Burası kapıdan girer girmez ilk görülen yer. Aslen kapı önüne ayna koyunca enerjiyi gerisin geriye yolluyormuşsun ama napalım dolabı ters mi koyayım :) Arada aklıma gelirse kapakları ters kapatıyorum ama zaten bu dolabın kapağının kapalı olduğu ender zamanlardan birisi bu.İster istemez kaçıyor enerji biraz artık :D
Bu da çıkmadan önce son gördüğümüz hali :D Çerçeveler ikeadan. Duvarı delmeyeyim diye patafiksledim ama her an bir gümbürtü sesi gelebiliyor oradan :) Sanırım yenilerini alıp bu sefer çiviye asacağım.
Portmantoyu bir ara gözüm dönüp beyaza boyayabilirim :D
Salon bizim evin tam ortasında. Karnıyarık ev deniliyor bunlara. Evin üçte biri salon. Büyük olması güzel. Ama biraz da diğer odalara ayırsalarmış fena olmazmış :D
Ortadaki ikili koltuğun adı rüzgârlı koltuk. İki balkon kapısı arasında olması sebebiyle yaz aylarında her daim eser orası :)
Bir de halı bulsam istediğim gibi. Sade olsun istiyorum. Daha rastlamadım beğendiğim bir halıya. Fotoğrafta belli olmasa da şimdikinin içinde koltukların aynı tonu var ama çok karışık.
15 yıldır bu eşyaların üzerindeyiz. Eskimiyor anacım. Bir daha kaliteli mal alanın :)
Oradaki yeşil koltuk aslen diğer odanın. Orada kalanlar olup da yatak açıldıkça buraya taşıyıp geri götürmekten sıkıldığımdan şimdilik o köşede.
Aslında bu odanın düzeninden pek memnun değilim, ama bir çözüm de bulamadım.
Burasının adı oturma odası ama bilgisayar odası ve misafir yatak odası olarak hizmet vermekte kendisi. Biz 15 yıldır salon dışında bir yerde hiç oturmadık :) Bir ara yeşil ve turuncuya takmıştım. Şimdi biraz fazla geliyor gözüme ama neyse yıkana yıkana soldular biraz :D
Bu koltuk hem tek kişilik hem iki kişilik hem de iki ayrı tek kişilik yatak olduğundan pek kullanışlı. Yalnız ikeada bir divan var, onu çok istiyorum. Dur bakalım.
Evde bizi büyük bir yükten kurtaran yegâne dolap. Yıllarca bir sürü gömme dolabı olan evlerde oturduktan sonra burada ne yapacağımızı şaşırdık zaten :)
Küçük ama ferah. Mutfağımı seviyorum. Evyesi de kocaman. Fırın tepsileri bile rahatlıkla yıkanıyor. Yalova'da biraz canım çıkmıştı da bu konuda :)
Mutfağa masa koyamayız diye üzülmüştüm ilk gördüğümde. Fakat küçük masamıza dördümüz sığabiliyoruz :D
Çocuklarının odasının kapısı. İçeri girilecek halde değildi her zamanki gibi, onların odasını bir gün içinde debelenip düzelttikten sonra çekebilirim ancak :)
Yatak odası çok küçük olduğundan açık renk mobilya tercih ettik. Hem bu renk mobilyada hiç toz gözükmüyor. Harika :)
İyice sıkışık olmasın diye dolaplar da küçük, sığmak için bayağı bir kıyafet temizliği oldu :)
Bu fotoğrafta gözükmüyor, aslında camdan manzarası harika, gündüzleri evin her köşesi gürültülü olduğunda kitabımı alıp yatağa uzanarak kâh kitap okuyup kâh pencereden dışarıyı izlemeye bayılıyorum.
Şimdiye kadar hep kirada oturduk. Ama bu, evin benim evim olmasını hiç engellemedi. İçime herşeyiyle sinmesini isterim evin. İçinde yaşayan benim sonuçta. Orada huzur bulup mutlu olmam gerek :)
Geldiğiniz için teşekkürler, yine bekleriz efendim :)














