuk ol geç kalacağız.
-E sen git , beni niye bekliyorsun, yolu biliyorum, spor salonundasınız sonuçta .
Bir kadın için oldukça kısa sürede hazırlanıp çıkmıştı Elisa. Üzerinde daha önce hiç görmedikleri bir kot ve gömlekle hepsine çok farklı görünmüştü zira gerçekten de tulumu dışarı çıkarken bile hep üzerinde oluyordu. Bugün doktorla görüşmeye gittiğinde önce bir işini halletmiş sonra da Min ile buluşup alış veriş yapmıştı. Genç kız ona öyle güzel şeyler bulmuştu ki. Kilolu olduğun için kendini salmışsın Elisa, bak hâlâ gayet güzelsin , spor da işe yarıyor bence diye kendisine şevk de vermişti.
Doğum günü şamatalı geçti. Kameralar kalkıp kendi kendilerine kaldıklarında hazırladığı hediyesini getirmek üzere mutfağa giderken durdurdular genç kadını.
- Heyy hemen nereye kaçıyorsun Elisa, parti şimdi başlıyor.
- Geleceğim hemen fırından bir şey almam gerekiyor.
Şaşkın bakışları altında çıkıp elinde kocaman bir güveçle geri dönerek Yeo'nun yanına gitti.
- Aslına ne kadar benzedi bilmiyorum ama tarifi annenden aldım. Yaparken de beni kontrol etti telefonla. Umarım hoşuna gider.
Diyerek masaya koydu güveci, kapağını açtığında mis gibi koku yayıldı etrafa.
Hepsi birden aaaa diyerek yaklaştılar masaya. Biri tabak getirmeye koştu. Hep birlikte yumuldular.
-Harika olmuş Elisa, bu aldığım en güzel doğum günü hediyesi oldu. Doğrusu bize hissettirmeden nasıl pişirdin anlamadım.
- Burada pişirmedim anlamayın diye .
- Vay vay , gerçekten sürpriz oldu . Biz de sürprizimizi çıkartsak mı çocuklar.
Ve Elisa'nın şaşkın bakışları altında bir pasta daha çıktı ortaya.
- Senin de doğum günün kutlu olsuuun.
Kız öyle bakakaldı. En son ne zaman doğum günü kutladığını hatırlamıyordu, bu sene ise önce İna ve Min, şimdi de çocuklar kutluyorlardı.
- Eee, hadi mumu üflesene.. Kaç yaşına girdiğini bilmediğimizden bir mum koyduk.
- Ah, Yeo ile aynı yaştayım diyerek gülümsedi.
Yine toplu bir aaaa döküldü ağızlardan.
-Siz ikizmişsinizzz.
Hediye paketi geldiğinde artık şaşkınlığının boyutu öyle artmıştı ki açmadan elinde öylece durdu.
- E açsana.
- Ah , pardon, hediye almak alışık olduğum bir şey değil . Göz yaşlarını engellemeye çalışarak derin bir nefes aldı. Herkes durmuş bir anlığına tam sessizlik olmuştu. O sırada Yeo yanındaki Teu'yu "Eeee üstüme çıktın iyiceeeee " diyerek itiştirdi. Teu Hae'ye çarpınca o da onu itiştirdi ve kaos başladı. Başını kaldırıp Yeo ile göz göze geldiğinde delikanlı ona göz kırptı, sonra da gözleriyle paketi işaret ederek açsana dedi. Her zamanki gibi incelikli bir şekilde duruma el koymuştu aksi görünüşlü yumuşacık yürekli genç adam .
14 Şubat 2024 Çarşamba
Neye Niyet Neye Kısmet
12 Şubat 2024 Pazartesi
Haftaya Gülümseyen Bir Başlangıç Yapalım
Dün sabah çantaları boşaltarak işe başladım. Kayak pantolon ve montlarını balkona astım havalansınlar diye çok yıkamıyorum onları.
Kıyafetleri makinaya attım . Üç posta çalıştı makina. Misafirin nevresim takımı, kıyafet falan derken akşama kadar çamaşır kurutarak geçti.
Yürüyüşe gittim. Annem kahvaltıya geldi. Sonra akşama kadar bırakmadık onu :)
Evi süpürdüm. Her şeyleri yerine yerleştirdim. Akşam yemeği hazırladım. Mutfak topladım. Annemle film izledim
Anlatırken pıt diye bitti ama akşama kadar dönüp durmaktan benim başım dönüyordu gece :D
Bu sabah kalkıp pilates yaptım. Duş aldım. Şimdi de Can'la çıkıyoruz. Çocukların okulları açıldığından onlar evde kalıyor biz iki günlük akraba ziyaretine gidiyoruz.
Hepinize günaydın. Bol gülümseyişli ,huzurlu ve sağlıklı bir haftaya açılsın sabahımız :)
11 Şubat 2024 Pazar
19
- Yeo sana çiçek gelmiş.
- Çiçek mi ? Burada kim bana çiçek gönderecek ki ?
-Ne bileyim, üzerinde kart yok mu ?
İki delikanlı çiçeğin içindeki kartı buldular. Ama okuyamadılar, zira kendi dillerinde değildi.
- Hae nerede , benim bunu okumaya çalışmam yüz yıl sürer.
Diye yakındı Yeo. Ve akabinde bağırmaya başladı.
-Haeeeeee
Yanındaki Eol yerinden sıçrarken, şunu yapmak zorunda mısın diye söyleniyordu. Neyse ki Hae hemen geldi.
- Şunu okusana, bana mı, kimden , nedir ?
- Hımmmm... Bu sana değil, Elisa'ya. Doğum günüymüş.
Diğer ikisinin ağzından aynı anda bir "Aaaa" döküldü.
- Onun da mı doğum günüymüş ?
- Çok ilginç.
- Nerede ki şimdi ?
- Bugün günlerden perşembe, sabahları bir yerlere gidiyor her perşembe.
- Ha, psikoloğuyla konuşmaya gidiyordu.
- Sen nereden biliyorsun ?
- Azıcık içinde olduğumuz ülkenin dilini öğrenseniz telefon konuşmalarına kulak misafiri olabilirsiniz siz de .
-Haaaa.
- Akşama ona bir kutlama yapsak mı ?
- Bilmem.
- Ne konuşuyorsunuz diyerek içeri girdi Dal.
- Bugün Elisa'nın doğumgünüymüş. Kutlamak için bir şey yapsak mı diyorduk.
-Hişşş sizi duyacak, kulakları çok keskin.
- Burada yok, merak etme.
- Haaaa. Telefon alalım ona .
-Telefon mu ?
- Elinde öyle eski bir telefon var ki, bir aplikasyon kurmak istedim olmadı. Okuyamıyor ya ,sesli kitap dinler diye düşünmüştüm. Bir de harika ses komutu programı var.
- İyi fikir gibi, Sal'a soralım .
- Hey çiçeği mutfağa bırakın.
.....
Sabah yine erkenden mutfağa girip kahvaltı hazırladıktan sonra çöpleri arka bahçeye çıkartırken gözlerini binaya dikmiş duran bir kendi yaşlarında kadınla karşılaştı Elisa. Kadın onu görür görmez bir anda yüzü değişip bağırmaya başlayınca ne olduğunu anlayamayıp bakakaldı.
-Senin yüzünden çocuğum ve ben kimsesiz kaldık ! Nasıl yaşayacağım nasıl büyüteceğim bu çocuğu ben , haaa? Nasıl ? Bir kaç ay öncesine kadar bir sürü hayalim vardı hepsini yıktın. Nasıl kötü bir kadınsın sen.
Sesleri duyanlar pencerelere çıkmaya başlamışlardı. Kadın son gücüyle bağırmaya devam ediyordu. Kurumdan bileri Elisa'nın yanına koşup onu içeri aldılar, birileri diğer kadının yanına gitti.
- Gittiiiii, bütün hayatım senin yüzünden gittiiiii..
İçeride eline tutuşturulan suyu içmeyi bir türlü beceremedi şaşkın kadın. Dışarıdaki ses kendisine sonsuz gibi gelen bir süreden sonra nihayet azalıp bitti. Bütün kadınlar mutfağa doluşmuş ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Az sonra dışarıdaki kadının yanındakiler geri döndüler .
- İyi misin Elisa ?
- Evet, sanırım.
- Kim o kadın , tanıyabildin mi ?
- Hayır ama tahmin edebiliyorum kim olduğunu.












































