2 Ekim 2022 Pazar

Sanırım Bir Kilo Vermişim

Hahaha ciddi ciddi yazmaya başlamıştım ama bir anda blogda yazı yazdığım 17 küsür yıl boyunca aynı bir kiloları kaç defa verdim diye düşününce beni gülmek aldı. Hepsini vereydim şimdiye evlendiğim kiloya düşmüş olurdum herhalde. Neyse biz diğer taraftan bakalım, hiç vermemiş olaydım şimdiye 100 kilo olacağıdım.


Bana kalsa olurdum da bedenin izin vermiyor. Ağrılarla yakama yapışıp kendine çeki düzen ver diyor : D Allah razı olsun, ne diyeyim.

Biliyorsunuz geçen hafta gözümün dönme noktasına gelip, tamam başlıyorum dediğim bir an yaşadım. Pazartesi rejime başladım. Ve salı bitmedi. Hayatımda bir ilk : D


Sadece rejime başlamadım. Sabahları 6.30 - 7.00 arası kalkmaya da başladım. Saati yediye kuruyorum ama genelde tuvalete kalktığım için altı buçuk gibi ayaktaydım. Hatta bu sabah altıda kalkmışım. Hava karanlıktı daha. Neyse haftaya Bilgehan okula giderken ( gidiyorlar mı onu da bilmiyorum, ay bana bu sene de online demesinler, paralarım artık ) rahatça kalkarım artık.

Sabah erken kalkıp, salına salına sabah rutinlerimi yaptım. El yüz yıkama, öğlene kadar yemek yemediğimden ağzım kokmasın diye diş dırçalama, yüzüme güneş kremi sürme ve saçları tarayıp tepemde toplama. Bu sırada altını açtığım su kaynıyor. Nescafemi alıp balkona çıkıyorum. Ne yazık ki aç karnına çay içemiyorum. Midem bulanıyor. Kahve de sıcaklığı ve kokusu hattına çekiliyor, zira zaten sevmem,  sütsüz şekersiz hiç sevmem. 



Saat yedi buçuğa doğru o sabah için plânladığım işe geçtim.. Plân yapmamışsam zamanı öldüreceğim demektir. Yüzde doksan mutfağa girdim. Yeşillikler yıkadım, yemek hazırlıkları yaptım, sebze kavurdum  falan.

Bu sefer yemeklerimde etten çok sebze ve baklagile yer verdim. Sabahtan hazırlayınca da sonradan açlık başa vurduğunda neye saldırsam demiyor insan.

Baklagillere uzaktan bakarım genelde. Safrakesem olmadığından mıdır nedir inanılmaz şişiriyor beni. Bu sefer şişirirse şişirsin, belki karnım da hemen acıkmaz dedim. Valla bayağı işe yaradı : D


8.15 te sporum oluyor. Haftanın üç günü, whatsapptan. Diğer günlere de ben koydum. Zira saldı vücudum iyice. Sene başında girdiğim pantolonların içine zorla sığışmaya başladım. Her sabah yapmayı başardığım için gururluyum.

Spor sonrası annemle yürüyüşe gittim. Eve dönünce kahvaltı hazırladım. Öğlen 12.00 gibi bol domates , salatalık, yumurta, peynir, zeytin yedim. Peynirleri diyet miyet seçmedim. Şeftali, üzüm, incir. Her sabah meyvemi de yedim. 



Tabi kahvaltı üzerine ağırlık çöktü, uyukladım azıcık.

Öğleden sonraları da daha çok yemek hazırlamakla geçti sanki :)

Bir gün vitrin çekmecesi döküp düzenledim.

Bir gün mutfakta baharatlıklarımı değiştirdim.

Ev süpürme, ütü falan.

Bir gün dışarıdaydım arkadaşlarımla.

Bu arada mutfağı hep temiz bırakmak için uğraştım. 

İşin ilginci ben işleri düşünüp onları plânlayıp dururken aklım fikrim yemekten uzaklaştı sanki .

Patates salatası, pancar, mantar, pazı kavurması, yeşil mercimekli salata, köfte, tavuk, mercimek köftesi , közlenmiş patlıcan, fırında kereviz , haşlanmış mısır yedim doyana kadar. 

Arada iğde ve kuru üzüm attım ağzıma. Bir de beş altı gibi yediğim akşam yemeği sonrası bir avuç kuru yemiş, çayla. Akşam yediden sonra mideme kilit vurdum.

İşin ilginci karbonhidrat aldığıma göre büyük ihtimal gluten yemediğim için midir nedir yeme krizine girmedim. Yani acıktım ama sürekli yediğim , ağzımın durmadığı dönemlerde daha deli gibi canım çekiyorken birşeyleri şu anda sadece acıkmış hissediyorum . Ay çikolata mı yesem, üzerine tuzlu bişeyler lâzım, bisküvi de iyi giderdi, şu buzdolabında daha ne var yiyeceğim gibi delirmedim. Bilmiyorum, belki de ay, merkür felan da rahat bırakmışlardır bi müddet : D

Ne kadar verdim bilmiyorum, tartılmamıştım başlarken. Düne kadar da tartılmadım. Bana neler oldu bu hafta bilmiyorum,diyetteyken dakka başı tartılırım aslında. Canım istemedi. 

Şimdi pazardan aldım yine bissürü sevdiğim şeyi. Karnıbaharla pancarı fırına sürdüm. Brokoliyi buharda pişirdim. Bir kısmı ile salata bir kısmı ile çorba yapacağım. Kerevizin yeşillikleriyle tonbalıklı bişey yapıyorum. Belki kendiminkinin mayonezini koymam, salata gibi yerim, belki de koyarım : D Ama bu sabah simitimi yedim. Akşama da nachos yapıyorum. Pazar günü keyif günü.

Sebzelerle yemek yapmayıp fırında pişirince daha iyi oluyor. Ekmek yeme ihtiyacı hissetmiyor insan. 

Umarım bu modda devam ederim .

Sadece kitap okuyamadım hiç. Haftaya elime alıp da başlasam iyi olacak. Film bile seyredemiyorum ya. Netflix başlayıp bıraktığım filmlerle doldu.

Biraz kilo verip forma gireyim de ortopedi doktoruma gideceğim. Hem omuzuma hem kalçama baktıracağım. Şimdi gidemiyorum, kiloma kızacak zira : D Adam bana 30 yıl 24 kilo önce kilo almamalısın demişti, pek dinleyemedim :D

Yarın Can uçuştan dönecek. Ev koşturmalarıyla geçecek iki gün. (İki gün boşu var da ondan iki gün dedim yoksa daha çoook koşturcaz da ) Artık bol bol tartışırız : D Neyse evdeki mevcut laminat parkelerin kalitesiz olduğunu anladı en azından, kapıların da berbatlığını gördü, mutfak balkonunu tekrar balkona dönüştürme savaşlarım devam edecek. Şimdilik içeri kapı yapılmasına ikna oldu ama balkon da kapalı kalsınmış. E kapalı kaldıktan sonra içeri niye kapı yaptırıyoruz ki. Ben daha çok cam sileyim diye mi ? Asıl amaç Bilgehan'ın odasına temiz hava gitmesi zaten. Ay neyse, en kötü ihtimal cam yanlışlıkla ( !) kırılıverirmiş : D


İşte böyle. Uzun uzun yazdım. Hani canı çekip rejime başlayası gelenler olur diye :)  

Yalnız sabah altıda kalkınca akşam olmuş sanıyorum. Daha saat üçmüş. Ay ben daha akşam yemeği yiyeceğim, hahaha, mutlu oldum birden.

Şimdi gidip şu fotoğraflara şarkı bulayım. Aklıma şarkı gelmiyor iyi mi ? Seksenlere bakayım, güzel bişeyler çıkar oradan.

30 Eylül 2022 Cuma

Ev Alma Balkon Al

Bizimkisi biraz o hesap oldu.

Bakacak olursanız yatak odası bi tuhaf, küçük değil güya ama abuk subuk şeklinden dolayı içine eşya nasıl sığacak bilmiyoruz.

Bilgehan'ın odası hepten tuhaf. Mimar Norveç fiyordlarından esinlenmiş onu yaparken. Zaten camı balkona bakıyor. Daha doğrusu balkonun yan duvarına bakıyor. O balkonu da kapatıp mutfağa katmışlar. Oda penceresi mutfağa açılıyor yani.

En mantıklı oda Metehan'ın odası. Karşı apartmanla dib dibe ama, dikdörtgen şekliyle yerleşime müsait. Evin en güzel odası bir sene boş boş duracak :D

Her odada bir priz var. Fazlası zarar. Su boruları dışarıdan gidiyor, patlamış eskiler. Bilimum kablo dolanıyor ortada. 

Kapılar bitmiş, değişecek 

Yerler bitmiş. Salonun yer döşemesi güzel bir tek, eski parkelerden. Onu da yaptırması yeni laminatlardan daha pahalı : P

Diyeceğim o ki nereye el atılsa elimizde kalıyor.

Ee, niye aldık o zaman?


Sırf buna vurulduk desem. O da iki kişinin sığacağı kadar büyük ancak ama olsun. İstanbul'un göbeğinde bu manzarayı bulmak zor.

Tarihe not düşülsün. Kiracılar bugün evi boşalttılar. Gün yıkma, dökme, kırma, usta peşinde koşma, sürekli bişeylere karar vermeye çalışma zamanıdır. 

Çok şükür .

Eve verdiğimiz para kadar tadilata vereceğiz gibi gözüküyor ama olsun.

Çay isteyen ?




29 Eylül 2022 Perşembe

Çekmece Düzenlerken Orada Bulduklarına Gömülenler Burada mı ?


 Karman çorman bir defterime rastladım çekmecede, içinde yakınmalar, başlanmış devamı gelmemiş hikâyeler falan var. Sayfaları çevirirken bunu gördüm.

Tarihi belli değil ama büyük ihtimal Bucket List filmini izlediğimde yazmışım. Ikına sıkına bu kadar madde bulabilmişim anlaşılan diyerek okudum. 

Anaaa.

Karavan ' ı almışız. Wimbledon olmasa da Rolland Garros ve Amerika Açık' ı izlemişim. O zamana göre daha formda olduğuma eminim, en azından spora başladım. Ve duolingo' dan fransızca çalışıyorum. Ay, kütüphane mi kitapçı mı onu da açmam yakındır, acilen listeye yeni maddeler eklemeliyim bence :D

28 Eylül 2022 Çarşamba

Çalışkan Çarşamba : Çiğdeci

Dün bir arkadaşımla onun katıldığı baskı kursunun sergisini görmek için Küçük Ayasofya Camii' ne gittik. 




Orada harika baskı hayat ağaçlarına baktıktan sonra ( üstteki videodakiler arkadaşımınkiler ) Sultanahmet' e geri döndük. Ne zamandır Sultanahmet Köftecisi ' ne gitmemiştim. Orada köftemizi yedik. Tazecik ekmekler ve tatlı yemeden çıkmayı başardığım için kendimle gurur duyduğumu söylemeliyim :)

Yemek sonrası Gülhane Park ' ından geçtik. Bir anda kalabalık ve gürültü geçip papağanların çılgın seslerinin arasında kaldık.







İşte o sırada değişik bir kuşa rastladım.


Uzaktan sığırcığa benzettim ama yaklaşınca o olmadığını fark ettim 


Eve gelir gelmez videodan bu fotoğrafı çıkartıp internette aradım.

Çiğdeci Kuşu ' ymuş bu kuş. Sığırcık familyasındanmış. Kent yaşamına da bayağı uyum sağlamışlar. Aslen Hindistan, Pakistan,  İran memleketleri . Ama bizim bu geveze tipler en çok yayılan yüz tür içindeki üç kuştan birisiymiş.  Az biraz istilacılarmış. Papağan gibi konuşmayı da öğrenebiliyorlarmış . Daha merak edenler Vikipedi ' ye bakabilirler. ( Tıkla )

Bu arada AnaBritanicca ' ya baktığımda Çiğdeci Kuşu bulamadım. Diğer adı Hint Mayna' sı diye baktım. O da olmadı. Hindistan'ın bitki ve hayvan örtüsü kısmında Mino kuşu gördüm. 


Sanırım Mayna o sırada Mino olarak çevrilmiş . Mino Kuşu olarak internette arattığımda Mino, Mina olarak da yayınlar gördüm. 

Bu arada mino mina bakarken ansiklopedi başka ilginç bişeye rastladım ama o da haftaya kalsın :)

Neyse gün bitmeden yazıyı tamamladım. Siz duymuş muydunuz bu kuşu daha önce ?

26 Eylül 2022 Pazartesi

Yeni Hafta Yeni Başlangıçlar İçin Çok Kararlı Handan Bakışı .

 


1. O kilolar verilecek. Zira yine yürürken topallamaya başladım. Kalça eklemim zorlanıyor Oturduğum yerden kalktığımda bacaklarım tutulmuş oluyor. Squad yapayım da bari o yüzden tutulmuş olsun. Burnum tıkanıyor. Genzim de genleşmiş, uyurken ses çıkartmaya başladım. Kendimi uyandırmasam umrumda olmayacak da 🤣

2. Daha üretken olunacak. Yani burada yazar instagram ve youtube daki abuk subuk kısa videolarda daldan dala konarak ömür harcanmayacak diyor. Hayır gidip youtube dan temizlik, sade yaşam videosu felan seyredeyim bari de gaza geliyor insan.

3 . Her zamankinden yarım saat erken kalkıp sessizce vakit geçirilecek. Daha ilk günden cıvızlıyordum ama neyse ki boşaltım sistemim benden prensipli çıktı kaldırdı beni erkenden. Yatağa dönmediğim için kendimle gurur duymaktayım şu an 

4. Çene tutulacak. Çevremdekilere sürekli akıl vermekten vazgeçilecek. Hiçbirinin aldığı yok, ne diye kendimi sevimsiz duruma sokuyorum. 

5. Çene tutulacak, etrafta gördüğüm her şeye söylenmek ve kızmaktan vazgeçilecek. Kabul et artık, insanlık denilen şey öyle ulvi bişey değil, herkes bozuk. Sen de dahil.

6. Spor her gün yapılacak. Üç güne düşürdüm , hiç memnun değilim. Spor yapmayı hiç sevmiyorum ama aslında bir nevi meditasyon gibi bakmak lâzım olaya. Karnını içine , totonu havaya kaldırıp kollarını geri atıp nefes almaya çalışırken başka bişey düşünemiyosun haliyle. Oh mis. Ter atmak da harika .

7. İşler ertelenmeden yapılacak. Akşamları mutfağa sırt dönüp kaçarcasına çıkılmayıp derli toplu bırakılacak ki ertesi sabah yemek yapma isteği olsun.

8. Daha fazla sebze yenilecek. Kavurmalı, fırına sürmeli tarifler denenecek. Baklagiller barsaklarımda bir bomba etkisi yapsa da daha fazla yenilecek, ev ahalisi düşünsün gerisi. Belki o içeride şişince iştahım kapanır.


İşte dün gece bu düşüncelerle yattım. Pazartesi hiç rejime başlamayı başaramamışımdır. Perşembe günü başladıklarım iyi sonuç vermiştir hep ama beklemeyeceğim perşembeyi, insan kendisini kalıplra sokup sınırlamamalı netekim.

23 Eylül 2022 Cuma

Akşam Federer'in Son Maçını Kaçırma

Tenis delisi ( izleme delisi ,hiç oynamadım, raketi almıştım bi hevesle, denk düşmedi, sonra da sakatlıklardan hiç şansım olmadı) olduğumu bilmeyen kaldı mı bilmiyorum :)

En sevdiğim iki oyuncu Nadal ve Federer ( İkisi karşılıklıysa Nadal :D ) Bu ikisinin karşılıklı maçları ise en en en sevdiğim zira Nadal başkalarıyla oynarken sıkıcı oluyor, Federer başkalarını kolay yendiğinden tembellik yapıyor, ama ikisi karşılıklı harika maçlar çıkıyor ortaya.

İşte Federer profesyonel tenis hayatını Laver Cup turnuvasında tek maç yaptıktan sonra bırakıyorum dedi. Eh, 41 yaşında, başka kimse o kadar oynayamamıştır. Nadal 'ın o kadar durabileceğini sanmıyorum meselâ. Belki Djokovic oynar. Neyse konu dağılıyor. Son maç bu akşam. Nadal' la yan yana çiftlerde Avrupa Takımı olarak Dünya Takımı' na karşı oynayacaklar. Saat dokuzda başlayan akşam seansının ikinci maçı.

Kaçırmayın bence .

Aaaa

Akşama yemeğim var. Misafir gelecek diye evi pırıl pırıl yaptım. Misafir yarın gelecekmiş. ( Bilgehan'ın arkadaşları) İşim yok mu benim bugün şimdi ?

Hımmm, çamaşır sepeti doluydu, hava da açık gibi çamaşır yıkamalı. Onun peşinden yavuklusu da gelir .

Tamam tamam , yanlış alarm, varmış işim.

Dün hava birden buz kesti burada..

Neredeyse iki aydır kaynatıp içeriz dediğimiz ama hep unuttuğumuz glögg totomuz donunca geldi aklımıza.


Bilgehan'la içeceklerimizi alıp biraz yapboz yaptık. 

Şu an sabah sporum bitti, az sonra yürüyüşe gideceğim. Bu aralar sol kalçam yürürken çok zorluyor. Aldım kiloları tabi. Onları vermem gerekiyor. Çok pis yemeye alıştım, düzene girmem lâzım. Neyse hava serinledi, meyvelere saldırıp durmuyorum en azından. Karpuz kesilmeyi bekliyor günlerdir. 


Şu kavanozlara bakıp duruyorum iki gündür, yeni aldıklarımı geri götürsem miii kullansam mııı modunda. Eskilerle ev babaanne evine geçmiş modundaydı artık, yenilerin kapağının vidalı olması her gün açıp kaparken sinirimi bozar mı acaba modundayım şu an. Aslen aşırı fazla düşünüp ultra ekâbir olmak sinir bozucu.


Dün yağmurların arasında cama vuran güneş pek tatlı geldi. Koca yaz pek tatlı gelmiyordu oysa ki :D


Bu da hafta başından beri evde kalan ikili. Neyse sabah Can geldi, üç kişi olucaz en azından. Bir anda çok boşa düştük. Hayır o da taa Amerik' ya gider bir gün dinlendirirler, Hindistan'da abuk bir şehire uçuş olmadığından beş gün yattı orada. Metehan'ın gittiği zamana denk düşmese peşine takılırdım ne güzel olurdu.

Glögg güzelmiş bu arada. İkea' dan almıştık. Alkolsüz olanından. Ramazan şerbetinin az biraz daha keskini.

Hadi gidiyorum ben artık, annem bekler.

Çüüüz.

21 Eylül 2022 Çarşamba

Gazoz Peşinde

Tee baharda bana gezme tozma gidecek yer fikri verir misiniz dediğimde Ceren söylemişti Yeldeğirmeni Gazozcusu'nu.

Bilgehan sever değişik gazozları denemeyi ( Metehan gazlı içeceklere hiç bulaşmadı icetea ci o :) , bir gün gidelim dedik.  Hahaha bütün yaz evde piştikten sonra geçen hafta buz gibi havada akşam çıkıp dondurmacıya gitmemiz gibi gazozcuya da kışın gitmeyelim bari diye düşünüyordum ki ana oğul başbaşa kalıp işimiz de olmayınca bugün yola koyulduk.


Yeldeğirmeni bize yürüyerek yarım saat falan. İstanbul için inanılmaz yakın bir mesafe.


Benim gençliğimde pek köhne ve terk edilmiş arka sokaklarına girmek istemezdik ama şimdi cıvıl cıvıl. Hem hâlâ mahalle hem de kafeleriyle, murallarıyla gidip fotoğraf çekmelik .


Haritada bir yerde gözüküyordu gazozcu instagramda başka adreste.  İki adresi de bulamadık. Bilmiyorum biz mi beceremedik yoksa gerçekten kapanmış mı. Zira instagram hesabı da 2020 den beri aktif değil. 


Biz de sokakların tadını çıkarttık, Kadıköy çarşısına girdik. Ne zamandır ihtiyacım olan mandal, mandal torbası ve bulaşık deterjanı kabı falan aldım. Bu aralar evdeki her şey bana batıyor. Senelerdir ne gerek var diye ertelediğim her şey 25 yılın sonunda artık gerek var diye bağrınmakta. Bir sonraki yazımda alışveriş listemi söylerim :)


Sonunda bir marketten gazoz alıp içtik :D


Ama asıl ne zamandır Bilgehan'ın canı midye dolma çekiyordu, Mercan' a gidip koca bir torba aldık ve eve gelir gelmez yumulduk :)




Hayat sana gazozcu vermezse midyeci verebilir, umudu kesme kıssadan hissesi ile :P yazıma son verirken, fotoğraflardan istediğine tıklayıp şarkını almayı unutma diye ekliyorum.

Çüüz.

18 Eylül 2022 Pazar

Anne Olmak


Onlar kendi yollarına gidecekler. Ben hayatlarının içinde bir deniz feneri gibi ışıldayarak durup kendilerini kaybettiklerinde her patikanın yüreklerine çıktığını hatırlatacağım.


Onlar kendi yollarına gidecekler. Ben hayatlarının içinde bir köprü gibi durup üşüdüklerinde çocukluklarını bugünlerine taşıyarak  içlerini ısıtan gülümseyişleri hatırlatacağım.


Onlar kendi yollarına gidecekler. Ben hayatlarının içinde sevgi yumağı gibi durup mutluluklarında üzüntülerinde kazandıklarında kaybettiklerinde koştuklarında düştüklerinde hep ama hep  sarıp sarmalayacağım.


Onlar kendi yollarına gidecekler. 

17 Eylül 2022 Cumartesi

Çok Şükür Bu Haftayı Atlattım


Bütün işlerin üzerime üzerime geldi, kafamda binbir tilki dolanmak zorunda olan bir haftaydı.


Bir yandan ev işleri bir yandan Metehan'ın gitme hazırlıkları . Ve hiçbirisinin kesin olmayıp hep bir B C D E plânlarının düşünülme durumları.


Gitmeden alınması gerekenler, göz muayenesi, yedek gözlük, vize. Bilgehan'ın sınavları. Eve sipariş ettiğimiz malzemelerin apartmana taşınması, kiracının hâlâ ev bulmaması, Can' ın sürekli değişen uçuş plânı.


Haftanın tek iyi yanı eylül havasıydı. Bugün yerini yine yaz havasına bıraktım ama neyse bugün tembel bir günüm.


Hâlâ ayaktayım, o zaman aferim bana :)


Bu kadar iş arasında peki yememden geri kaldım mı ? Tabi ki hayır, komik olma kuzen larry. Yukarıdaki bir restoranda gördüğüm en masum kahvaltı tabaklarından olabilir. Bir kişinin yiyebileceği kadar, sınırsız çayı da var.


 Bu da her turşu zamanı aklıma düşen yeşil domates kızartması. Valla çıtır pane harcıyla nefis oluyor. Ekşimsi tadı ile harika.


Şu anda Bilgehan ne zamandır beklediği etkinliğe gitti. Dün gece üçe bize ulaşmayı başaran Yaren de çalıştığı etkinlikte. Can Hindistan yolunda , uzuuun bir yatısı varmış orada. Metehan ' la uzun zamandan sonra yapılacak iş olmadan tembelliğin tadını çıkartıyoruz. Yarın çantaları kapatıp, son koşturmaları yapıp yeni macerasına doğru yola çıkacak. Belki bloğuna yazmaya başlar yeniden ve bu sefer dünyanın diğer köşesinden bize haberler ulaştırır, kim bilir.

Bir yanım eksik kalacak o gittiğinde. Ama biliyorum ki o yanım zenginleşip , çoğalıp dönecek. Kim bilir ne güzellikler katacak kendisine. Veya kendisine ait ne güzellikleri keşfedecek.

Ay "yavrııııımmmm" a bağlamadan gideyim ben. Çok tatlı şarkılar sakladım fotoğraflara, tıklayıp almayı unutmayın. 

Ben de gidipne zamandır bakamadığım yorumlarınızı cevaplayayım. Öptüm sizi